toprakbilgi.com

Beğenileri gör

Verilen/alınan beğenileri gör


Beğendiğiniz iletiler

Sayfa: [1] 2 3 4
İleti bilgisi Beğeni sayısı
Ynt: Bugday yeri hazirlamada tiller mi pulluk mu kullanmak daha iyidir
Çizel nasıl kullanılmalı?
Çizel zamanla sürmenin oluşturduğu tabanı kırmak için yüksek beygirli bir traktörle kurakta 40  45 santim toprak işleyecek biçimde kullanılmalı toprağa su tutacak kanal açmalı aksi halde toprak su kusmalarının bitkiyi fazla suyla hasta etmenin önüne geçemiyoruz.

Mesele şuki bizler ekipman almasını bilmiyoruz traktörümüze hakkıyla toprak işleyemeceği ekipmanları gösteriş için alıyoruz. Öyle bir haldeyizki pulluğu amacına uygun kullanmaktan öte adeta diğer traktörlerle sürat yarışı yapacak bir obje olarak görüyoruz.

Özetle çizeli amacı doğrultusunda hakkıyla ve belirli yıl aralıklarla kullanmalıyız.

Eylül 05, 2016, 18:07:51
1
Atatürk Dönemi'nde Tarım Politikaları PROF. DR. VECDET ERKUN


   Bir ülke düşünün ki nüfusun % 80’i okuma, yazma bilmiyor, % 9O’ı çiftçi, 780.000 km2 yerde 13.000.000 kişi barınıyor ve düşünün ki bu ülke halkı Balkan, Çanakkale, I. Dünya ve sonunda İstiklâl Savaşı’ndan çıkmış yorgun, bitkin bir toplum. Bu ülke halkı böyle bir durumda bir çok gereksinmeler içinde kıvranmakta… Ülkenin kalkınması, birçok engelleri aşması, yeter düzeyde üretim yaparak beslenmesi gelişmiş ülkelerce hiç beklenmiyor. Fakat bu toplum içinde Türk Milletinin özünde ilerleme aşkı olduğunu bilen ve Türk tarımının kalkınması için belli ilkeleri saptamış büyük insanlar da var. Bu insanlar, bir avuç aydın olsalar bile, milletiyle bütünleşme yollarını bilen insanlar; Bu aydınlar hudut boylarında ve yurt içindeki alevleri söndürmeye ahdetmiş kişilerdir. Bu aydın kişilerin içinde gençliğinden beri Türk halkının daha iyi bir yaşama kavuşması için zihninde çağdaş kurallara dayalı amaçları biriktirmiş biri var. O da son yüzyılların başka ulusların tarihinde yer almamış bir büyük kumandan, devlet adamı yüce Atatürk. Evet yüce Atatürk ve arkadaşları bu ümidini yitirmiş yorgun halk kitlesi önünde yurtseven insanlar olarak yaptıkları çalışmalarda bir takım ulusal ilkeler belirlemişlerdir. Bilinmektedir ki Atatürk İlkeleri açık bir dünya görüşüdür. İnkılaplarının güç kaynağı bilime ve gerçekçiliğe dayanır. Bu dünya görüşü batılaşmayı amaç olarak seçmiştir. İşte bu amaçlar çerçevesinde demokratik, laik temelli politikalar saptanmıştır. Tarım Politikası da akıldan ve ilimden kuvvet alan bir dinamizm içerisinde uygulamaya konulmuştur.

   Atatürk dönemindeki Tarım Politikası diğer uygulamalarda olduğu gibi Türk toplumuna ne yeryüzü cenneti düzenleri vaad etmiş, ve ne de komşu otoriter rejimlerde olduğu gibi, Türk köylüsünün ve halkının akıl ve vicdanını zincire vuran ideolojileri kendine örnek olarak seçmiştir. Yani Atatürk dönemindeki Tarım politikası kendi ekseni etrafında dönen kapalı bir (fanatik dini rejimler) gibi şartlanmış bir görüş tarzı değildir. Bu politika, kurucu, uygulayıcı, çağdaş bir Tarım kültürü sistemine oturtulmuştur. Aynı zamanda gelişme düzeylerine göre hareket eden özel teşebbüsün bilgi ve sermaye birikimi olmadığı için devlet önderliğinde özel teşebbüsün gelişmesini öngören temeller üzerine oturtulmuş bir plandır.

   Diğer taraftan Yüce Atatürk bu politikanın uygulanmasını kafasında önceden tasarladığı için Cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren bir çok yön verici deyişlerde de bulunmuştur.

   Bunlardan bazıları şunlardır;

   “Türkiye’nin sahibi hakikisi ve efendisi ve hakiki müstahsil köylüdür”

   Bu deyişle ilgili bir anıyı buraya aktarıyorum. (Özet)

   İşte bu basit gibi görünen olay tarım politikamızda daha esaslı adımlar atılmasına sebep olduğuna şüphe yoktur.

   Yıl 1936 Atatürk İstanbul’da Florya köşkündedir. Mevsimlerden Sonbahar. Atatürk’ün köşkte halkla temas edememekten ötürü canı sıkılmaktadır. Selanik günlerinden dostu Nuri Conker’e köşkten gizlice kaçmayı teklif eder. Nuri Conker özel bir araba bularak ve Atatürk’de kıyafetini değiştirerek köşkün kapısında bekleyen özel araba ile Çekmece’ye doğru ilerlemeye başlarlar. Atatürk neşelidir. Refakette kimse yoktur. Birden Atatürk’ün gözleri çift süren bir köylüye takılır. Arabayı durdurur. Köylünün yanına gider, çiftin bir yanında öküz, bir yanında merkep vardır. Ulu önder köylü ile konuşmaya başlar. Köylü onu tanımamıştır. Atatürk çifte öküz yerine neden merkep koştuğunu sordu Köylü vergi memurlarının sattığını bildirir. Atatürk muhtar ve kaymakama neden şikayet etmediğini sorar, öküzün satılmaması gerektiğini bildirir. Köylü “onlar bilmez olurlar mı burada kuş bile uçmaz, şimdi Atatürk’ümüz var başımızda” der. Atatürk, Valiye ve Başvekil İsmet Paşa’ya derdini anlatmasını söyler. Köylü onlara derdini işittiremiyeceğini bildirir. Nihayet Mustafa Kemal Paşa’ya derdini anlatmasını tavsiye eden Atatürk’e köylü “O işinden gücünden başını kaldırıp bizim öküzün arkasından mı seyütedecek, sen gönlünü rahat tut beyim, biz işimizi koca oğlanla görürüz tasa etme” der.

   Atatürk, Nuri beyle birlikte köşke döner, yaverine İstanbul’daki Bakan Milletvekili ve Başvekil İsmet Paşayı, İstanbul Valisi’ni çağırması emrini verir. Nuri beye de köylü Halil Ağayı köşke getirmesini bildirir. Nuri bey Halil Ağayı köşke bir çok uğraşıdan kendisi ile görüşen zatın zengin olduğunu öküz vereceği vaadini de yaparak, karısının ısrarı üzerine köşke getirir.

