toprakbilgi.com

Beğenileri gör

Verilen/alınan beğenileri gör


İletileriniz beğenildi

Sayfa: [1] 2 3
İleti bilgisi Beğeni sayısı
Çapalama Makinasına Karık Pulluğu Seracıların işine çok yarayan bir ekipman çapalama makinası ne kadar ilkel bir alet olsa da küçük alanda iyi işler yapıyor.

Ben serada tava üzerini sürüp gübreyi karıştırmak için ve dikim tavası yapmak için kullanıyorum bunun için bir karık açma pulluğu yaptırdım.

Şimdi bize lazım olanlar;
Çapalama Makinası
Demir Tekerlekler(lastik tekerlek iş yapmıyor)
Karık Pulluğu
15-20 kg Civarı Ağırlık

Karık pulluğunu demirci 80 liraya yaptı aslında 50 liradan fazla etmez ama ilçede tek yapan olduğundan avantajını kullanıyor

Pulluğu rahat çekmesi için demir tekerlek aldım piyasada hazır satılıyor tekerleğin biri 100 TL tekerleklerin motora bağlanması için kullanılan aparatın teki de 60 lira 2 tekerlek ve 2 aparat için toplam 320 TL ödedim fiyat hayli yüksek fakat daha ucuzunu bulamadım

Pullukla beraber toplam maliyet 400 TL

Çapalama makinası 'Weima' marka, 6.5 Hp Benzinli 'Honda' motorlu motor harici aksamın tamamı çin menşeili


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yaptırdığım Karık Pulluğu

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Demir Tekerlekler Ve Bağlantı Flanşları

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Montajlanmış Hali

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Çalışma Videosu

-SON-

Ağustos 23, 2016, 23:40:33
1
Bitki Besin Elementleri... Bitkiler büyümeleri, gelişmeleri ve hayati faaliyetleri için gerekli olan elementleri havadan ve yetiştirildikleri ortamdan alırlar. Bitkiler için mutlak gerekli element 16 tanedir. 6 element ise bazı bitkiler veya bazı işlemler için gerekli olabilmektedir. Bu elementlerden;
Karbon (C) havadan,
Hidrojen (H) sudan ve az miktarda havadan,
Oksijen (O) havadan ve sudan,
Azot (N) ve diğer elementlerin tamamı topraktan

Karşılanır..

Bitki Besin Elementleri Sınıflandırması;

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bu Elementlerin İşlevlerine Kabaca Bir Göz Atalım;

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Şimdi Belli Başlı Elementleri Biraz Daha Detaylıca İnceleyelim:

Azot
Besin maddeleri içerisinde kendisini en çabuk azot noksanlığı hissettirir. Bu yüzden azot, bitki besin maddeleri içerisinde, en önemlisidir ve gübrelemede en çok kullanılanıdır.

Azot noksanlığında bitkilerde, büyüme ve gelişme hızlı bir şekilde yavaşlar, bitki küçük kalır. Sürgün sayısı az ve sürgün boyu normalden kısadır. İlerlemiş azot noksanlığında sürgünler kıvrılarak aşağı doğru büyür. Yapraklar küçülerek vaktinden önce dökülür ve ağır kloroz (sararma) görülür. Bitki yaşlılık hormonu salgılar ve kök gelişimi zayıftır. İnce ve zayıf kökler görülür. Azot noksanlığı öncelikle kendini yaşlı yapraklarda gösterir. Bu, azotun bitkide hareketli olmasından kaynaklanır. Erken çiçeklenme gözlenecek ve vejetatif dönem kısalacaktır.

Azotun fazla verilmesi durumunda ise bitkide anormal boya kaçma, bitki dokularında gevşekleşme, bitkide yatma, hastalıklara karşı direncin azalması, geç çiçeklenme ve raf ömründe kısalma, şeker sentezinde azalma, erken meyve dökülmesi, depo hastalıklarının artması gibi olumsuzluklar gözlemlenir.

Azotun Alım Formları: NO3-, NH4 ve NH2-

Azot alınımını azaltan koşullar:

-Nitratın yıkanma ile amonyumun da uçarak süratle toprağı terk etmesine neden olan hafif ve kumlu topraklar.
-Su baskısı, sulama veya yüksek kil içeriği nedeniyle yapısal problemi olan topraklar.
-Düşük organik madde içeriği olan topraklar.
-Yetersiz gübreleme veya bir önceki dönemde azotun tüketilmesi.
-Bitkide kök gelişiminin yetersizliği.

Fosfor (P)
Kaya, mineraller ve organik maddelerdeki fosfor parçalanarak serbest hale dönüşür ve bitki bu serbest fosfor bileşiklerinden faydalanır. Ancak, fosfor genelde, toprak içerisinde bitkilerin faydalanamayacağı bağlı formda bulunur. Özellikle pH’sı yüksek, kireçli veya magnezyumu yüksek topraklarda kalsiyum fosfat veya magnezyum fosfat olarak çözünmez bileşikler oluşturarak çökelir ve bu yapıdan bitkiler faydalanamaz. Yapılan gübrelemelerde bitkinin fosfordan faydalanma oranı %30 civarındadır. Gübrelerle verilen veya topraktaki mevcut fosforun etkinliğini pH’yı düşürerek sağlayabiliriz.

Bitkiler toprakta serbest halde bulunan fosforu kolaylıkla alabilirler. Fosfor bitkilerde en fazla genç dönemde kullanılır. Tohum döneminde fosfor kullanımı nispeten artar.

Fosfor, çiçeklenme biyolojisi, tohum oluşumu, enerji transferi (ATP), gen aktarımı (DNA) gibi konularda mutlak gereklidir.

Fosfor noksanlığı bitkinin en çok generatif yönden zarar görmesine neden olur. Fosfor noksanlığı kendini öncelikle yaşlı yapraklarda gösterir (mobildir). Yapraklar noksanlık durumunda önce koyu yeşile, sonra mavi yeşile ve daha sonrada kırmızı ve kırmızı-mor bir görünüm sergiler.

Fosfor fazlalığında veya aşırı fosfor gübrelemesinde demir (Fe+2) çinko (Zn+2), kalsiyum (Ca+2), bor (B) ve mangan (Mn+2) alınımına engel olur.

Fosforun Alım Formları: H2PO4 ve HPO4-2


Fosforun Bitkideki Görevleri:

-Enerji transferi (ATP), şeker ve nişasta gibi maddelerin taşınması ve depolanmasında etkilidir.
-Nükleik asitlerin (DNA) oluşumunda ve gen aktarımında görev alır.
-Çiçek ve meyve oluşumunda, kök gelişiminde önemlidir.
-Hücre bölünmesi ve yeni hücre oluşması için elzemdir.
Meristem dokularım büyümesini düzenlemektedir.

Fosfor Noksanlık Belirtileri:

-Cansız, zayıf ve yumuk çiçek oluşumu.
-Yaprakların önce koyu yeşile, sonra mavi yeşile, ve daha sonrada kırmızı ve kırmızı-mor renge dönüşmesi (antosiyan birikimi).
-Köklerde zayıflama, cansızlık ve emici tüylerin yeterince oluşmaması.
-Sürgünlerde kısalma, incelme ve ipliksi gelişme, boğum aralarında daralma.
-Küçük ve şekilsiz meyve oluşumunun yanında çekirdek sayısında azalma, çekirdek gelişim bozuklukları ve raf ömründe kısalmalara sebep olmaktadır.

Fosfor Alınımını Azaltan Koşullar:

-pH’sı 5,5’den düşük ya da 7,5 den yüksek topraklar.
-Yüksek kil içeriğine sahip topraklar.
-Düşük organik madde içeriğine sahip topraklar.
-Toprakta fosforun tamamen bağlı olarak bulunması
-Alüminyum ya da demir hidroksit oranı yüksek olan topraklar

Potasyum (K)
Potasyum, azot ve fosfor gibi bitki yapısına pek girmez. Daha çok bitkinin bazı hayatsal olaylarında kendini hissettirir. Örneğin; bitkinin su potansiyelinin ayarlanmasında, karbonhidratların oluşturulmasında ve taşınmasında rol oynamaktadır. Bunların dışında amino asitlerin proteinlere dönüşümünde de etkin rol alır.

Potasyum bitkilerde birçok kalite unsurunu etkiler. Meyve kalitesi, renk, koku ,aroma, dayanıklılık, sertlik, hastalıklara karşı dayanım ve depolama uzunluğunu etkileyen en önemli elementtir.

Potasyum bitki bünyesine K+ iyonu şeklinde alınmaktadır ve eksikliği azot gibi ilk önce kendini yaşlı yapraklarda göstermektedir. Fazla alınan potasyum magnezyum alınımını azaltır ve bitkinin tepe sürgününün yavaşlamasına neden olur.

Potasyumun Bitkideki Görevleri

-Dokuların tuz konsantrasyonunu ve ozmotik basıncı ayarlayarak bitkide su dengesini sağlar.
-Bitkilerin kuraklığa, dona ve tuz zararına karşı dayanımını arttırır.
-Bitkilerin yapraklarında oluşturduğu protein ve karbonhidrat gibi yapıların meyveye taşınmasında rol alır ve meyvenin içini doldurarak verim ve kaliteyi artırır.
-Fotosentez ve solunum için gerekli olan birçok enzimin faaliyetine yardımcı olur.
-Ürün kalitesini arttırır. Meyvenin renk, tat, aroma, sertlik, depo dayanıklılığı ve raf ömrünü etkileyen en önemli elementtir.

Potasyum Noksanlık Belirtileri

-Önce yaşlı yapraklarda görülür. Yaşlı yaprakların uçlarında ve kenarlarında sararma daha sonrada kuruma şeklinde görülür (yaprak yeşil rengini korur).
-Yaşlı yapraklar daha küçüktür. İlerlemiş durumlarda yaprağın büyük bölümü kurur ancak düşmez.
-Bitkide genel bir su stresi görülür. Bitki cansızdır. Gelişimi yavaşlar.
-Hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılık azalır.
-Tohum ve meyve şeklinde bozulma, meyvede kalite düşüşü, meyveler daha küçük ve lezzetsiz olur.

Potasyum Alınımı Azaltan Koşullar

-Potasyum kaybının fazla olduğu kumlu hafif topraklar.
-Kireç oranı yüksek topraklar.
-Toprakta fosforun fazla miktarda bulunması.
-Potasyum içeriği düşük olan topraklar
-Aşırı yağış, fazla yapılan salma sulama.

