toprakbilgi.com

Beğenileri gör

Verilen/alınan beğenileri gör


İletileriniz beğenildi

Sayfa: [1] 2 3 4 5
İleti bilgisi Beğeni sayısı
Ynt: Holstein Besi, Buzağıdan Kesime

süt emen hayvana bakmak çok riskli , ishali var osu var busu var .. ayrıca 100 tane buzağıya bakacak inek demişsin Gürsel 100 buzağı sütten kesilince bu sefer onların sağımı dert olacak yada hemen 3 ay sonra bi 100 buzağı daha almak lazım .. diğer inekler için gereksiz bi makinalaşmaya gidilecek .. bunlar benim aklıma gelen olumsuzlukları .. doğrusu 5-6 aylık almak 3-4 bin arasında holstein erkekler .. düzgün bi rasyon ve iyi bakımla kürşatın dediği paralar kazanılabilir .. küçük hayvanla başlamak pek doğru değil benim görüşüm ..

İshal konusu ve ineklerin devamlı sütü konusunda haklısın. İshal beni de sürekli düşündürüyor.

Abi sütten kesilmiş topla. Boşver süt emzirmek daha sıkıntılı. Sütten kesilip yeme düşmüş erkek buzağı al.

En düşük 2000₺ alırsın
100 adet 200.000₺ alsan

Bu kısa dönemde en az 150.000 yer

Maliyeti 350.000 ile 4000000 arasında değişir
Kendi arazin varsa yonca falan kendinden temin edersen maliyet düşecektir. Benim görüşüm en kötü 175.000 ₺ bırakır


Sent from my iPhone using Tapatalk

Kürşat geçen Yılmaz'la Ali konuşurken Yılmaz bir Çiftliğe sormuştu, yeni doğan buzağıya 2000 tl demişti, sonraki her gün için sanırım 5 TL süt parası koyuyorlarmış. Buzağının içtiği süt miktarına göre normal bir fiyat aslında :)

İkiniz de haklısınız, bir de benim bu düşüncede olmamın diğer nedeni de her zaman söylediğimiz, artık hayvancılıkta uzmanlaşma, yani bir çiftlikte sadece süt ya da sadece besi olması yönünde. Böylece odaklanma olur.

2. Bir soru, çok zor ama diyelim ki bu şekilde simental bulduk, bakıyorum piyasaya 4 aylık simental ile holstein arasında 2000 tl ye yakın fark oluyor. Maliyetleri ve kesim ağırlıkları göz önüne alındığında bu farka değer mi hep düşünmüşümdür. Eğer besi sonunda simental holsteine göre 2500 tl fark bırakırsa 500 tl cepte olur ama yok, 2000 2200 tl gibi fark olursa bana göre çok anlamı olmaz gibi. Siz ne dersiniz? 

Ağustos 31, 2016, 08:32:48
1
Cumhuriyet'imizin 93. Yılı Kutlu Olsun! Cumhuriyet demek, ülkenin en ücra köşesinden çıkan birinin bile Cumhurbaşkanı-Başbakan-Bakan olabilmesi demektir.

Kimsenin kulu, kölesi olmadan özgür bireyler olarak geçirdiğimiz 93 yıl kutlu olsun.

Bize böyle bir armağanı layık gören Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü yine bugün de sevgi, saygı ve minnetle özlüyor ve anıyoruz.

Ekim 29, 2016, 13:08:43
5
Ynt: Edirne 2'nci mahsül silajlık mısır Emeğinize sağlık, şu anda internetin yavaşlatılmasından dolayı fotoları göremiyorum ama :)
Kasım 04, 2016, 12:20:30
1
Ynt: Buğday'da Ekim Zamanı ve Sıklığı Böyle bir başlıkla dekara 1 kg bile fazla buğday alınsa bu ülke için müthiş bir durumdur.

Teşekkürler, eline sağlık.

Kasım 22, 2016, 20:35:58
1
Ynt: Dolarin artisi hayra alamet degil
Su an cok karamsar bir tablo yok ancak faizin dusmesini isteyen ve ekonomiden anlamayan biri var maalesef. Merkez yikseltti Allahtan eger dusurseydi para dovize akardi yine akti ama etkisi gecer su karmasik ortam gecince diye dusunuyorum.

SM-J200F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi



Yakup Ağabey benim şu anda tek istediğim AB'nin ayrılması. Neden dersen, AB'nin bir ithalat politikası var, hemen hemen bütün ülkeler buna göre hareket etmek zorunda, İngiltere ayrıldıktan sonra ihracatımız arttı.

Ha bu konuyla ne alakası var dersen, eğer AB bölünür, her ülke eskisi gibi ya da İngiltere gibi ekonomik olarak tam bağımsız olursa, daha esnek ithalat olacak, bu da bizim işimize yarıyor, tek tek ticaret anlaşmaları olacak ki ihracatımız büyüyecek gerçekten de. Bu da en azından bazı malların bizde ucuzlaması demek. TL'nin değeri artık çıkmaz, hele dediğim gibi ihracatımız artarsa bilerek arttırılmayacak ama ekonomi canlanacağı için doğrudan bir etki olacak.