   Sofrada 25 kişi vardır. Atatürk bir ara hazır bulunanlara “Bu akşam soframıza efendimiz gelecek” der. Herkes şaşırmıştır, kimdir bu efendimiz? Atatürk Başyavere buyursun talimatını verir. Köylü Halil ağa girmemekte diretmektedir. Gevezeliğinin cezasını çektiğine inanır. Nuri bey köylünün koluna girerek salondan içeri sokar.

   Atatürk, Halil ağaya hoş geldin dedikten sonra “İşte beklediğimiz efendimiz” diye onu tanıtır. Atatürk orada bulunanlar huzurunda tarlada konuşulanlar ve Halil Ağa’nın herkes hakkında ne dediğini bir bir köylünün kendi ağzından tekrar ettirir. Halil ağa ikramdan sonra ayrılır. Atatürk hazır bulunanlara hitaben “Halil Ağa’nın öküzünü satıp üretimi aksatan kanunu, ya biz yaptık, ya da bizim yaptığımız kanun yanlış yorumlanarak uygulama yapılıyor. Böyle bir kanun yaptıksa memleket çıkarlarına aykırıdır. Nasıl yaparız, eğer yaptığımız kanun böyle yorumlanıyorsa hükümet nasıl bir yönetim içindedir? “Biçiminde konuşarak” Biz Cumhuriyeti süs olsun diye kurmadık. Halktan yana bir idare kurmak için yaptık. Hükümetin müfettişleri, valileri, kaymakamları var. Bunların Halil Ağa’nın öküzünü satmanın ne demek olduğunu bilmeleri gerekir. Bir parti örgütümüz var, halkın içinde dirsek dirseğe yaşamaları gerekli, onlarda böyle bir uygulamadan söz etmiyorlar, ne demektir bu? Bizim halkla beraber ve halk için değil, halka rağmen bir sistem kurduğumuz sanılmaktadır. Asıl üzüldüğüm husus burası. Biz Cumhuriyeti anlatamamışız beyler, bundan bu çıkıyor.

   ”Atatürk, başta Başbakan ismet Paşa olmak üzere hazır bulunanlara inkılapların yaşamasının bilinçli ve inkılapçı kuşağın yetiştirilmesine bağlı olduğunu, Halil ağaların başına gelenler Hükümet’e ve Büyük Millet Meclisi’ne ulaşmıyorsa tehlike olduğuna değinerek ilgililere gerekli talimatı verdi.

   Diğer önemli deyişler şunlardır:

   - “Ulusal ekonominin temeli ziraattır.” 1.11.1923

   - “Gerçek fütuhat, yalnız kılıçla yapılan değil, sapanla yapılandır.” 16.3.1923

   - “Kılıç ve sapan, bu iki fatihten birincisi ikincisine daima yenildi ve diğerleri…” 16.3.1923

   Böylece ortaya konulan politikada Teknik ve idari alanları içine alan bir paket proje çalışmasına başlanmıştır. Bu hususta o kadar yararlı adımlar atılmıştır ki bunların hepsine yer vermek “Atatürk döneminde Tarım Tarihi’nin yazılması konusu içerisine girer. Biz, konuşmamızda politikada başlıca köşe taşlarına yer vermeye çalışacağız.

   Örneğin, 2 Aralık 1925 tarihinde çıkanlar 682 sayılı yasa ile ziraatın gelişmesi için her çeşit fidan ve tohumların bedelsiz olarak dağıtımı ve devletin yönetiminde fidanlık kurulması, çiftçinin eğitimi ve verimin artırılması, yönünde tohumlukların bedelsiz olarak verilmesi” hakkındaki yasadır. Bu yasa çiftçi eğitimi metodlarından olan demonstrasyonların. yapılması için temel, teknik bir uygulamadır. Marshall yardımı başladığı zaman (1950 yıllarında) Amerika Birleşik Devletleri Tarım Uzmanları, böyle bir yasanın Türkiye’de çok önceleri varoluşuna karşı şaşırdıklarına tanık oldum. Çünkü, ABD’de tarım alnında bir yeniliği çiftçilere öğretmek için demonstrasyonlar (malzemeyi devlet verir, yeni bir tohum fidanın ekimini yeni bir tekniğin uzmanlar gözetiminde çiftçiye uygulattırarak öğretilmesi metodudur.) yapılması başta gelen çitçi eğitimi metodu olarak bilinmektedir.

   Elbette o dönemde köylerin idaresi, gelişmesi sorunlarının çözülmesi, elbirliği, güç birliği ile köyün kalkınması da dikkate alınmış ve 442 sayılı köy kanunu çıkarılmıştır. Ayrıca verimin artırılması için ekolojik koşullara uygun olarak yüksek verimli tohumlukların gümrük resminden muaf tutulması için bir yasa çıkarılmıştır. Diğer taraftan bu verim artırıcı önlemle beraber Yüce Atatürk meclis açış nutkunda da belirttiği gibi Tohum İslah İstasyonları kurulmuştur. Bu istasyonlar halen Zirai Araştırma Enstitüleri halinde görev sürdürmektedir. Bu alanda bir çok araştırmalar yapılmış, Türk Tarımına büyük katkılar elde edilmiştir.

   Tarım kuruluşlarının kurulması yanında Sabit ve Döner Sermaye yasaları ile bu kuruluşlara sermaye verilmesi de sağlanmıştır. (26 Ocak 1925) tarihinde çıkarılan bu yasa devlet yardımı ile çiftçilere teknik çalışma sonuçlarının gösterilmesi, sermaye yatırımı ve karlılık kavramlarının öğretilmesi yolunda ayrı bir temel düzenlemedir.

   Atatürk döneminde ayrıca tarımın makineleşmesi de öngörülmüştür. Atatürk kendi kurduğu Orman Çiftliği’nde modern ziraat alet ve makinelerinin kullandırılmasına önem verilmiştir.

   Böylece Tarım alanında atılmalar yapılırken elbette çağdaş ülkelerde olduğu gibi tarımın organize edilmesi gereği vardır. Bu alanda Ziraat Vekaleti Teşkiline dair 1910 sayılı kanun 29 Aralık 1931 yılında çıkmıştır. Daha sonrada ek yasalar yürürlüğe girmiştir. Yine kurumlaşma ile ilgili olarak Veteriner Teşki’atı, Orman Teşkilatı bu dönemde çağdaş bir düzene sokulmuştur. 4 Haziran 1935 yılında çıkan Ziraat Vekaleti Vazife ve Teşkilat kanununda veteriner ve 1937 yılında kabul edilen 3116 sayılı Orman Kanunu ve ilaveleriyle Orman Teşkilatı kurulmuştur. Veterinerlik alanında 3 Mayıs 1928 yılında çıkarılan Hayvan Sağlık ve Zabıtası kanunu henüz yürürlüktedir.