Kalsiyum (Ca)
Kalsiyum bitkiler tarafından Ca+2 iyonu olarak, kök uçları aracılığıyla alınır. Bütün bitki dokularına kalsiyum iyonları transpirasyona (terleme) bağlı olarak ksilem boruları ile taşınır.

Kalsiyum yeni gelişen hücre dokularının uç noktalarının gelişmesinde, köklerin ve çiçeklerin normal oluşumunda etkilidir. Kalsiyum hücre duvarının arasında bulunur. Hücre duvarının yapı taşıdır.

Kalsiyum bitki bünyesinde taşınmazdır. Yani daha önceden bitkiye alınmış veya yaprakta bulunan kalsiyum, meyve ve yeni oluşan yapraklara geçiş yapmaz ve ilk eksiklik belirtilerini yaprak uçlarının kuruması veya yukarı doğru kıvrılmasıyla gösterir. Sürgün uçlarında ölme ve ölü dokunun büyümesinin durması, meyve ucunda renk açılması, ilerleyen dönemde kahverengi-siyah çürüklük (çiçek burnu çürüklüğü) görülür. Örnek olarak elmada acı benek, domates, biber, patlıcanda çiçek burnu çürüklüğü, kerevizde meyve içi kararması kalsiyum eksikliği sonucu ortaya çıkan belirtilerdir.

Kalsiyum eksikliğini gidermek için düzenli olarak gerekirse her sulamada Kalsiyum Nitrat gübresi uygulaması gerekir veya meyve üzerine 3–4 kez kalsiyum püskürtmek etkili olmaktadır.

Kalsiyumun Bitkideki Görevleri

-Hücreler arasında bulunur. Hücre duvarını güçlendirir.
-Hücre büyümesine ve uzamasına yardımcı olur.
-Hücre zarının geçirgenliğinde etkilidir.
-Normal bir çiçeklenme ve kök gelişimi için gereklidir.
-Nitratların alımına yardımcı olur.
-Bitkinin hastalıklara, kuraklığa ve strese dayanımını arttırır.

Kalsiyum Noksanlık Belirtileri

-İlk eksikliği genç yapraklarda ve sürgün uçlarında görülür. Genç yaprak kenarları kuruyarak ölür. Sürgün ucu büyümesi durur, sürgün uçlarında kuruma gözlenir.
-Domates, biber ve patlıcan = Uç yanıklığı (çiçek burnu çürüklüğü)
-Elma, armut = Mantarsı leke, acı benek
-Şeker pancarı = Uç yanıklığı
-Kereviz = Meyve içi kararması
-Bürüksel lahanası = Meyve içi kahverengileşmesi
-Bitki dokusu ve meyveler yumuşaktır, raf ve depo ömrü kısadır.
-Kök gelişimi zayıflar, köklerin dayanıklılığı azalır.
-Bitkinin hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığı azalır.

Kalsiyum Alınımını Azaltan Koşullar

-Yüksek oranda amonyum (NH4) azotu ile besleme.
-Toprakta su yetersizliği veya yüksek tuz konsantrasyonu.
-Yeni kök oluşumunu engelleyen, düşük sıcaklık ve yetersiz havalanma gibi koşullar.
-Düşük pH’lı topraklar.
-Organik topraklar veya fazla miktarda organik madde eklenen topraklar.
-Gübre ile fazla miktarda potasyum veya magnezyum verilmesi.

Magnezyum (Mg)
Bitkiler magnezyumu Mg+2 iyonu şeklinde alırlar. Magnezyum, klorofilin merkez atomudur ve fotosentezde hayati öneme sahiptir. Bu nedenle magnezyum eksikliğinde, klorofil miktarı düşer ve fotosentez geriler. Buna bağlı olarak da bitki gelişimi geriler ve ürün kaybı meydana gelir.

Magnezyum bitkilerde hareketlidir. Bu yüzden, bitkilerde en fazla büyüme uçlarında ve özellikle de genç yapraklarda birikir. Tohum oluşumu sırasında bu bölgelerden tohuma taşınır.
Magnezyum eksikliği kendini ilk önce yaşlı yapraklarda gösterir. Her bitkide farklı olmakla birlikte genel olarak magnezyum noksanlıklarında; yaşlı yapraklarda renk açılır, yaprak üzerindeki ana ve ikinci damarlar yeşil daha ince damarlar ise sarıya döner ve damar aralarında lokal dalgalı yuvarlak sararmalar görülür.

Magnezyumun Bitkideki Görevi

-Klorofilin merkez atomudur ve fotosentez için çok önemlidir.
-Fosforun taşınması ve yerleştirilmesinde çok önemli rol oynar.
-Aminoasitlerin polipeptitlere dönüşmesinde rol oynar.
-Enzim aktivatörüdür ve birçok enzimin fonksiyonuna yardımcı olur.

Magnezyum Noksanlık Belirtileri

-İlk belirtileri yaşlı yapraklarda gözlenir.
-Ana ve ikincil damarlar yeşil, damar araları sarıdır. Nadiren kahverengi nekrozlar (kurumalar) görülür. ---Yapraklar erken dökülebilir.
-Meyve sapı zayıflar ve meyve dökülmesi fazlalaşır.
-Verimde ciddi azalmalar söz konusudur.

Magnezyum Alınımını Azaltan Koşullar

-Aşırı potasyum ve kalsiyum gübrelemesi veya yüksek kireç içeriği.
-Çok yağış alan kumlu topraklar.
-Gelişme periyodunun sonuna doğru magnezyum ihtiyacının artmasına bağlı noksanlık artar.
-Toprak sıkışması, yetersiz drenaj, kuraklık ve soğuk toprak.
-pH’nın 5 in altına düşmesi.

Kükürt (S)
Bitkiler tarafından alınabilen kükürt kaynağı, elemental kükürt ve organik madde içerisinde bulunan kükürttür. Bitkiler kükürdü SO4-2 iyonu şeklinde alırlar. Bunun yanında kükürdü yaprakları ile SO3 ve az da olsa elemental kükürdü de alabilirler. Ayrıca, bitkiler bu elementi SO2 gazı şeklinde de absorbe edebilirler.

Kükürt organik maddenin yapısına giren bir elementtir. Kükürt bitkilerde sistin, sistein ve metionin gibi kükürtlü aminoasitlerin yapısında yer alır ve bunlarla birleşerek proteinleri oluşturur.
Bu döngü sırasında kükürt, birçok enzimatik faaliyette görev alır. Normal şartlarda kükürt bitki bünyesine rahatlıkla alınabilir. Fakat bitki bünyesine girdikten sonra hemen çeşitli bileşikler oluşturduğu için fazla taşınamaz.

Kükürt bitki bünyesinde kolaylıklı taşınabilir. Kükürt noksanlığı azot noksanlığına oldukça benzeyen belirtiler gösterir. Azot noksanlığı ile kükürt noksanlığını ayıran taraf, kükürt noksanlığının azotun tersine, genç yapraklarda görülmesidir.

Kükürtün Bitkideki Görevi

-Protein sentezi için gerekli bazı aminoasitlerin yapısında bulunur.
-Enerji, hormon ve bazı enzimlerin sentezinde yer alır.
-Nitrat ve karbonhidrat metabolizmasını hızlandırır.
-Yüksek pH’lı topraklarda pH’yı düşürmek için kullanılabilir.

Kükürt Noksanlık Belirtileri

-Kükürt noksanlığı azot noksanlığına oldukça benzer. Aradaki fark, kükürt noksanlığının azotun tersine, genç yapraklarda görülmesidir.
-Yapraklar dökülür ve tomurcuk ölür.
-Protein sentezi düşer, verim kaybı artar.

Bor (B)
Bor toprakta iyonlaşmamış borik asit (BHCO)3 şeklindedir. Bor noksanlığı ile toksitesinin sınırları çok dar bir pencerede seyreder. Bu yüzden gübrelemede oldukça dikkat edilmelidir.

Bor'un bitkide protein senteziyle ilişkisi vardır. Karbonhidratların oluşumu ve taşınmasında görev alır. Kalsiyum taşınmasında ve yerine yerleştirilmesinde yardımcı olur. Çiçek ve meyve tutumunu etkiler. Polen oluşumu ve hormon sentezi içinde gereklidir.

Bor noksanlığında şeker pancarında öz çürüklüğü, turpta kahverengi öz, patates içinde kahverengi lekeler, tütünde tepe hastalığı, elmada mantarlaşmış çekirdek evi, ya da uç sararması, gibi hastalıklar görülmektedir.

Borun Bitkideki Görevleri

-Kalsiyumun taşınması ve yerleştirilmesinde görev alır.
-Çekirdek oluşumu, meyve tutumu, polen sağlığı ve döllenebilme için gereklidir.
-Hormon oluşumuna (özellikle de auxinler) yardım eder.
-Hücre bölünmesinde etkisi vardır.

Bor Noksanlık Belirtileri
-İlk belirtiler genç yapraklarda görülür. Genç yapraklar sararır ve şekilleri bozulur.
-En önemli belirtisi büyüme noktalarının ölmesidir, gelişme durur.
-Meyveler küçüktür, şekilleri bozuk olur.
-Meyve de çatlamalar görülür ve bu çatlaklar belirgindir.
-Çiçek oluşumu azdır, çiçek atmaları görülebilir ve polen azalır.
-Genç sürgünler kısadır ve zamk akıtması gözlemlenir.
-Yaprak damarları mantarlaşır, erken yaprak dökümü olabilir, meyve çekirdek evinde veya meyve çekirdek kabuğunda mantarlaşma olur.
-Yapraklar kalınlaşır, renk koyulaşır, orta damar mantarlanması görülür. Yaprak ve gövde gevrek, kırılgandır


Ağustos 24, 2016, 01:39:02
1
Ynt: Bitki Besin Elementleri... Demir (Fe)
Ülkemiz topraklarında en fazla noksanlığı görülen elementlerden biridir. Ancak, noksanlığı toprakta az bulunmasından dolayı değil, yüksek pH ve yüksek kireç içeriğinden dolayıdır. Yüksek pH’da ve yüksek kireç oranlarında, demir çözünemez bileşikler oluşturmaktadır.

Demir noksanlığı ilk önce genç yapraklarda ve özelliklede yeni oluşanlarda kendini gösterir. Demir noksanlığının ileri durumlarında hiç klorofil sentezlenemediği için yaprak beyaz olabilir. Demir eksikliğinin karakteristik semptomları, klorofil sentezinin durmasından kaynaklanan büyümenin durmasıdır.

