toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Arıcılığa nasıl başlanır?  (Okunma sayısı 767 defa)

Çevrimdışı Bolkar

Arıcılığa nasıl başlanır?
« : Eylül 03, 2017, 12:44:07 »
Öncelikle selamlar.

Bu forumda henüz yeniyim ancak forum dünyasına yabancı biri değilim ve bir süredir de takip ediyordum. Arıcılık hakkında bir kaç kelam yazmak istedim inşaallah sıkılmazsınız.

Arıcılık kimileri tarafından doğaya bırakılan ve kendi kendine bal üreten bir canlı gibi görünse de, kimileri için zehirli iğnesi yüzünden korkulacak bir hayvan olarak görülür.

Arıcılığa nasıl başlandığı ise tecrübelerimle sabittir ki ya meraktan ya da o çevresinde tesadüfen bulduğu bir oğulu sahiplenerek başlanmaktadır. Türkiye'de şu anda kayıtlı 45 bin civarında arıcı var ve %95'i genelde bir kaç kovan arı sahibi olarak bu işe girmiştir. Kısacası şu anda profesyonel olarak arıcılık yapanların hemen hepsi ilk başta hobi ya da bir iki oğul bularak bu işe girişmiştir.

Bu yüzden hiç bilmediğiniz bir işe bir anda 50-100-200 kovan satın alarak girmek pek çok meslekte olduğu gibi arıcılık içinde geçerli değildir. En güzel başlama şekli 1 2 kovan alıp 1 yıl denemek tecrübe sahibi olmak ve tamam ben bu işi kotarırım dediğinizde yine yüksek olmayan rakamlarla işin içine girmektir.

Forumda görebildiğim kadarıyla çoğu kişi köyde yaşamını sürdürüyor ve resimlerden anlayabildiğim kadarıyla da arıcılık için çok müsait flora alanları mevcut.

Arıcılığın en önemli bir vasfı uğraşan kişilere ikinci bir iş yapabilme fırsatı vermesidir. Bazı dönemler arılığın içinden çıkamazsınız ama bazı dönemlerde haftada bir gün şöyle bir uğrayıp gitmeniz yeterli olur.

Benim burada ki çiftçi arkadaşlara tavsiyem eğer merakınız varsa bir iki kovanı çiftliğinizde pekala bakabilirsiniz.

Bunu illa yeni bir meslek sahibi olarak düşünmeyin. Eğer bir ilginiz varsa en kötü ihtimalle kendi balınızı kendiniz üretirsiniz.

Arıcılığı bir gelir kapısı olarak görenlerin ilk işi bir kovandan kaç kg bal alınıyor sorusu oluyor. Tabi sonra kovan sayısı * alınan bal * 40 tl diyerek hesap kitap yapılmaya başlanıyor.

Ancak bunları bir kenara bırakıp sadece kendi ürettiğiniz balın tadına bakmak bile para ile kıyaslanamaz.

Gelelim arıcılığa nasıl başlanır sorusuna

Öncelikle bir şeyler okuyarak ya da eğitim videolarını izleyerek pekala teorik bilgi elde edersiniz. Ancak Arıcılığın kendine münhasır pratik uygulama ve tecrübeleri var. Bunları yaşayarak öğrenmeniz gerekiyor. Tabi en başta arının dilini öğrenmelisiniz ki bu 2 3 aylık bir haşır neşir olmayla pekala öğrenebileceğiniz bir şey.

İlgimiz var merakımız celbetti ve karar verdik. Bir kovandan ne olacak ki maliyeti nedir alır bir köşeye koruz ölürse ölür kalırsa balını yeriz dedik ve denemeye karar verdik.

Arıcılık için çok fazla malzeme gerekmiyor. maliyeti de orta seviyelerde

Bölgesel olarak fiyatlar değişmekle birlikte yaklaşık;

Bir kovan, katı ve boş çerçeveleri ile beraber: 110-120 tl.
Maske: 30-40 lira arası
Körük: 15-25 lira
El demiri: 10-15 lira

Kısacası 170-200 lira arasında bir kovan ve arıcı malzemeleri alabiliyoruz.

Gelelim arının kendisine

Arının gücü genelde çerçeve sayısına göre değişir. Mesela 5 çerçeveli bir koloni erken ilkbahar dönemi için orta güçte bir arıdır. 7-8 çerçeveli arı güçlü 2-3 çerçeveli bir arı kolonisi de zayıf olarak tabir edilir.

Yine bölgesel olarak değişmekle birlikte bir çerçeve arı 25-30 lira arasında değişmektedir.

Kısacası 300-350 lira civarında kovanıyla beraber bir koloni sahibi olduk.



Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #1 : Eylül 03, 2017, 13:28:22 »
Arıcılığa yeni başlayanlar için ne zaman arı almalıyım sorusu önemlidir.

Bu kesinlikle ilkbahar döneminde olmalıdır. Mart veya en geç Nisan ayı arıcılığa başlamak için gayet uygundur. Mayıs Haziran aylarında da arı satılır ama satılan arılar genelde bölme ya da oğul diye tabir ettiğimiz arılar olacağı için o yıl içinde o koloniden bal alma şansınız çok çok düşüktür.

Mart ayı geldi bölgemizde Badem ağaçları çiçek açtı, işte bu zaman arıcılığın start aldığı dönemdir.

Kovanımızı aldık malzemelerimizi aldık bir arıcıdan bir koloni anlaştık kovanımıza arıyı aktardıktan sonra akşam üstü bahçemize getirdik.

Bundan sonra en yapıyoruz?

Öncelikle arının dilinden bahsetmiştik. Dilinden önce kimin kim olduğunu da öğrenmemiz gerekiyor.

Bir arı kolonisi Ana arı, işçi arı ve erkek arılardan oluşur. Ana arıya Kraliçe arı da denir. Ama Arıcılar arasında kraliçe arı tabiri kullanılmaz onun adı Ana arıdır :) Kolonide bir tane Ana arı olur başka olmaz.

Bizim kolonin temel direği, göz bebeğimiz Ana arıdır. Her koloni kontrolünde ilk bakacağımız ise Ana arımız yaşıyor mu? yumurtluyor mu? sorusu olacaktır.

Burada görsellerden faydalanmamız gerekiyor.

İşte Huzurlarınızda Ana arımız


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


İrilik olarak işçi arılardan daha büyüktür özellikle ambdomen dediğimiz kuyruk bölgesi uzundur.

Arıcıların kovan kontrolünde ilk yaptıkları Ana arı kontrolüdür. Yaşıyor ve yumrutluyorsa herşey yolunda demektir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz



bu görselde ki ana arıyı bulduğunuz da ise artık arıcılık için çok büyük bir adımı başarıyla atmışsınız demektir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #2 : Eylül 03, 2017, 14:13:18 »
Bahçede, kovanın varlığı eminim sizi de mutlu edecektir. Sabırsızlıkla yaz ayının gelmesini ve ilk kendi ürettiğiniz balın tadına bakmayı istiyorsunuz.

Ancak herşey zamanla...

Kolonimiz 5 çerçeveli Mart ayının başındayız ve hedefimiz ise nektar zamanı olduğu Haziran Temmuz ayında bu koloninin en kötü şartlarda 20 çerçeveye çoğalmasını sağlamaktır.

Çünkü nektar zamanında balı ancak güçlü olan koloniler toplar

Kısaca özetlersem 20 çerçeveye ulaştırdığınız bir koloniden herşey düzgün gitmişse çevresel faktörler yerindeyse 20 kg bal alırken o dönemde henüz 6-7 çerçeve olan bir koloniden 1 kg bile alma şansınız olmaz.