4 yıllık planda eğer devlet açgözlülük yapmaz, yerli üretim telefon, araç beyaz eşya gibi şeylerdeki ÖTV'yi falan düşürür, yerli üretimi rekabette öne geçirirse, zaten eldeki döviz çok daha fazla içeride kalacak. Ekonominin tek bir çıkar yolu var, ithalatı azaltmak.

Umarım böyle bir şey yaparlar ama, bilemedim şimdi :)

Kasım 25, 2016, 23:36:44
2
Ynt: Ceviz Kabuklarının Toprakta Kullanımı
Yalova da söylemiş zaten. İlk bölümde bahsedilen sert kabuklar zaten. Soba tutuştururuz biz..

Dediğiniz gibi olabilir hocam, ağaçlara yararlı, diğer bitkilerin gelişimine zararlı olabilir, her tarlaya uygulamak doğru olmayabilir.

Bu arada sanırım fındıkta olduğu gibi sıkıştırılmış ceviz kabuklarının yakacak -özellikle nargile için" kullanıldığını okudum. Ama en çok sanırım sunta yapımında kullanılıyor. Cevizin yararı çok :)

Kasım 27, 2016, 01:56:44
1
Ynt: Dolarin artisi hayra alamet degil
Gursel AB konusunda haklisin. Bizim ortak pazardan zararimizi detaylariyla hesaplamaya kalksak akil almaz. Bunlar bizi birakmaz suluk gibi kanimizi emiyorlar cunku. Ama yanlis olan su kotu birisine illaki ayagina basinca mi kotu diyeceksin. 2017 de vizesiz Avrupaya gidecegiz deniyordu ne oldu. Arkadas sen benim ureticimi korumadigin surece duzelmez bu is. Faiz indirimi olsun diye bas bas bagiracagina vergi indirimi ya da vergi muafiyeti getirde bak nasil isler kendiliginden yoluna girecek. Gucluysen goster gucunu parasi olan ve is yapmak isteyen insanlarin onunu ac. Dukkanin kapisini actigin anda devlet ortakci oluyor kasaya resmen.
Ciftciyi ise hic soylemiyorum. Cebimizden cikmadi gitti su devletin eli. Kazansanda oduyosun kazanmasanda. Cunku kazandinmi diyen bir sistem yok bizde.


Devlet zengini korur ağabey, 600 milyon TL vergi borcunu çat diye siler, gider başka birine de 600 milyon TL hibe eder gibi kredi verir. Bize avucunu yala der. Her zaman da böyle oldu bu.

bu grafik batışımızın nasıl hızlandığına işaret

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Arkadaş 2011-2012 arasında ne oldu da bu kadar arttı bu borç anlamadım! 3.5 kat nedir ya ? Çocuğumuz borçlu doğuyor resmen.

Kasım 27, 2016, 10:06:08
2
Zirai Don Olaylarından Korunma Yöntemleri Kışa girdik, bundan sonrası bahar, erken ilkbahar donları sebebiyle üreticiler kayıplar yaşıyor. Böyle bir konunun yararlı olacağını düşündüm.


Tarım ürünlerini don olayından korumak için çok çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Her yörenin iklim durumu yapılan tarımın şekli, yetiştirilen bitkinin özelliği ile ilgili tarım işletmesinin imkanları göz önüne alınarak, bu yöntemlerden en uygun, en pratik ve en ucuz olanı seçilmelidir. Tek bir yöntemle önlem alınabileceği gibi, gereken durumlarda bir kaç yöntem birlikte uygulanarak don olayının zarar yapması önlenebilir. Önemli olan konu, doğru ve en etken olan yöntemin seçilmesi ve doğru şekilde uygulanmasıdır. Genel olarak bu konuda 2 yöntem kullanılır:

1- PASİF YÖNTEMLER

a-Yer seçimi

Don riski taşıyan bölgelerde mümkün oldukça zirai faaliyetler yapılmamalıdır. Eğer tarım yapılması düşünülen bölge don tehlikesine maruz ise, farklı mevsimlerde don hadisesinin görülme ihtimali, muhtemel şiddeti ve havada dağılımı araştırılmalıdır.

Bu konu ile ilgili olarak, dikkatler çok iyi bilinen don boşlukları (=frost hollows) veya don çukurlarına (=frost pockets) yöneltilmelidir. Don boşlukları herhangi bir yükseklik seviyesinde meydana gelebilir ve genellikle doğal veya yapay olarak oluşmuş şiddetli rüzgarlardan korunan ve içine soğuk hava hareketi olmayan, küçük vadiler (oluklar) veya alçak basınç merkezleridir. Bu don bölgeleri özellikle don zararlarına açıktır ve bu bölgelerde zirai faaliyet yapılmamalıdır.

Bir eğim veya nehir kenarı boyunca yer alan ağaçlar, çalılar ve engebeli mera soğuk hava akışına engel olabilir ve don olukları meydana getirebilirler. Genel olarak aşağı yönde akış hızı 2 m.sec-1 değerini geçmez, ancak engebeli arazilerde soğuk hava engelleri olarak oluşabilen hava karışımları ve dalgalanmaları kırılır veya üzerinden aşılır ve hava bir nabız atışı karakterinde eğim aşağı hareket eder (Findlay, 1970).