Demir klorofil oluşumunda esas besin maddesidir.

Demirin Bitkideki Görevleri

-Klorofilin dönüşümü için mutlaka gereklidir.
-Kloroplastik protein oluşumunda etkilidir.
-Enzim ve ko-enzim görevi yapar.
-Enzimlerin elektron transferi için gereklidir.

Demir Noksanlık Belirtileri
-Noksanlık önce genç yapraklarda görülür.
-Yüksek kireç içeriğine sahip, yüksek pH’lı ya da aşırı fosfor gübrelemesi yapılmış yerlerde noksanlık yaşanması beklenebilir.
-Tipik olarak genç yapraklarda damarlar arasında kloroz (sararma) ortaya çıkar, damarlar yeşil kalır. -Şiddetli olduğunda damarlar da sararıp yaprak tamamen beyaz bir hal alabilir.

Demir Alınımını Azaltan Koşullar
-Yüksek pH’lı topraklar, yüksek kireç içeriği ve yüksek EC.
-Yüksek düzeyde ağır metal içeren topraklar.
-Düşük potasyum düzeyi. Bitki bünyesindeki düşük çinko yüksek mangan içeriği.
-Drenaj ve havalanması kötü olan topraklar.
-Geçmiş dönemlerde ekilen bitkilerin demiri tüketmiş olması.

Mangan (Mn)
Mangan alınımını en fazla etkileyen faktör toprak pH’sıdır. Bir birimlik pH değişimine karşı mangan alınımı 100 kat etkilenmektedir. Bu nedenle uygun pH’da mangan alımı çok kolay olmakta, yüksek pH’lı topraklarda ise mangan eksikliği görülmektedir.

Mangan bitkide klorofil oluşumuna yardım eder. Bitkide enzimatik ve fizyolojik olaylarda katalizör görevi üstlenir. Karbonhidratların suya ve karbondioksite parçalanmasında ve solunum olaylarında görev almaktadır.

Mangan noksanlığı magnezyum noksanlığına çok benzer aradaki fark, magnezyum noksanlığında semptomlar yaşlı yapraklarda görülür. Manganda ise genç yapraklarda başlamaktadır.

Mangan fazlalığında, fosfor indirgenerek demirin etkinlik kazanmasına engel olur ve bitkide demir noksanlığı görülmeye başlar.

Özellikle yüksek pH’lı ve kireç içeriği yüksek topraklarda, bitkide mangan noksanlığını gidermek için yaprak uygulaması daha iyi sonuçlar verir. Mangan bitkide mobil olmadığı için 2-3 uygulama bunun için yeterli olmaktadır.

Mangan’ın Bitkideki Görevleri ve Noksanlık Belirtileri

-Demir ile birlikte kloroplastın oluşumuna yardım eder. Eksikliğinde kloroplast bozulur ve yaprak ayasında sarı lekeler gözlemlenir.
-Kloroplastik protein oluşumunda etkilidir.
-Enzim ve ko-enzim görevi yapar.
-Enzimlerin elektron transferi için gereklidir.

Mangan Alınımını Azaltan Koşullar
-Yüksek pH’lı ve kireçli topraklar.
-Yüksek organik maddeli topraklar.
-Sertleşmiş ve fazla sulanan havasız topraklar.
-Demir, çinko ve bakır gibi elementlerin fazla oranda olması.

Çinko (Zn)
Ülkemiz toprakları genel karakter itibarı ile yüksek pH ve kireç içeriğine sahiptir. Bu ve benzeri topraklarda çinko düşük miktarlarda bulunur. Aynı zamanda çok yağış alıp yıkanan asit karakterli topraklarda da çinko noksanlığı görülmektedir. Bitkilerin çinko ihtiyaçları çok düşük olmasına rağmen bu gibi durumlarda çinko noksanlıklarına çokça rastlanır.

Çinkonun karbonhidratların taşınmasında ve şekerin kullanılmasında görev aldığı, azot ve fosfor metabolizmasında enzim olarak görev yaptığı bilinmektedir.

Çinko noksanlığı genç yapraklarda veya sürgünlerin ortasındaki yapraklarda kendini gösterir. Noksanlığında yapraklar yeşil kalırken yaprak aralarında sarı lekeler göze çarpar. Bazı bitkilerde kıvırcıklaşma ve rozet oluşumuna neden olur. Verim oldukça düşer.

Noksanlığında bitkide sıvı alınımı yavaşlamakta, oksin azlığından dolayı boğum araları kısalmaktadır. Bitki bodurlaşmakta ve bazı bitkilerin tepe sürgünlerinde kamçılaşma ve rozetleşme görülmekte, kılcal kökler kök ucuna toplanmaktadır.

Çinko’nun Bitkideki Görevleri

-Klorofil oluşumu için gereklidir.
-Karbonhidratların taşınması ve şekerin taşınmasında görev alır.
-Hormonal faaliyetler için gereklidir ve oksinin yapısal elementidir.
-Suyun bitkiye alınmasında etkisi vardır.

Çinko Noksanlık Belirtileri
-Sürgün ortasındaki veya ucundaki yapraklarda sarı lekeler oluşur ve ileri durumlarda bu lekeler kurur.
-Boğum aralarında daralma ve bitkide bodurluk gözlemlenir.
-Yaprak boyunda azalma ve şeklinde bozukluk ve bazı bitkilerde kayık yaprak oluşumu.
-Meyve ağaçlarının sürgünlerinde kamçılaşma ve rozet oluşumu.
-Köklerde küçük şişkinlikler ve kılcal köklerin kök ucuna toplanması.

Çinko Alınımını Azaltan Koşullar
-Yüksek pH’lı ve yüksek kireçli topraklar.
-Aşırı sulama ve sıkışma nedeniyle yetersiz havalanan topraklar.
-Fazla miktarda fosfor, kalsiyum, mangan ve bakır içeren topraklar.
-Soğuk ve yağışlı hava koşulları.
-Çinko içeriği düşük olan topraklar.

Bakır (Cu)
Genelde birçok ilacın içinde bakır bulunmasından dolayı bakır noksanlığı pek görülmez. Ancak tarıma yeni açılan topraklarda özellikle organik madde içeriği yüksek ise noksanlık görülebilmektedir. Bunun nedeni organik maddenin bakırı çok güçlü bağlamasıdır. Bazen diğer mikro elementlerin yüksek oranda olması da bakır noksanlığına sebep olmaktadır.

Bakır klorofil oluşumu için gereklidir. Solunum için katalizördür, Karbondioksit alımını düzenler bu nedenlerle fotosentezde oldukça etkili bir elementtir. Bitki bünyesinde bakırın içeriği normalin altına düştüğünde bitkilerde generatif gelişim daha fazla etkilenir. Çiçeklerde deformasyon, renk bozukluğu, çiçek azlığı, hiç oluşmama veya çiçek atma gözlemlenebilir. Aminoasitlerin ve enzimlerin oluşumunda azalma görülür.

Bakır noksanlığı diğer mikro elementler gibi önce genç yapraklarda görülür. Çünkü bakır bitki bünyesinde hareketli değildir.

Bakır’ın Bitkilerdeki Görevleri

-Klorofil oluşumu için gereklidir. Karbon dioksit alımını düzenler, fotosentezde etkilidir.
-Birçok enzimin yapısında bulunur. Protein üretimi için önemlidir.
-Solunum için katalizördür.
-Bitkide su hareketinin dengelenmesini sağlar.
-Hücre duvarının oluşumunda görev alır.
-Normal çiçek oluşumu ve tohum üretimi için gereklidir.

Bakır Eksiklik Belirtileri

-Genç yapraklarda sararma bazen beyazlaşma veya gri-yeşil görünüm ileri durumlarda kuruma.
-Sürgün uçlarında sararma ileri durumlarda kuruma veya geriye doğru ölüm.
-Bitkilerde çalılaşma, cüceleşme, başaklanmada azalma.
-Çiçeklerde bozulma, renk bozukluğu, çiçek azlığı, çiçek atmaları veya hiç oluşmaması.
-Meyvede çatlama, meyvelerde vaktinden önce olgunlaşma ve dökülme.
-Kök oluşumu azalır. Kök gelişmesi engellenir.

Bakır Alımını Azaltan Koşullar

-Alkali, kireçli, yüksek pH’lı topraklar.
-Tarıma yeni açılan organik madde içeriği yüksek topraklar.
-Toprakta bakır miktarının düşük olması.
-Diğer iz elementlerin oransal fazlalığı. Özellikle demir (Fe), çinko (Zn), mangan (Mn), molibden (Mo).
-Soğuk ve yağışlı hava koşulları.
-Azot veya fosforun yüksek oranda uygulanması.

Molibden (Mo)
Toprakta çok düşük oranlarda bulunur ve bitkilerin ihtiyaçları da çok düşüktür. Bitkiler Molibden’i Molibdat iyonu (Mo-2) olarak topraktan ve yapraktan alabilir. pH’sı 5,5 den düşük olan topraklarda noksanlığı görülmektedir.

Özellikle karnabahar ve lahananın molibden gereksinimi yüksektir. Marul, ıspanak, pancar, turunçgiller türleri de hassas bitkilerdir.

Molibden bitki bünyesinde nitrat birikmesini önler. Azotun metabolize edilmesini sağlar. Protein oluşumunda etkilidir. Molibden C vitamini sentezi üzerine etkilidir. Eksikliğinde bitkilerin C vitamini kapsamı azalır.

Molibden noksanlığında nitrat asimilasyonu olmadığı için bitkilerde nitrat birikir ve azot noksanlığına benzer arazlar ortaya çıkar. Yaşlı yaprakların damar aralarında sarımsı lekeler meydana gelir. Azot noksanlığından farklı olarak yaprak kenarları çabucak sararır ve kurur. Yaprak da dengesiz büyüme görülür.

Molibden’in Bitkilerdeki Görevleri

-Enzim faaliyeti ile nitratın amonyuma indirgenmesini sağlayarak nitratın birikimini önler. Azot fiksasyonunda görev alır.
-C vitamini (Askorbik Asit) oluşumuna yardımcı olur.
-Fosfor metabolizması üzerinde etkilidir. Eksikliğinde organik fosfor, inorganik fosfora dönüşmektedir.

Molibden Noksanlık Belirtileri
-Noksanlık belirtileri azota benzer ve öncelikle yaşlı yapraklarda kendisini gösterir.
-Azot noksanlığından tek farkı damar araları sararmasından başka yaprak kenarı kurumaları ve kıvrılmalar hemen başlar.
-Yaprak aya genişliği azalır. Küçük değişik şekilli yapraklar oluşur.
-Çiçekler solgun renkli, bitki küçük ve kavruk görünümlüdür. Karnabahar baş oluşturamaz.
-Hastalıklar bitkiyi daha çabuk etkiler.