İşte bu döneme kadar yapacağımız iki şey var birincisi koloni kontrolünde yumurtlamayı ve yavru çoğalmasını görmektir.

Koloni kontrolünü hergün yapmamız gerekmez 3-4 günde bir kontrol etsek bile yeter herşey olundaysa koloni kontrolünde harcayacağınız zaman dilimi maksimum 5 dakika olur. Gerçi biz arıcılar prtaikleştiğimiz için 1 dakikadan bile kısa zamanda bitiriyoruz ama siz yinede saati bir kenara bırakıp herşeyin yolunda olduğundan emin olun.

Koloni kontrolünde asla ama asla elden bırakılmaması gereken iki kural var

Kovan kapağı körükle duman vermeden asla açılmaz
Maske giymeden asla kovan açılmaz.

Çevrenizde belki görmüşsünüzdür maskesiz dumansız kovan kontrol eden adamlar vardır ama siz siz olun güvenlik tedbirini elden bırakmayın ve ihmal etmeyin asla ve asla maskesiz dumansız kovan kapağını açmayın.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Kovanı açıp duman verdik arılar sakinleşti ve çerçeveleri alıp kontrol etmemiz gerekiyor. Nasıl kontrol edildiğine dair youtube'da çok fazla video var oralardan da seyredebilirsiniz. Yapmanız gereken çok sakin olmak yavaş ve sakince el demiri ile çerçeveleri ayırdıktan sonra yavaşça kaldırıp gözlemlemek.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


bu kontrolün 3 aşaması var birincisi yeni yumurta kontrolü. Ana arımız yumurtluyormu?

bu hücrelerin içinde gördükleriniz yumurtadır. Ana arı henüz 1-2 gün önce yumurtlamıştır. Kontrollerde mutlaka görmemiz gereken işte bu yumurta varlığıdır.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

sonraki görmemiz gerekenler ise sırayla açık yavrudur


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

sol üst tarafta gördükleriniz ise larva ya da kurtçuk dediğimiz yumurtanın çatladıktan sonra meydana gelir o larvaların etrafında gördüğünüz beyaz madde ise arı sütüdür.

bu gördüğünüz ise kapalı yavrudur. Yani arı 9'uncu gününü tamamlamış ve larvanın arı oluşma süreci başlamış demektir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Koloni kontrolünde yumurta larva ve kapalı yavru varlığı ve bunların büyüklüğü bize gelişim aşamasını göstermektedir.

Mesela yukarıdaki gibi bir kapalı yavrumuz varsa koloni çok kısa bir zaman içinde yeni bir çerçeve istiyor demektir.

son olarakda bal varlığına bakıyoruz. Her çerçevenin üstünde bal olması gerekmiyor ama en azından 2 3 çerçevede aşağıda ki gibi bal olmalı


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

çerçevenin üstü kısmında gördüğünüz sırlanmış yüzey baldır. kapalı yavrudan arı doğduktan sonra yaptığı ilk iş karnını doyurmaktır.

Bu şekilde kontrol olarak ilk yapmamız gerekenleri yapmış oluyoruz. Yani Ana arı varlığı yumurta larva ve kapalı yavru varlığını ve bal durumunu görmemiz yeterlidir. bu herşey yolunda demektir.

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #3 : Eylül 03, 2017, 14:42:38 »
Koloni kontrolünde ki ikinci kısımı ise şerbetlemedir.

Evet burada itirazlar geliyor...

İyide kardeşim biz hakiki bal yemek istiyoruz balımızda şekerin ne işi var diyeceksiniz...

Ama önce açıklamama müsade edin...


Arı kolonilerine şeker şerbeti iki amaçla verilir.

Birincisi arının ölmemesi ve çoğlama içgüdüsünü tetiklemek için
İkinci ise nektar zamanı verimi 20 kg'dan 30 kg'a çıkartmak için

İşte biz burada birinci şıkkı seçiyoruz. Bunu da size açıklayayım

Arılarda erken ilkbahar ve sonbahar şuruplaması vardır. Bu tüm dünyada böyledir. Eğer özellikle sonbaharda arıya şurup vermezseniz arı ölür. Çünkü Arının kış için stoklayacağı balı biz yazın aldık onlardan

İlkbaharda ise şurup vermenin amacı arının nektar bolluğu hissine kapılıp yumurtlamayı teşvik etmek içindir.

İşte bizde arıya ilkbahar şuruplaması yapacağız bu şekilde Haziran ayında kolonimizi 20 çerçeveye hatta 25 çerçeveye çıkartmaya çalışacağız.

Ve şunu kesinlikle size teminat olarak veririm nektar zamanından 2 hafta öncesine kadar verdiğiniz şuruptan bir gramı bile yazın alacağınız balın içinde olmayacaktır.

Size şimdi bir rakam vereyim.

Çiçeklerin ilk açtığı ve arının çalışmaya başladığı erken ilkbahardan kış uykusuna yatacağı geç sonbahara kadar bir koloninin topladığı bal miktar tam 250 kg'dır. (Yazıyla ikiyüzelli kilogram)

Bizler ise o giren çıkan bal miktarının en fazla 20-25 kg'ını kovandan alabiliyoruz.

Yani sizin erken ilkbaharda verdiğiniz bir bardak şurupu içen arının torununun torununun torunu toplayacağı için bir gram bile şeker kalmayacaktır.

Peki şekerli bal nereden geliyor.

İşte Haziran ayında başlayan nektar akımından çok kısa süre içersinde fazlaca bal elde edebilmek için şuruplamaya devam edilir hatta bazı arıcılar boş petekleri şurup dolu kazanlara batırıp çıkartarak tekrar kovana verir ve arı tarafından işlenmesini sağlar

işte bu türden yaz döneminde verilen şuruplamayı biz yapmayacağız.

Bizim yapacağımız şuruplama arının 10 çerçeveye ulaşıp kat attıktan sonra bitecektir. Çünkü kovanlarda ki bal hasadı kovanın ikinci katından yapılmaktadır. Bu yüzden kat atıp ikinci kata çerçeveleri verdiğimiz anda bizimde şuruplama işi bitecektir.

Tekrar Mart ayına dönelim ve şuruplamaya devam edelim

Bir kovan için vereceğimiz şurup miktarı iki günde bir 1 su bardağı olacaktır. Şurup ise 1 birim su ve bir birim şekerin güzelce karıştırılıp bir kaç saat dinlendikten sonra hafif ılık olarak akşam üstü vereceğiz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #4 : Eylül 04, 2017, 20:40:55 »
Arıcılığa devam ediyoruz...

3-4 günde bir koloniyi kontrol ediyoruz ve 2 günde 1 bir su bardağı şerbet vermeyi ihmal etmiyoruz. Peki bundan sonra ne olacak?

Öncelikle koloni badem çiçeklerinin de açması ile yavaş yavaş uyanan doğadan nektar ve polen toplarken Ana arıda boş durmaz ve yumurtlama işlemini hızlandırır. 21 günde 1 işçi arının doğduğunu düşünürsek hergün artan sayıda yumurtlamayla birlikte kısa süre içinde kolonide ki arı nüfusu çoğalacaktır.

