toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Angus Yetiştiriciliği  (Okunma sayısı 15186 defa)

Çevrimdışı Hermiyas

Angus Yetiştiriciliği
« : Ağustos 27, 2016, 09:47:50 »
Angus Yetiştiriciliği

Angus (Black Angus - Red Angus)

Aberdeen Angus İskoçya’nın kuzey bölgesindeki yerli ırkların karışımından meydana gelmiştir. En sık; İskoçya, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yetiştirilmektedir.  Angus’un en önemli özelliği tamamen siyah olmasıdır. Ancak bazı soylarda bulunan kırmızı gen kullanılarak Kırmızı Angus (Red Angus) ırkı elde edilmiş ve ilk defa 1954 yılında tescil edilmiştir. Üstelik Kırmızı Angus ırkı yetiştiricileri Siyah Angus’tan ayrı bir ırk olarak örgütlenmişlerdir. “Red Angus” sıcak bölgelerde “sıcağa dayanıklı ırk” olarak değerlendirilmektedir.

Dünyadaki birkaç boynuzsuz sığır ırkından biridir. Hem boğaları hem inekleri boynuzsuzdur. Üstelik boynuzsuzluk, boynuzlulara karşı baskın karakterde görülmektedir. Görünüşleri ise; başı ufak, alnı geniş, beden uzun, göğüs derin ve geniş, karın altı ile sırt birbirine paraleldir. Bacak kemikleri kısa fakat et tutma kabiliyeti yüksektir. Herefordlar’dan daha ufak yapılıdırlar. Canlı ağırlık dişilerde 500 kg, erkeklerde ise 800 kg civarındadır. Et lezzeti yönünden en iyilerden olduğu bilinmektedir. Ayrıca et randımanı merada % 55, enstantif beside ise % 75 olmaktadır. Kas lifleri arasında yağın dağılımı yani mermerleşmenin çok homojen olması etinin lezzetini arttırmaktadır.

Angus’un Et Verimi
Anguslar bütün dünyada en karlı besi ırkı olarak bilinmektedir. Üreticiler de bu nedenle tercihlerini bu cinsten yana kullanmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletleri’nde etçi ırkların %60’ını Angus ırkı oluşturmaktadır. Et kalitesi de diğer ırklara göre daha yüksektir. Yağ oranı düşüktür. Türkiye’de yerli ırklarda yağ oranı %35 iken Anguslar’da %7 mertebelerindedir. Mermerleşme (yağın kas lifleri içinde dağılımı), besi bitiş dönemindeki yağ oranı, et rengi, tekstürü, yağ rengi gibi özelliklerinden kaynaklanan et kalitesiyle daha da cazip hale gelmektedir. Ayrıca Angus eti özel etiketle satılan, ABD ve Japonya gibi ülkelerde diğer etlere göre daha çok müşterisi olan bir et olduğu bilinmektedir.

Angus’un Öne Çıkan Özellikleri
Anguslar’ın etinin yanı sıra karkasının da daha iyi olduğu bilinmektedir. Boynuzsuz oluşu yaralanma riskini düşürür. Ayrıca dişileri ergenliğe daha erken ulaştıkları için erken dönemde yavrularlar. Üstelik kolay doğum yapmalarıyla ünlüdürler. Yüksek günlük canlı ağırlık artışına sahiptirler. Bir günde 1.3-1.7 kg arasında artış gösterirler. 300 kg’lık normal bir ineğin yemiyle Angus ırkı bir sığır 1 buçuk ton ağırlığına ulaşabilmektedir. Ülkemizde ortalama karkas ağırlığını arttıracak, besiciye, yetiştiriciye daha çok para kazandıracak bir ırk olarak değerlendirilmektedir.
 
Angus’ un Avantajları
Damızlık olarak yetiştirilen dişi Anguslar, öncelikle onu yetiştiren üreticiye gerek çiftlik idaresi anlamında gerekse işletme maliyetlerini azaltma anlamında fayda sağlarlar. Doğa koşullarına dayanıklı, kötü kaliteli mera koşullarını çok iyi değerlendirebilen, hiç yardıma ihtiyaç duymadan doğumlarını gerçekleştirebilen bir ırktır. Doğum yaptığında buzağısını dış etkenlerden ve kötü hava koşullarından koruyabilirler. Kışın -30 ºC’de ve yazın +30 ºC’ de sorunsuz gelişirler ve minimum bakım gerektirirler. Doğal olarak boynuzsuzdurlar. Bu sayede birbirlerine fazla zarar vermezler. Dişiler erken olgunlaşırlar. Sağlıklı oldukları sürece ileri yaşlarda dahi damızlıklardan buzağı almak mümkündür. İnekler birinci buzağısında da 14. buzağısında da aynı performansı gösterebilmektedirler. Damızlık yetiştiricisine sağladığı bu faydalar sayesinde diğer et ırklara göre Angus ırkı daha çok tercih edilmektedir.