Molibden Alımını Azaltan Koşullar
-pH’sı 5,5’den düşük asit karakterli topraklar.
-Molibden miktarı yetersiz topraklar.
-Düşük azot içerikli topraklar.
-Fazla bakır, demir, alüminyum içeren topraklar.

-SON-

Ağustos 24, 2016, 02:09:57
1
pH Nedir? pH (power of Hydrogen)
Bir çözeltinin asitlik veya bazlık derecesini tarif eden ölçü birimidir. pH değerleri skalada 0 ile 14 arasında değişir. Toprak pH’sı doğrudan ve veya dolaylı olarak toprak içerisinde meydana gelen birçok fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayı etkiler.
 
Yüksek pH’lı topraklarda makro besin elementleri bitkiler tarafından daha iyi alınabilirken, düşük pH’lı topraklarda mikro besin elementleri daha fazla alınabilir. Bitkinin tüm besin elementlerine ihtiyacı olduğundan pH’sı 6.5-7.5 arasında olan topraklar bu besin elementlerinin bitkilere yarayışlılığı bakımından daha iyidir.
 
Toprağın farklı pH aralıklarında Makro-Mikro Besin element yarayışlılıkları

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

   Türkiye topraklarının çoğunluğu kireçli olduğundan, pH değerleri genelde yüksektir. Bu bakımdan genelde ülkemizin tarım topraklarında daha çok pH değerinin nasıl düşürüleceği üzerinde durulur.

   pH ile topraktaki mikro organizma faaliyeti arasında önemli bir denge vardır. Mikroorganizmalar toprağın, bitki gelişimi ve büyümesinde uygun verimli bir ortam haline dönüşmesinde çok önemli bir rol oynarlar. Mikroorganizma popülasyonlarının çoğunluğu, toprağın biyolojik aktivitesini oluşturan fonksiyonlarını, nötr civarındaki pH değerlerinde ideal bir biçimde yerlerine getirirler.

Ağustos 24, 2016, 11:38:49
1
Bitki Gelişim Düzenleyiciler Bilinen Adıyla Hormonlar... Selamlar toprakbilgi.com Ailesi;
Sizlere Halk arasında hormon diye bildiğimiz Bitki Gelişim Düzenleyicileri açıklamaya çalışacağım.
Uzun bir yazı umarım sıkılmazsınız.

Öncelikle bilinen adıyla hormonları yani bitki gelişim düzenleyicileri tanımamız gerekiyor bunun içinde önce hormonları tanımamız gerekiyor peki nedir bu Hormon?

HORMONLAR

Bitki büyüme ve gelişmesinde en önemli rol oynayan hormonlardan 5 ana hormon grubu bitki bünyesinde mevcut olduğu yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Bunlar;

Oxinler
Sitokininler
Gibberellinler
Etilen
ABA

Bitki bünyesinde meydana gelen fizyolojik faaliyetlerin çoğunluğu bu hormonların kontrolü altındadır.

Hormonların etkileri daima bir denge içersinde birbirlerini tamamlayıcı veya bir diğerinin etkisini azaltıcı olarak ortaya çıkar.
Günümüzde hormonlardan bitkilerde büyümeyi ve gelişmeyi yönlendirici özellikleri dikkate alınarak çok yönlü yararlanılmaktadır.

Ve en önemlisi -ki bence bugün ki hormon lafına alerjimizin kaynağı- çok sayıda kimyasal madde hormon olmadığı halde hormon olarak adlandırılmakta bu ise kavram kargaşasına neden olmaktadır

Bu durumda bizim neleri hormon olarak nitelendireceğimiz çok önemli şimdi buna bir göz atalım;

-Bitki bünyesinde oluşması,
-Oluştuğu yerden başka bir yere taşınabilir olması,
- Taşındığı yerde değişik yaşam olaylarını yönetmesi ve düzenlenmesi,
-Çok düşük konsantrasyonlarda bu etkilerini göstermesi gerekir.

Yukarıda yazdığım 4 özelliği taşıyan bütün bileşikler hormondur tabi gerçekten hormon olanların tamamı doğal ve bitki bünyesinde oluşur/oluşmalıdır.

Öte yandan bitki bünyesinde bulunan bu doğal bileşiklerin yanında bu bileşiklerin kimyasal yapılarına az veya çok benzeyen sentetik bileşiklerde yapılmış ve hormon etkilerinin olup olmadığı araştırılmıştır. Bunlardan birçoğunun bitkide doğal bulunanlardan çok daha aktif oldukları, yani çok daha az kullanıldıklarında benzer etkiler oluşturdukları belirlenmiştir.Bitki bünyesinde bulunmayan bu tip bileşiklerin doğal hormonlarla karıştırılmamaları gerekir.
Bitkide mevcut olmadığı halde hormon etkisi gösteren maddelere “sentetik hormon” adı verilmektedir fakat kavram karışmasını önlemek için bitkide hormon etkili tüm maddelere “bitki gelişim düzenleyici” denmektedir..

Hormonlar başlangıçta yalnız tohumların çimlenmesinde, meyve, fidan ve çeliklerin köklendirilmesinde kullanılmıştır. Daha sonra tohumdan hasada kadar geçen devrede verim artışı, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığın arttırılması amacıyla ülkemizde ve tüm dünya ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken husus diğer kimyasallarda olduğu gibi BGD ‘lerin de yazılı olan tavsiyeye uygun olarak kullanılması gerekmektedir.

Hormonların dünyada kullanım alanları;

-Çelikle çoğalmanın sağlanması
-Tohum çimlenme gücünün arttırılması
-Çiçeklerin teşvik edilmesi veya geciktirilmes
-Soğuğa dayanıklılığın arttırılması
-Meyve tohumunun arttırılması
-Meyve iriliğinin arttırılması
-Periyodisitenin azaltılması
-Meyve olgunluğunun erkene alınması veya geciktirilmesi
-Meyve kalitesinin iyileştirilmesi
-Hasadın kolaylaştırılması
-Meyve muhafaza süresinin uzatılması
-Meyve renginin iyileştirilmesi
-Meyve ve yaprak dökümlerinin kontrolü
-Doku kültürü çalışmaları
-Islah çalışmaları
-Bitkilerin hastalık ve zararlılara dayanıklılığının arttırılması


Evet görüldüğü gibi BGD’leri tarımın birçok alanında kullanıyoruz peki bunlar sağlığa zararlımıdır bunu tam olarak bilemesemde doğal olmayan kimyasal olan her şey insan sağlığına zararlıdır diye düşünüyorum tıpkı tarım ilaçları gibi nasıl ilaçları aşırı dozda kullanınca sağlığa zararlı hale geliyorsa BGD’ler de aynı şekilde aşırı dozda kullanıldığı zaman sağlığa zararlı hale gelmektedir

Ülkemizde hormonlar domates, patlıcan ve kabakta zaman zaman üreticiler tarafından kullanılmaktadır.
Bitki Gelişim Düzenleyicilerinin ambalajı üzerinde bulunan etikete uyularak kullanılması gerekmektedir.

Hormonlarla ilgili gereksiz yapılan spekülasyonlar neticesinde sebze fiyatları anormal ölçüde düşmüş ve üretici mağdur olmuştur.
Bu konuda en büyük destek basına düşmektedir.
Hormonlar kullanılan sebzelerde kalıntı bırakmadığı gibi sebzelerde bugüne kadar insan sağlığına olumsuz etkileri konusunda da bir kaynağa rastlanmamıştır.
Hormonlar bazı sebzelerde Hollanda, İspanya, İtalya gibi ülkelerde dahil tüm dünyada kullanılmaktadır.

BGD ' ler, bitki bünyesinde üretildikleri gibi, sentetik olarak da elde edilebilirler. Bir kısmı, bitkilerde uyarıcı veya teşvik edici etki gösteren BGD ' lerin, bir kısmı da, büyümeyi kısıtlayıcı veya yavaşlatıcı, hatta durdurucu etki gösterirler. Gelişmeyi teşvik edici ve engelleyici maddeleri birbirinden kesin sınırlarla ayırmak pek mümkün değildir. Çünkü BGD ' ler, bitki büyümesinin değişik devrelerinde ve değişik bitki organlarına değişik konsantrasyonlarda uygulandıklarında farklı etkiler gösterebilir.

Diğer bir ifade ile:
- Bir maddenin büyütücü etkisi olup olmadığı, kullanım miktarı yani konsantrasyonu ile anlaşılır. BGD ' ler, bir konsantrasyonda teşvik edici özellik gösterirken, başka konsantrasyonda da engelleyici özellik gösterebilirler.

- Bitkinin değişik organları BGD ' lere farklı reaksiyonlar gösterirler. Örneğin bir BGD, bir taraftan sürgün büyümesini artırırken, diğer taraftan kök büyümesini engelleyebilir.

- Bitkinin değişik gelişme devrelerinde BGD ' lerin etkileri farklı olur. Örneğin, bir BGD vejetatif büyüme devresinde teşvik edici özellik gösterirken, çiçek teşekkülü devresinde engelleyici özellikte olabilir.