Koloninin dış duvarda ki arı nüfusunu da sürekli gözlemliyoruz. Mesela bu görselde ki en son çerçeveye biz duvar diye hitap ederiz. burada ki arılar gittikçe çoğalacaktır.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

hergeçen gün doğan yeni arılarla birlikte eğer aşağıda ki gibi dış duvar arı ile kaplandığında artık yeni bir çerçeve verme zamanı gelmiştir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Eğer bu şekle gelmiş bir kolonide siz çerçeve vermekte gecikirseniz arı asla durmaz ve kendi peteğini örmeye başlar.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bu şekilde bir manzara ile esasen arıcılar karşılaşmak istemezler. Çünkü boşa yapılan bir işlemdir.

Şunu da belirtmekte fayda var.

Arılar asla durmadan tembelleşmeyen çok çalışkan hayvanlardır. Genelde arının mevsime göre kendi planı vardır ve sürekli o plandaki işlerini yaparlar. Biz arıcılar arıları ancak yönlendirebiliriz. Yani arı çoğalmak için petek ihtiyacı varsa kendi örecektir. Biz ise buyur sana çerçeve hazır petek buradan devam et deriz ve arı yoluna devam eder.

Konumuza dönersek;

2 türlü çerçeve vardır.
Birincisi hazır kabartılmış boş petek
ikincisi ise ham petek

kabartılmış petek arıcı için altın değerindedir. Geçen yıldan kalan sağlam kabartılmış petekler böyle zamanlarda arıya artı bir iş yükü vermeden hızlıca yumurtlama işlemine devam edecektir. Öteki türlü ham petek verdiğimizde arı önce ham peteği kabartacak sonra ana arı gelip yumurtlayacaktır.

bu kabartılmış boş petek


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

bu ise yeni tekılan bir ham petektir


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Elimizde hiç kabarmış petek yok o halde yapacak birşeyde yok mecburen ham petek vereceğiz. bu işlem en az 3 4 gün arının önce ham peteği kabartması ve yumurtaya hazır hale getirmesi için geçecektir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yeni vereceğimiz ham petekli çerçeveyi arının en sondaki çerçevein yanına da koyabiliriz bir içine de koyabiliriz. Yani eski halinde iken 4 ve 5 numaralı çerçevelerin arasına da yerleştirebiliriz.

Kontrol ve şuruplamamız bu şekilde devam ediyor mantık aynı son çerçevenin yani duvarın dış tarafı her yeri arı kapladıysa yine yeni çerçeve veriyoruz bu şekilde arı kolonimiz 6-7-8-9 derken 10 çerçeve olacaktır.

 

Çevrimdışı Demir

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #5 : Eylül 04, 2017, 21:03:07 »
Konu için çok teşekkürler. Altın değerinde bilgiler var. Önceden arılarımız olduğu için bazı bilgilere yabancı olmasam bile yapılan uygulamaların zamanlarını bilemiyordum. Konunuz aklımdaki soruların tamamına cevap olacak.

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #6 : Eylül 04, 2017, 22:10:37 »
Estağfirullah... Bilgi paylaştıkça çoğalır... elimden geldiğince her türden soru cevap yapabilirim.

Birde bir kişi bile arıcılığa merak sarıp başlarsa yeterlidir :)

Çevrimdışı ydincbayram

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #7 : Eylül 05, 2017, 00:38:45 »
Tesekkurler. Aricilik cok onemli ama ulkemizde ihmal edilen ve bu yuzden emeginin karsiligini bulamayan bir meslek maalesef.

Çevrimdışı Vatansever

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #8 : Eylül 06, 2017, 15:03:39 »
Çok değerli bilgiler için teşekkür ederim. Sizi temin ederim ki önümüzdeki yaz bir koloni sahibi olacağım.

40 tane kadar çeşitli meyve ağaçlarımızın olduğu bir bahçemiz var, yaz başında mutlaka ipini koparmış oğullar geliyor. Alacak birilerini bulmakta zorlanıyoruz. Onları evlat edineceğim. Tabi bu işe girişirken mutlaka profesyonel destek almam gerekiyor. Hiçbir bilgim olmadığı için uzak duruyordum, paylaşmış olduğunuz bilgiler ve görseller sayesinde biraz ısındım bu konuya.

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #9 : Eylül 06, 2017, 17:50:42 »
Selamlar öncelikle teşekkürler...

Türkiye esasen arıcılıkta gayet iyi ama iki sorun var birincisi yeterli flora alanlarına ulaşılamıyor. ikincisi ise verim yükseltmeyi gerek gezgincilik sayısı gerekse daha teknolojik materyaller kullanma yerine şekerle çözmeye çalışılıyor yoksa Türkiye arı varlığı olarak dünya 4.üncüsü bal üretimi olarak da dünya 6.sı

Yukarıda dediğim gibi inanın Türkiye'de arıcılık yapan insanların %95'i arıcılığa hobi olarak başlamış. Ben dahil çevremde herkes bu şekilde. Mesela bir arkadaşımın şu anki kovan varlığı 1500 ama bu arkadaşım kardeşiyle beraber bahçede çalışırken bir gün yakaladıkları bir oğulla arıcılığa adım attılar. Oğulu bir karton kutuya koyup bir hafta öyle baktıktan sonra kovan almışlar ve arkası gelmiş.

Benim burada gözlemim herkes çiftçi ve arazi imkanları var. En kötü ihtimalle 1 2 kovan alıp kendi balını kendisi üretse yine yeterlidir.




Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #10 : Eylül 06, 2017, 18:56:26 »
Arıcılığa devam edelim :)


Şimdi kolonimiz 10 çerçeveye geldi ve kovanda artık çerçeve koyacak yer kalmadı zaten 10.uncu çerçeveyi eklemek için de eğer kayık şurupluk kullanıyorsak yerde kalmayacaktır.

Koloniye hemen kat mı veriyoruz?

Esasen burada biraz durup geriye gitmekte fayda var.

Normal şartlarda koloni kontrolu ve teşvik şurubu ile birlikte başka yapmamız ve kontrol etmemiz gereken işlerde var

Bunlardan birincisi Varroa denilen ve arıcılığın baş belası olan bir zararlı ile mücadele de etmemiz gerekiyor.

Varroa denilen bir parazittir ve arılara yapışarak aynı kene gibi kanını emer ve çoğalma hızı arının 3 katıdır. Gerekli önlemler alınmazsa kısa sürede koloninin gelişimini durdurduğu gibi yok eder.

Şimdi arıcılığın bu baş belası olan varroa'yı tanıyalım


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bilimsel adı Varroa Destructor olarak geçen bu zararlı 1960'lı yıllarda Hindistan'dan Avrupa getirilen arılarla birlikte dünyaya yayılmaya başladı. Çeşitli ırkları çiftleştirerek yeni bir tür elde etme peşinde olanlar tarafından taşınan bu zararlı maalesef şu anda tüm dünyada arıcılık sektörüne oldukça büyük zararlar veriyor.

Türkiye'de ise ilk 1982'li yıllarda trakya bölgesinde görülen bu mit gezgin arıcılık vasıtasıyla günümüzde  her yere yayılmış durumda. Dünya'da görülmeyen tek ülke Avustralya çünkü Avustralya'da çok sıkı ithalat politikaları var. o ülkeye değil bir arı bir çay kaşığı bal bile sokamazsınız.

Arıcıların tüm müdahalelerine rağmen bu zararlı yok edilemiyor. Mesela kendi kovanımızda tekin bir mücadele yapsak dahi çevremizde başka bir arıcıdan yine bize bulaşabiliyor. Mesela bir ayçiçeğine konan bir arıdan çiçeğe inen varroa bir süre sonra sizin arılarınızdan biri de o çiçeğe geldiğinde hemen arıya tutunarak sizin kovanınıza gelebiliyor.

