toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Hollanda tarim politikasi  (Okunma sayısı 223 defa)

Çevrimdışı ydincbayram

Hollanda tarim politikasi
« : Mayıs 03, 2019, 11:35:53 »
HOLLANDA TARIM POLİTİKASI

Gelin, bakın bakalım Hollanda nasıl dünya tarım devi olmuş?

Diyelim…
Türkiye'de lale yetiştireceksiniz, ne yaparsınız?
Arazi alıp, gidip dikersiniz.
Size kimse yardımcı olmaz mı?
Belki dayı oğlu- teyze kızı filan.
Yol gösteren birileri olmaz mı?
Yaşıyorsa dede-amca filan…
Hollanda'da bu iş nasıl oluyor? Yazayım…
Araziyi aldınız. Öyle kafanıza göre “şunu dikeceğim” demekle olmuyor.
Önce tarım arazinizin kayıtlı olduğu kooperatife gidiyorsunuz!
“Ne kooperatifi? Nerde serbest piyasa” filan deme, o seni kandırmak için söyleniyor.
“Hollanda gibi kapitalist ülkede kooperatif olur mu” diye hiç sorma. Menderes döneminde söylenmeye başlandığı gibi kooperatifi “gomonist örgüt” sanma! Neyse.
Dönelim Hollanda'ya…
Kooperatif yetkilisi sana “arazinizde şu ürünleri yetiştireceksiniz” diye bir-iki alternatif sunacak. “Olur mu? Geçen yıl hıyarın kilosu kaç liradan satıldı, ben hıyar ekeceğim” filan deme, dinlemezler.
Bir ürünü seç! Ben ayrıca “ek olarak şunları da dikeyim” filan deme, izin yok.
Tek ürünü seçtin…
Yetkili ürün maliyetlerini/giderlerini hesaplıyor. İstiyor ki, hasat sonunda başına ne geleceğini bil! Tahmini bilançoyu aldın. Bu arada, paran yeterli değilse borç veriyorlar.
Dur nereye gidiyorsun? Gitme. Yetkili seni kooperatifin tarım mühendisine yönlendirecek!
Bir gün sonra…
Mühendis ve kooperatifin teknik elemanlarıyla arazini teftişe gidiyorsun. Mühendis yetiştireceğin ürün hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunu ölçüyor. Yeterli değilsen sana yardımcı oluyor.
Bu arada ürünle makine parkındaki araçlarını bildirmek zorundasın. Eksik aracın varsa tamamlıyorlar.
Bitmedi…

Kofti değil
Sonunda…
Ekim için program yapılıyor. Çalışma başlıyor.
Yine tek başına değilsin. Öncelikle kullanacağın ilaçlar, gübreler, sular ve yapacağın kesim ve kontroller kooperatif yetkilileri tarafından sana bildiriliyor.
Tüm kurallara uydun. Geldi hasat zamanı. “Tek başınayım” diye düşünme. Kooperatif hasat zamanı personel desteği veriyor.
Ürünü topladın kooperatifin öncülüğünde kiralık depoya kaldırıyorsun. Bekleyeceksin. Godot'u değil, eksperleri! Taban fiyatı o belirleyecek. Yine “serbest piyasa” lafına başlama! Korkma Türkiye'de olduğu gibi seni küresel şirketlerin inisiyatifine bırakmıyorlar. Bunlar yeminli eksper! Yemini kofti değil. Ne üretici olarak senden, ne de alıcılardan etkileniyor. Taban fiyat belirlendikten sonra ürün, kooperatif tarafından açık arttırmayla satılıyor. Tabii senin onayın şart. Satış belgesine imzanı atıyorsun.
En sonunda… Kooperatif, hizmet faturaları düşüldükten sonra paranı ödüyor.
İlk yılı geçirdin…
Şimdi hedefin “A sınıfı” ya da “Yeşil” üretici sertifikasını almak olacak.
Bunun için kaliteli ürün yetiştirmen şart. Sertifikayı aldığın anda devlet desteklerine hak kazanıyorsun!
Hollanda'yı görünce “bu kooperatif anlayışı bizde niye yok” deme!
Avrupa'da modern kooperatifçiliğin kurucusu bilinen İngiliz Michael Sandown, 19'uncu yüzyılın başında Kayseri, Sivas, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir'de incelemeler yapıp esnaf dayanışma teşkilatı “Ahilik”ten etkilendi. Gidip ülkesine kooperatif kurdu!
Bizde ne oldu; Osmanlı 1838 İngiliz Ticaret Anlaşması'yla Ahilik'i öldürttüler. Yetmedi.
İlk tarım kredi kooperatifi sayılan “Memleket Sandıkları” kurucusu Mithat Paşa'yı boğdurttular. Yetmedi, Ulu hakan Abdülhamidi devirmeye kalktı iddaası ile Mithatpaşa nın her izini silmeye kalktılar. Yetmedi, Atatürk ve İnönünün desteklediği kooperatifleşmeyi goministlik diye 60 yıldır adeta önüne taş koydular.
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

SM-M205F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Çevrimdışı Çiftçi Adayı

Ynt: Hollanda tarim politikasi
« Yanıtla #1 : Mayıs 03, 2019, 11:43:05 »
Bunları bilen kaç kişi kaldı bu ülkede?
Tebrik ediyorum sizi.

SM-J250F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Çevrimdışı Stronger

Ynt: Hollanda tarim politikasi
« Yanıtla #2 : Mayıs 03, 2019, 13:03:27 »
İyi de bu sistemde millet vekilleri, onların akrabaları, zengin kesim, hukumet partısıne mensup kişiler nasıl para kazanıyor. Onlar para kazanmadan tüm para nasıl üreten çiftçiye gidiyor. Olur mu hiç öyle şey. Ne gerek var. Ben hukumete yakınım eğer sen bu sistemde üretirsen ben nasıl para kazanırım. En güzeli ürünü ben senden ucuza alacağım depolayacağım piyasada mal bulunmaz hale gelecek bende 1 tl ye aldığımız 5 tl ye satacağım ki para kazanayım. Yada ülkede hayvancılığı bitirmek lazım ki ben brezilyadan gemi ile hayvan getirip satayım paraya para demeyeyim. Senin sisteminde ben nasıl kazanırım diyen hiç kimse yok mu? Nasıl yani o zaman o ülkede tarım ve hayvancılık bakanı nasıl fransadan MADALYA alıyor. Bizim bakanımız madalyalar aldı yaptığı hizmetlerden ötürü. Bizden birşey olmaz. Çünkü daha ilk okuldan başlayarak sistemimiz çökertildi. Yapılanları gördükçe asla düzelmeyeceğine bahse girerim. Kim düzeltirim diyorsa bilin ki o da bu düzenden zengin olacak demektir.