- Değişik bitki türlerinin aynı BGD ' den etkilenmeleri farklı olabilir. Örneğin uzun gün bitkilerinde çiçek teşekkülü çoğalırken, kısa gün bitkilerinde çiçek teşekkülü azalabilir

SINIFLANDIRMA
Bitki gelişimini düzenleyiciler, etki ve kimyasal yapılarına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:

Oksinler

Bitkilerde büyüme ve gelişmeyi etkileyen en önemli gruptur. Bitkinin gelişmesini diğer BGD ' lerle birlikte gerçekleştirir. Bitki kökünde doğal olarak az bulunur. Bitkinin boyca büyümesini sağlar. Hücre bölünmesi, büyümesi, hücre ve doku farklılaşmasını düzenler. Bitkinin güneşe yönelmesini sağlar. Çok fazla salgılandığında veya suni olanların fazla uygulanması halinde büyümeyi durdurur. Az salgılandığında yapraklar dökülmeye başlar. Meyva vermede etkindir. Döllenmiş çiçeğin dökülmesini engeller. Ovaryumun gelişmesini ve çekirdeksiz meyva oluşumunu sağlar. ilkbaharda kambiyum gelişimini düzenler. Suni elde edilen oksinler genelde yabancı otların yok edilmesinde kullanılır.
Bu kimyasal maddeler şunlardır:

4-CPA (4 -chlorop henoxyacetic acid)
2,4-D (2,4-dichlorop henoxyacetic acid)
2,4-DB [4-(2,4-dichlorophe noxy) butyric acid]
2,4-DEP
Dichlorprop
Fenoprop
IAA (indolacetic acid)
IBA (indolbutyric acid)
IPA (indolpropionic acid)
NAD (naphthalene cetamide)
NAA (α -naphthalene acetic acid)
1-naphthol
BNOA (β-naphthoxyacetic acid)
NOA (naphthoxyacetic acid)
Potassium naphthenate
Sodium naphthenate
2,4,5-T (2,4,5-trichlorop henoxyacetic acid) (Yasaklanmıştır.)
FOAA (phenoxyacetic acid)
FAA (phenylaceticacid)
2,4,6-trichlorobenzoic acid
2,3,6-trichlorobenzoic acid
4-amino-3,5,6-trichloro picolinic acid


Antioksinler
-Clofibric acid
-TIBA

Sitokininler

Tomurcuk gelişmesi ve yaprakların geç dökülmesinde etkili olurlar. Hücre bölünmesini uyarırlar.

Bazı doğal ve sentetik sitokininler:

Zeatin
Dihydrozeatin
Kinetin
BA (benzyladenine)
IPA (isopentyladenine)
DMA (dimethyladenine)
Methylthiozeatin
PBA (tetrahydropyrinal benzyladenine)

Defoliantlar

Yaprak döktürücü olarak kullanılırlar.Bunlar;

Calcium cyanamide
Dimethipin
Endothal
Ethephon
Metoxuron
Pentachlorophenol
Thidiazuron
Tribufos

Etilenler
Bitkilerde tohumun çimlenmesini, tomurcuk gelişmesini ve meyvanın olgun laşmasını sağlarlar. Bu kimyasal maddeler şunlardır:

CEPA (Ethrel, Ethephon, 2 chloroethylphosphonic acid)
BOH (β-hydroxyethylhy drazine)
NIA-10-637(ethylhydrogen 1-propylphosphanate)
Ethylenedichloride
Ethylenetrichloride
Ethylbromide
Trichloroethylene
Ethyliodide
Ethylmercaptan
Ethylenethiocyanohydrin
ACC
AVG
Etacelasil
Glyoxime

Giberellinler
Bu grup kimyasalı oluşturan Gibberellic acid, gövdenin uzamasını ve meyva büyümesini hızlandırır. Tohumun çimlenmesini uyarır. Yine bitkinin erken veya geç çiçek açmasına neden olur.

Gelişimi Engelleyiciler

Abscisic acid (Uygun olmayan ortamda tohumun çimlenmesini engelleyerek, tohum uyumasını devam ettirir.)

Gelişimi Geciktirenler

Ancymidol
Chlormequat chloride
Butralin
Daminozide
Carbaryl
Flurprimidol
Chlorphonium
Mefluidide
Chlorpropham
Paclobutrazol
Dikegulac-sodium
Tetcyclacis
Flumetralin
Uniconazole
Fluoridamid
Fosamine

Gelişimi Teşvik Edenler

Glyphosine
Brassinolide
Isopyrimol
Hymexazol
Jasmonic acid
Maleic hydrazide

Morfaktinler

Mepiquat chloride
Chlorfluren
Piproctanil
Chlorflurenol
Propham
Dichlorflurenol
TIBA
Flurenol

Sınıflandırmaya Tabi Tutulmayan BGD’ler

Benzofluor
Epocholeone
Karetazan
Buminafos
Ethylchlozate
Methasulfocarb
Carvone
Ethylene
Prohexadione
Ciobutide
Fenridazone
Prohydrojasmon
Clofencet
Forchlorfenuron
Pydanon
Cloxyfonac
Heptopargil
Sintofen
Cyclanilide
Holosulf
Triapenthenol
Cycloheximide
Inabenfide
Trinexapac

KULLANIM ALANLARI

Bitki gelişim düzenleyicilerini kullanım amacına uygun olarak üç ana grupta incelemek mümkündür:

- Bitki gelişimini geciktirenler
- Bitki gelişimini teşvik edenler
- Diğerleri

Bitki Gelişimini Geciktiren Kimyasalların Kullanımı
Bitki gelişimini geciktiren kimyasallar bir çok kültür bitkisinde kullanılsa da, en yaygın kullanıldığı alan süs bitkileridir. Zira bitkisel üretimin genel amacı, pazarın en hareketli ve fiyatların en yüksek dönemine rastlayan zamanda ve periyotta üretimin sağlamasıdır. Bu dönem dışında yapılacak bir üretimin profesyonel bir üreticiyi tatmin etmesi beklenemez. Bu gerçek tüm dünyada kabul edilmekte ve yetiştirilen ürünlerin bu gerçeğe göre disiplin altına alınması kaçınılmaz gözükmektedir.
Bu konu özellikle süs bitkilerinin yetiştirilmesinde ve pazarlanmasında son derece önemli bir konudur. Bu nedenle bu tür BGD ‘lerin süs bitkilerinde kullanımı önem kazanmıştır. Bu kimyasalların kullanımı ile büyüme ve gelişmenin kontrol altına alınarak pazarlamanın, talebin en yüksek dönemine göre yapılmasını sağlamak bu kimyasalların kullanım amacını oluşturmaktadır.
Bu amaç dışında belirli spesifik kültür bitkilerinde (tütün, kolza, çeltik, buğday, vb.) özel amaçlara yönelik olarak kullanımları da söz konusu olan ve dünya genelinde de kullanılmakta olan bu grup kimyasallardan 6 adedi ülkemizde ruhsatlı bulunmaktadır.
Çok amaçlı ve tek amaçlı olarak çeşitli kültür bitkilerinde kullanılmakta olan bu kimyasallar butralin, chlormequat, chlorpropham, maleic hydrazide, mepiquat chloride ve n-decanol’dür.

Çok Amaçlı Kullanılan Preparatlar

Genel Adı : aminozide
Kimyasal Adı :Butanedioic acid mono (2,2 dimethyl hydrazide)
Toksisitesi : LD50 8400 mg/kg
Kullanım Alanı : Süs bitkileri
Etki Şekli : Bu preparat kullanıldığı bitkilerde boğumlar arası mesafeyi kısaltır. Ayrıca kurak ve don şartlarına karşı bitki direncini arttırır. Daha kısa fakat kuvvetli gövde ve daha koyu yaprak oluşumu sağlar. Diğer bir ifade ile, fidelerin arzu edilmeyen ince-uzun gelişmelerini geçici olarak durdurur.
Monokot bitkileri bu kimyasala hiç cevap vermez. Fakat tüm dikot bitkiler değişik oranlarda cevap verirler.
En çok kullanıldığı bitkiler, krizantem, ortanca, poinsettia (Euphorbia spp.), odunsu süs bitkileri ve park-bahçe alanlarında yetiştirilen çiçekli tarh bitkileridir.
Uygulama şekli ve dozu için etiket tavsiyesine göre hareket edilmelidir.
Türkiye’ de ruhsatlı preparatı yoktur.

Genel Adı: Chlormequat chloride
Kimyasal Adı: (2-chloroethyl) N, N, N-trimethyl ammonium chloride
Kullanım Alanı: Süs bitkileri ve diğer bazı kültürler.
Chlormequat chloride, dünya genelinde en çok kullanılan bir BGD’dir. Süs bitkilerinden geranium (sardunya), azalea’ler (Rhododentron spp.), poinsettia’lar (Euphorbia spp.) ve hibiscus türleri önemli kullanım alanlarıdır.
Hindistan’da elma ve armutta çiçek gözü oluşumunu hızlandırmak, şeker kamışında ise olgunlaşmayı sağlamak amaçları ile kullanılmaktadır.
Uygulanması:
Topraktan: Kalemden köklendirilmiş süs bitkilerinde saçak sisteminin yeterince geliştiği dönemde toprağa veya saksılara uygulanır.
Yapraktan: Uç alımı tamamlanmış (piçlenmiş) süs bitkilerinde bir hafta içinde uygulama yapılmalıdır. Hububat kültürlerinde “kardeşlenme dönemi” içinde, fakat sapa kalkmadan önce uygulanmalıdır.

Genel Adı : Mepiquat chloride
Kimyasal Adı: 1,1-Dimethylpiperidinium chloride.
Kullanım Alanı: Mepiquat chloride’in dünya genelinde en yaygın kullanım alanı pamuktur. Bunun dışında bazı ülkelerde soğan, sarımsak, patates ve bağda verimi artırmaya yönelik olarak kullanılmaktadır.
Uygulanması:
Pamukta: Pamuğun erken çimlenme döneminde bitkilerin ortalama minimum 50 cm. yüksekliğe ulaştığı şartlarda yapraktan yapılmalıdır. Geniş alanlarda uçak uygulamaları yapılabilir.
Bağda: Çiçeklenme başlangıcında birinci, meyvelenme başlangıcında ikinci uygulama tavsiye edilmektedir.

GenelAdı: Ancymidol
Kimyasal Adı: ?-cyclopropyl-4-methoxy (?-pyrimin-5-yl) benzylalcohol
Toksisitesi :LD50 4500 mg/kg
Kullanım alanı :Süs bitkileri

Azelea’lar (Rhododentron spp) krizantem, zambak, poinsettia’lar (Euphorbia spp.), lale, delphenium, dahlia, yapraklı süs bitkileri, park çiçekleri v.b
Uygulanması : Topraktan ve yapraktan yapılabilir.Topraktan uygulamalara nem yönünden dikkat edilmeli ve normal nemli şartlarda yapılmalıdır.
Türkiye’de ruhsatlı preparatı yoktur.