Varroa ile kendi mücadelemizi çok sıkı tutarsak verdiği zarar fazla olmuyor ama biraz bu konuda ihmalkar davranırsak elimizde sonbaharda sönmüş bir kovan kalıyor. Kovanda ki tüm arıların ölmesi olayına biz kovan söndü olarak tabir ederiz.

Varroa mücadelesi erken ilkbaharda henüz hiç yavrulama faaliyetinin olmadığı bir anda başlamak gerekiyor. Çünkü varroa kapanmak üzere olan arı larvasından beslenmek ve çoğalmak için içine girer daha sonra pupa döneminde içerideki larvadan beslenerek çoğalma işlemini gerçekleştirir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


O yüzden henüz yavru faaliyeti olmadığı erken ilkbaharın ilkgünlerinde ilk varroa mücadelemizi yapmalıyız. Bunun için kimyasal ilaçların yanı sıra organik asitle mücadele bizim olmazsa olmazımız oluyor.

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var birincisi varroa mücadelesinde 3 ayrı parçaya koymamız gerekiyor.

Mesela ilk mücadelemiz amitraz içerikli kimyasal olsun sonra ki aşamamız flumetrin içerikli ve uzun süre etki eden yavaş salınımlı bir şerit kullanıyoruz. Üçüncüsü ise ilkbaharın ortasında hava sıcaklıkları 20-24 derece arasına geldiğinde ise Formik asit kullanmamız gerekiyor.

Diğer dikkat etmemiz gereken ise her yıl kimyasal ilaçlarımızı bir başka ilaçla münaveli kullanmamız gerekir. Böylelikle varroa'nın kimyasal ilaçlara karşı bağışıklık kazanmasının önüne geçeriz.

Türkiye'de ki arıcıların en büyük hatası bu mücadeleyi 3 aşamalı yapmamaları veya aynı kimyasal ilacı sürekli kullanmalarıdır. Mesela amitraz içerikli duman vermek çok basit ve ucuz bir yöntemdir. 5 tl'lik bir ilaçla yaklaşık 30 kovan ilaçlanıyor bu yüzden arıcılar çok tercih ediyor. Ama sürekli kullanımdan sonra varroa artık amitraza karşı bağışıklık kazanıyor ve koloniye zarar vermeye devam ediyor.

şimdi ilaçların nasıl kullanıldığına bakalım..

Amitraz içerikli duman verme yöntemi çok basittir paketin içinden çıkan kartonun ucu yakılarak körüğe konu ve sonra kovanın giriş deliğinden 6-7 sefer duman verilerek diğer kovana geçilir


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yukarıda da dediğim gibi çok ucuz bir yöntemdir ama sürekli kullanmak doğru değildir.


flumetrin içerikli şerit kullanmakta çok kolaydır. Bir şeridi alıp iki çerçevenin arasına yerleştiriyoruz ve bir ay kadar orada duruyor.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

formik asitle mücadele

formik asit organik bir asittir ve varroa'nın organik maddelere karşı bağışıklığı yoktur. O yüzden her yıl hem formik asit hem de oksalik asitle mücadele etmeye devam ederiz. Yukarıda bahsettiğim ilaçları yıllık değiştirme olayları sadece kimyasal ilaçlar için geçerlidir.

formik asit sıvıdır ve şırınga ile kovanın durumuna bağlı olarak 5 veya  10 ml özel aparatının içine enjekte edilir. Daha sonra asit yavaşça buharlaşarak varroayı öldürecektir. Fazla miktarda kullanmak arıların ölümünede sebeb verir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Birde formik asit kullanırken muhakkak eldiven kullanmanız gerekir çünkü deriye temas ettiğinde tahriş eder ve derinin soyulmasına sebep verir. Ayrıca kesinlikle yüz hizasına tutmayın göze gelmesi halinde kör olma tehlikesi var. Kokusu çok keskindir ve zararlıdır o yüzden sakın koklamaya felan kalkmayın.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Formik asit hava sıcaklığı ile doğrudan bağlıdır. 20-24 derecelik hava sıcaklığının olduğu zamanlar kullanmak için en uygun zmandır. 27 derecenin üstündeki hava sıcaklığında asla kullanılmaz hızlı buharlaşma olacağı için arıları öldürür. Bunun haricinde 14 derecenin altında bir sıcaklıkta da kullanılmaz çünkü buharlaşma olmayacağı için fayda etmeyecektir.

Yani kısa ve özetle

şubat ayının ortası gibi yavru yokken kimyasal mücadele
ilk çiçekler açıp yavrulama başladığı zaman uzun salınımlı şeritle mücadele
hava sıcaklıkları 20-24 derece olduğu nisan başı gibi dönemde formik asitle mücadele

yaptığımıza kolonide varroa zararını en aza indirmiş oluruz.

unutulmaması gereken bir diğer nokta. Varroa mücadelesi bal akımının olduğu haziran ayından en az 4 hafta önce bitirmiş olmamız gerekir.

Esasında varroa mücadelesi ile ilgili kitaplar bile yazılmış olduğu için ben sadece ön bilgi olarak bu kadar yazdım yoksa çok daha karışık yöntemler var ancak en etkilileri yukarıda yazdıklarım.

bunlar haricinde kullanılan pek çok madde var mesela perizin gibi kimyasalların yanında oksalik asit okaliptüs veya kekikden elde edilen tymol gibi organik maddelerde varroa mücadelesinde kullanılır.

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #11 : Eylül 07, 2017, 19:00:34 »
Arıcılıkta bir diğer kontrol edeceğimiz konu ise oğul...

Oğul arılarda ki çoğalma içgüdüsünün harekete geçmesidir. Koloni bölünerek ayrı bir koloni kurmak istediğinde oğula meyleder. İlk çıkan oğul kolonide bulunan eski ana arıyla beraber çıkar. Sonra ardından yeni doğan ana arılarda oğula çıkmaya meyillidir. Bir koloniden genelde 2 3 oğul çıkar bazen bu sayı 6-7 oğulu bile bulabiliyor.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Hemen hemen herkes buna benzer bir manzaraya denk gelmiştir. Ana arı kovandan ayrılarak uçar ve çevrede gözüne kestirdiği bir yere konar ve peşinde yeni koloniyi oluşturacak bir sürü işçi arıyla beraber sonra bu şekilde gördüğünüz bir yumak oluştururlar. Ardından bazı arılar çevreye dağılarak kendilerine yeni bir yuvar arar. Uygun bir yer bulduğunda oğul kümesine geri döner ve yeni yerin koordinatlarını arı dansı yaparak tüm oğul arılarına bildirir. Ardından oğul hep beraber uçarak o yeni yuvaya gider ve kolonilerini kurmaya başlarlar. Tüm bu yaşananlar bazen 5-6 saat sürerken bazen 2-3 gün dahi sürmektedir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Bir arıcı oğulu yakaladığında her ne kadar sevinse de aslında oğul çıkması arıcıların istemediği bir davranıştır. Çünkü işin içinde kontrolsüz bir çoğalma var. Bir koloni oğula meylettiğinde o koloniyi hiç bir şekilde durduramazsınız. Bu yüzden oğulu kendi çıkması yerine biz arıyı bölerek o isteğini gerçekleştiriyoruz.

oğul istenmeyen bir davranış biçimi dedim açıklayayım. Mesela sizin kovanınız 16-17 çerçeveye gelmiş ve nektar akımı başlamak üzere o kovandan iyi bir bal verimi beklerken bir anda koloni oğula meylediyor ve koloni parçalanıyor. İşte sizin bal alma beklentinizde burada suya düşüyor. Çünkü bölünen ve zayıflayan koloniden bal almanız mümkün değildir.

