toprakbilgi.com

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - yılmazozsrvn

Sayfa: [1]
1
YENİ SİSTEM PİLOT UYGULAMAYLA HAYATA GEÇİYOR

BİTKİNİN İHTİYACINDAN FAZLA SU KULLANIMININ ÖNÜNE GEÇİLECEK

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), tarımda ihtiyaçtan fazla su kullanımının önüne geçmek amacıyla, Türkiye'nin değişik yerlerinde seçilen bazı pilot sulama projelerinde 'Kademeli Su Kullanım Hizmet Bedeli' uygulaması konusunda çalışma başlattı.

Küresel iklim değişikliğiyle birlikte son yıllarda yaşanan kurak sezonlar, su tasarrufunun önemini bir kez daha gösterdi. Suyu en çok tüketen sektör olarak tarım sektöründe yapılacak az bir tasarruf dahi büyük önem taşıyor. Suyun büyük kısmı tarla içerisinde kaybolduğundan tarla içi sulama yöntemlerinin su tasarrufu sağlanacak şekilde uygulanması gerekiyor.

Bu amaçla DSİ tarafından inşa edilerek işletmeye açılan sulama tesislerinde % 62 yüzeysel, % 21 yağmurlama, % 17 damla sulama yöntemi kullanılıyor. Ancak damla ve yağmurlama sulama yöntemi uygulandığında bile ihtiyacın çok üzerinde su kullanılabiliyor.

Bu sebeple, suyun ihtiyaçtan daha fazla kullanımının önüne geçmek amacıyla sulama yönetiminin finansmanı için temel kavram olan ve tesisin işletme, bakım, onarım ve yönetim giderlerinin karşılığı olarak ödenen "Su Kullanım Hizmet Bedeli" kullanılan su miktarına veya hacime göre alınacak.

Mevcut durumda bazı projelerde uygulanmakta olan "hacime göre ücretlendirme" de, her bir metreküp suyun ücreti sabit iken, yeni pilot uygulamayla birlikte, bu ücret sabit olmayacak. Kullanılan her birim su artışında veya azalışında ücret artarak veya azalarak uygulanacak.

Böylece su kullanım hizmet bedeli, az su kullanıldığında artarak ödüllendiren veya çok su kullanıldığında artarak cezalandıran bir yaklaşımla uygulanacak, bitkinin ihtiyacı kadar su kullanımını teşvik edilecek.

Uygulamayla, su kullanıcıları birim alanda daha az su tüketmek için modern sulama yöntemlerine geçiş yaparak su tasarrufu sağlayacaklardır.

Bunun yanında işletme ve bakım maliyetleri düşürülecek, su ve toprak kaynakları korunmuş olacak, az su kullanılacağından özellikle pompaj sulamalarda enerji maliyetleri düşürülerek, çiftçinin sulama hizmetinden daha da ucuza yararlanması sağlanacak.

Bu kapsamda DSİ'ye bağlı Bölge Müdürlükleri ilk aşamada belirlenen;

Bursa, Eskişehir, Karaman, Çorum, Mersin, Tokat, Malatya, Diyarbakır, Kayseri, Antalya, Şanlıurfa, Burdur, Afyon, Sivas, Gaziantep, Muğla ve Çanakkale illerinde, 29 adet sulamada, 115.349 ha alanda pilot çalışma yapılması için hazırlıklara başladı.

Pilot uygulamanın; su kullanım verimine, işletme, bakım, onarım ve yönetim sürecine etkileri ortaya konularak, alt yapısı uygun olan her sulama projesi özelinde uygun olan "Kademeli Su Kullanım Hizmet Bedeli" modelleri yaygınlaştırılacak.

https://www.tarimorman.gov.tr/Haber/4920/Tarimsal-Sulamada-%e2%80%98su-Tasarrufu-Tesvik-Edilecek

2
Büyükbaş Hayvancılık / Yemleme yöntemi
« : Şubat 04, 2021, 01:18:15 »
Hayvancılık işletmelerinin sahipleri iyi bir rasyonun besleme konusunu halledeceğini düşünürler. Ancak konu ”yemleme yönetimi” olarak ele alınmadığı sürece rasyon doğru da olsa, besleme doğru değildir. Zaten rasyonun kâğıt üzerinde olduğu, doğrusunun hayvan tarafından tüketilen ve sindirilen yem olduğu artık birçok kimse tarafından öğrenilmiştir.