Yukarıda Yazdığım 4 BGD Dünya’da yaygınca Kullanılanılmaktadır

Bitki Gelişimini Teşvik Eden Kimyasalların Kullanımı


Bu grupta yer alan kimyasalların kullanım amacı oldukça geniştir. Amaca yönelik kimyasal maddenin seçimi ve tavsiyeye göre zamanında kullanımı çok önemlidir. Bunların en önemli kullanım alanları ve amaçlarına ait bilgiler aşağıda verilmiştir:
- Belirli kültürlerde meyve seyreltmesi,(elmacılıkta çok yaygın)
- Belirli kültürlerde hasat öncesi meyve dökümlerinin önlenmesi,(domateste çok yaygın)
- Belirli kültürlerde çeliklerin köklenmesinin teşviki,
- Belirli kültürlerde meyve tutumunun artırılması,
- Belirli kültürlerde tane iriliğinin artırılması ve standardın yükseltilmesi,
- Belirli kültürlerde olgunlaşmanın hızlandırılması,(yine elmacılıkta kızartıcı olarak kullanılan preparatlar mevcut)
- Belirli kültürlerde olgunlaşmanın geciktirilmesi,
- Belirti kültürlerde meyve veya meyve salkımlannın uzatılması.(bu yöntem domates ve üzümde yaygın olarak kullanılıyor)

Yukarıda verilen örneklere göre; gelişmeyi teşvik eden kimyasalları dört başlık altında toplamak ve sınıflandırmak mümkündür:

Oksinler:

BNOA (β-naphthoxyacetic acid)
NAA (naphthaleneacetic acid)







Ağustos 24, 2016, 12:13:12
1
Sera Kurulumu Fotoğraf Albümü... 2013 Yılında Kurduğumuz Yazlık Üretim Seramızın Kurulum Fotoğrafları

Sera İle İlgili Açıklamalar;
Toplam Arazi Alanı:8.5 Dekar
Toplam Sera Alanı:4 Dekar
Toplam Maliyet(sulama sistemi,plastik örtü dahil):100 Bin TL

Sera İle İlgili Teknik Bilgiler
Sera Tipi:Dairesel Tip
Kolon Açıklığı:5.30 Metre
Toplam Yükseklik:3 Metre
Oluk Altı Yüksekliği:2.50 Metre
Tel Yüksekliği:2 Metre
Havalandırma Tipi:Oluk Üstünden Ve Yanlardan Havalandırmalı


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sera Yapılacak Arazi

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

İlk İş Sera Yapımında Kullanılacak Demirlerin İşlenmesi ve Boyanması
Kullanılan Boya Mutlaka  Özellikte Olmalı
İşlenmiş Ve Boyanmış Demirlerin Genel Görünümü

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sera Çemberleri 6 Metre 30mm T Demirinden Kıvrıldı

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sera Ana Direkleri "T Direk" Olarakta Anılır Seranın Kolonları Niteliğindedir
50mm Köşebent Demirinden Yapılmıştır
40mm Köşebent Kullanıladabilir

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sera Galvaniz Olukları
50 Cm Galvaniz Sacdan Kıvrılır 7 Metre Uzunluktadır

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bunların Dışında Elimde Fotoğrafları Olmayan Fakat Kullanılacak Malzeme İsimleri Şöyledir;

Çember Örgüleri 1.5-2 Metre Arasında Ustanın Tercihine Göre Değişen Uzunlukları Vardır
Çember Üst Omurgaları 6 Metre Uzunlukta 30mm'lik Standart Köşebent Demirdir,Çemberlerin Tepe Noktasına Çemberleri Birbirine Bağlamak İçin Takılır.
U Klips Profili Gereken Yerlerde Plastik Örtü Klipsi Takılması İçin Kullanılır
L Klips Köşebenti Gereken Yerlerde Plastik Örtü Klipsi Takılması İçin Kullanılır
Boru Profil Havalandırma Pencerelerini Açıp Kapatan Mekanizmada Kullanılır
Pencere Krikoları

Demir İşleme İşlemleri Bitti Şimdi Montaja Geçelim:

İlk İşimiz Direk Çukurlarının Kazılması Bunun İçin Araziyi İple Ölçüyor Ve Direk Yerlerini Belli Ediyoruz
Bu Sayede Varsa Arazideki Peşlemeler Kendini Belli Ediyor

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Direk Çukurları Kazılıyor

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Kenar Direkleri Montaj Bekliyor
T Direklerden Tek Farkı Üzerine Oluk Oturmayacak Olması

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

T Direkleri Montajından

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Montajlanmış Betonlanmayı Bekleyen T Direkleri

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Burada Küçük Bir Problem Var Sanırım Köy Arığını Bozmak Gerekecek

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Kepçe Çağırdım

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Biraz Traşlarsak Daha İyi Olacak

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Gelmişken Küçük Olan Sulama Havuzunu Biraz Daha Derinleştirelim

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

O Gün Akşama Demre'ye Dönmem Gerekti
14 Gün Sonra Tekrar Gittiğimde Sera Artık Çok Açık Belliydi
Ayrıca Kenar Tel Örgü Çevrilmesinde de Hayli Yol Katetmişlerdi

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yan Havalandırma Penceresi

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Çember Tepe Omurgaları Bu Resimde Açıkça Görülüyor

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Üst Havalandırma Pencereleri Yapımından Bir Kare

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

-SON-

Ağustos 24, 2016, 14:05:33
2
Tarımsal İşçi Ücretleri Yer:Antalya/Elmalı

Bölgemizde pancar çapası-teklemesi,meyve hasadı,sera işçiliği gibi konularda sıkça yevmiyeci çalıştırılmaktadır

Bazı durumlarda/yapılan işlerde işçi ücretleri değişmekle beraber işçi ücretleri genelde şöyledir;

Bay/Bayan çalışan günlük yevmiye 55 TL
Sabah 8:00 İşbaşı,10:00'da mola,12:00'de Öğle molası,13:00'de İşbaşı,15:00 Mola,17.00 Günsonu Paydos
Molalar 15 dakika
17:00'dan sonra extra 1 saat çalışma opsiyon ücreti +10 TL
Çavuş Ücreti Günlük 1 İşçi Yevmiyesine Denk(çavuş kendisi de çalışırsa normal yevmiyede alır)

Eylül 02, 2016, 13:56:29
1
TD75B Rampa İnişi Bugün daha önce sipariş ettiğim fermente organik tavuk gübreleri geldi sipariş toplamı az olduğu için tır kışlık üretim yapılan Demre ilçesine kadar gelmedi Elmalı'da kaldı babamla traktöre yükleyip 5.5 saat süren bol rampa inişli serüveni yaşamak zorunda kaldık.

Toplam 300 Çuval 7.5 Ton
Römork Azamı Yük 5.5 Ton  :o :o Baba-Oğul Kafanın Kırık Olduğu Doğrudur  :D :D :D

5.5 saatlik yolda 3 defa mola verdik fren ve lastik soğutmak amacıyla ilk 3 saatten sonra römork fren balataları şişerek işlevini yitirdi(sanırım çok uzun zamandır kullanılmamasının etkisi var) kalan yolu traktör freni ve kompresyon yardımıyla indik zaten son 1 saati düz yoldu...

Bu arada şöyle bir tecrübemiz oldu 7 ton gübreyi tırdan yükledik elimde evden alınması gereken 500 kilo daha vardı eve gidene kadar gayet rahat 3-4 km civarı yol yaptık son 500 kilo römorku o kadar riskli bir hale getirdi ki anlatamam sanki bizim römorka 3-4 ton daha yük attılar esneme(traktörde yarattığı yaylanma) en az 2 kat arttı 500 kilonun o kadar risk yaratacağını düşünmemiştik açıkçası geri indirmeye üşendik.

Sonuç olarak tehlikeli ama eğlenceli kimi zaman yüreğimizin hop hop ettiği kimi zaman zevk aldığımız bir yolculuk yaptık

Yükleme Esnasında

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yolculuk Esnasında Babam Ve Ben  :)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yolculuk Esnasında Bir Rampa İnişi Sonu Frenler Önlerle Beraber Çalışmasa Bu Yolculuk Olmazdı!!!
Römork Freni Video Çekiminden Az Sonra Kendini İptal Etti  :D :D

Son Rampa İnişinde 20 Dakikalık Mola

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Ve Yolculuk Sonu Demre'de Evdeyiz Hiç Bir Sıkıntı Yok  ;) ;)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Son Olarak Römork Lastiklerini Dün Değiştirdim Yeni Lastikler Lassa
Lassa Yüklü Uzun Yol Testini Bence Gayet Güzel Geçti Bakalım Aşınma Nasıl Olacak..

Eylül 03, 2016, 22:34:42
1
Ynt: Balya Yükleme Rekor Denemesi Elemanların canı çıktı be abi :D  Orda bi düşen gördüm ama :D
Eylül 04, 2016, 00:31:29
1
Ynt: Topraksız Tarım Araştırması... Merhabalar;

Araştırmalarım artık sonuç vermeye başladı bende bazı şeyleri artık kavradım ve sizlere bazı bilgileri vermenin zamanı geldi diye düşünüyorum.

Şimdi bu yazımda Bitki besin eriyiklerinin hazırlanmasından bahsedeceğim ama önce bazı kullanılan terimler ve kullanılan birimlerden bilinmesi gereken temel bilgilerden bahsedeyim

Kullanılan Terimler

EC: Suyun iletkenliğidir. Suda ki çözünmüş tuz miktarını belirtir.Topraksız tarımda distile(saf,damıtılmış) su kullanıldığı için EC besleme suyundaki besin miktarını ifade eder.
"Bu dönemden itibaren EC arttırdım" diyen bir topraksız tarım üreticisi besleme suyundaki gübre miktarını fazlalaştırdım demek istiyordur.

pH:Bir maddenin(bu konuda su) asitlik yada bazlık derecesini ifade eder.Bitkiye göre bu değer belli maddelerle(genelde sülfürik asit) ayarlanır.

EC ve pH Metre: EC ve pH değerlerini ölçmeye yarayan alettir.

ppm(parts per million): Milyonda bir birime verilen isimdir. Herhangi bir karışımda toplam madde miktarının milyonda 1 birimlik maddesine 1 ppm denir. Herhangi bir şeyin milyonda birini de ifade edebilir. Çok düşük değerleri ifade etmek için kullanılır.

Örnek:
5000 g etanol içinde 5 mg metanol varsa metanol 1 ppm değerinde etanolün içinde bulunuyordur denir.