Bu yüzden özellikle oğul mevsimi olan Nisan - Haziran dönemlerinde koloninin oğula meyledip etmediğini takip etmemiz gerekir.

Bunu nasıl anlarız?

Koloni oğula gitmeden önce çok fazla sayıda ana arı memesi yapar. Normal işçi arılarla Ana arıların hücreleri bir değildir.

Neticede onlar birer kraliçe :)

Bu görmüş olduğunuz inek memesinin ucu gibi görünen hücrelerin her birinden bir ana arı doğacak


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Oğula meyletmiş olan koloni genelde çerçevelerin alt kısmına ana memesi yapar.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Böyle bir durumda karşılaşıldığında bazı arıcılar o memelerin hepsini bozarak oğuldan uzaklaştırmaya çalışır ama bu faydasız bir yöntemdir. Çünkü arı niyetlendiyse yine tekrar ve tekrar ana memesi yapmaya devam edecektir.

Peki ne yapılır?

Öncelikle kolonide ki eski ananın varlığına bakılır duruyorsa hemen 2 çerçeve arı ile birlikte başka bir kovana alınır ve koloni yaşamının artık bu yeni kovanda devam etmesi sağlanır.

Kalan kovanda ise ana arı memeleri genelde 2 bazen 3 çerçevede olur oradaki memeler bozulur ama 2 tane meme bozulmaz. Buradan doğacak yeni ana arı artık koloninin yeni kraliçesidir.

Neden 2 meme bırakıyoruz?

Çünkü hücrelerin içini göremiyoruz bazen ana memelerinin içindeki larva ana arı olmadan önce ölebiliyor. Bu yüzden garanti olması açısından 2 tane sağlam meme bırakıyoruz ve gerisini bozuyoruz. Eğer 2 memeden fazla bırakırsanız o koloni yine oğula çıkacaktır.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #12 : Eylül 07, 2017, 20:50:20 »
Evet kontrollerimizi yaparak kolonimizi 10 çerçeveye getirmiştik.

Normal şartlarda herşey yolunda giderse güzel bir besleme rejimi ve nektar akımı ile birlikte koloni genelde Nisan ayının ilk ya da ikinci haftası içinde 10 çerçeveye ulaşacaktır.

Peki kat mı atıyoruz?

Hayır hemen değil...

Yukarıda da bahsettiğim gibi arı kolonilerinde çoğalma içgüdüsü oldukça fazladır. Bu yüzden biz yapay oğul alarak hem koloninin oğula meyletmesini azaltacağız hemde kontrollü bir şekilde bölerek yeni bir kovan arımız olacak


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Kolonimiz yukarıda ki gibi 10 çerçeve olduğunda ( Bazen 8-9 çerçeve iken bile bölüm yapılabilir) 2 çerçeveyi alıp yeni bir kovana aktaracağız.

Bu alacağımız çerçevelerde dikkat etmemiz gereken 2 şey var birincisi asla ama asla kovanın ana arısını almayacağız. Eğer ana arıyı dikkat etmeden yeni kovana taşırsak bu sefer eski kovanımız ana arısız kalacak ve ilk iş kendilerine yeni bir ana arı yapmaya kalkacakları için bal sezonunu kaçırırız.. Bu yüzden ana arıyı eski kovanda bıraktığımızdan kesinlikle emin olmamız gerekir.

ikincisi ise çerçevelerin biri kapalı yavru iken diğeri mutlaka açık yavrulu ve hatta yeni yumurtlanmış çerçeveden olacak.


Niye derseniz yavru rejimi yani bir işçi arının 21 günde doğacağını hesap edersek kolonide ki yaşam döngüsünü zaten bozacağımız için altından kalkabilecekleri bir şekilde bırakmalıyız.

En önemlisi ise yeni kovanımızda ki ana arıyı yapabilmeleri için yumurta ve yeni kurtcuk olmalı.

Yeni kovanın dış duvarları olarak 2 tane boş varsa elimizde kabarmış petek yoksa mecburen ham petek koyarak yeni aldığımız 2 çerçeve arıyı tam ortaya koyuyoruz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bu şekilde yerleştirdikten sonra yeni kovanımızı güzelce yeni yerine yerleştiriyoruz.

Şimdi yapılacak 2 şey var

Birincisi : Eğer hazır yumurtlayan bir ana arı satın alma tercihinde bulunursanız yeni aldığınız ana arıyı ki bu küçük bir kafes içinde satılır bu yeni kovana yerleştirip şurup verdikten sonra rahat bırakırız.

İkincisi ise ben yeni ana arı almayacağın kendi kendisi yapsın nasılsa bu yeni koloni bu sene sadece kendisini büyütecek gelecek yıl bal için çalışacak o halde kendi ana arım olsun derseniz güzelce şurup verip kenara çekileceğiz.

Eski kovandan 2 çerçeve aldık ve 8 çerçeveye indi. Ona yeni bir boş çerçeve verdikten sonra kapatıyoruz ve normal kontrolümüze devam ediyoruz.

Yeni kovanımız ise ilk işi kendilerine yeni bir ana arı yapmak olacaktır. Bu sırada bu yeni kovanda hiç tarlacı arı dediğimiz yani dere tepe dolaşıp kovana bal ve polen getiren arı olmayacağı için bu yeni kovana her gün şurup vereceğiz.

Neden tarlacı olmaz.

Çünkü tarlacı dediğimiz arılar sabah güneşin ilk ışığı ile birlikte dışarı çıktığı için kovanın yerini bilir. Siz onu başka bir kovana taşıdığınızda uçuş mesafesinde olduğu sürece o eski kovanına dönecektir. Ancak uçuş mesafesinin dışında yani 5 km uzağa taşırsanız işte o zaman eski kovanına dönemez.

Yeni kovanda sadece genç tecrübesiz arılar olacaktır. Bu yüzden şuruplama hergün yapılır.

Taze kolonimiz ilk iş kendine yeni bir ana arı yapmaya başladı. Genelde 8-10 arası yeni kurtcuk bulurlar ki bu 3 günü doldurmuş henüz çatlamış yumurtadan çıkan kurtcuklardır.

Normalde işçi olması gerekirken birden talih yüzüne gülmüş ve yoğun arı sütü ile beslenerek kraliçe namzeti olacaktır.
 

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bir işçi arı 21 günde doğarken ana arı yoğun arı sütü besini sayesinde 16 günde doğar. Bu yüzden koloni bir ana yapmaya karar verdiklerinde önlerine çıkan yeni larvalara hemen arı sütünü verirler.

İşte biz aynı oğul önlemede yaptığımız gibi bir kaç gün sonra yani ana arı memeleri kapanmak üzere iken memeleri kontrol edip gözümüze güzel iri gelen 2 memeyi sağlam bırakıp diğerlerini imha edeceğiz.

Yeni kolonimizi böldükten yaklaşık 12-13 gün sonra yeni kraliçemiz kovana hükmetmek üzere doğacak 4-5 gün güzelce beslendikten sonra çiftleşme uçuşuna çıkacak ve ardından 4-5 gün sonra yumurtlamaya başlayacaktır. Bizde bu süreçte yeni kolonimizin bu süreci takip ederken hergün şuruplamaya devam edeceğiz.


Çevrimdışı cem ispir

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #13 : Eylül 09, 2017, 06:26:04 »
Elinize saglik cok guzel detayli bir anlatim olmus. Arilari yetistirmek icin uygun ortamlar hakkinda bilgi verebilir misiniz? Mesela sicaklik istekleri var midir ? Etrafta ne cesit bitkiler bulunmasi gerekiyor?

tekrar tesekkurler

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #14 : Eylül 09, 2017, 13:26:03 »
selamlar teşekkür ederim yardımcı olabildiysem ne mutlu...