Ülkemizde halen rasyon konusunun halledildiği düşünülse de işler yolunda gitmemektedir. Çünkü olmayan, ama olması gereken “yemleme yönetimi”dir. Yemleme yönetiminde dikkat edilmesi şart olan kuralların hiçbirine dikkat edilmediği ortadadır. Hatta bunların dikkatle izlenmesi bir yana, doğru olanlar da bilinmiyor.

İneklerin önü çoğunlukla boş. Rasyonun doğru olması yetmez. İneğin günlük tüketmesi gereken miktarı tam olarak alması sağlanıyor mu? Sürü yönetimi kurallarından biri “artmayınca yetmez” kuralıdır.

Boş yemlik yalayan bir inek günlük ihtiyacını alamamıştır. Bunun arkasından gelen diğer hata, “yem seçme”dir. Bu sorun o kadar yaygındır ki, ineklerin yem seçmesi doğal karşılanmaktadır. Yem seçen bir ineğin rasyonu her şeyiyle dengeli olsa ne fayda!

Yem seçme asidozu, asidoz ise topallık, döl tutmama, iştahsızlık, süt yağında ve süt miktarında azalmayı beraberinde getirecektir. Boş yemlik ve yem seçme süt sığırcılığı işletmelerinin başındaki en büyük iki derttir. Çünkü her gün inekler aynı hata ile karşılaşmaktadırlar.

Yemlerin dağıtılmadan önce çok ince kıyılması, taneli kısımların un haline getirilmesi, yemler içerisinde görünen ve görünmeyen küflü kısımların bulunması da yemleme yönetimi ile ilgili problemlerdir. Özellikle kaba yemlerin selüloz değerinin yok edilmesi işkembe sağlığını bozar. Günlük geviş getirme zamanını düşürür.

Yemleme yönetiminde en büyük yardımcımız “partikül seperatörü” veya “Pensilvanya eleği” adı verilen düzenektir. Diğeri ise dışkı muayenesi yapmaya yarayan kevgirdir. Bunları yurtdışında çokça kullanırlar. Ülkemizde kaç işletme böyle malzemeleri kullanıyor acaba?

Bize en doğru bilgiyi hayvanlar verirler. Onların dediğine kulak vermek şarttır. Bunu için de yine sürü yönetiminin temel ilkelerinden biri olan “iyi gözlem” gerekmektedir.

Süt sığırcılığı işletmeleri eski ve hatalı uygulamalardan vazgeçmeli, sürü yönetimi ilkelerine uygun bir biçimde “yemleme yönetimi” ne geçmelidirler.

TAHİR YAVUZ.
https://gazeteyenigun.com.tr/kose-yazisi/yemleme-yontemi

3
herkese merhaba.

18 yaşındayım,ileride hayvancılık&tarım yapmayı düşünüyorum.Çiftçilik üzerine kendimi nasıl geliştirebilirim,bu konuda işe yeni gireceklere tavsiyeleriniz nedir?

öncelikli olarak araştırmalar için dil öğrenmeye başlayacağım.

4
Bugün merkez bankı rezervinde 65.7 milyar dolar kayıp olduğu ortaya çıktı.Bu berbat ekonominin ve basiretsiz yöneticilerin üzerine turizm bakanı,sınavın erkene alınarak insanların tatile çıkmasını sağlamaya çalışıyor.

Üniversite sınavına giriş tarihimiz 1 ay önceye alınarak 27-28 haziran oldu.Acaba bu ülkenin gençleri,yöneticilerin mahvettiği ekonomiden ve turizmden daha mı değersiz?

Ayrıca berbat yönettikleri ve asla parayla satmayacağız dedikleri,abd ye bedava gönderdikleri maskeler,bugünden itibaren parayla da satılabilecek.