Alçak bölgelere doğru akan soğuk havanın doğal ve yapay engellerle önü kesilmelidir. Eğer bu tip engeller yoksa, don çukurları olarak tanımlanan düşük rakımlı bölgelerde, soğuk havanın çökmesiyle don hadisesi görülür ve hava olaylarına bağlı olarak birkaç gün sürebilir. Doğal engeller ağaç sıraları, çalılar, bodur ağaçlar, asma bitkileridir. Yapay engeller ise, binalar, duvarlar, tahta perdeler, yoğun çalılar, demiryolu ve otoyol duvarlarıdır. Soğuk hava, eğim yönünde aşağı doğru akarken engeller tarafından tutulur ve yönü değiştirilerek bitkilerden uzaklaştırılır. Köşeli ve eğimli doğal bir engel soğuk havanın yönünü değiştirir ve bu şekilde hassas bitkiler korunur. Sık ağaçlar ve çalılar tarafından tutulan soğuk hava akımını uzaklaştırmak için uygun doğal ortam yoksa, ağaç ve çalılar arasında eğime uygun küçük boşluklar bırakılarak soğuk havanın uzaklaştırılması gerekir.

Yakın çevredeki geniş su yüzeylerinde don riski daha düşüktür ve kuzey yarımküre için güneye bakan eğimlerde dikilen çit bitkileri, kuzeye bakan eğimlerdeki çit bitkilerine göre don zararına daha az maruz kalır. Güney yarımkürede bu durumun tersi söz konusudur. Genel olarak bölgelerin iklim özelliklerine göre ürün çeşitleri ve yurdumuza uygulaması aşağıda verilmiştir:

Bölgelerin özellikleri ve yetiştirilmesi uygun olan ürünler:

İlkbaharda hemen hemen don olayı görülmeyen bölgeler (Akdeniz kıyıları): Turunçgiller;
Seyrek olarak don olayı görülen bölgeler (Doğu Karadeniz kıyıları):Bölgenin yüksek kesimlerinde turunçgiller ve sert çekirdekli meyveler, bölgenin alçak kesimlerinde don olayına hassas çeşitler;
Don olayının orta sıklıkta görüldüğü bölgeler (Ege ve Marmara kıyıları):Bağ çeşitleri;
Dona açık bölgeler (Ege, Marmara, Karadeniz, Akdeniz iç kesimleri):Don olayına daha dirençli bağ, armut ve elma çeşitleri;
Don etkisi altında olan bölgeler(İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu):Don olayına en dayanıklı bağ, armut ve elma çeşitleri.
Zirai üretim için don zararlarına karşı koruma yöntemlerinin hiçbirisi güvenli dönemin uzunluğundan daha önemli olamaz. Bitki yetişme döneminin ortalama uzunluğu, ilkbahar geç donlarının en son tarihi ile sonbahar erken donlarının ilk tarihi arasındaki zaman olarak açıklanabilir.

Bitki yetişme döneminin uzunluğu ile ilgili bilgiler, don tehlikesine açık bölgeler için uygun ürün tür ve çeşitlerinin seçiminde ziraat ile uğraşanlara önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Bu verilerden belirli ürünler için ortalama güvenli dikim tarihleri elde edilebilir.

Don tehlikesine hassas bölgelerin haritalanması için bir çok yöntem literatürde açıklanmıştır. Bunlardan bazıları topografik ve klimatolojik haritaların esas alındığı masa çalışmalarıdır. Diğer kısmı ise detaylı alet ölçümlerine dayanan ve farklı arazi ölçümleri tarafından desteklenen çalışmalardır. Alet ölçümlerine dayanan yöntem en yaygın olanıdır ve farklı yaklaşımların geniş oranda uygulandığı yöntemdir. Aletlerin tipleri ve kullanışlılığı, gözlemlerin yoğunluğu ve gözlem süresinin uzunluğu (genellikle bir çok don dönemi) gibi faktörler yöntemin yararlı olmasında önemli etkenlerdir (Findlay, 1970).

b- Bitki İdaresi

Bitkilere uygulanacak farklı işlemler, bitkilerin don olayına karşı direncini arttırabilir ve en az zararla kurtulmasını sağlayabilir. Bu işlemlerin uygulanabilir ve ekonomik olması önemlidir. Bu işlemlerden bazıları aşağıda belirtilmiştir:

En fazla hava akımına imkan verecek bitki dikimi;
Önerilen tarihlerden önce bitki dikimi yapılmaması;
İyi toprak verimliliği ve uygun su kaynaklarının yararlı etkilerini sürdürmek;
Don olayına karşı dayanıklılığı arttırmak için kimyasallar ve bitki hormonları kullanılabilir.

c- Bitki seçimi ve üretimi

Aynı tarihte çiçeklenen belirli meyvelerin çeşitleri, dayanıklılık konusunda belirgin farklılıklar gösterir. Bundan dolayı hassas olanların çıkartılması ve dirençli olanların üretilmesi don riskini azaltacaktır. Daha geç çiçeklenen elma türleri (çeşitleri), sert kışlık buğday, yulaf çeşitleri ve dona daha dayanıklı çilek çeşitlerine, don olayına hassas bölgelerde her zaman ihtiyaç duyulur. Yapılacak çalışmalarda başarı, hassaslık veya dayanıklılık ile ilgili nedenlerin açıklanmasında sağlanacak gelişmelere bağlıdır. En uygun bitki seçimi ile ilgili genel bilgiler aşağıda verilmiştir:

Don meydana gelen bölgelerde ve şiddetli iklimlerde uzun boylu gelişen bitki türleri seçilerek; hassas çiçekler veya meyveler yer seviyesindeki soğuk havadan uzaklaştırılarak korunur.
Vadi tabanlarında, dar havzalarda, çukur bölgelerde dona hassas bitkilerin yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Dağlık bölgelerde ve tepelerde güneye bakan daha sıcak eğimler; bağ, meyve ve erkenci patates için en uygun yetiştirme alanlarıdır.
Göl, rezervuar, nehir gibi geniş su kütlelerine yakın bölgelerde don riski daima azdır.
Ağaçlık alanlar soğuk havayı saptırarak eğim aşağı uzaklaştırırlar. Bu nedenle ağaçlık alanların korunması önemlidir.
Dona hassas bitkilerin yetiştirildiği arazilerde toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.
Don riski olan bölgelerde, dona hassas bitkilerin özellikle yonca arazileri, çayır, tahıl, çalılık, fidanlık yakınlarında yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır.

Don riskinin arttığı zamanlarda herhangi bir şekilde toprağın gevşetilmesinden kaçınılmalıdır.
Don olayına hassas bitkilerin yetiştirildiği yerlerde, don tehlikesi başlamadan önce yabancı otlar temizlenmeli, ancak başka hiçbir kültürel işlem yapılmamalıdır.

2- AKTİF YÖNTEMLER

a- Atmosfere giden radyasyonun durdurulması ( suni sis )

Havaya su buharı püskürtülerek yapay bulut oluşumu (sis) ile atmosfere giden radyasyon engellenebilir. Duman perdesi veya dumandan oluşturulan yapay bulutlar radyasyon kayıplarını önleme çalışmalarında kullanılmıştır, fakat bu yöntemlerin etkinliği hakkında uygulanan duman perdesinin görünen yoğunluğu ile karar vermek imkansızdır. Duman perdesinde oluşturulan parçacıklar yerden uzaya giden uzun dalga radyasyonu yakalayabilmelidir. Bulut içerisindeki su damlacıkları, yapay olarak oluşturulan duman perdesindeki çok küçük parçacıklardan daha etkili olduğu belirlenmiştir (Brooks, 1959).

b- Isı yalıtımı

Ürünleri dumanla kaplamak için toksik olmayan protein köpükleri kullanılır. Bu yöntem mekanize olması nedeniyle bazı avantajlara sahiptir ve köpük bitkiler üzerinde uzun süre kalabilir ve beklenen ardıl don olayları için koruyucu olur (Desjardins ve Siminovitch, 1968).

c- Havanın karıştırılması

Tipik radyasyonlu geceler boyunca, yer ile temas halinde olan hava soğur ve yüzeye yakın seviyelerde soğuk bir hava tabakası oluşur. Yerden 150 m yükseklikteki bir hava tabakasındaki sıcaklık, yer seviyesindeki sıcaklıktan fark edilecek derecede daha sıcaktır. Sıcaklığın yükseklikle arttığı bu gibi özel durumlar sıcaklık terselmesi (=inverziyon) olarak adlandırılır. Normal günlerde yükseklik ile sıcaklık azalır. Don zararı soğuk hava tabakası ile ilgilidir, fakat üst seviyelerdeki daha sıcak hava ile aşağıdaki daha soğuk havanın karıştırılmasıyla don zararını en aza indirilebilir. Yere yakın seviyedeki soğuk hava ile üst seviyelerdeki daha sıcak havanın karıştırılması sonucu inverziyon bozulur ve yere yakın soğuk hava tabakasının sıcaklığı birkaç derece arttırılır. Bu durum rüzgar makineleri, fanlar ve hatta helikopterler kullanılarak başarılabilir.

Rüzgar makineleri ile don mücadelesinde başarıya ulaşmak için don beklenen gecelerde öncelikle inverziyonun şiddeti belirlenmeli ve daha sonra rüzgar makineleri kullanılmalıdır. Zayıf inverziyon şartları altında, rüzgar makinelerinin kullanımı sınırlandırılır. Şiddetli inverziyonların meydana geldiği bölgelerde don ile mücadele maliyetleri, korunan ürünün ekonomik değeri dikkate alınarak belirlenmelidir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

d- Direk hava ve bitki ısıtması

Radyasyon yoluyla yeryüzünden atmosfere giden ısı kaybının giderilmesi için en yaygın ve en kolay yöntem uygun ısıtma ekipmanları kullanmak veya küçük ateşler yakmaktır. Bu yöntemle arazilerde veya meyve bahçelerindeki sıcaklıklar belirli ürünler için kritik sıcaklık değerlerinin üzerinde tutulabilir. Dünyanın bir çok bölgesinde ısıtma yöntemi yaprağını dökmeyen Akdeniz meyveleri ve yaprağını döken diğer meyve ağaçlarının bulunduğu alanlarda düzenli ve iyi organize edilmiş olarak uygulanmaktadır.