Arılar için sıcaklığı şöyle ifade edebilirim. Havalar 14 derece üstüne çıktığında arı da çalışmaya başlar. Öncesinde kovan içinde salkım vaziyetinde kış uykusundadır. Arının balı varsa ve kovan izalasyonu iyiyse yani kovanın sağından solundan üstünden hava akımı yoksa nem girmiyorsa -30 derece olsun dışarısı yine hayatta kalır. Yeter ki kovan iç sıcaklığını sabit tutacak bal olsun. Çünkü salkım halinde birbirini ısıtacak enerji için bala ihtiyaçları var.

Yüksek sıcaklıklar içinde 48 dereceye kadar yaşayabiliyor. Hemen yakın çevresinde su kaynağı varsa su ile kovanın iç sıcaklığını dengeleyebiliyorlar.

Yaşam alanına gelince. Köylerde olduğu sürece ve çevresinde tam bir kuraklık yoksa bir şekilde nektarını bulur. Ama mesela köyünüzde temmuz başı geldi heryer kurudu ancak yakın mesafenizde yüksek bir yer var ve çiçeklenme devam ediyor. Zor değil bir akşam üstü kapağı kapatıp arıyı oraya götürebilirsiniz. Yeter ki 5 km den uzak olsun. Hatta böyle yaparsanız veriminiz çok daha fazla olur.

Çiçeklenmeler bölgeye göre değişir. İlkbaharda pek sorun olmaz ama ana nektar akımı bölgelere göre değişir mesela bazı bölgelerde 15 haziranda ana nektar başlarken yüksek kesimlerde 15 temmuza kadar süre uzayabiliyor. İşte sizinde takip etmeniz gereken bu flora alanı yani diyelim ki köyünüzün yaylasında güzel bir bölge varsa Haziran gibi başlıyorsa Tam çiçeklenmeden 1 hafta önce oraya götürebilirsiniz.

Belki inanmazsınız ama şehir içinde bile sizin hiç tahmin edemeyeceğiniz sayıda arıcılık yapan insanlar var. İstanbulda Ankarada vs şehirlerde gizli bir şekilde arıcılık yapan o kadar çok insan var ki görseniz hayret edersiniz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz



Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resimlerde de görüyorsunuz İnsanlar evinin damında bile arı bakabiliyorlar ki köy yerinde hayli hayli kolaydır merak etmeyin :)

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #15 : Eylül 09, 2017, 17:57:07 »
Yeni böldüğümüz kolonimizin ana arısı doğdu çiftleşti yumurtladı derken yaklaşık olarak 25 gün geçer.  Tabi bu arada eski kovanımızı en son 9 çerçevede bırakmıştık Bu 25 günlük zaman içerisinde o kolonide boş durmaz ve gelişmeye devam eder mantık aynıydı çerçeve istediğinde çerçeve vereceğiz ve böldükten yaklaşık 10-12 gün sonra yine 10 çerçeveyi dolduracaktır.

Yalnız belirtmekte fayda var bu süreler uzayıp kısalabilir gelişim tamamen doğanın durumuna bağlıdır.

Gelişim devam edip kolonimiz 10 çerçeveyi doldurduktan sonra artık kat verme işlemine başlayabiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken uygulama şu 10 çerçevenin 8 çerçevesinde yavru olmalı kapalı açık yumurta vs. Bu şekilde kat atarsak kolonimiz için sağlıklı olacaktır. Ancak bazı arıcılar 10 çerçeve bile olmadan hatta hiç yavru durumuna bile bakmadan kat atıyorlar sonra ani gelen soğuklarda arılar yavruları üşütüyor.

Peki kovanın üstüne katı koyup gidiyormuyuz?

Hayır

Şimdi yapmamız gereken şudur. Öncelikle dha önce bahsetmedim ama kovandaki her çerçeve numaralıdır ister sağdan sayın ister soldan  fark etmez. Mesela kovanın 2 ve 9 uncu çerçevesi dediğimizde duvar çerçevelerin bir önündeki çerçevelerdir.

5 ve 6  nolu çerçeveler ise kovanın ortasında olan çerçevelerdir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Şimdi öncelikle 5 ve 6 nolu çerçeveleri güzelce çıkartıyoruz ve onları kata koyuyoruz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sonra kovanda orta kısımda boşluk meydana geldi. Burada o boş yerlere yeni çerçeve vermiyoruz. Yeni çerçeveleri kovanın 2 ve 9 uncu çerçevesi olacak şekilde veriyoruz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

neden ortaya vermedik

Çünkü orta kısımda yavru faaliyeti vardır ve biz tam ortaya iki tane yeni ham petek verirsek yavru düzenini bozmuş oluruz o yüzden orta kısımı birbirine yanaştıracağız ve kenarlara da ham petek vereceğiz.

Gelelim kata

En son 2 çerçeveyi kata bırakmıştık ama öyle tutmuyoruz.

yavrular ortada kalacak şekilde kata tam 3 tane boş petek veriyoruz. Elimizde ister kabarmış petek olsun ister olmasın Bu dönemden itibaren koloniye ham petek de vereceğiz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Böylelikle kolonimizde ki çerçeve sayısı 15 oldu. Yalnız görselde ki gibi çerçeveleri ortada bırakmıyoruz kenara doğru yaslıyoruz :)

Kovan hacmi birden büyüdüğü için ve kattaki arta kalan alanda ısıtma sorunu yaşamaması için üst örtüyü veya örtü olarak kullandığımız çuvalı Z şeklinde o boşluğu örtüyoruz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Dediğim gibi burada ki amaç birden bire 2 katına çıkan kovan iç hacmi Nisan ayının ortaları da olacağı için koloninin ısıtma güçlüğü çekmemesi içindir.

Katımızı güzelce yerleştirdik örtümüzü örttük ve kapağı kapattık. Yaklaşık 10-15 gün boyunca rahatız. Çünkü koloni 10 çerçeveden birden 15 çerçeveye çıktı bu alana kadar gelişmesi birden olmaz. 15 çerçeveye arı ile dolması yaklaşık bu süreyi bulur.

Kat attıktan sonra artık şuruplamayı bırakıyoruz. Çünkü ilkbaharın ortaları geldi ve kat attık etik olarak bu saatten sonra şurup vermiyoruz. Gerçi her ne kadar litaratürde ana nektar akımından bir ay öncesi şuruplama bitirilir denilse de, bizim henüz 2 ayımız olsa da etik olarak kat atılmış olan koloniye şuruplama yapılmaz.

Eskilerin bir sözü vardır Ayva çiçek açtı mı arıya artık şeker verilmez der. Kat atmamız üç aşağı beş yukarı zaten ayva çiçeklenmesine yakın bir zaman dilimi olacaktır. O yüzden artık şuruplamayı bırakıyoruz.


Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #16 : Eylül 09, 2017, 19:12:50 »
Bu arada bizim yeni kolonimizde aynı mantık devam ediyoruz. Ancak onun ana arısı henüz yeni olduğu için 4 çerçevenin üstüne çıkması daha 1 ila 1 buçuk aylık zamanı bulur. O yüzden onu biraz kendi haline bırakacağız.

Kat attığımız koloni ise dediğim gibi 15 çerçeveyi doldurması biraz zaman alacaktır. Ancak doldurduktan sonra yeni çerçeve vereceğimiz zaman bu sefer 2 çerçeve birden vereceğiz. Çünkü arı nüfusu oldukça fazlalaştı gelişim buna paralel olarak çok daha hızlı olacaktır.