5
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde etkili olduğu iddia edilen ABD merkezli Cargill şirketine yüzde 70 vergi indirimi uygulanmasına yönelik karar Resmi Gazete'de yayınlandı. Karara göre şirketin KDV ve gümrük vergisinden istisnası sağlanacak ve şirketin 44 milyon 659 bin 79 liralık yatırımına devlet katkısı sunulacak.

Türkiye'de de gıda, yem ve endüstriyel ürünler alanlarında faaliyet gösteren şirket fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde 14 işçisini sendika üyesi olduğu için işte çıkartarak gündeme gelmişti.  17 Nisan 2020'de Cargill işçilerinin direnişinin ikinci yılına girildi. Bu süre zarfında şirket işçileri işe almak için herhangi bir adım atmadı.

Ayrıca şirket, Amazonlarda ormansızlaştırmaya yol açtığı ve kullandığı endüstriyel tarım yöntemleri sebebiyle çokça eleştiriliyor ve protesto ediliyor.


https://t24.com.tr/haber/seker-fabrikalarinin-ozellestirme-kararinda-etkili-oldugu-iddia-edilen-cargill-e-vergi-indirimi,874806

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/abdli-sirkete-buyuk-torpil-yuzde-70-vergi-indirimi-276305h.htm


6

7


Elmalarda 1 tane hastalık yok,ziraat mühendisleriyle çalışıyorlarmış.
Reflaktörmetre,sanırım hasat uygunluğu için basınç ölçme.
Dolu tülü-bigbox
işleme paketleme dağıtım. Daha ne olabilir ki ?

Türkiyede bu kadar a101-bim varken pazarlama sıkıntısıda çekilmez,bence bu işte para var  ;D


İlçedeki üzüm alıcısı


Özgür tarım ayrıca facebook sayfalarında yetiştiricilik hk bilgiler var.


8
Türkiye’de hayvancılığımızın son 40 yılında yani 1979 – 2019 yılları arasında sorunlar azalmış mıdır? Ya da tam tersi, artmış mıdır?

Son 40 yılda bizim hayal edemeyeceğimiz aletler ve makineler ortaya çıktı. 40 yıl önce, ilaçlar kıttı, aşılar sınırlıydı. Antiserum yoktu. Bunlar çeşit olarak gayet azdı. Hatta bazı önemli ilaçlar hiç bulunmuyordu.

1979 yılında sadece mezun veren 3 veteriner fakültesi vardı. Dördüncüsü Bursa’da kuruluş aşamasındaydı. O günden bugüne 40 yılda veteriner fakültesi sayısı 11 kat arttı. Ziraat fakültelerinin sayısı 40’a çıktı.

Ultrason veteriner hekimlikte kullanılmaya başlandı. Artık inekleri robotlar sağıyor. Buzağıları robotlar besliyor. Yem karma, karıştırma, dağıtma makinelerinin onlarca çeşidi var. Bilgisayar teknolojisi tamamen sektöre girdi. Mikroçipler, kayıt sistemleri harika. Fakat hayvancılığımız, istisna birkaç işletme hariç, önemli bir iyileşme kaydedemedi.

Bu kadar yılda bunca teknolojik ilerlemeyle, kredi ve desteklerle daha fazla gelişme beklerdik. Hiç de tatmin edici bir noktada değiliz. Bu benim her zaman merakımı çeken bir durumdur.

Bu saptamamın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyenler son 40 yılda yapılan ‘’Hayvancılığımızın Sorunları ve Çözüm Önerileri’’ toplantılarının veya benzeri toplantıların sonuç bildirgelerini gözden geçirebilirler. Bu sonuç bildirgeleri sanırım üniversitelerimizin, konseyimizin, düzenleyen kuruluşların arşivlerinde bulunmaktadır.

Son 40 yılda çok çeşitli kuruluşlar, konsey, odalar, birlikler, üniversiteler, panel, sempozyum, kongre, konferans gerçekleştirdiler.

