toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Ihanetin adi tarim urunleri ithalati  (Okunma sayısı 1039 defa)

Çevrimdışı ydincbayram

Ihanetin adi tarim urunleri ithalati
« : Ağustos 23, 2018, 18:05:12 »
BİR İBRET VESİKASI!
Tarih, 29 Ağustos 1958..
Cumhuriyetin kuruluşundan sadece 35 yıl sonra..
İstanbul Karaköy limanına bir Amerikan şilebi yanaşıyor..
Güvertede üzeri Türk ve Amerikan bayraklarıyla süslenmiş büyük bir pankart..
"3.000.000'NCU TON AMERİKAN BUĞDAYI"
Sahilde coşkulu bir kalabalık...
Bando, mızıka..
Davul, trompet..
Bazen de Celal İnce'den "Yaşa Amerika" dostluk şarkısı...
“Amerika Amerika...
Türkler dünya durdukça...
Beraberdir seninle...
Hürriyet savaşında..
Bu bir dostluk şarkısıdır...
Kardeşliğin yankısıdır...
Kore’de olduk kan kardeşi..
Sönmez bu dostluğun ateşi"
* * *
Amerikan elçilik yetkilileri ile Türk diplomatlar konuşma üzerine konuşma yapıyor.
Dost Amerika...
Kardeş Amerika..
Yaşa Amerika..
*. *. *
Halk sevinç içinde..
Neye seviniyorsa!..
Gemide sadece buğday yok..
Ambarı arpa, mısır, konserve sığır eti, peynir, süt tozu, pamuk tohumu, soya fasulyesi yağı ile dolu..
Adı, Amerikan Yardımı..
Ama Türk halkının cebinden çıkan para yaklaşık 20 milyon dolar.
*. *. *
İş bununla da bitmiyor..
İki ülke arasında 12 Kasım 1956 tarihinde imzalanan sözleşmede Amerikan hükümeti emrediyor.
-Benim belirlediğim kapasiteden fazla buğday ekmeyeceksin..
-Emredersiniz ekselansları..
-Sadece benim verdiğim tohumu kullanacaksın..
-Emredersiniz ekselansları..
-Hiç bir ülkeye buğday ihraç etmeyeceksin.
-Emredersiniz ekselansları.
*. *. *
Bugün Türkiye buğday ithal etmek zorundaysa, bu fotoğrafa iyi bakmalı..
Bu fotoğraf, Türk tarımına, köylüsüne ve çiftcisine ihanetin belgesidir.
Tablo tanidik geldi sanirim sizlere de..
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Çevrimdışı FEHİM

Ynt: Ihanetin adi tarim urunleri ithalati
« Yanıtla #1 : Ağustos 23, 2018, 21:05:45 »
işte o gemide gelen ve daha öncesi Türkiye ye gönderilen süt tozları okullarda mecburi olarak çocuklara içirildikten sonra 60 lı yılların başından itibaren o güne kadar Anadolu da hiç görülmeyen çocuk felçleri ortaya çıkmaya başlıyor. akabinde de amerika dan ilaç alımı yapılmaya başlanıyor. yani yukarıdaki yazıda gözüken rakamların birde gözükmeyen tutarları var. faturayı sizler hesap edin.

Çevrimdışı ydincbayram

Ynt: Ihanetin adi tarim urunleri ithalati
« Yanıtla #2 : Ağustos 23, 2018, 22:29:42 »
Toplum Mühendisliği; toplumun demografisinde, sosyal dokusunda, tarihten gelen yapısında değişiklik yapmak, tepkilerini, nefretlerini, isteklerini, sevgilerini, tutkularını ve kitlesel şekilde ifade ettikleri duygularını yönlendirebilmek, kontrol altında tutabilmek, paralize (felç) edebilmek gibi yetileri içeren iştir. (Evet; bu bir iştir, meslektir.)

Son 10 yılın yoğun haber akışına bakalım. Her ay davul zurna eşliğinde manşet haber "ihracat rekoru kırdık" şeklindeydi. Hiç bir haber kanalında "ithalat rekoru da kırdık" gibi bir manşete denk geldik mi? Oysa aynı zamanda ithalat rekorları da kırıyorduk. Bu da cari açık yaratıyordu. Cari açık da sıcak paraya (kısa vadeli gelip giden, ülkenin emeğini sömüren serseri paraya) ihtiyaç ve bağımlılık yaratıyordu. Peki ne zaman anladık "ithalat rekorlarını" da kırdığımızı ve sürekli cari açık verdiğimizi? Bir gün birileri yüksek sesle "dış borç 450-500 milyar Dolar" olmuş, Dolar da 6 Lira olmuş dediğinde anladık.

Çevrimdışı Ali SARAÇ

  • Admin
  • çok çok yazan üye
  • *****
  • İleti: 1830
  • Yer: Manisa-Alaşehir
  • Yaş: 34
  • Toplam beğeniler: 310
  • Adalet Asalet Merhamet
    • Profili Görüntüle
Ynt: Ihanetin adi tarim urunleri ithalati
« Yanıtla #3 : Ağustos 24, 2018, 00:08:54 »
bu ithalatları yapanları astılar yanılmıyorsam ?

Çevrimdışı ydincbayram

Ynt: Ihanetin adi tarim urunleri ithalati
« Yanıtla #4 : Ağustos 24, 2018, 01:29:29 »
bu ithalatları yapanları astılar yanılmıyorsam ?
Evet ve isin kotusu hala bunlara demokrasi sehidi diyenler var..
Keske ulke kaynaklarini ve halkin kendisine vermis oldugu yetkilerini yanlis islerde kullanmaktan asilmis olsalardi. Dile getirildi o zamanlar bu yanlislari ama gunumuze kadar ustu ortuldu gitti. Bari asanlar bizden olsaydi keske..