   O dönemde işletmelere Çağdaş Tarım’ın icabı olan döner sermaye verilmesi (1934). Tarım Satış ve Kredi Kooperatiflerinin kuruluşu (1935). Pamuk işleri, çeltik ekimi, T.C. Ziraat Bankası’nın kuruluşu, Devlet Meteoroloji İşleri Umum Müdürlüğü’nün kuruluşu, 1937 yılındadır. Ayrıca 1933 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü kurulmuş ve sonra bu Enstitüden Ankara Üniversitesi Ziraat ve Veteriner Fakülteleri doğmuştur. Yine bu dönemde önemli bir atılım olarak şeker pancarı ekimi ile Şeker Fabrikalarının kuruluşu Türkiye Cumhuriyeti Tarım Politikası’nın değişmez temel taşlarındandır. Şeker pancarı Ziraati için Fabrikaları, çiftlikleri Macaristan’daki örneklerine göre kurulmuştur. Diğer taraftan Aşar’da bu dönem de kaldırılmıştır. Bütün bu çalışmalar yapılırken özellikle Alman ve Macar Tarım Uzmanlarından yararlanmıştır. Örneğin Meteoroloji Teşkilatı’nı benim de hocam olan, Prof. Dr. Retly Antal kurmuştur. Çayır, mera, yem bitkileri alanında yine hocalarımdan Prof. Dr. Kolbai Karoly, Hayvancılık alanında Prof. Dr. Welmann Oszkar ve Zirai Jeoloji alanında Prof. Dr. Locy Lajos, Alman Prof. Dr Oristiansen ve diğerleri Türk Tarımının gelişmesine yüce Atatürk’ün önderliğinde yardımcı olmuşlardır.

   Bu dönemde Ziraat’ın değişik kollarında eğitim görmek üzere Almanya ve Macaristan’a öğrenciler gönderilmiştir. Ben de bu öğrenciler arasındaydım. 1936 yılında açılan sınavı kazanarak Budapeşte’ye gönderildim ve Teknik Üniversite’nin Ziraat Mühendisliği bölümünü ilk Yabancı ve Türk öğrenci olarak bitirip yurda döndüm. Almanya’da eğitim görüp yurda dönen birçok Türk Ziraat Mühendisi ve veteriner hekimler de gelecekte A.Ü. Ziraat ve Veteriner Fakülteleri’nin öğretim üyeleri olmuşlardır.

   Görülmektedir ki o dönemde Atatürk önderliğinde yürütülen, iç işleri, dış işleri, ekonomi, eğitim ve öğretim ve diğer sosyal politikalar yanında Tarım Politikası da genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni oluşturan Türk halkının çağdaşlaşma yolunda ilerlemesinde temel taşlarından biridir. Bu oluşum dinamik ve modern tarım kültürünün yurt çapında yerleşmesinde değişmez bir temel teşkil etmiştir. Eğer ilgililer Tarım Tarihimizi yazarlarsa bu oluşum daha net olarak ortaya çıkacaktır. Bu dönemde yapılan devrimler arasında tarım konusu değişiklikleri ciddiyetle ele alınması halinde dış ülkelerde olduğu gibi bir “Tarım Müzesi” kurulmasının zamanı geçmiştir diyebiliriz. Ziraat alet ve makinelerinin kullanılması (Atatürk’ün kullandığı traktör ve ziraat aletleri) tohumluklar, kağnı arabaları, köylünün çarığı, kara sapanı, at eğerleri, orakları ile, daha biçok maddi tarihi değerler ile, Hititlerden itibaren Anadolu’da Tarımın nereden nereye geldiğini gözler önüne sermek artık bizim nesillerimizin görevidir. A.Ü. Sayın Rektörü Prof. Dr. Günel AKBAY’ın bana Tarım müzesi kurulması için çalışma başlattığını söyledi ama çalışmanın daha gözle görünür biçimde mesafeler katetmesi en büyük arzumuzdur. Unutulmamalıdır ki tarihle ilgili konular yanında özellikle tarım gibi teknik alanlara yüce Atatürk özel bir önem vermekte idi. Eğer Atatürk sağ olsa idi elbette bir müze teşebbüsünü çok desteklerdi. Onun yolunda yürüyorsak, adımlarımızın gereklerinin yerine getirilmesine çalışalım.Görülmektedir ki kısıtlı olanaklar olan bir dönemde genç Türkiye Cumhuriyeti çiftçilerinin kısa zamanda arzulanan üretici bir toplum haline gelmesi için en ileri çağdaş yaptırımlara yer verilmiştir. Bütün bu paket tarım kalkınma atılımları Türk Tarım Politikası’nda değişmez köşe taşlarını oluşturmuştur. Rahatlıkla diyebiliriz ki Tarım Politikası Kültürü Cumhuriyet Türkiye’sinin yaşamına yerleştirilmiştir. Bu güçlü politikanın ne kadar doğru olduğunu yıllar sonra Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı’nda (FAO) çalışırken ve sonraları Dünya Bankası’nın Tarım Kredileri çalışmalarına katılan bir kişi olarak belirtmek isterim ki, Atatürk’ün uyguladığı tarım politikası gelişmekte olan bir ülkenin tarımsal kalkınması için bu uluslararası kuruluşların hazırladıkları rapor ve projelerde de yukarda belirtilen konulara yer verilmektedir.

  Sonuç olarak Atatürk dönemindeki tarım politikası:

1- Çiftçilerin eğitimi, yeni metodların ve malzemelerin kullanılması,

2- Tarımda mekanizasyon,

3- Kurumlaşma ve döner sermaye işletmelerinin kurulması,

4- Kredi kaynaklarının bulunması ve kredilendirme,

5- Değerlendirmede ileriye dönük atılımlar Atatürk dönemi tan m alanında önünde bulunan bütün engelleri bilen ve bu engelleri aşmanın yollarını ortaya koyan çok ilerilere dönük bir stratejiyi uygulayan bir tarım politikasıdır. Tıpkı yurdumuzu işgal eden düşmanları tanıyan, onları yenmek için kullanılan stratejiler gibi. Bu bakış açısından konuları ele alırsak işte o zaman Atatürk ilkelerine göre hareket etmiş olur ve çok başarılı oluruz.

   Yüce Atatürk’ü ve onun özverili arkadaşlarını bir kez daha rahmetle anıyoruz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1- Atatürk, Söylev (Nutuk) Türk Dil Kurumu Yayınlan, 220, A.Ü. Basımevi 1963.

2- Bozdağ I, Atatürk’ün Sofrası, Kervan Yayınlan, Kervan Basım Sanayi ve T.A.Ş., İstanbul 1975.

3- Felek B. “istiklâl Mahkemeleri ve Türkiye’de ilk yıllardaki Adli olaylar”, Milliyet Gazetesi Aktüalite (ilave), Şubat 1981 tarihli nüsha.

4- Giritli I. “Kemalizm Bir Ulusal Modernleşme İdeolojisidir”, 25 Şubat 1981 tarihli Milliyet Gazetesi.

5- Kuneralp Z., “Sadece Diplomat”. 5 Mart 1981 Milliyet Gazetesi.

6- Ülkümen S., “Atatürk Çağdaş Uygarlık ve Hoşgörü”, 17 Şubat 1981 tarihli Milliyet Gazetesi.

7- Tanm Bakanlığı Neşriyat ve Tanıtma Müdürlüğü, Ziraat Kanunları, Güneş Matbaacılık T.A.Ş. Ankara 1967.