Eğer Kendi Besin Eriyiğimizi Hazırlamak İstiyorsak Bize İleride Lazım Olacak Aşağıdaki Bilgileri Bilmemiz Lazım


Besin eriyiklerinde ki elementlerin kaynağı olan kimyasal tuzlar

KH2PO4_____________Mono potasyum fosfat - P K - - -
KNO3_______________Potasyum nitrat N - K - - -
NH4 NO3____________Amonyum nitrat  N - - - - -
Ca ( NO3)2+4H2O ____Kalsiyum nitrat N - - Ca - -
Mg SO4+ 7H2O_______Magnezyum sülfat  - - - - Mg S
NH4 H2 PO4 _________Mono amonyum fosfat N P - - - -
(NH4)2 H PO4 _______Di amonyum fosfat  N P - - - -
K CI ________________Potasyum Klorür - - K - - -
K2 SO4 _____________Potasyum sülfat - - K - - S
(NH4)2 SO4_________Amonyum sülfat N - - - - S
NHO3_______________Nitrik asit N - - - - -
H3PO4______________Fosforik asit - P - - - -
Mg (no3)2 +6H2O____Magnezyum nitrat N - - - Mg -

Na2B4O7 +10H2O_____Borax B
H3BO3_______________Borik asit B
Mn CI2+4H2O _________Mangan klorür Mn
Zn So4+7H2o _________Çinko sülfat Zn
CuSo4+5H2O _________Bakır sülfat Cu
Fe So4+7H2O_________Demir Sülfat Fe
(NH4)6Mo7O24+4 H2O__Amonyum molibdat Mo

Hesaplamaları Yapabilmek İçin Atom Ağırlıklarınıda Bilmemiz Şart

Element,Simgesi Ve Atom Ağırlığı
Oksijen----------O--------16
Hidrojen---------H--------1,008
Karbon-----------C--------12,011
Azot--------------N--------14,08
Fosfor------------P--------30,975
Potasyum--------K--------39,1
Magnezyum-----Mg-------24,32
Kalsiyum--------Ca-------40,08
Kükürt-----------S--------32,066
Bor---------------B--------10,82
Klor--------------Cl--------35,457
Bakır------------Cu--------63,54
Mangan---------Mn-------54,94
Molibden-------Mo-------95,95
Çinko-----------Zn-------65,35
Sodyum--------Na-------22,991
Demir----------Fe-------55,85
Silisyum-------Si--------28,074

Şimdi bana "Ooo topraksız tarım diye başladın kimya dersi veriyorsun" dediğinizi duyar gibiyim :)
Bu 2 tablo şu işimize yaracak bileşiklerin molekül ağırlıklarını bulmamıza yaracak.
Örnekleyerek biraz daha anlaşılır hale getirelim

Amonyum Nitrat içerisindeki saf %N değerini bulunuz?

Önce molekül ağırlığını hesaplayalım;
Amonyum Nitrat formülü NH4 NO3 idi

N+H*4+N+O*3
14,08+1,008*4+14,08+16*3=80,192mg

80,192 mg NH4NO3'te 28,16 mg N var

Bundan sonrası Oran-Orantı hesabı

80,192 mg'da 28,16 mg N varsa
100 mg'da        x    mg N vardır

x=28,16*100/80,192
x=35,11 mg N



Gübre Element İçerik Yüzdeleri
Değerler yuvarlak rakamlar ufak tefek sapmalar yaratabilir

Amonyum Nitrat NH4NO3--- N: %34
Amonyum Sülfat ( NH4)2SO4---- N: %21; S: %2
Potasyum nitrat K NO3--- K: %38; N: %13
Mono potasyum fosfat KH2PO4— K: %28; P: %22
MAP Mono Amonyum Fosfat NH4H2PO4---- P: %26; N: %12
DAP Di Amonyum Fosfat (NH4)2HPO4---- P: %23; N: %21
DKP Di potasyumfosfat K2HPO4---- K: %44; P: %17
Kalsiyum nitrat Ca(NO3)2 +4H2O---- Ca: %16; N: %11
Kalsiyum Klörür CaCL2---- Ca: %36; CI: %63
Magnezyum Sülfat MgSo4+7H2O---- Mg: %9; S: 13
Potasyum Klörür KCL--- K: %52
Potasyum Sülfat K2SO4---- K: %44; S: %18
Nitrik Asit NHO3---- N: %22.23 %100saf
Fosforik Asit H3PO4---- P: %31,6 % 100 saf

NOT:Yüzde Tablosunu Kullanmak Diğer Yöntemden Çok Daha Basit

Şimdi Yazılmış Bir Reçeteyi İnceleyelim
Mikro elementler olmasın

N = 150ppm
p = 51 ppm
K = 90 ppm
Ca =111 ppm
Mg =48 ppm
S = 60 ppm

Elimizde böyle bir reçete var
Bu reçetede ki değerler sistemde ki 1 litre suya girmesi istenen besin değerleridir
Bakın Burası Önemli Besleme Tankı Demiyor Sistemdeki Diyor Yani Tanktaki Su+Besleme Kanallarındaki Su

Peki Bu Reçetenin Formülü Nedir?
Haydaaa! Bide Başımıza Formül Çıkardı önemini birazdan anlatacağım.

Reçete formülü hesaplanırken Azot(N) her zaman 1 kabul edilir(sebebi formül hesabından sonra)
Reçetede ki diğer tüm element miktarları azot miktarına bölünür ve toplam solüsyondaki oranları bulunur.

N/N
P/N
K/N
Ca/N
Mg/N
S/N

Buna Göre Yukarıdaki Reçetenin Formülü;

1+(0,34)+(0,6)+(0,74)+(0,32)+(0,4)'tür

Unutulmaması gereken;
1. sayının azot, 1,0
2. sayının fosfor, 0,34
3. sayının potasyum, 0,6
4. sayının kalsiyum, 0,74
5. sayının magnezyum, 0,32
6. sayının kükürt, 0,4
olduğudur.

Şimdi Formül Hesabı Ne İşimize Yarayacak

Diyelim ki elimizde 3 farklı değerde reçete var.Bunlar;

150 30 200 175 40 120 ppm
190 38 253 220 49 152 ppm
225 45 300 261 58 180 ppm

Olsun.

Bu reçetelerin 3'ü de aynı reçete aslında sadece farklı sebeplerle EC değerleri değiştirilmiştir.

Reçetelerin Formülü İse:1 - 0,2 - 1,33 - 1,16 - 0,26 - 0,8 'dir

Hesaplamak Serbest :)

Şimdi Gelelim Azot Neden 1 Kabul Edildi?

"Bitkinin alabildiği tüm besinler, alabildiği azot ile doğru orantılı."

Bu durum "Minimum Yasası" ile açıklanabilir.

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bunlardan En Eksik Olanı Yani Toprakta En Hızlı Ve En Çok Hareket Edebilen Element Azot(N)'tur
Bu Yüzden Formül Hesaplanırken Azot 1 Kabul Edilir.

Bu Anlatımda Ne Öğrendik;

-Topraksız seramız sistemi içerisinde dolaşan toplam su miktarını bilmemiz gerektiği
-Molekül ağırlığı hesaplama
-Bir gübrenin ihtiva ettiği element miktarını hesaplama
-Bitki besin elementlerinin atom ağırlıkları
-Minimum Yasası

Gibi Bilgileri Öğrendik.

Bu Konu Çok Geniş Ve Çetrefilli Tabi Anlatmaya Ve Anlamaya Devam Edeceğim Ama Şimdilik Bu Kadar :)

Eylül 13, 2016, 17:43:59
1
Ynt: Pulluk Seçimi. Hayırlı olsun Oğuzhan abi güle güle kullan :)
Ekim 23, 2016, 00:35:26
1
Ynt: Yeni Havza Bazlı Destekleme Modeli: Bir politika iflasının itirafı Çok güzel bir paylaşım olmuş Ali
Klavyene sağlık

Ekim 24, 2016, 22:16:23
1
Ynt: İrtem UD 2,5 m Mekanik İz Bırakma Tertibatı İzli ekim için sanırım
Kursakları piston ile değilde manuel olarak açıp kapatıyor
Paylaşım için teşekkürler

Ekim 24, 2016, 22:23:06
1
Açık Alanda Solarizasyon Uygulaması... Solarizasyon konusunda ilk çalışmalar domates ve patlıcanda Verticillium solgunluğunun mücadelesi için yürütülmüş, daha sonra pamuk, patates, soğan, tarla bitkileri ve sebzelerde Fusarium solgunluğuna karşı da etkili olduğu belirlenmiştir.
Solarizasyon konusunda ilk çalışmalar domates ve patlıcanda Verticillium solgunluğunun mücadelesi için yürütülmüş, daha sonra pamuk, patates, soğan, tarla bitkileri ve sebzelerde Fusarium solgunluğuna karşı da etkili olduğu belirlenmiştir.

Pamukta görülen solgunluk hastalığına (Fusarium oxysporum f.sp. vasinfectum) solarizasyonun uzun vadeli etkisi üç yıldan daha fazla olmaktadır. Aynı şekilde farklı topraklarda bakla, soğan ve domatesin veriminde
% 25-43 oranında artış olduğu ve solarizasyonun etkisinin 2-3 sezon için devam ettiğ gözlenmiştir. Solarizasyonun açıkta geniş alanlara uygulanmasını etkileyen faktörler; plastik örtünün uzun süre parçalanmadan kalabilmesi, bitki koruma ile ilgili konular(rüzgâr ve su ile tekrarlanan bulaşmalar) ve üretim sezonunda yapılan işlemler (sulama ve ürün rotasyonu vb.) dir.

Solarizasyon uygulamasından önce topraktaki bitki artıkları toplanmalı ve topraktaki kesekler elle veya makine ile düzeltilip, tesviyesi yapılmalıdır. Diğer toprak dezenfeksiyonu metodlarında olduğu gibi solarizasyon uygulaması da nemli toprakta etkili olduğundan plastik örtüler kapatılmadan önce toprak 50 cm derinliğine kadar sulanmalıdır. Solarizasyon uygulamasında yaygın olarak kullanılan plastik örtüler şeffaf, düşük yoğunluklu polietilen (LPDE)’dir. Uygulamada 25 µm kalınlığı olan polietilen plastik örtü kullanılmaktadır. Kullanılmış polietilen örtüler (PE) toprak solarizasyonu için tekrar kullanılabilmekle birlikte, örtü üzerinde yırtıklar olmamalı varsa bant ile kapatılmalıdır. Plastik örtü uygun iklim koşullarında 4-6 hafta süreyle toprakta kalmalıdır.

Solarizasyonda iyi sonuç almak için uygulama tüm üretim alanına yapılmalıdır. Bu şekilde yan taraftaki uygulama yapılmamış topraktan patojen bulaşma riski en aza indirilmiş olacaktır. Toprak solarizasyonunun ‘sınır etkisi’ ifadesinden, parsellerin kenarlarında etkinin dereceli olarak azalması anlaşılmaktadır. Havuç tarlasında canavarotu ile mücadelede solarizasyonun oldukça etkili olduğu ancak kenar sıralarındaki havuç köklerinde canavarotunun görüldüğü, bitkilerin bodur kaldığı ve verimlerinin düşük olduğu bildirilmiştir. Sınır etkisini önlemek için solarizasyon parsellerinin en az 2m ve daha fazla genişlikte olması gerekmektedir.