Bu yöntemde odun, kömür veya mangal kömürü kullanılabildiği gibi, dizel yağlar da çeşitli tip ve büyüklüklerdeki uygun ekipmanlar yardımıyla yaygın olara kullanılırlar. Bu yöntemle ilgili olarak ısıtıcı modellerinin geliştirilmesi, bitkilere toksik etkisi nedeniyle dumanın yok edilmesi, alet içinde oluşan isin ve kullanılan yakıtın azaltılması çalışmaları önemini korumaktadır.

Isıtıcılar bütün araziye etkili olacak şekilde dağıtılmalı (75-200 adet/ha), fakat arazinin daha soğuk kesimlerinde ısıtmanın iyi yapılabilmesi için rüzgarın geliş yönüne daha fazla ısıtıcı konulması uygun olacaktır. Bitki için gerekli olan hava sıcaklığının artmasıdır, fakat aynı zamanda ısıtıcılarla yayılan ısınında önemi büyüktür. Yağ ve gaz ısıtıcıları havayı konveksiyon (ısınarak yükselme) yoluyla ısıtırlar, fakat ısıtıcının tipine bağlı olarak ekipmanların sıcak yüzeyleri tarafından meyve bahçelerine yayılan ısı toplam ısının %10-30'unu oluşturmaktadır.

Çok sayıda yakılan küçük ateşler, az sayıdaki büyük ateşlere göre havayı ısıtmada daha etkilidir. Büyük ateşler, etrafa yayılmadan hızlıca yükselip inverziyon tavanını delerek soğuk ve sıcak havanın iyi bir şekilde karışması için gerekli sirkülasyonu engelleyecek sütunların oluşmasına neden olabilir. Büyük ateşler sadece inverziyonun tavan tabakasına zarar vermez, aynı zamanda hızlıca soğuk havanın içine çekilerek zararı faydasından fazla olur. Eğer bir bölgede bir mevsim boyunca 2-3 defadan fazla don olayı görülmezse ısıtma yöntemi uygun ve ekonomiktir. Daha fazla don görülen bölgelerde ısıtma ekonomik değildir.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Seralarda elektrikle ısıtma, araziye uygun kalorifer sistemi ile ısıtma bazı ülkelerde kullanılan pahalı yöntemlerdir. Ancak bu yöntemlerde korunacak ürünün ekonomik değeri esas alınmaktadır.

e- Su uygulaması

Don olayını önlemede bir yöntem olan üstten sulama veya yağmurlamanın belirgin bir yararı vardır ve dikkate değer bir öneme sahiptir. Bu uygulama geniş bir su kaynağı, uygun sulama ekipmanları ve iyi bir toprak drenajı ister. Bu yöntem sadece üzerindeki buz yükünü taşıyabilecek bitkilerde uygulanabilir.

Yağmurlama yönteminde, bitki su soğuduğu ve donduğu zaman, radyasyonla kaybolan ısıyı kazandırmak için eritme ısısını ortama verir. 1 gr veya 1 cm3 suyun 1°C soğuması için 1 kalori ısı açığa çıkar, fakat bitki için daha önemli olan durum 1 gr suyun donması için 80 kalorinin açığa çıkmasıdır. Eğer yaprak veya tomurcuk ince bir su filmi kaplanırsa, suyun donmasıyla ısı açığa çıkar ve bitki sıcaklığının 0°C'nin altına düşmesini engellenir. Bu su filminin olabildiğince sürekliliği sağlanmalıdır, bu sayede bitki üzerinde buz tabakaları oluşmasına ve ortam sıcaklığı donma noktasının altına düşmesine rağmen bitki sıcaklığı donma noktasının altına düşmeyecektir.

Bir güvenli uygulama, ıslak termometre sıcaklığı donma noktasına ulaştığı zaman yağmurlama işlemine başlamaktır. Yağmurlama işlemi bitki dokularının dayanabilmesi için mümkün olduğu kadar sürdürülmelidir. Uygulama hava sıcaklığı 0 °C'nin üzerine çıkıncaya kadar devam ettirilmelidir.

Yağmurlama sistemi, ürün kaybına neden olabilen birkaç dakikalık kritik devreyi engelleyecek veya kesecek şekilde tam ve sürekli olarak su örtüsü sağlamalıdır. Yağmurlama sisteminin önceden test edilmesi gereklidir. 12-20 saniye aralıklarla çalışan küçük yağmurlayıcılardan daha tatmin edici sonuçlar alındığı Davis (1955) tarafından bildirilmiştir. 90 saniye aralılarla çalışan daha büyük yağmurlayıcılar -5°C de domates bitkisi üzerinde etkili olamamıştır. Tekrarlanan uygulamaların daha kısa aralıkları, yaprak yüzeyindeki daha düşük sıcaklık değişimlerini netice vermiştir.

f- Toprak işleme ve idaresi

Don zararlarını en aza indirebilmek için; toprak nemli, yabancı otları temizlenmiş, düzeltilmiş ve pekiştirilmiş olmalıdır. Don tehlikesi olan dönemlerden önce toprak üzerindeki ürünler, organik madde artıkları, gübre artıkları ve yabancı otlar sürülmeli ve toprak sıkıştırılmalıdır. Bu işlemlerden sonra toprak sulanmalı ve kuru kalmasına fırsat verilmemelidir.