Angus’ un Dezavantajları
Ülkemizin iklim koşulları birçok sığır ırkında olduğu gibi bu ırk içinde bir dezavantajı oluşturmaz. Bununla birlikte Anguslar’ın, ne tip işletmelerde yetiştirilebileceği konusunda ise, damızlık yetiştiriciliği için büyük sürülere ihtiyaç duyulduğunu ifade edilmektedir. Damızlığın, işletmenin gelir kaynağını, satacağı besilik erkek materyal ile damızlık dişi ve erkeklerin oluşturduğu bir tesiste, bu işletmenin ana damızlık kadrosunu besleyebileceği büyüklükte bir meraya sahip olmasının bir zorunluluk haline geldiği ön görülmektedir. Ayrıca damızlık işletmelerin minimum 500 baş ve üzeri kapasitelerde olmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Çevrimdışı Hermiyas

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #1 : Ağustos 27, 2016, 16:09:26 »
Anguslar Çeşitlidir

Etçi sığırlar çok sayıda ayrı ırkı içinde barındırırlar.  Bunların başlıcası Angus ise kendi içinde birçok soyu bulundurur. Temel olarak siyah ve kırmızı Angus olarak 2 renkte oldukları bilinse de, bunların da çok sayıda alt kategorileri vardır.  Bu sebeple Angus ırkı sığırlar farklı ve çeşitlidir.  Bu farklılık isteğe bağlı olarak gelişmiştir. 

Angus ırkı sığırlar ABD'nin etçi sığır ırkı popülasyonun yüzde 60 ını oluştururlar.  Diğer yüzde kırklık kısım ise öteki etçi sığır ırklarının toplamıdır.  Angus ırkı sığırların eti ABD'de ve dünya'da "Kaliteli et" ile eşdeğer anlamdadır.  ABD'de özel damga ile satılır.

Angus ırkı üreticinin arzusu yönünde çeşitli amaçlar doğrultusunda öne çıkmış soylardan oluşmakta, bunların başında mermerleşme gelmektedir.  Yazılı et veya çıralı et dediğimiz şekilde, içine yağ zerrecikleri girmiş olan etler özellikle tercih edilir. 

Buna önem veren yetiştiriciler kullandıkları boğalarda Marbling (mermerleşme) değerine dikkat ederler.  Eğer inek-buzağı (Cow-Calf) işi yapan bir çiftlik ise, melezleme yaparken Angus ırkını özellikle kullanır.  Angus ırkının siyah rengi o kadar üstün bir karakter olarak ortaya çıkmıştır ki, orijinali siyah olmayan Limousin ve Simmental ırkları da giderek siyah renk olarak elde edilmiştir. 

Angus ırkındaki diğer çeşitlilikleri şöyle sıralayabiliriz:

Kolay buzağılama:

Buna önem veren işletmeler, genellikle ineğin doğumunu görmeyen, ineğin arazide kendi kendine doğum yapmasını isteyen, uzakta veya büyük arazide kurulmuş işletmelerdir.  Zaten Angus ırkı kolay doğum açısından öne çıkmış bir ırktır.

Kataloglarda ortalama değer +6 olarak görülür.  Bu rakamın üzerine çıkan değerler daha kolay doğumu, altına inen değerler ise daha güç doğumu ifade eder.

Doğum ağırlığı:

Angus ırkında doğum ağırlığı diğer etçi ırklara göre daha düşüktür.  İlginç bir şekilde yavrular hızlı büyüme göstererek arkadan gelip, diğerlerini geçerler. Bunu 205 günlük canlı ağırlıkta, yani sütten kesme ağırlığında görürüz. Örneğin; Angus ırkı buzağılar 33-38 kg ağırlıkta doğmalarına rağmen, 205 günlük canlı ağırlıkları tüm etçi ırklardan yüksektir.  Bir yaşındaki canlı ağırlık ortalamaları ise hızlı büyümeyi ifade eder ve ünlü etçi ırkların hepsinden fazladır.