8- T.C. Genel Kurmay Askeri Tarih ve Strateji Etüd Başkanlığı Atatürk yayınları servisi No. 10, Özdeyişleriyle Atatürk, Genel Kurmay Basımevi, Ankara 1981.

9- Kişisel Anılar.

Ekim 23, 2016, 21:36:26
1
Pulluk Ayarı Basit olarak pulluk ayarını gösteren video:



Ekim 30, 2016, 23:31:17
1
Ynt: Pulluk Ayarı Yaptigin ayari bi de tarlada gorseydik artist cocuk ☺
Kasım 05, 2016, 21:59:09
1
Ynt: Pulluk Ayarı 20 tonluk kamyonların gezdiği slaj yerinde veya 25 tonluk holmerin gezdiği pancar yerinde bu ayarla çizgi çekersin anca delioğlan :)

Kasım 08, 2016, 09:56:17
1
Ynt: Pulluk Ayarı Yaşasın ege toprağı.  Helva gibi allahima.  Tam böyle 4 12 donerli yi 77 bg le çekiyoruz

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Kasım 08, 2016, 18:35:51
1
Rasyona Değil İneğine Bak    RASYONA DEĞİL İNEĞİNE BAK !!!

    Rasyon ineklere 24 saatte yaşama payı ve verim payı olmak üzere ineklere verilen yemin formülü olarak bilinir.Rasyon oran demektir verilen yemin oranı doğruysa formül doğrudur kaba kesif yem oranı kalsiyum fosfor oranı enerji protein oranı doğru yapıldıysa formül kağıt üzerinde doğrudur .

   Ancak ineğimiz bunu tüketiyormu?

   Gerçekleri kağıt üzerinde rasyon söylemez bunu bize ineğimiz söyler.ineğimiz doğumdan önce şişmansa doğumdan sonra hızlı kilo kaybediyorsa topallık varsa yem seçiyorsa yemliğe gittiği halde yem yemiyorsa mutlaka bize bişeyler ifade ediyordur.kağıt üzerinde ki formülü tam olarak uyguluyormuyuz kilogamlara gramlara uyuyormuyuz doğru biçimde karıştırıyormuyuz karıştırma sırasına uyuyormuyuz karıştırdığımız toplam tmr yi zamanında ineklerin önüne döküyormuyuz gereksiz yere zaman kaybediyormuyuz . gereksiz yere uzun süre yemi karıştıran mikser bazen bize kötülük yapabilir çünkü yemi uzun süre parcalayan bıçaklar kaliteli selülozu kalitesiz hale getirebilir yemin selülozunu ineğimizin önüne tahrip etmeden koymalıyız aksi takdirde asidoz ve asidozu takip eden hastalıklarla karşılasa biliriz. asidozu takip eden hastalıklar döl tutmama ve topallıktır bunlar aslında hastalık değil bize sonuçtur .

   İşlerin düzgün gitmediğini ve ineğimizin sesine kulak vermemizi bize söylerler.inekleri ve yemliği görmeden yapılan rasyonun doğru olduğu söylenemez.

    Sağımdan sonra inekler nereye gitmelidir?

    İnekler sağımdan sonra yemliğe gitmelidir sekiz saatte dolan göğüsler boşaltılıp bir an önce ineğimiz yem yiyip yatmak isticektir ama yemlik yerine başka yere gidiyorsa yada yemliğe gidip yem yemiyorsa bize bişeyler söylüyor demektir . ineklerin yıllar arasında verimleri yükselmiştir ama besleme konusunda tam anlamda üst seviyede değiliz.ineklere doğru yem formülü ve bunu takiben doğru yemlik okuma yemin doğru hazırlanması ineğimizin bunu tüketmesi ve sindirilebilirliğini gözlemlememiz gerek .ineğe doğru bir rasyon bile yapılmış olsa ineğimiz yem seçiyorsa bütün rasyonu alt üst etmiş olacaktır. yemlik kontrolü ve gübre kontrolü yapmalıyız gözümüzü ineklerden ayırmamalıyız ineğimiz yem yiyormu ineğimiz yem seçiyormu ineğimiz yemi sindirebiliyormu dışkıda sindirilmemiş yemler varmı doğum sonrası hızlı bir şekilde zayıfladımı dışkı köpüklümü dışkısı yumuşakmı dışkısı sertmi bunları hep gözlemlemeliyiz .burdan şu anlaşılıyor rasyonumuzu kağıt üzerinde yaptıktan sonra doğru yada yanlış dersek besleme konusunda yanlış yapmış oluruz ineğimiz bize herşeyi ifade eder yeterki ineğimizi izleyelim ve takip edelim.özet olarak kağıt üzerindeki rasyonla karar verme olanağımız yoktur .ahıra girmeden çevre şartlarını bilmeden ineklerin alt yapısını bilmeden inekleri görmeden inekleri incelemeden yapılan rasyonlar yanlış olabilir o sebepden rasyon yaparken ineğimizide dinlemeliyiz derim arkadaşlar

Kasım 19, 2016, 19:55:51
1
Trakya Şartlarında Küçük Çaplı Bir Anıza Ekim Denemesi Yeni tasarlanmış ve şu an için deneme aşamasında olan bir mibzer ile ekildiğinden ekim sırasındaki görüntüleri paylaşamıyorum. Hem anıza, hem de geleneksel hazırlanmış tohum yatağına ekim yapabilen mibzerin anız performansını görmek işin küçük bir ekim denemesi yapmıştık. Bugün dolaştım ve sonuç:


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

12.5 cm sıra arası ile doğrudan ekim yapabilen bildiğim kadarı ile ilk makina galiba :)

Kasım 22, 2016, 21:18:14
1
Çerezlik Ayçekirdeği Yetiştiriciliği Hakkında Her Şey (Resimli Anlatım) İlk konumu en iyi bildiğim ürün üzerine açmak istedim daha önce yazmış olduğum bilgileri görsel destekli olarak sizlerle paylaşmak istiyorum aranızda daha önce okuyanlar olmuştur bu konuyu bazı ufak tefek düzeltmeler yapıldı umarım bu konuda bilgi ihtiyacı olanlara bi nebze yardımcı olabilirim...

Çerezlik ayçekirdeği toprak yapısı konusunda çok fazla seçiçi değildir lakin iyi bi verim almak istiyorsak diğer tüm ürünlerde oldugu gibi su tutma kapasitesi yüksek ve humuslu, organik madde bakımından zengin toprakları çok sever ve bu topraklarda daha iyi verim yapar tabi iyi bi bakım yapılırsa.. Baştan unutmayalım çerezlikte en az! yağlık kadar hassas bir bitkidir gerekli ilgiyi vermezseniz çok büyük zarar ettirebilir.

NADAS


Nadas(toprak sürümü), her üründe olduğu çerezlikte 20-30 cm arası iyi bir toprak sürümü ister. Önceki yıldan kalan ürün artıklarını toprağa gömmüş olmanız ilk şartımız.. Nadas konusunda fazla detaya gerek duymuyorum zaten forumdaki tüm arkadaşlarımız bu konuda bilgi sahibidir diye umuyorum..