g- Kumlama

Bu yöntem hem pahalı, hem yüksek işçilik, hem de toprağın yapısını etkilemesi nedeniyle uygulanması güç bir yöntemdir. Kum materyalinin kolay ısınması ve radyasyon yoluyla yavaş soğuması bu yöntemin olumlu yanıdır. Her yıl ince bir kum tabakasının don riskli alanlara serilmesi şeklinde yapılır. İnce kum aynı zamanda buharlaşmayı (kendi bünyesindeki su miktarı çok az olduğundan) en alt seviyeye indirir.

h- Çiçeklenmeyi geciktirme

İlkbaharda meydana gelen son don olaylarının çok sık görüldüğü yerlerde, meyve ağaçlarının çiçeklenme devresinde don olayından fazla zarar görülmemesi için çiçeklenmenin geciktirilmesi amacıyla ağaç dipleri 1 m çapında açılarak kar veya buz kalıpları konulur.

i- Zorlanmış hasat

Birçok durumda geniş bir ürün topluluğunu zorunlu hasat yoluyla dondan korumak mümkündür. Don veya donma sıcaklıkları ile ilgili bir tahmin önceden kullanıcılara ulaştırılmış ise, bölgedeki çiftçiler olgun meyveleri, sebzeleri ve diğer ürünleri acil olarak toplayabilir, aksi takdirde arazi üzerinde kalır ve don tehlikesine hedef olur. Bu durum geceleri bile devam edecek uzun saatler süren bir ekip çalışmasını gerektirir. Toplanan ürünlerin korumalı yerlerde depo edilmesi zorunludur.


Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü İnternet Sitesi.

Edit:Konu Başlığı

Aralık 01, 2016, 12:59:15
2
Ynt: Nitrat içerikli gübrelerin yasaklanması sonucu alternatif uygulamalar
Ben tarla bitkileri gübrelemesinden anlamam. Zaten forum üstadları doyurucu bilgiyi vermişler. Meyve gübreleme konusunda şöyle bir fikrim var. Erken ilkbaharda AN yerine üre kullanmaliyiz. Ayrica üreyi 1 ton suya 1 kg olarak yaprak gübreleri ile veya ilaçlama ile vermeliyiz. Burada dikkat edeceğimiz nokta üreli ilacın tomurcuklara değmemesi. Yani yapraklar biraz daha belirginleşmeli. Son azotlu gübreleme de ise Amonyum sülfat kullanmalıyız. Ph ve kireci yüksek topraklarda meyvecilik yapıyoruz. Karadeniz ve Nevşehir gibi bazı istisnai bölgeler hariç AS çok sorun oluşturmaz. Ayrıca baklagil ekip çiçeklenme başlangıcında toprağa karıştırmalıyız. Çiftlik gübrelerini de 60 derecenin üstüne çıkmadan 1-1,5 m lik yığınların üstünü kapatarak TSP veya DAP ile karıştırarak azotu bağlamalıyız. Böylece azot yönünden daha zengin ahır gübreleri kullanmış oluruz.


Sabah aklıma gelen bir şey, zaten daha önce forumda da sormuştum, ağaç aralarına yem bezelyesi, fiğ gibi baklagiller ekilerek azot bağlama. Mantıklı mı bilmiyorum, mümkün mertebe azotlu gübre kullanımını da azaltır gibi. Bilen anlayan olur mu olmaz mı açıklarsa daha iyi olur :)

Aralık 01, 2016, 13:05:54
2
Ynt: Dolarin artisi hayra alamet degil
Arkadaslar dolarin artisi hiz kazandi. Kuresel bir artis uretimde yetersiz Turkiyeyi daha fazla etkiledi. Cem Seymen'i izledim tv de aksamuzeri. Dolar bozdurmak gecici bir care artisi durduramaz diyor. Faiz artisi sart yoksa para dovize kayip gidecek. Ya da diger bir carede vergi indirimi. Vergi indirimi sayesinde parayi uretime sokup  dovizi dusurmemiz mumkundur.
Bir yanda acimasiz ekonomik kurallar bir yanda dedigim dedik bir hukumet ile bu isin sonunun nereye varacagini merak ediyorum.
Daha once sicak para ile pacayi siyirdilar ama bakalim bu sefer oyle olacak mi? Ya da kendi sonlarini kendi ekonomik kararlari mi hazirlayacak??
Kendim ettim kendim buldum olsa sorun yok da. Sen ettin ben buldum olmaz insallah bu isin sonu ☺

SM-J200F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi



Daha önce yazdım, yine yazıyorum: Çözüm Yerli Malı!

Borçlanma çok kolaydır, ülke ekonomisi ile ev ekonomisi benzerdir. Girenle harcanan birbirini dengelemelidir!

Sen her şeyi yurt dışından alırsan borçlanman artar. Borçlanman arttıkça büyüme hızın düşer.

Sen dış politikanı iyi tutmazsan mal satamazsın, mal satamazsan kazanamazsın!

Bizim mal sattığımız yerler belli, kavgalı olduğumuz yerler belli. En fazla ihracatı biz AB'ye yapıyoruz, son olaylardan sonra bakalım AB bizden mal alacak mı?