Sorunlar ve çözüm önerileri sıralandı. Sorunlar listesi ele alındı. Hangileri halloldu, hangileri halledilemedi? Bakılsın. Halledilenler var mı? Varsa kısmen mi, tamamen mi? Yoksa o sorunlar halen sürüyor mu?

Genetik, sağlık, besleme, mera, kaba yem, çoban, pazarlama gibi önemli sorunların hangilerine çözüm getirilmiş, hangilerine çözüm bulunamamış veya yüzde kaç oranında iyileşme sağlanmış? Hayvancılığımızın dertleri azalmış mı? Yoksa artmış mı? Fakültelerde bir doktora öğrencisine bu konuda tez hazırlattırılıp, sorulara yanıt alınabilir.

Son yıllarda ineklerimizin süt ortalamaları yükseldi. Ülkemizdeki toplam süt miktarı arttı. Karkas ağırlık ortalamasında artış oldu. Fakat bunlar hayvancılığımızın ve hayvan sahiplerinin refah seviyesine etki etmedi. Mutluluk ortamı yaratamadı.

Benim fikrime göre hayvancılığımızın hiçbir temel sorunu çözülmedi. Kendimce her şeyin altında yatan gerçek sorunu düşündüm ve bir kanaate vardım. Bilgisizlik. Gelişmenin önündeki engellerin altında, temelinde ‘’bilgisizlik’’ yatıyor. Diğer sorunlar da bunun birer uzantısı. Bu kanaate temas ettiğim, yazıştığım, ziyaret ettiğim, buluşup konuştuğum sektördeki insanlar yüzünden vardım.

Yine söylemeliyim ki; istisnalar dışında genel tablo bu. İstisnalar var. Ama genelin içerisinde yüzdeye bile giremeyecek kadar az. Hatta ben asıl sebebin bilgisizlik olduğundan daha fazla, sektördekilerin kendilerini ‘’bilgili’’ sanmalarının olduğunu düşünüyorum. Evet, bunca bilgisiz insan bir şeyler bildiklerini sanıyorlar. Tehlike de burada.

Hayvancılığımızın geçen kırk yılda kurtulamadığını, konuyu inceleyen, araştıran herkes görecektir. Önümüzdeki kırk yılda bir ilerleme, bir kurtuluş görmek istiyorsak eğitim şart. Ama göstererek, olayın yurtdışındaki veya yurtiçindeki örneklerini yerinde gösterip, doğru, geçerli yöntemleri bizzat yaşamalarını sağlayarak insanları eğitmeliyiz.

İlk olarak eğiticiler eğitilmeli, sonra onların da diğerlerini eğitmeleri sağlanmalıdır. Zor bir yoldur. Yapılmazsa geçen kırk yıl gibi, gelecek kırk yıl da kaybedilecektir. Sektörel alanda önemli bir eğitim seferberliğine ihtiyaç olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Hayvancılık otla, yemle olur. Ama, özellikle ilgi ve bilgiyle olur.

9


144 saat sürmüş;
*ortalama derinlik 22 cm
*saatte 13.8 dekar sürüm
*toplam 1991.3 dekar
*948.2 km sürülen toplam mesafe

bu da ford 5000 versiyonu

ford kısaca,mazotu yetiştirin gerisini hallederiz demiş :D

10
Bu başlıkta youtube de veya yabancı forumlarda karşılaştığım farklı çözümleri paylaşıyorum,sizlerde ekleme yapabilirsiniz.

1-)ilaçlama makinesi için köpük markörü
  https://i.hizliresim.com/jqrWVG.jpg
İlaç makinesi kanadının en son ucundan belirli aralıklarla köpük bırakıyor,yan sıraya girince o köpükleri takip edebiliyorsunuz.(yerli nh ilaç makinesinde opsiyon)


2-)bağda sürgün bağlamak için bağlama makinesi


3-)metal bağ direği çakmak için karot makinesi


4-)küçük balya yükleme için tartışmasız en iyi yöntem


5-)küçük balya makinesi için sanırım inekulant deposu


6-)mikrodalga fırında kuru madde hesaplama (türkçe bulabileceğiniz formülü vardı forumda)


7-)namlu halindeki basınçsız otun rutubetini ölçmek.