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

EKİLECEK ARAZİNİN HAZIRLANMASI


Eğer güçlü bir çimlenme dönemi ve akabinde iyi bir ürün elde etmek istiyorsanız bu aşama gerçekten çok önemli. Bölgelere ve iklime göre değişmekle beraber Nisan ayı başlarında toprağı 10 15 cm civarı çok aşırı derin olmamak şartıyla kültivatör,aysan vb ekim öncesi hazırlık ekipmanlarıyla toprağı karıştırıp ekime hazır hale getirmeliyiz.(toprak sıcaklığının 10 derece üzerine ulaşması lazım) Bazı çiftçilerimiz iki hatta üç defa kültivatör, aysan, tırmık çekip hazırlıyorlar ancak biz buna kesinlikle karşıyız. Çünkü çerezlik ayçekirdeği güçlü bir çıkış için nemli bir toprak yatağına ihtiyaç duyar, siz toprağı 3 4 defa karıştırırsanız topraktaki nemi azaltırsınız ve dolasıyla ürününüzün çıkış gücünü zayıflatırsınız. Burdaki amaç minimum işlemle maksimum iş verimliliğini elde etmek unutmayın.

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


EKİM

Toprağımızı ekime hazırladıktan sonra mümkün oldugunca arayı uzatmadan peşine ekim yapmalıyız, maksimum 1 hafta sonra.. Genelde Çerezlik Ayçekirdeği ekiminde hassas havalı (pnomatik) mibzerler kullanılmaktadır. Gerek sıra arası gerekse sıra üzeri mesafeyi ayarlayabilme imkanı bunun en büyük nedenidir. Çerezlikte verimin en büyük etkeni arazini iyi tanıyıp, yağış miktarınıda göz önünde bulundurarak sıra arası ve sıra üzeri mesafeyi ayarlayabilmektir. Şunu unutmayın bu ürünü sık ektikçe verimizi artmaz aksine eğer toprak yapınız ve ikliminiz buna müsait değilse sık ektikçe verim kaybı ve ürün kalitesinde düşüş yaşarsınız. Biz bölgemizde 150 ve 230cm arası sıra arası, 40 50cm civarıda sıra üzeri ekim yapmaktayız ve maksimum verimi bu şekilde alabiliyoruz(kıraçta). Sulu tarımda çerezliğin ideali 70cm sıra arası 25 30cm sıra üzeridir. Sulu çerezlik yetiştiricliği çok başka bi konu onu ayrı bi biçimde anlatırım şimdi kıraç üzerine konuşmaya devam edelim. Eğer bölgenizde o yıl kuraklık hakimse ve toprakta yeterince nem yoksa ekim derinliğini biraz artırmanız gerekir. Yani nemli normal bir toprakta ekim derinliği 5-6cm ken , kurak nemsiz veya az nemli bir toprakta bu derinlik 8 9cm e kadar artabilir. NOT: çok fazla derine ekerseniz çekirdek çıkış yapamaz ve sıra üzerinde büyük boşluklar ve akabinde verim kaybı yaşarsınız..


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

ARA ÇAPA(SEYRELTME ve OT MÜCADELESİ)

Her nekadar hassas ekim makineleri(pnomatik) kullanmış olsakta ekimde bizler sıra üzerini ekim sırasın 5 10 civarı ayarlarız ve biraz fazladan giden tohuma ve işciliğe göz yumarız. Çünkü çıkmam riski,kurt yemesi vb sorunlardan dolayı risk almak istemeyiz. Bu tamamen kişiye kalmış bir görüştür. Bizler önce kültivatörün orta ve en dış ayaklarını söküp Ayçekirdeğinin sıra arasına sığacak biçimde ayarlarız. Daha sonra bu kültivatörle sıra arası çapa cekeriz. (Bu 1 Ara çapamızdır). Bu işlemin ardından işciler çekirdeği 20-25cm olduğunda seyreltme ve dibini çapalamaya başlarlar. Sıra üzeri 40 50cm olacak şekilde ayarlansada yinede seyreltme esnasında hastalıklı,zarar görmüş çekirdekler temizlenmeli daha sonra sıra üzerine önem verilmelidir. Unutmayın ot mücadelesi işimizin en zor kısmı bu konuda kesinlikle en ufak ihmale ve hataya yer vermemeliyiz. Biz kimyasal mücadele kesinlikle yapmıyoruz tamamen traktör ve işcilerle bizzat otu çapayla kültivatörle öldürerek mücadele ediyoruz. Kimyasal ilaçlar çerezlik aycekirdegibi geriletiyor(hibrit tohum olmadığından dolayı bazı ilaçlara karşı cok hassaslar)

Gelelim ikinci ara çapamıza... Bu aşamada cekirde 50 60cm civarlarındadır ve otlardan arınmış, seyreltmesi yapılmıs tam büyümenin hızlandıgı asamadadır. Bizler ilk ara capasında ölmeyen veya bahar yağmurlarının etkisiyle tekrar canlanan yabancı otları tamamen yok etmek amacıyla ikinci ara çapasını çekeriz. Bu aşamada aynı zamanda çekirdeğin bogaz doldurma dediğimiz işinide yaparız. Kültivatörün cekirdeğe en yakın ayaklarına taktığımız toprak püskürtücü eklerle 50 - 60cm boylarındaki çekirdeğin kökünü 10- 15 cm civarlarında toprakla dolduruz. Bundaki amaçlar çekirdeğin dibinde kalan işcinin öldüremediği otları toprak altına gömerek ölmelerini sağlama ve çekirdeğin ilerde kelle çekince yani kafaları büyüdüğünde kendini taşıyamayıp devrilmesini dibini toprakla doldurup destek vererek önleme..


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


YAPRAK GÜBRESİ

Bu çapa aşamasından sonra biz birde candemin yaprak gübrelerinden kullanıyoruz ancak onun fotoları olmadıgı için görsel paylasım yapamıyacam kusura bakmayın. Belki sizler farklı bi marka kullanırsınız ancak biz CANDEM kullandık ve memnun kaldık halada kullanıyoruz..

VE HASAT

Geldik işimizin en zor ama en keyifli kısmına... Biçerdöverci arkadaslar bi care bulamadıgı için cok uzun ve yorucu bir hasat dönemi yaşıyoruz. Çekirdekler yeterli olgunluga ulastıktan sonra Agustos sonları gibi başlarız. Öncelikle işciler kelleleri kesip tarlanın yüzeyine ters cevirip bırakırlar(düz bıraktırmayın kuslar size hiç bişey bırakmaz:) ). Daha sonra bu kelleler çekirdeğin durumuna göre tarlada 1 2 3 gün bekletilir. Eğer hasata erken başlamak zorunda kalmışşsanız ve biraz yeşilliyse cekirdek bu süre 3 gündür ancak normal mevsiminde ve zamanında tarlada bekletme süresi 1 gündür. Daha sonra gezer patozlarla tarlanın içine gireriz işciler kestikleri kelleleri patozun içine atar. Patozumuz tane ve kafaları birbirinden ayırır ve saman makinesi gibi saman römorklarına taneleri doldurur posasını dısarı atar. Römorka dolan taneler harmana götürülür ve çadırlara vb serilir. İşciler sürekli ayaklarıyla sıra halinde içinde gezerek çekirdeği karıştırır ve kurumasını sağlarlar. Daha sonra kuruyan çekirdekler bir araya toplanır ve Biçerdöverle elenmeye baslanır. Elenen cekirdek tekrar çadır üzerine dökülür ve iyi bir muhafaza olacak biçimde üstü kapatılır ve satılmayı bekler....