Scrotum çevresi:

Bazı üreticiler bu değere önem verir, ona göre boğa seçerler.  Boğa istasyonlarına gidecek olan damızlık boğalarla, doğal aşımda kullanılacak damızlık boğaların seçiminde 1 yaşındaki boğanın testis çevresinin önemli olduğuna inanılır.  Bu konu etçilik (kas yapısı), karkas randımanı, et kalitesi yönünden değil, ama aşım gücü yönünden önemlidir.

Angus süt ırkı olmamasına rağmen ineklerin süt miktarı göz önünde tutulur.  Çünkü; buzağı annesinin yanında gezer ve yedi ay süresince anne sütünü ete çevirir. 

Karkastaki kaslılık oranı  "Kas gözü" değerine bakılarak ölçülür.  Bir boğanın erkek danalarının, kesildikten sonraki 12 inci ve 13 üncü kaburga arasındaki kas kesitinin büyüklüğü et verimi açısından iyi bir göstergedir.  Et kalitesi, mermerleşme önemli değilse sadece karkas ağırlığı ve mezbahadaki tartı önemliyse bu yönde yetiştirme yapan işletmeler " Kas gözü" değerine önem verirler.  Fakat kas içine yayılmış yağ değeri önemliyse, kesim öncesi ultrasonla ve kesim sonrası  kas gözündeki yağ zerrecikleriyle bir değerlendirme yapılır.  Bu durum fiyatı da etkiler.  Bütün karkaslar aynı fiyata satın alınmazlar. 

Önemsenen bir yetiştirme metodu da sütten kesilmiş danaların besi yerlerindeki performansının ölçülmesidir.  Hızlı besi tutan soyların erkek danalarına besi yeri sahipleri daha iyi fiyat veriyorlarsa ve bu konu öncelikli ise   o zaman feed-lot değerine bakılarak boğa seçimi yapılır.

Yağlılık, özellikle kabuk yağı oranı önem taşıyorsa, yine 12 inci ve 13 üncü kaburgalar hizasındaki yağ kalınlığı bu konuda fikir verir. 

Kesim öncesi ultrason ile, kesim sonrası ise ölçerek yağ kalınlığına bakılır.         

Et lezzeti yönünden yağlı olanları tercih eden kesimhaneler çoktur. 

Boğaların kızlarının sürüde kalma zamanına göre seçim yapan çiftlikler de vardır.  Bu çiftlikler Angus ineklerin sürüde en az altı yıl kalmalarını isterler.  Aslında etçi ırklarda ineklerin altı yıl ve üzerinde sürüde kalma ihtimalleri sütçü ineklere göre çok daha yüksektir.  Bu değer ne kadar yüksek olursa, o kadar tercih edilir.

Bunlar dışında başka değerlere göre de boğa seçimi yapılarak doğal aşım veya suni tohumlama ile Angus inekler döllenir.  O yüzden odaklanma yönüne göre yetiştirilmiş çeşitli Anguslar görebiliriz.  Kimi et kalitesi, kimi ağırlık, kimi yağlılık, kimi günlük canlı ağırlık artışı özelliklerine öncelik vererek yetiştirme yapar.   Bütün Anguslar aynı değildirler.

Çevrimdışı Cebrail68

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #2 : Eylül 24, 2016, 18:59:46 »
angus eti çok lezzetli bir ettir. diğer sığır etlerinden daza lezzetlidir.

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #3 : Aralık 16, 2016, 23:45:20 »

Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #4 : Aralık 17, 2016, 00:04:08 »
Angus olmalıdır, Angus olmalıdır, diğerleri olsa da angus olmalıdır :)

Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #5 : Aralık 18, 2016, 13:46:52 »
Biz Angus ırkıyla geç tanıştık. Oldukça da kötü tanıştık. Bu kötü tanışma, bizim ülkemiz için büyük bir talihsizlik oldu.
Şöyle bir soru soralım kendimize. Angus için bol mera ya da meradan yararlanma süresinin uzun olması gerekiyor. Merası bol, uzun süreli ot olan ya da otu bol olan, et sığırcılığı yapılan yerlerimiz de var, az da olsa. Peki buralarda şimdiye kadar Angus gibi, kolay doğum, dayanıklılık, besi performansı, uzun ömür gibi üstün özellikleri olan bir ırk neden yaygınlaşmamış? Bunun tek sabebi mera olmaması değil bence.
Bu işin üstadlarından,  medyada tanınmış kimlikler var.
Egevet sahibi Tahir Hocam, o da çok bilgili, çok esnek düşünebilen biri. Medyada tanınıyor, olmaz demiyor, melezlemelere de karşı değil, Türkiye bir karar vermeli diyor, buzağı mı alacak, Anaca kendi mi bakacak. Ona göre değişken cevaplar verebilen biri. O  bir üstad. Ama Angus olmaz ya da olmamalı demiyor. Benim kafama en çok onun dedikleri yatıyor.
Şu an Türkiyede üreticiler üzerinde en etkili üstadlardan biri Eşref Şekerli Bey. O çok medyatik oldu. Nüktedan biri. O bir fenomen ve çok etkili. O genel olarak Angus olmaz gibi konuşuyor veya sınırlı yerler için olur diyor ve ekliyor. Ne gerek var simental besleyelim diyor, bir çok ırk beslese de o bir simentalcidir.
İsmet Türkmen Hoca Akademisyen, Aynı zamanda Özel bir Akademide yönetici. O da medyada tanınıyor. Merasız kesin girmeyin zarar edersiniz diyor, biraz mera varsa olur diyor.
Saygıdeğer @simentalci Barış bey olur diyor. Zaten Simangus bile yapıyor.
Eskişehirde Ada hayvancılık, Yenişehirde Erginler, Suluovada Saçlılar, Ereğlide Zengen, Adapazarında Viginia Angus, bu işi zaten yapıyor.
Bu işi forumda yapanlar var, yapmayı düşünenler var, olur diyen üyeler var, olmaz diyen üyeler var.
Görüldüğü gibi aynı konuda bu işin duayenlerinden ve üstadlarından bile farklı bir sürü görüşte olanlar var.
Ben Angus olmalı diyorum. Diğerleri olsa da Angus olmalıdır diyorum.
Kışın domates yetişmez dense idi, şu an seracılık yapılmazdı. Bazı şeyleri oldurmamız lazım. Esnek düşünebilmeliyiz.

Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #6 : Ocak 05, 2017, 00:17:33 »
Angus Yetiştiriciliği
Angus’ un Dezavantajları
Ülkemizin iklim koşulları birçok sığır ırkında olduğu gibi bu ırk içinde bir dezavantajı oluşturmaz. Bununla birlikte Anguslar’ın, ne tip işletmelerde yetiştirilebileceği konusunda ise, damızlık yetiştiriciliği için büyük sürülere ihtiyaç duyulduğunu ifade edilmektedir. Damızlığın, işletmenin gelir kaynağını, satacağı besilik erkek materyal ile damızlık dişi ve erkeklerin oluşturduğu bir tesiste, bu işletmenin ana damızlık kadrosunu besleyebileceği büyüklükte bir meraya sahip olmasının bir zorunluluk haline geldiği ön görülmektedir. Ayrıca damızlık işletmelerin minimum 500 baş ve üzeri kapasitelerde olmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Bu paragrafa katılmıyorum. İlla da 500 başın üstünde olması lazım değil. Bu kadar büyük sürüler için, büyük meralar gerekir. Zaten ülkemizde meradan yararlanma imkanları sınırlıdır. Bu bir paradokstur.
1.Mera imkanı olan, yapay mera kurabilen ya da kendine yetecek miktarda yem bitkisi ekebilecek büyüklükteki araziye sahip kişiler de yapabilir.
2. 2007 verilerine göre ABDdeki etçi inek sürülerinin, %90 ı 100 başın altındaki sürülerden oluşur. Yani optimum büyüklükte sürüler kurulabilir. Bölge ve çiftçinin imkanlarına göre, belki 20-30 belki 50, belki 60 baş gibi sürüler olabilir.

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #7 : Ocak 09, 2017, 21:59:47 »
Bu paragrafa katılmıyorum. İlla da 500 başın üstünde olması lazım değil. Bu kadar büyük sürüler için, büyük meralar gerekir. Zaten ülkemizde meradan yararlanma imkanları sınırlıdır. Bu bir paradokstur.
1.Mera imkanı olan, yapay mera kurabilen ya da kendine yetecek miktarda yem bitkisi ekebilecek büyüklükteki araziye sahip kişiler de yapabilir.
2. 2007 verilerine göre ABDdeki etçi inek sürülerinin, %90 ı 100 başın altındaki sürülerden oluşur. Yani optimum büyüklükte sürüler kurulabilir. Bölge ve çiftçinin imkanlarına göre, belki 20-30 belki 50, belki 60 baş gibi sürüler olabilir.