Ha sattığımız mallar da meyve sebze en fazla. Diğer ürünler de ucuz, basit sanayi ürünleri, kablo, kablo kanalı vs. 100 konteyner mal gönderip 1 konteyner alıyorsunuz onlardan anca. Adam 10 telefon gönderiyor, senin 1 konteyner malının fiyatına.

Şu anda birçok yerli ürün var, ama maalesef yerli üretici dürüst değil. Cumhur'un başına gelen olay, aldığı ürünü hala yollamadılar. Bir Türk markasından beyaz eşyalarını aldı, ne zamandır bekliyordu. İnsan yerliden soğuyor. Bilgisayar alıyorsunuz yine aynı, telefon alıyorsunuz aynı, ne alırsanız aynı! Kalite yok, dürüstlük yok. Keşke kaliteli ürün yapsalar da biz de Kore malı-Amerikan malı yerine Türk malı kullansak!

Sözün özü;

1) Kaliteli Yerli malı

2) Komşularla, Dünya ile dostça ilişkiler.

Başka çıkar yol yok!

Aralık 03, 2016, 00:08:52
1
Ynt: Güncel Arazi Fiyatları..
İyi bir konu ama şuraya yazılacak ( hatta benim yazacaklarımda ) fiyatlar sürekli değişkenlik gösterecektir, azalacak artacak.

Kırıklareli/Lüleburgaz/Sakızköy

Kuru, boş arazı, kepir yerler  ( 1 dönüm= 1000 M2 )

10-30 dönümün dekar bedeli şu anda 7.000 TL den başlayıp 10.000 e kadar gidiyor.
50-200 dönümün dekar bedeli ( bu arazilere genellikle elektrikte yakın ve çiftlik gibi tesislerde kurulabileceği için en düşük 10.000 TL ile 13.000 TL arasında değişiyor.

bu fiyatlarla Trakya da arazi alan çiftçi kuru tarım yaparak bu paraları asla kazanamaz...



Gökhan maalesef Lüleburgaz tarafları uçtu iyice, sanayinin etkisi çok Trakya'nın diğer bölgelerinde o kadar yüksek değil sanırım.

Bu arada arkadaşlar, fiyatları yazarken İl-ilçe de belirtirlerse iyi olur gibi.

Aralık 04, 2016, 11:44:32
1
Dünya'nın Tohum Bankası Norveç ile Kuzey Kutbu arasında bulunan Svalbard Adası ilginç bir mahzene ev sahipliği yapıyor. Olası bir nükleer savaş, küresel ısınma ya da bir gök taşının Dünya'ya çarpması sonucu oluşabilecek yıkımdan sonra yeniden gelişebilmek için, Dünya'nın dört bir yanından gelen tohumlar burada saklanıyor.

Mahzenin girişi

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bu ada uçakla ulaşılabilecek kuzeydeki en uç nokta. Buradaki sıcaklıkla mahzende elektrik olmasa bile 200 yıl tohumlar saklanabiliyor.

Bu projenin idarecisi olan Cary Fowler'a göre; Norveç'in uzak bir dağında, bozulmaya dayanıklı bir mahzende binlerce tohum çeşidini korumak hayat memat meselesinden daha çok bir hak ve adalet meselesi.

Fowler, projenin nasıl hayata geçtiğini şöyle anlatıyor: "Uluslararası bir tohum bankası düşüncesi yıllardır vardı. 9/11 ve Katrina kasırgası sonrasında bir kaçımız bu gibi tecrübeler hakkında konuşuyorduk. ''Bu günlerde dünyanın gerçekten neresi daha güvenliydi?'' Bu aklıma şunu getirdi: Er ya da geç bir felaket büyük tohum bankasını vuracak. Ve bu olduğu zaman bizler yeri doldurulamaz bir koleksiyonu kaybedeceğiz ve yüz binlerce benzersiz tohum çeşidinin nesli tükenecek. Peki biz bunun için ne yapıyoruz? Böylece ben gerekli mercilere mektup yazdım. Mektup Norveç hükümetine de gitti. Norveç hükümeti de bu sorumluluğu kabul etti.

Mahzen olabildiğince basit olarak tasarımlandı. Eğer tohumları güvenilir bir şekilde saklamak istiyorsanız, onları belirli bir nem oranına kadar kurutmalı ve sonra dondurmalısınız. Eğer güvende olacaklarsa şu an var olan tohum bankalarının bulunduğu yerde olmamalılar. Yani biz bu kasayı New York ya da Moskova'ya koymak istemedik. Bu tohum bankasının olmasını istediğimiz yer, Dünya'nın bir çok tehlikesinden uzakta bir yer olmalıydı. Doğal olarak soğuk olmalıydı ki, tamamıyla mekanik donduruculara bağımlı olmayalım. İşte bu kasanın Svalbard'ta bulunmasının nedeni budur."



Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Şu anda kasada 860,000 numune bulunuyor ve her numune içinde 500 tohum var ve halen tohum toplanmaya devam ediyor.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bu kasa için moder zamanın NUH GEMİSİ de denildiğini hatırlatalım :)

Aralık 06, 2016, 11:44:27
1
Ynt: Yeşil Gübreleme Nasıl Yapılır?
Yeşil gübrelemede, bildiğim kadarıyla bitkinin kökü topluyor azotu vs. Dış gövdenin ne gibi bir özelliği oluyor toprağa karıştırma da.