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Kasım 23, 2016, 11:34:53
1
Ynt: Tarımda "Korumacı politika" Değişiyor!
valla tahminim girdilerin az olduğu arazinin ucuz olduğu 3, dünya ülkelerinde tarım yapmaya yaptırmaya başladılar burda canımızı çıkaracaklar.
en sonunda borçtan arazileri sattıracaklar
#dirençiftçi

Twitter'da bunu kullanalım dur :D

Aralık 29, 2016, 12:02:09
1
Ynt: Çiftçiler kimdir. Memed emmi:
Yaa biz kapağı şehire atsak diyoz (1) adam okuyup köye geliyo. Ben şu ekin gibi toprakta doğdum, çamurda büyüdüm, güneşte piştim-kurudum. Bu topraktan bişey olsa köstebek olurdu hadi o olmadıysa ben olurdum. Sana noluyo da köye geliyon? Şehirde ye simidi iç çayı otur yaa. Alala.

Ocak 06, 2017, 05:16:04
1
Kale Pülverizatör/CAN-4 Tipi Pompa Tamiratı Merhabalar Forum Ahalisi Bugün Sizlere Bir Foto Kılavuz Hazırladım.

Konumuz CAN-4 tipi bir pülverizatör pompasının sübap,piston,gömlek değişimi

Önce CAN-4 ismi nereden geliyor bildiğim kadarıyla onu açıklayayım

Bildiğim Kadarıyla;

CAN-4 pompa HOLSAN firmasının geliştirdiği 2 pistonlu,kısa stroklu membransız bir pompa
70 Lt/dk debisi ve 30 bar'a kadar çalışma basıncı mevcut

Tabi sektörde bir zamanlar tutulan bir pompa olduğundan dolayı çoğu pulverizatör üreticisi bunu taklit etti yada lisans alıp üreterek kullandı
Kale Pülverizatör de bu firmalardan sadece biri.


Gelelim pompamızın söküm işlemine;

İlk işimiz pompaya bağlı tüm hortumların sökülmesi;
Not:Depo içerisinde su var ise emiş hortumunu sökmeyin!!

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Daha sonra alttaki somunu söküyoruz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Alttaki somunu sökünce emiş ve basış sübaplarını tutan 2 parçayı ayırmak için engel kalmıyor

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz
Ve Süpriz...Dikkatlı bakın basış sübabının içinde olmaması gereken bir cisim var!!!

Süpriz 2...Küften incelmeye başlamış bir saplama En son pas sökücü tatbik edeceğiz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz
İstenmeyen Cisim Gömlek Fiberi

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Emiş Sübapları

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sırada Pistonlar ile Sübaplar Arası Bağlantıyı Sağlayan Adını Bilmediğim Parça Var
Sökmek İçin Resimde Görünen 4 Somunu Söküyoruz
Parçalar Kalitesiz Dökümdür Kulaklarına Karşı Dikkatli Olun


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Karşınıza Şöyle Bir Görüntü Çıkabilir
Bu Döküm Parçaların Gömleklere Oturan Kısmında Yuvarlak Fiber Parçalar Vardır
Her Sökme-Takma İşleminde Kontrol Edilmelidir Fiziksel Bütünlüğü Bozulmuşsa Değiştirilmelidir
Bu Fiberler Gömleklerden Su Sızmasını Ve Gömleklerin Hava Almasını Önler


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bizim sübaba fiberin nereden geldiği anlaşıldı :)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Fiberleri Bir Tornavida Yardımıyla Parçadan Çıkarın
Parçaya Isıdan Dolayı Erimiş Fiber Yapışmışsa Bölgeden Sıyırıp Temizleyin

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Fiber Söküldükten Sonra Parça İçerisi

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Diğer Parçadan Çıkan Fiber En Azından Hala Yuvarlak :)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sırada Gömleklerin Ve Piston Lastiklerinin Sökülmesi Var
Bunun İçin 21 Yada 22 Lokmaya Ve Uzatma Koluna İhtiyacınız Olabilir

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Piston Üzerindeki Somunları Gevşetip Gömlekleri Alın
Somunları Gevşetmeden Gömlekler Çıkmayacaktır
Bu Somunlar Sıkıldıkça Arkasında Bulunan Lastik Sıkışıp Gömlekleri Sıkar
Eğer Herşey Normal Ve Basınç İlk Günkü Gibi Değilse Bu Somunları Sıkarak Geri Kaçırmayı Kesersiniz
Bu Somunları Çok Sıkarsanız Lastikler İlk Kullanımda Sürtünmeden Dolayı Isınacak Ve Parçalanıp,Eriyecektir


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Gömlekleri Elinize Alıp Gözle Yada Dokunarak Kontrol Edin Dengesiz Aşınma Yada Oyulma Varsa Gömlekleri Değiştirin
Aşınmış gömleği tornada yaptırmak yeni gömlekten pahalıdır!

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Gömlekleri Çıkardıktan Sonra Piston Lastiklerini Sökmek İçin Somunları Tamamen Sökün
Somunlardan Sonra Lastiklerin Önündeki Şu Parçayı Alın


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Daha Sonra Piston Lastiklerini Sökün
Büyük ihtimalle aşınmış yada sertleşmiş işlevini yapamaz hale gelmiş olacaktır

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Şuanda Pompa Aksamını Tamamen Sökmüş Bulunmaktayız Kalan Aksamların Tamamı Mekanik Ve Yağ İçinde Çalışan Aksamlardır(Krank,Piston Kolu vb.)

Şimdi Hangi Parçalar Değişecek Bakalım

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

-2 Adet Piston Lastiği(10 TL/Tane)
-2 Adet Gömlek Fiberi(2 TL/Tane)
-4 Adet Sübap(7.5 TL/Tane)
-4 Adet Yuvarlak Sübap Contası(1 TL/Tane--resimde ince görünen yuvarlak contalar)
-4 Adet Düz Sübap Contası(1 TL/Tane--resimlerde görünmüyor ama gerekecek)

Pulverizatörde Sübaplar Yıpranmış Ama Sağlam Ancak Yakın Bir Zamanda Sorun Çıkmaması Adına Değiştiriyorum
Sizede Tavsiyem Söktükten Sonra Ne Bulursanız Değiştirin Makine Kondisyonu Çok Farkediyor


Şimdi Elimde Bu Parçalar Olmadığı Ve Bir Kaç Gün Makineyi Toplayamayacağım İçin Bu Parçalar Olmadan Emanet Olarak Birleştiriyorum
Böyle Bir Durum Söz Konusu İse Emanet Toplayın Tek Bir Pul Bile Kaybolmaz...


Toplamadan Önce Paslanmış Bir Saplama vardı Onu Bolca Pas Sökücü İle Yıkıyoruz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Emanet Tutturulmuş Hali
İçinde Az Bişey Su Olduğu İçin Emme Sübaplarını Sökmedim


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bi Kaç Gün Sonra Toplama Paylaşımı İle Görüşmek Üzere :)
İyi Forumlar...