Şimdiye kadar genelde google'dan konuya uygun görsel bulmaya çalışmıştm birazda benim arşivlerden göstereyim :)


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bunlar benim kovanlardı arka planda gördüğünüz tepenin yamacında ki merayı da önümüzde ki sene kuzu besiciliğine geçtiğimde kullanacağım :)

Görselde ki gibi arıların artık çok daha fazla çalıştığını sayılarının gözle görülür bir şekilde fazlalaştığını fark edeceksiniz. Artık ana nektarı akımını bekleme zamanı :)

Çerçeve ekleme mantığımız hep aynı. Arılar son çerçevenin üstünü kapatana kadar bekliyoruz ve yeni çerçeveyi öyle veriyoruz.

Bu arada şunu da belirtelim Mevsim güzel gittiğinde bizim nisan ortası veya sonuna doğru kat verdiğimiz koloni mayıs sonuna veya haziran ayının ilk haftasında bir kat daha isteyecektir. Yani kolonimiz 3 katlı olacaktır. Fakat bu sefer üçüncü kat atarken yukarıya yavrulu çerçeve almıyoruz. 20 çerçeveye ulaştıysa kolonimiz üçüncü kata sadece 2 tane ham petek verip bekliyoruz.

Eğer kolonin geçekten üçüncü kata ihtiyacı varsa o petekleri kabartmaya başlayacaktır. O zaman arının üçüncü kat ihtiyacı olduğunu anlıyoruz.
Üçüncü katta çalışmak daha basit ikinci katta ki yavru olmayan ballı çerçeveleri üçüncü kata alıp 12 ve 19 numaralı yerlere ham petek veriyoruz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Şimdi bal akımında çerçevelerin durumları nasıl bir değişe giriyor biraz görelim

Öncelikle haziran itibariyle ya da biraz rakımı yüksek yerlerde haziran sonu itibariyle çerçevelerin şiştiğini ve üst kısımlarının beyazladığını görürsünüz. İşte bunlar ana nektar akımın başladığının işaretleridir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Çerçeveleri kaldırdığınızda ise oldukça ağırlaştığını da fark edeceksiniz.

Yine ikinci katta bulunan çerçvelerde ise hiç görmediğiniz kadar yoğun bir yavrulama olduğunu da göreceksiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

İşte tüm bunlar artık koloninin nektar akımına hazır olduğunun göstergeleridir.

Bu saatten sonra yapacağımız tek şey arada oğul kontrolü yapmak ve çerçeve isteklerine hemen cevap vermek.

Eğer çerçeve isteğini heme karşılamazsanız benim gibi böyle manzaralarla da karşılaşabilirsiniz :)


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Kovan kapağını her açtığınızda bal kokusu anında sizi cezbedecektir :)


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Birde size bir tavsiye.

Mayıs sonuna doğru bizm kasnak dediğimiz 1 çerçeveyi de mutlaka verin

Nedir bu kasnak?


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bu şekilde çok ince ağaçtan yapılmış kasnaklar arı malzemesi satıcılarında bayada ucuz bir şekilde bulunuyor. Boş bir çerçevenin ortasına bunları zımbaladıktan sonra kolonimizde ikinci katta 12 veya 19 numaraya veriyoruz. İsterseniz daha erkende verebilirsiniz

arılar burada kendi peteğini örmeye başlıyor.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Ana nektar akımında çerçeve uygun bir yerde olduğunda arılar kendi ördüğü bu kasnakların içine aşağıda ki gibi bal doldurup güzelce sırlayacaktır.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Bu ne içindir?

Piyasada duymuşsunuzdur karakovan balı diye

İşte karakovan balının kendisi budur. Kovanın illa kara olması ya da sepet olması önemli değildir. Önemli olan arının peteği ile birlikte içine balı koyup sırlamasıdır.

Yani şöyle diyeyim mesela peynir ya da tereyağı yapacaksınız tüm malzemeleriniz doğal olduktan sonra ister çadırda otururken yapmış olun isterseniz prefabrik evde değişen bir şey olmayacaktır. Bu kasnak bal içinde aynı şey geçerlidir.





Çevrimdışı Göktürk

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #17 : Eylül 09, 2017, 23:49:21 »
Makaleniz için teşekkürler.Bu yazıya artık makale denir.
Ben de merak sardım.Denemeyi düşünüyorum.Ancak iş zincirleme büyüdüğünden sarf malzemesi satıcılarına çalışacağız demektir.Koloniyi (kovanları) artırmamayı düşünürsek ne yapmamız lazım?
Ayrıca bit dezenfektanında kullanılan maddelerin insan sağlığına zarar derecesi nedir?

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #18 : Eylül 10, 2017, 20:19:15 »
estağfurullah makale denmez buna öyle kahve sohbeti gibi...

Varroa ilaçlarında en tehlikelisi formik asittir çünkü yakıcı bir etkisi vardır kullanırken eldiven giymek kesinlikle şarttır. Ayrıca vucudun hiç bir yerine temas etmemesi gerekir. kokusu çok kötü ve keskindir sakın ola ki koklamayın.

Oksalik asit genelde zaten gıda sektöründe kullanılan bir organik asit ama yine de tadına felan bakmaya kalkmayın. Oksalik asit sıvı halde kullanılırken pek bir etkisi yok ama buharlaştırma yöntemi var onun dumanı kesinlikle solunmaz.

Diğer kimyasal ilaçlarda neticede ilaç o yüzden gerek temastan gerekse solumaktan uzak durmak gerek.

Benim her zamanki tavsiyem 2 koloni olmasında fayda var. En azından birinin başına bir iş geldiğinde diğerinden çerçeve aktarmakla veya yavru aktarmakla çözüm bulabilirsiniz.

İş büyüdüğünde maalesef büyük oranda toptancıları zengin etmeye çalışıyoruz. Gerçi çiftçi kesiminin talihi de bu değil mi hangi ürün olursa olsun sonuç aynı...

Mesela şu sıra Muğla bölgesinden Çam balı hasadı yapılıyor. Arkadaşlarım var akrabalarım şu anda orada haberler geliyor. Bir teneke bal 300 lira olarak açıklanmış. Bir teneke 27 kg gelir. En büyük alıcılar Anavarza ve Balparmak. Raflarda ki fiyatlara bir bakmanızı öneririm 850 gr kavanoz 36-38 lira...

Çevrimdışı Göktürk

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #19 : Eylül 10, 2017, 22:44:02 »
estağfurullah makale denmez buna öyle kahve sohbeti gibi...

Varroa ilaçlarında en tehlikelisi formik asittir çünkü yakıcı bir etkisi vardır kullanırken eldiven giymek kesinlikle şarttır. Ayrıca vucudun hiç bir yerine temas etmemesi gerekir. kokusu çok kötü ve keskindir sakın ola ki koklamayın.

Oksalik asit genelde zaten gıda sektöründe kullanılan bir organik asit ama yine de tadına felan bakmaya kalkmayın. Oksalik asit sıvı halde kullanılırken pek bir etkisi yok ama buharlaştırma yöntemi var onun dumanı kesinlikle solunmaz.

Diğer kimyasal ilaçlarda neticede ilaç o yüzden gerek temastan gerekse solumaktan uzak durmak gerek.

Benim her zamanki tavsiyem 2 koloni olmasında fayda var. En azından birinin başına bir iş geldiğinde diğerinden çerçeve aktarmakla veya yavru aktarmakla çözüm bulabilirsiniz.