Ağabey senin dediğin olay tamamen farklı. ABD'de adam 100 dekar yeri çitle çevirmiş, mera yapmış salmış angusu içine, erkeğini besi yerine satıyor, hayvana bakmıyor bile.

Diğer yandan besi çiftlikleri 1000 lerle ifade ediliyor. Adamlar 10-20-30 hayvan alıyor tek yerde. Bizde o zor, hala ahıra 2 hayvan bağlıyor adam :D Bırak 100 dekar yeri 10 dekar yeri bile yok kimisinin :/

Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #8 : Ocak 09, 2017, 22:31:57 »
Ağabey senin dediğin olay tamamen farklı. ABD'de adam 100 dekar yeri çitle çevirmiş, mera yapmış salmış angusu içine, erkeğini besi yerine satıyor, hayvana bakmıyor bile.

Diğer yandan besi çiftlikleri 1000 lerle ifade ediliyor. Adamlar 10-20-30 hayvan alıyor tek yerde. Bizde o zor, hala ahıra 2 hayvan bağlıyor adam :D Bırak 100 dekar yeri 10 dekar yeri bile yok kimisinin :/
:) :) :) Mesele angus meselesi değildi doktor, sen yanlış anladın, Gerçekten çok ince birisiniz. Zaten Angus mesajları değildi sildiklerim. Duruyor bak angus mesajları. Çok mesaj yazmadım zaten burada angus konusunda. Silinenler gitti. Onlar sorular, bazı öneri ve yorumlarımdı.
Angusa gelince, 20 angus dişi veya yerli dişi bir tane Angus damat, hayvan başı 21x 5 dekar yapay mera ya da yem bitkisi 105 dekar yapıyor. Buzağılar da anaları ile 6 ay güdülse onlara da 50 dekar diyelim, 8. Ayda satılsa, ortalama 4 ay da köyün kendi merasından yararlanılsa, 150 dekar yer yapar. 250 dekar yer 150si sulanır 100ü kuru, bende yok ama  birçok kişi de var. Yani helva yapma imkanı olanlar var ama yapmıyorlar. İlla ABD gibi yapmak zorunda değiliz.

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #9 : Ocak 09, 2017, 22:43:29 »
:) :) :) Mesele angus meselesi değildi doktor, sen yanlış anladın, Gerçekten çok ince birisiniz. Zaten Angus mesajları değildi sildiklerim. Duruyor bak angus mesajları. Çok mesaj yazmadım zaten burada angus konusunda. Silinenler gitti. Onlar sorular, bazı öneri ve yorumlarımdı.
Angusa gelince, 20 angus dişi veya yerli dişi bir tane Angus damat, hayvan başı 21x 5 dekar yapay mera ya da yem bitkisi 105 dekar yapıyor. Buzağılar da anaları ile 6 ay güdülse onlara da 50 dekar diyelim, 8. Ayda satılsa, ortalama 4 ay da köyün kendi merasından yararlanılsa, 250 dekar yer yapar. 250 dekar yer 100 ü sulanır, bende yok ama  birçok kişi de var. Yani helva yapma imkanı olanlar var ama yapmıyorlar. İlla ABD gibi yapmak zorunda değiliz.

Yok ağabey angus benim ilgi alanım biliyorsun :D kaç gündür adam gibi girmiyorum siteye mesajı görünce yazayım dedim :)

Gelelim yine angusa :) Şimdi bununla ilgili senin de paylaştığın Saçlılar çiftliğinin sahibinin dediği çok güzel bir şey var, BİZİM İNSANIMIZ TEMBEL bu açık ve net :) Ha diyeceksin "sen eleştiriyorsun sen çalışkan mısın?" ben de kendimce tembel sayılırım :) Ama senin dediğin gibi çözüm basit aslında, madem 2 ineğin var 2 ineklik yap bu işi, angusun yediği senin yerlinin yediğinden çok az farkla fazla. Yerli inek bakana kadar angus bak. Zaten ötekinin de buzağısını satıyorsun, al bunun da sat buzağısını.