8-) çoğu zaman ızdırap olan üzüm sergisi karıştırma işlemini kolaylaştırmışlar.


9-)budama sonrası bağın sıra üzerinde kalan çalıların ortaya alınması.


10-) Bağ arası tohum ekmek için şanzımanlı mibzer


11-) ucuz çözümle hayvan gübresi dağıtımı


11




Tek başlıklı 12.000tl 25 dekar
Çift başlıklı 18.000tl 50 dekar

Çalışma:Makinemiz Mazotu rezidans ile buharlaştırıp Sis e çeviriyor
Gece don saati başlamadan Bağda ve Bahçede 1 saat önce Sisleme’ye başlıyorsunuz ve çıkan sis bulunduğu yeri kaplıyor ve orada Rutubet ortamı sağlıyor
Buradaki amaç yukarıdaki soğuk havayı aşağıya indirmemek yani Sis yastık görevi yapıyor

-Çok güzel bir makineye benziyor,inşallah gereken yerlere gelirler.
-traktör çok yoğun dumana boğuluyor motora zarar verebilir+kabin şart
-tam bilmiyorum ama sprinklerde donma sorunu olabiliyormuş daha kullanışlı olabilir.
-Yanıkyağ-mazot yakabiliyormuş,hasat döneminde olduğu için kalıntı sıkıntı olabilir.

12
Biçim-Hasat Ekipmanları / Bantlı ot biçme makineleri
« : Ocak 31, 2019, 17:51:26 »
Avrupa makinelerde,opsiyonel olarak satılan bant sistemi sayesinde biçerken aynı anda namlu yapılıyor.
https://i.hizliresim.com/bV6lYY.jpg
1-) Yerli bir sıkmalı makineye bu sistemi entegre edebilir miyiz ?
2-)Bu makinelerde evlek nasıl kesiliyor ? 3 namluyu birleştirmek imkansız olur,büyük makine tercih edip 2 namlu birleştirmek lazım.



*Keşke böyle namlu denk gelsede balya yapsak :D

Bu da çalışma videosu ;
Namlu yapma olayını kaldırdığı için bence piyasada çok iş bulur (özellikle ot slajı işlerinde).Şahsen pahalı avrupa makinelere yatırım yapacağıma böyle kaliteli makineden hizmet almayı tercih ederim.

13
Köy Kahvesi / İş Makineleri Revizyon İşlemi
« : Ocak 30, 2019, 21:36:52 »
1996 model 64 bin 274 saatte olan Cat® 980F lastikli yükleyiciyi yenilemişler.Galiba 60 bin saatten sonra makineyi ölüme terk ettiler :D





14
Dünyada Tarım / Nasıl Yapılır: Seri Şarap Üretimi
« : Ocak 03, 2019, 20:26:31 »


Şuan eski bağlarda T tip-yeni bağlarda V tip terbiye sistemi kullanılıyor.V tip bağlarda işçilik daha rahat oluyor-üzüm hava alıyor diye biliyorum.İkisindede pek mekanizasyon kullanılamıyor.Biçerdöverle hasat edebilmek,çağa ayak uydurabilmek için (işçi-zaman problemleri) yeni sistemlere geçmeliyiz.Bölgesel olarak böyle sisteme geçsek hem makine kazanır hemde çiftçi işçi kullanmadığı için para kazanır.

Tek sorunumuz var manisada şarap fabrikası işler mi :D

15
Bağlar şuan bu durumda,yakın zamanda budak olucak acaba kışa nasıl hazırlamalıyız ?
hasat sonrası çizel çekip bırakmıştık,boğaz doldurma-kapatma işlemi yapmak gerekir mi ?
Yazın boğazdaki otlanma sorununu gideremedik

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

kullanabilceğimiz ekipmanlar
-bağ pulluğu
-rotovatör
-diskaro (x-v)
-aysan
-çizel

Sayfa: [1]