Ocak 14, 2017, 23:58:31
1
Ynt: SİTENİN EĞİTİM DÜZEYİ. Prof. Dr. Bülent Arı, "Türkiye'nin geleceği için cahil nesil lazım"


Siteyi kapatmazlarsa iyi..

Ocak 15, 2017, 12:41:38
1
Ynt: [GoPro] Wheat Harvest 2016 ++New holland tc5070++ //in Cab// (Güneşli günlerden) Efsane olmuş Görkem eline sağlık. Süre konusunda abilere arkadaşlara katılıyorum, ama tek nokta olunca yapacak çok birşey kalmıyor haklısın sen de. Gopro'nun Studio uygulamasında klibi Highlight'lar şeklinde otomatik kısaltıyor, onu bir deneyebilirsin istersen. Bende de birçok video var editleyecek de üşeniyorum ne yalan söyliyim :D
Ocak 15, 2017, 23:25:25
1
Ynt: Claas Nectis Bağ Bahçe traktörü tanıtım videosu Merhabalar, biraz geç geldim sanırım kusura bakmayın. Whatsapp'tan haberi aldım koştum geldim, Claas'tan bahsedilmiş.

Claas 2003'te Renault'u aldıktan sonra traktör piyasasına bayağı bir heveslendi, ilk birkaç sene Renault model isimleri olan Ares, Celtis, Atles modellerini renk değiştirip hafif makyajlayarak 2007'ye kadar sattı. 2006 model Ares kullanıcısı olarak, şunu söyleyebilirim. Acemilik eserleri idi 2007'ye kadar olan modeller. Otomatik vites kavramını Fendt'ten sonra mükemmel şekilde traktörlere uyguladılar buna eyvallah, ama traktörü full elektronik yapıp kabloları tozdan kirden sudan korumayı unuttular. Kabin ile şanzıman arasında bir boşluk var, sanırsın bilgisayar kasasının arka tarafı. Her taraf kablo hortum. Hala da, bizim traktör 7200 saat oldu. Mekanik aksamı öldüremedik, sık sık elektronik bağlantılardan hata veriyor. Yavaş yavaş hallettik hepsini, 2008'den sonra akıllandılar, Ares'in yerine Arion, Atles'in yerine Axion çıkardılar. Bunlarda, eski serilerdeki hataların neredeyse hepsini hallettiler.

Bu arada küçük segmente de el attılar. Axos serisi geldi 75-110 HP aralığında. Bir de bahçeci arkadaşlar için Nectis çıkardılar, daha doğrusu 2004'ten itibaren Nectis vardı. 110 HP'ye kadar olan modelleri vardı hatta. Bir ara çok üzerine düşürmediler. 2010 senesinde de Nectis yerine Nexos'u çıkardılar. Fiat motorlu olan bu modeller de genişliğe göre F,FB,VL,VE olarak 4 ana tipte üretildi. Ve bunun en dar modelinde traktör genişliği 1 metreye kadar düştü. Bu yaz Nexos modeli de makyajlandı ve şu an 75-110 Hp aralığında FPT (Fiat, Iveco) motorlu olarak üretiliyor. Vites olarak da iki kademeli ve 24 ileri 24 geri olacak şekilde birkaç tane opsiyon mevcut.
Bu serinin Türkiye'ye gelme durumu daha önce konuşuldu. Ama fiyat olarak Türkiye pazarında New Holland'ın bahçe modelleri veya Erkunt'un meyveci modellerinin yanına yaklaşamaz, teknoloji olarak tabi ki çok önde. Şu an özel sipariş ile ENKA ile getirtilebilir.

Ayrıntılı bilgiye de şuradan ulaşabiliriz..

http://www.claas.co.uk/products/tractors/nexos-2016

Bu da videosu buyrun



Dipnot olarak şunu söyliyim, videodaki kızla Almanya'da tanıştım, o da staj yapıyordu. Çekimler için Fransa'ya falan gittiler. İsmi Kathrin, tam çiftçi kızı. Numarası var, isteyenlere verilir :P

Ocak 15, 2017, 23:55:05
2
1952 yılında Abd'nin Türkiye Videosu
1950'lerden bu yana Türk tarımının kan kaybediş sebebini tamamen hükümetlere yıkmak ya da dış mihrakları suçlamak biraz mantıksız.

Tarım politikaları önem arz etmekle birlikte kabahati az da kendimizde aramalıyız. Nasıl mı? Kendi yakın çevremden ailemden örneklerle bunu şu şekilde;

* Köyden bir şekilde çıkıp zamanında eğitim almış Makina mühendisi dayım, memur olup 15 inden 15 ine aldığı maaşın rahatlığı yerine , köyde çiftçilik ile geçimini sağlayan ailesi için işlerini kolaylaştıracak makinaları her şekilde tasarlayıp yaptırabilirdi.  Yaptı mı ? Hayır. Neden? Mevcut yaşantı çiftçilikten kolaydı. Ailesi,iyi kötü geçimini sağlıyor, oğlu da kendileri gibi sıkıntı çekmesin köyde kalmasını istemiyordu.
*1950'den 2000 li yıllara kadar köyden kente göçlere bir bakın. Tarımda makinalaşma arttıkça gerekli işçi gücü sayısı azalıyor tatavası ile İlkokul'da Hayat Bilgisi dersinde kandırıldık. İşi yapacak adamlar da dışarı çıktıkça köylerde insan kalmadı. Makinalar yapıldı icat edildi ama onları kullanacak adam da kalmadı, velhasıl. 2000 de köyde 50 adet traktör var iken şu an 10 tane ya var ya yok.

*1952 de Dedeme Elma ağacı diktirdi devlet, 300 adet elma ağacına baktılar havuzda biriken su ile sulanırdı o kadar ağaç. İlerleyen zamanlar su motoru aldılar filan. Bugün devlet buna benzer şeyler yapıyor, kabul ediyorum hep yüzeysel kalıyor, eski zamanda da pek farkı yoktu, ağacı diktirip gitmek ile bitmiyordu. Var oğlu var, hemen hepiniz biliyorsunuz eziyeti.

izah eder, sebepleri çoğaltır da çoğaltırız.

Ana sebep olarak, çiftçiliğin zor bir işe olduğu eski toprak insanların bunu kolaylaştırmak adına hiçbir şey yapmadığı gerçeği ile karşılaşırız. Sene 2000 de dümdüz ovada patosa buğday attığımı bilirim. Sebebi ise patosun samanının diğer biçerden kalan sapı toplayan gezer patostan daha iyi olduğu inancı idi. İnek bu öyle de böyle de yiyecek. Yeniliğe açık değildik vesselam. Keza pancar söküm makinası geldi 1990 lar , neymiş efendim başından çok kesiyor, kayıp oluyor diye eski usüle devam, çatal ile pancar söktük. Bıçak, tahra ile yaprağını kestik ırgatlarla.. O fazla kesilen başı da işçiliğe say be adam ne olacak. Yok olmaz, laf anlatamazsın. İşleri kolaylaştırmak yerine hep zorlaştırdık. Zorlaştırdıkça da insanları bu işlerden soğuttuk.. Yüzlerce örnek verebilirim.. Herşeyi siyasetle açıklamayı bırakalım, az da sosyolojik bakalım..