Sadece kökü toplamıyor, aynı zamanda o azottan bitkinin kendisi de yararlanıyor. Protein azot içerir, azot bağlayıcı bitkilerin protein değerleri o yüzden zengindir. Bu bitkilerin köklerinde bir bakteri türü yaşar, bunlarla ortaklaşa bir yaşam oluşturur bu kökler, bakteriler azotu nitrat haline getirir, nitrat suda çözünür ve bunu bitki kullanır. Bitkinin kullanmadığı azot ise toprakta kalır.

Bitkiyi devirip bıraktığınızda ise 2 katı bir azotu toprağa vermiş olursunuz :)

Aralık 06, 2016, 11:55:48
1
Ynt: Yeşil Gübreleme Nasıl Yapılır?
Sormanın sebebi bitkinin üst kısmını biçip hayvana yedirmekti ondan sormuştum.

Öyle de yapabilirsiniz, ama azot miktarı daha az olur sadece, bunun yararı yine de olacak. Şöyle ki, bir sonra ekeceğiniz bitkiye verilecek azotlu gübre miktarı azalacaktır.

Ha bir de, devirmenin başka bir yararı da var, onu unutmuşum :) Topraktaki organik maddeyi arttırıyor. Zaten Yılmaz da iletide belirtmiş, "Organik madde yükseldiği an, toprağı sürmek oyuncak oluyor. Organik madde varsa, her daim tav var." diye. En büyük yararı organik maddenin arttırılması bu yeşil gübrelemenin :)

Aralık 06, 2016, 14:12:20
1
Ynt: 1000Ha Pamuk Ekimi Projesi Murat Ağabey belli burası Türkiye değil :) bu kadar büyük bir alan için ciddi yatırım lazım, makine ekipman, pivot sulama vs. yapmalı insan. Her şeyi makineyle yapmalı bence.
Aralık 08, 2016, 20:07:49
1
Ynt: Ekonomi %1,8 küçülürken Tarım %7,7 küçüldü
http://www.dunya.com/kose-yazisi/tarimda-rekor-kuculme/341801
Et ithal ediyoruz et, et! 8, 10 ay sonra yiyip bitirip tüketeceğimiz danaları. Hem de tarım ülkesi olarak. 325 milyon dolarlık. "Mera olmadan et ırkı olmaaaz" diyenlere duyrulur. Ortalama 3 ila 6 ay ot olan meralarınızda ne yaptınız? diye soruyorum ben de onlara.

325 milyon Dolar ne demek ya! Ülkeden 325 milyon dolar çıkacak demek! Sığır-davar ihraç eden ülkeden et ithal eden ülkeye! Emeği geçenler gün yüzü görmez umarım!

Aralık 22, 2016, 15:55:45
1
Ynt: Biyogaz tesisi kurmak
100 haneli bir köyün elektrik ihtiyacını karşılamak için gerekli olan biyogaz tesisin maliyeti ve geri kazanımı hakkında bilgisi olan var mı?

Murat Ağabey cevaplamış tabi, ben de aklımca bir şeyler yazayım.

100 haneli köy demişsiniz ama, köyde hayvancılık yapan var mı? Varsa hayvancılığı yapanların otomatik süt sağım ünitesi vs. bulunuyor mu?

Köydeki evlerde ne gibi televizyonlar bulunuyor? Kuyuları var mı? Bu kuyulardan su çeken motorlar kaç kW?

Köy içi aydınlatma ne durumda, köy için aydınlatmada da kullanılacak mı bu?

Yapılacak biyogaz santrali için gerekli miktarda gübre temini yapılacak çiftlik yakınlarda var mı?

Açıkçası bunlar da çok önemli ayrıntılar ;)

Aralık 27, 2016, 17:41:58
1
Ynt: Köylü Milletin Efendisidir. (midir?) Ben de geçen gün okumuştum, gerçekten çok güzel bir konu. Gerçekten de adamın dediği gibi "Yumurtayı, sütü, unu" gerekli malzemeleri üreten köylüyken, köylüye olan davranış maalesef çok kötü. Aşağılama cümlesi olarak kullanılıyor.

Haliyle köylü de artık şehir yaşantısına özeniyor, sözde değil özde efendi olmayı arzuluyor.

Ağaların ellerine bırakılmış köylüyü ezen ezene haliyle. Tarım bakanlığına getirilen şahıslar her zaman köylüyü sömüren kişilerden oluyor.

Liyakat esas alınmadığı sürece köylü daha çooook ezilir...

Aralık 27, 2016, 17:45:06
1
Ynt: Ls plus 80 garajda debriyaj degisimi Elinize sağlık çok iyi iş!
Aralık 27, 2016, 17:47:17
1
Ynt: Astronot yiyeceği tuttu, yoğun talep var!
Çalıştığım köyde gaza gelip pancar yerine bunu ekmeyi düşünen bi veliyi yalvar yakar vazgeçirdim.Tutacağini zannetmiyorum bu ürünün

Çok iyi yapmışsınız :) Pazarı yok, gerçekten yok :) Salataya falan koyuyorlar saçma sapan restoranlarda, onu da yiyen yok.

Aralık 27, 2016, 23:30:28
1