Bir de şunu da belirtmek lazım, angus hem pahalı, hem de reklamı çok kötü yapıldı. Kurbanda her kaçan danaya angus dediler, Türkler Angusu sevmedi dediler, dediler de dediler. Yahu angus diye millete getirdiler Güney Amerika'dan ne idüğü belirsiz bir sürü hayvanı, tabi millet beğenmez.

Bu arada bizdeki Yerli Kara ırkı aslında ıslah edilse çok güzel et hayvanı olur, ama biz her şeyde olduğu gibi hayvanda da direkt olarak ithalata girdik. Yahu getirdin madem angusu Yerli Kara ile melezle, bizim ırkların ıslahı zor, gerçekten küçük hayvanlar. Melezleme olur ama. Irkı da korumak lazım, yerli sonuçta. Ne yapacağız? Angusla günü kurtardık, onları kenara mı atacağız? Hayır! Geleceğe yatırım için onları ıslah edeceğiz!


Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #10 : Ocak 09, 2017, 23:29:36 »
Yerli kara, hatta birçok yerli ırklarımızın genetik potansiyeli, Angusa yetişemeyecek belki de. Angus mutlaka olmalı belki, ama yerliler kaybolmamalı. Yerlilerin kanaatkar olması, dayanıklılık gibi yönleri var. Bu sığırlar için benim önerim, organik sığırcılık şeklinde değerlendirilmesi. Etleri böylece daha pahalıya satılabilir. Ama gıda sorununu çözmek için, Angus gibi verimli ırklara ihtiyacımız var.

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #11 : Ocak 09, 2017, 23:38:25 »
Yerli kara, hatta birçok yerli ırklarımızın genetik potansiyeli, Angusa yetişemeyecek belki de. Angus mutlaka olmalı belki, ama yerliler kaybolmamalı. Yerlilerin kanaatkar olması, dayanıklılık gibi yönleri var. Bu sığırlar için benim önerim, organik sığırcılık şeklinde değerlendirilmesi. Etleri böylece daha pahalıya satılabilir. Ama gıda sorununu çözmek için, Angus gibi verimli ırklara ihtiyacımız var.

Yeri değil belki ama, hocam gıda sorununun çözümü için vejeteryan beslenme öneriliyor.

Neden?

Cevabı çok basit, Dünya'daki ekilebilir arazilerin %60'ı hayvan yemi üretimi için değerlendiriliyor! %60 çok ama çok büyük bir oran.

Gelelim hayvanların bu yemi ete dönüştürmelerine, çok az maalesef. Bilim insanları hayvanların bu konuda başarısız olduğunu söylüyorlar. Çare olarak da;

1) Laboratuvar ortamında et üretimi

2) Bu olmazsa vejeteryan beslenme

3) Vejeteryan beslenmenin sağlanması için topraksız tarım uygulamalar.

Dünya'nın gıda sorununun bu şekilde çözülebileceği söyleniyor. Ha bu duruma @Kubilay sevinir ama @Demir üzülür :D Benim gibi et sevenler de üzülebilir o ayrı :D

Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #12 : Ocak 09, 2017, 23:52:04 »
Yeri değil belki ama, hocam gıda sorununun çözümü için vejeteryan beslenme öneriliyor.

Neden?

Cevabı çok basit, Dünya'daki ekilebilir arazilerin %60'ı hayvan yemi üretimi için değerlendiriliyor! %60 çok ama çok büyük bir oran.

Gelelim hayvanların bu yemi ete dönüştürmelerine, çok az maalesef. Bilim insanları hayvanların bu konuda başarısız olduğunu söylüyorlar. Çare olarak da;

1) Laboratuvar ortamında et üretimi

2) Bu olmazsa vejeteryan beslenme

3) Vejeteryan beslenmenin sağlanması için topraksız tarım uygulamalar.

Dünya'nın gıda sorununun bu şekilde çözülebileceği söyleniyor. Ha bu duruma @Kubilay sevinir ama @Demir üzülür :D Benim gibi et sevenler de üzülebilir o ayrı :D
Kim söylüyor bunları? Et yiyenler değil mi? Ya da daha önce epeyce et yemiş olan toplumlar. Bak galiba @Hermiyas vermişti bu oranları ABD kişi başı 90 kg kırmızı et. AB ortalaması 60kg, Türkiye 16kg.
Et yiyenler ot yiyenleri yönetir diye bir yorum yapmıştım ben de. Bu da bir dezenformasyon mu acaba.
Ot yesek de ben et yeme taraftarıyım. Ben yemesem bile genç nesiller yesin, hem de kırmızı et. Tavuk değil. Tavuk gibi olmasınlar. Keçi yemelerini isterim ben aslında ama yemiyorlar. Çepiş, erkeç yesinler. Erkeç gibi olsunlar. Yemiyorlarsa da Angus yesinler, Angus gibi özgür olsunlar.