İş büyüdüğünde maalesef büyük oranda toptancıları zengin etmeye çalışıyoruz. Gerçi çiftçi kesiminin talihi de bu değil mi hangi ürün olursa olsun sonuç aynı...

Mesela şu sıra Muğla bölgesinden Çam balı hasadı yapılıyor. Arkadaşlarım var akrabalarım şu anda orada haberler geliyor. Bir teneke bal 300 lira olarak açıklanmış. Bir teneke 27 kg gelir. En büyük alıcılar Anavarza ve Balparmak. Raflarda ki fiyatlara bir bakmanızı öneririm 850 gr kavanoz 36-38 lira...
Ben daha çok flumethrin'den  huylandım.Bu üç maddenin bala geçerek insan vücuduna girme  durumu olur mu? Formik asidi biliyoruz.Yıllarca operasyonda çıkardığımız parçaları patolojiye gönderirken formik asid türevi formol e koyduk.Ayrıca anatomi dersinin kadavraları formol havuzlarında saklanır.Etkisi gözleri yaşartır.
Koloniyi büyütmemek için kraliçe kaçmamışsa oğulların peşine düşülmeyecek anlaşılan.

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #20 : Eylül 10, 2017, 23:02:41 »
Şöyle söyleyeyim size genelde bu tip ilaçların prospektüsünde bal akımından 3 hafta ile 4 hafta öncesinde kullanımı bitmiş olmalı der. Bu nedenle flumetrin olsun amitraz olsun ya da perizin genelde çok daha önce kullanılmış oluyor.

Flumetrin etkin maddesi arıcılıkta ya silikon ya da ahşap tahtalara emilmiş şeklinde satılıyor ve 4 şeritte 15 mg oluyor ve şerit başına 3,5 mg düşüyor. Yanılmıyorsam Arjantin menşeli Fluvar isimli ilaç 32 mg emdirilmiş olarak satılıyor. Şeritin çalışma mantığı şu: 2 çerçeve arasında bulunan şerite arıların sürtünmesi sonrası varroanın flumetrine teması ile etkisiz hale geliyor.

Ben Bayer firmasının ürettiği flumetrin silikon şerit kullanıyorum prospektüsünde balda kalıntı arınma süresi 0 gün olarak yazıyordu.

mesela İlkbaharda böldünüz koloni duruyor ve sonbahar geldi. Eski ana arılı koloniyi yavaş yavaş eritirsiniz. Teknik arıcılıkta bir Ana arı en fazla 2 yaz görmeli der. Yani her zaman genç ana arı ile çalışmak daha iyi olacağından eski ana arılı koloniden her hafta bir çerçeve alarak ilkbaharda böldüğünüz koloniye takviye verirsiniz en son eski ana arıyı öldürüp son çerçeveyi de yeni koloniye aktardığınızda hem koloniyi çoğaltmamış olursunuz hem de her yıl genç ana arı ile kışa girmiş olursunuz

Çevrimdışı barbarian

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #21 : Eylül 20, 2017, 15:13:33 »
Merhaba arı severler. Arıcılar olarak çiftçiye hem polinasyon hemde meraların gelişmesi anlamında devletten çok faydamız var ama kovan başına destekleme 10 tl.
Varroa konusuna gelince,
Ben iki yıldır fokmik ve oksalik asit kullanıyorum. Ancak kültürel önlemlerle desteklenmezse  bunlar tek başına yetersiz kalıyor.
Ayrıca 8 -10 arıyla en azından 3 yıllık tecrübesi olmayan, hassas el işçiliği yapmakta zorlanan kişiler kesinlikle formik asit ve oksalik buharı kullanmamalı. Hem arı hemde arıcı açısından.
Eldiven kimyasala dayanıklı olmalı, gözlük şart, ameliyat maskesi tıpkı tarımsal ilaçlarda olduğu gibi işe yaramaz, maske organik buharlardan korumalı.
Bayer in  ürettiği bayvarol flumethrin şeritler eskisi kadar etkili değil. Timol gibi bitkisel yağlar da yüksek bulaşıklık düzeylerinde riskli. Malessef yurtdışından ithal edilen ilaçlar ruhsat yenilemedikleri için zor bulunuyor.
Yaşlı analarda ve zayıf kolonilerde formik riskli olduğu için apistan şerit kullandım. Bulmak çok zor seneye de hiç gelmeyebilir.
Amitraz emdirilmiş karton  dumanı ise bugüne kadar kullanmadım. Önermem de.
Ruhsatlı ilaçlar doğru kullanıldığında balda kalıntı bırakmaz ancak yağda çözündüklerinden petek bal riskli. Ülkede denetleme ve ceza her alanda olduğu gibi bu konuda da olmadığından sadece ilaçla asla temas etmemiş ve tanıyıp güvendiğiniz arıcının petekli balını tüketin ya da hiç tüketmeyin.

Saygılar.


Çevrimdışı Göktürk

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #22 : Eylül 22, 2017, 21:48:09 »
Merhaba arı severler. Arıcılar olarak çiftçiye hem polinasyon hemde meraların gelişmesi anlamında devletten çok faydamız var ama kovan başına destekleme 10 tl.
Varroa konusuna gelince,
Ben iki yıldır fokmik ve oksalik asit kullanıyorum. Ancak kültürel önlemlerle desteklenmezse  bunlar tek başına yetersiz kalıyor.
Ayrıca 8 -10 arıyla en azından 3 yıllık tecrübesi olmayan, hassas el işçiliği yapmakta zorlanan kişiler kesinlikle formik asit ve oksalik buharı kullanmamalı. Hem arı hemde arıcı açısından.
Eldiven kimyasala dayanıklı olmalı, gözlük şart, ameliyat maskesi tıpkı tarımsal ilaçlarda olduğu gibi işe yaramaz, maske organik buharlardan korumalı.
Bayer in  ürettiği bayvarol flumethrin şeritler eskisi kadar etkili değil. Timol gibi bitkisel yağlar da yüksek bulaşıklık düzeylerinde riskli. Malessef yurtdışından ithal edilen ilaçlar ruhsat yenilemedikleri için zor bulunuyor.
Yaşlı analarda ve zayıf kolonilerde formik riskli olduğu için apistan şerit kullandım. Bulmak çok zor seneye de hiç gelmeyebilir.
Amitraz emdirilmiş karton  dumanı ise bugüne kadar kullanmadım. Önermem de.
Ruhsatlı ilaçlar doğru kullanıldığında balda kalıntı bırakmaz ancak yağda çözündüklerinden petek bal riskli. Ülkede denetleme ve ceza her alanda olduğu gibi bu konuda da olmadığından sadece ilaçla asla temas etmemiş ve tanıyıp güvendiğiniz arıcının petekli balını tüketin ya da hiç tüketmeyin.

Saygılar.

Önerileriniz için teşekkürler.
Gıdanın bir çok alanında olduğu gibi bu konuda da ''Allah'a emanet turizm''e binmiş gidiyoruz anlaşılan.

Çevrimdışı Bolkar

Ynt: Arıcılığa nasıl başlanır?
« Yanıtla #23 : Eylül 25, 2017, 16:29:21 »
Daha kötüsü aldırış etmeme en büyük sorun...

Varroa konusunda daha farklı mücadele yöntemleri de var elbette ama ben hepsini başlangıç seviyesi olduğunu düşünerek eklemedim temel ve etkili olanları yazdım.

Formik asitin yaşlı anayla bir ilgisi yok... Kovan iç hacimi ve havalandırması ile alakalıdır