İyi günler.

Bu ülkede her şey siyasidir.

İktidar isterse, vatan haini bir oluşumu "muhterem hizmet hareketi" olarak adlandır, üstüne devleti teslim eder ve kimse sesini çıkartamaz.

15 haziran 2016'da 600 bin olan TSK mevcudu, 15 Ağıstos 2016 tarihinde 400 bin'di. Bunun adı devleti teslim etmektir.

Buna neden değindik? Bu ülkede siyasi otoritenin ne kadar güçlü olduğunu örneklemek için.

Yani siyasi irade bir sektör, bir kurum ya da bir oluşuma "yürü ya kulum" derse (bkz. İnşaat sektörü) o kurum, sektör ya da oluşum yürür. Sağlam yürür.

Son 14 yıldır inşaat sektörünün ucundan kenarından tutan herkes yürüdü. Mala sallayan adamım 3 Dairesi var şu an.

Daha da olsun. Gözümüz yok ama tarıma bu kadar üvey evlat muamelesi yapılmasına da karşıyız. Son 14 yıldır ülkede tarımsal alandan çıkan bir başarı hikayesi yok. Çiftçi küçülüyor. Cumhurbaşkanı dahil, (ki kendisi toz pembe tablolarla algı yönetimini sever) ülkede tarım'dan şikayet etmeyen insan yok.

Ha derseniz "tek başına bu hükümet mi suçludur" diye değil. Önceki hükümetlerin de durumda katkısı var ama aslan payı kesinlikle hükümete ait.

Çiftçinin ya da insanın cehaleti ve yetersizliği ise hiç bir zaman geri kalmışlığa bahane olarak gösterilmemeli. Çünkü cehalet bir tercih değildir.

Tarımsal kalkınmada lokomotif görevi gören köy enstitülerini kapatanları rahmetle anar, üstüne her 4 okuldan birini imam hatip lisesine çevirirseniz, insanların cahil kalmasına şaşıramazsınız.

Neden? Çünkü yaptığınız davranışın doğal sonucu bu. Etki tepki yani. Haftada 16 saat Arap tarihi gören çocuktan Atomu parçalamasını bekleyemezsiniz.

***

Son olarak:

Tarım reformunu gerçekleştirme yolunda atılan en büyük adım olan köy enstitülerinin kapatılması hakkında:


“KÖY ENSTİTÜLERİNİ BEN KAPATTIRDIM" KİNYAS KARTAL

Köy Enstitüleri neden kapatıldı? CEVAP, kapattıranlardan biri, kimyasal KARTAL (Kinyas Ağa) İle yapılan röportajdan:

– Köy enstitüleri KOMÜNİST YETİŞTİRDİĞİ için mi kapatıldı?

– HAYIR. Beni babam MOSKOVA ÜNİVERSİTESİ’NDE OKUTTU komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu.

– Peki, KARMA EĞİTİMDEN dolayı mı kapatıldı?

– HAYIR. Bu da değil bütün dünyada okullar karma eğitim kız erkek beraber okuyor.

– Peki ya neden?

– Ben kapattırdım köy enstitülerini. Ben toprak ağasıyım. 200’e yakın köyüm var.
Bu köylerdeki halk bana tapar. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı. Ama köy enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNU GELDİ ve bu köylerden artık KİMSE BANA GELİP DANIŞMAMAYA BAŞLADI. Ben düşündüm 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu  gelirse BENİM AĞALIĞIM NE OLUR, SIFIRA DÜŞER!

Böyleyse benim harekete geçmem  gerekir dedim ve DOĞUDAKİ BÜTÜN AĞALARA telefon ettim onları topladım. Bir de batıdan buldum ESKİŞEHİR’DEN EMİN SAZAK. Sonra MENDERES’LE PAZARLIĞA GİTTİK. (Yıl 1950 seçimlerin olacağı zaman) Dedik ki;

“Köy Enstitülerini KAPATIRSAN şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak’ın oyları sana. KAPATMAZSAN OY YOK” ve Menderes’te 1950’de iktidara gelir gelmez köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.

*****
Demokrat Parti iktidara geldikten sonra 27 OCAK 1954’te çıkarılan kanunla KÖY ENSTİTÜLERİ KAPATILARAK günümüze ve geleceğe ışık saçacak güneşimiz resmen batırıldı.


Ocak 20, 2017, 01:05:51
1
SİT ALANI İLAN EDİLEN KESİN OVALAR http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/01/20170121M1-1.pdf

PDF dosyası


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz



Ocak 23, 2017, 16:18:54
1
Ynt: Sıfır faizli kredi müjdesi click-bait tabir edilen, eski yada yalan bilgi ile ortaya karisik yapilip gelen tiklamalar ile reklamdan para kazanmaya calisan sayfa ornegi, orjinal haber surada:

http://www.dunya.com/sektorler/tarim/genc-ciftcilere-ikinci-mujde-haberi-313592

buda nisan 2016'da gecen seneki furya olan 30 bin hibe faslinin ustune yapilmis bir aciklama...

bu aralar para tarlasi ve benzeri isimlerde cikmaya baslayan oyunlar var bir de...

Ocak 25, 2017, 02:28:17
1
Agritül Uygulaması... Selamlar Toprakbilgi Ahalisi

Malum havalar gündüzleri sıcak akşamları soğuk haliyle gece gündüz sıcaklık farkları arttı
Bide kış güneşi yakıcılığı var

Bu 2 sorun seralarımızdan 1'inde ciddi problem oldu buna çözümler ararken agritül'ün buna çare olabileceğini düşündük sıkıntı olan parsel için agritül siparişi verdim

Bugün siparişi sormaya gittim henüz gelmemiş ama ellerinde 400 metre olduğunu istersem onu verebileceklerini söylediler daha fazla vakit kaybetmek istemediğimden aldım

3mtX400mt ebatlarındaki tülü 280 TL'ye aldım
Apex marka
17gr/m2

Ben 30gr/m2 istemiştim ancak bekleyecek vaktim yok
Sıcaklık farkı neysede Güneş ciddi zarar vermeye başladı meyvelere mevsim itibariylede gölge tozu yapmaya uygun değil
Sonuç olarak bugün uygulamasını yaptık güneş ışığını kırmada ciddi işe yarıyor
Sıcaklığında bir nebze farkedeceğini söylediler ama bilmiyorum malum biz tam olarak kapatmadık aralarda boşluklar var
Ancak içeriye çektiğimiz andan itibaren tülün altında kalan alanlar nem açısında hissedilir derecede fark etti beklediğimden yüksek oranda nem tutuyor
Sonuçları gözlemleyip göreceğim

Kapatılacak öncelikli alanlar güneşten etkilenen alanlar fotoğrafta görülen yeri bilerek açık bıraktım güneşten etkilenmediği için

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sobaların etrafına yaklaştırmadım aralarında 1 metre civarı açıklık var

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

-SON-

Ocak 31, 2017, 21:04:24
1