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #13 : Ocak 09, 2017, 23:59:57 »
Kim söylüyor bunları? Et yiyenler değil mi? Ya da daha önce epeyce et yemiş olan toplumlar. Bak galiba @Hermiyas vermişti bu oranları ABD kişi başı 90 kg kırmızı et. AB ortalaması 60kg, Türkiye 16kg.
Et yiyenler ot yiyenleri yönetir diye bir yorum yapmıştım ben de. Bu da bir dezenformasyon mu acaba.
Ot yesek de ben et yeme taraftarıyım. Ben yemesem bile genç nesiller yesin, hem de kırmızı et. Tavuk değil. Tavuk gibi olmasınlar. Keçi yemelerini isterim ben aslında ama yemiyorlar. Çepiş, erkeç yesinler. Erkeç gibi olsunlar. Yemiyorlarsa da Angus yesinler, Angus gibi özgür olsunlar.

Ağabey aslında et yiyenler ot yiyenleri yönetmiyor, yönettikleri için et yiyorlar :D Et onlara ucuz çünkü. Bu arada bu dediğime o ülkeler karşı :D Onlarda bizdeki gibi bilim insanları yöneticilerin dediklerini değil doğru bildiklerini söylüyorlar.

Bizim halk sadece et verecek hayvanı sevmez bu arada, süt de olacak, git Kars'takilere Angus dağıt "Bunun sütü yok ki ben ne yapayım bunu" der :) Demedi deme :D

Çevrimdışı KüreLee

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #14 : Ocak 10, 2017, 00:19:05 »
Ağabey aslında et yiyenler ot yiyenleri yönetmiyor, yönettikleri için et yiyorlar :D Et onlara ucuz çünkü. Bu arada bu dediğime o ülkeler karşı :D Onlarda bizdeki gibi bilim insanları yöneticilerin dediklerini değil doğru bildiklerini söylüyorlar.

Bizim halk sadece et verecek hayvanı sevmez bu arada, süt de olacak, git Kars'takilere Angus dağıt "Bunun sütü yok ki ben ne yapayım bunu" der :) Demedi deme :D
Doğrudur ama bizim henüz  yeterli ve dengeli beslenme için gerekli hayvansal protein değerlerine ulaştığımız söylenemez.
Halk konusunda da haklısın. Belki Analı danalı Angus(cow/calf) sisteme en uygun yerler oralar ama, oralara :D yakın yerlerdeki arkadaşlar kızmıştı bana hatırlıyorum. :D
Önyargıları yıkmak atomu parçalamaktan zor demiş birisi. Önyargıları yıkmak lazım.

Çevrimdışı Demir

Ynt: Angus Yetiştiriciliği
« Yanıtla #15 : Ocak 10, 2017, 12:55:37 »
Tavuk değil. Tavuk gibi olmasınlar. Keçi yemelerini isterim ben aslında ama yemiyorlar. Çepiş, erkeç yesinler. Erkeç gibi olsunlar. Yemiyorlarsa da Angus yesinler, Angus gibi özgür olsunlar.

Seviliyorsun abi :)  8) 8) 8) Ben de özellikle keçi etini öneriyorum. :)

Alıntı
Yeri değil belki ama, hocam gıda sorununun çözümü için vejeteryan beslenme öneriliyor.

Neden?

Cevabı çok basit, Dünya'daki ekilebilir arazilerin %60'ı hayvan yemi üretimi için değerlendiriliyor! %60 çok ama çok büyük bir oran.

Gelelim hayvanların bu yemi ete dönüştürmelerine, çok az maalesef. Bilim insanları hayvanların bu konuda başarısız olduğunu söylüyorlar. Çare olarak da;

1) Laboratuvar ortamında et üretimi

2) Bu olmazsa vejeteryan beslenme

3) Vejeteryan beslenmenin sağlanması için topraksız tarım uygulamalar.

Dünya'nın gıda sorununun bu şekilde çözülebileceği söyleniyor. Ha bu duruma @Kubilay sevinir ama @Demir üzülür :D Benim gibi et sevenler de üzülebilir o ayrı :D

Çok üzülürüm çoook :)