Tüm tarlaya yapılan solarizasyon uygulamasının birçok avantajı olmasına rağmen, bazı zorlukları da vardır. Küçük parseller elle örtülebilir, plastik örtünün ucu parselin bir kenarında açılan hendeklere gömülerek sabitlenir ve toprak yüzeyi üzerinde gerdirilir, örtünün kenarı toprağa gömülür. Bitişik küçük parsellerin plastik örtü ile kapatılması işlemi, iki örtünün kenarlarının birlikte aynı yere gömülmesi ve örtünün gerilmesi şeklinde uygulanmaktadır. El ile kapatılan plastik örtü, makine ile uygulanacak olan örtüden daha kalın olmalıdır.

Solarizasyon uygulanmasında önemli faktörlerden biri plastik örtünün kapatılması ve açık alan koşullarında uzun süre yırtılmadan muhafaza edilmesidir. Plastik örtülerin hafif olması yerden kalkmasına yol açar. Rüzgâr toprak altında sabitlenmiş gevşek örtünün sürüklenmesi ve kalkmasına neden olmaktadır. Sürekli oluşan hava hareketleri plastik örtüyü gevşetmekte ve toprağa gömülen örtünün gerginliğini azaltmaktadır. Bu durum rüzgârın kaldırma kuvvetinin yanı sıra hızına ve örtünün kalınlığına bağlıdır. Plastik örtünün dar şeritler halinde gömülmesi rüzgâra direncini artırır. Sonuç olarak malç tekniğinde dar örtüler ve malçın toprağa sabitlenmesi, toprak sıkışmasını, örtünün yırtılma riskini azaltmakta ve uygulama sürecini kolaylaştırırarak solarizasyonun etkinliğini artırmaktadır.

Solarizasyonun Makina ile Uygulanması

Plastik örtünün makina ile serilmesi büyük araziler için tercih edilen bir yöntemdir. Toprak dezenfeksiyonu uygulamasında plastik örtü ile kapatma ya şeritler şeklinde veya tüm alanı kaplayacak şekilde yapılmaktadır. Uygulama yapılacak alan önce sulanır ve toprağın tava gelmesi beklenir, çünkü ıslak araziler üzerinde ağır makinaların hareketi toprak sıkışmasına neden olduğu için bu duruma dikkat edilmelidir. Tüm alana yapılacak uygulamada parsellerin tamamının kaplanması amaçlanmaktadır. Plastik örtüler yapıştırıcı veya kaynak yoluyla birleştirilmekte, uygulama en az 30 gün süreceği için yapıştırıcıların dayanıklı olması gerekmektedir.Şerit malçlama için kullanılan plastik serme makinesinin arkasına takılı olan örtü (2-4m genişliğinde) iki tekerlek ile çukurlara yerleştirilir. Bu uygulama genellikle dikim sırtlarına yapılmaktadır. Bununla birlikte, geniş şerit solarizasyon (4m) uygulaması içinde kullanılabilir. Solarizasyon işleminin sonunda örtü kaldırılır.

Püskürtülerek Uygulanan Filmler

Solarizasyon uygulamasının etkili olabilmesi için uygulama süresi boyunca plastik örtünün parçalanmadan korunması sağlanmalıdır. Plastik örtü uygulanması sırasında kuşlar, hayvanlar, rüzgâr ve hatta malçlama makinası tarafından delikler ve yırtılmalar meydana gelebilir. Oluşan bu hasarlar uygulamanın sıcaklık kapasitesini ve sonuç olarak hastalık-zararlı ile mücadelesinde etkinliğini azaltır. Özellikle geniş bir alanda oluşan yırtıklar, solarizasyonun etkisini tamamen ortadan kaldırabilir. Toprak solarizasyonu için yaygın olarak kullanılan PE örtülere alternatif olarak püskürtülebilir polimerler uygulanabilir. Bu uygulama toprak yüzeyi üzerinde bir membran film oluşturan plastik polimerin su bazlı bir formülasyonudur.

Solarizasyon ve Fumigasyon Uygulamalarında Kullanılan Plastik Örtü Tipleri

Plastik örtüler ilk kez 1939 yılında ticari bir ürün olarak kullanılmıştır. Daha sonra toprak dezenfeksiyonundaki önemli rolü, düşük maliyet ve etkinlik özellikleri de dikkate alınarak üretimlerine yönelik teknolojiler gelişerek devam etmiştir. Toprak dezenfeksiyonunda kullanılan plastik filmler; Düşük yoğunluklu plastik (LPDE), Yüksek yoğunluklu plastik(HDPE), Polypropene (PP), Polyvinyl chloride (PVC), Ethylene Vinyl Acetate (EVA),Ethylene Vinyl Alcohol (EVOH), ve Nylon (Polyamide) olarak bilinmektedir. Gaz geçirgenliği açısından LPDE, HPDE ve EVA’nın zayıf, PP’nin orta, PVC’nin iyi, EVOH ve Polyamid’in çok iyi olduğunu belirtilmiştir.

Solarizasyon için kullanılan PE’ye antidrip özellik kazandırılmış, örtünün altında su damlaları oluşumu engellenerek ışık girişinin LDPE örtüye göre % 30 daha fazla olduğu belirlenmiştir. Uygulamalarda kullanılan film tipleri arasında hastalıklara etki açısından önemli farklılıklar olduğu belirlenmiştir.

Aydın ilinde çilek alanlarında 2 yıl yürütülen tarla denemelerinde metam sodyum fumigantı tam doz (100L/da) ve yarı doz (50L/da) olarak LDPE ile VIF örtü ile uygulanmış, çilekte kök çürüklüğü hastalığı çıkışı ve verimde fark olmadığı bildirilmiştir.

Sonuç

Örtü altı üretiminde olduğu kadar açık alan üretiminde de solarizasyon toprak kökenli hastalıklar, nematodlar ve yabancı otlarla mücadelede başarılı olmaktadır. Ancak açık alanda yetiştiricilik yapan üreticilerin solarizasyon uygulamasından önce maliyet analizini iyi yapmaları gerekmektedir. Açık alanda solarizasyon güneş enerjisinin doğrudan toprağa ulaşması sonucu oldukça avantajlı bir uygulamadır. Ancak plastik örtünün uzun süre parçalanmadan kalması gibi teknik zorluklar bulunmaktadır.

Açık alanda solarizasyonun geliştirilmesinde üç ana hedefe odaklanılmalıdır;

-Hastalık ve zararlılarla mücadelede diğer metotlarla kombinasyonların geliştirilmesi,özel plastik filmlerin kullanılması, uygulama süresinin uzatılması yada kısaltılması

-Entegre mücadele amacıyla solarizasyonun fumigantlar, organik maddeler veya yararlı mikroorganizmalar ile birlikte uygulanmaları

-Plastik örtünün kaldırılması ve imhası için yeni teknolojilerin geliştirilmesidir

Kaynaklar
1. Grinstein, A., D. Orion, A. Greenberger and J. Katan. 1979. Solar heating of the soil for the control of Verticillium dahliaE and Pratylenchus thornei in potatoes. pp. 431-438. In: Soil-borne plant pathogens. B. Schippers, and W. Gams, (Eds.) Academic Press,London.

2. Pullman, G. S., J. E. DeVay, and R. H. Garber. 1981. Soil solarization and thermal death: a logarithmic relationship between time and temperature for four soilborne plant pathogens. Phytopathol. 71:959-964.

3. Katan, J., G. Fishler, and A. Grinstein. 1983. Short- and long-term effects of soil solarization and crop sequence on Fusarium wilt and yield of cotton in Israel. Phytopathology. 73:1215.

4. Grinstein, A., G. Kritzman, A. Hetzroni, A. Gamliel, M. Mor and J. Katan. 1995. The border effect of soil solarization. Crop Prot. 14:315-320.

5. Grinstein, A. and A. Hetzroni. 1991. The technology of soil solarization. Pages 160-171 in J. Katan and J. E. DeVay (eds.) Soil Solarization. CRC Publications, Boca Raton.

6. Gamliel, A., Skutelsky, Y., Perez-Alon Y., and Becker, E. 2001. Soil solarization using sprayable plastic polymers to control soilborne pathogens in field crops. In: Proceedings annual international research conference on methyl bromide alternatives and emissions reductions. San Diego, CA, USA, pp 101–103.

7. Gamliel, A. and Katan,J.2012. Soil solarization ,Theory and Practice, APS Press 266p.

8. Gamliel, A. and J. Katan. 2009. Control of Plant disease through solarization. In:D. Walter (ed). Disease Control in Crops: Biological and Environmentally Friendly Approaches. Blackwell Publishing, Oxford pp. 196-220.

9. Benlioglu, S., Yildiz, A., Boz, O. and Benlioglu, K. 2013. Soil disinfestation options in Aydın province, Turkey, strawberry cultivation. Phytoparasitica, 42: 397–403.

Ekim 28, 2016, 21:56:22
2
Ynt: Kış geldi aküyü değiştirdik Artık tek marşta kibrit gibi alır :)
Hayırlı olsun
Peki neden kuru bakımsız akü almadınız?

Kasım 17, 2016, 19:00:59
1
Ynt: Kış geldi aküyü değiştirdik
Sağolun teşekkür ederim. Kuru aküleri bilmiyorum, onlar daha pahalı sanırım. Bu biraz aceleye geldi. Firmaların yan markalarından alacaktım normalde. Nerden baksan 100 tl daha ucuz.


Kuru biraz daha pahalıdır ama su eksiltme arada sarja baglama gibi dertleri olmaz


Aküde asıl mesele soğukta marş yapmak soğuk havada ne kadar cok marş yapılırsa akü o kadar çabuk biter

Sahil kesimini bilmiyorumda bizim 1200 rakımlı yayla kesiminde 3 kışı devirip 4.kışı gören akü şanslıdır Traktörde kış aylarında marş  çok marş yapılmadığı için akü uzun süreler dayanabiliyor

Kasım 17, 2016, 20:50:39
1
Ynt: Case Quadtrac 450 & Amazone Gübre Serpme Mahsulün anasını ağlatmaya ne gerek varki anlamadım ? :)
Kasım 26, 2016, 22:34:56
1
TD75B Elma Bahçesi Sürümü... Selamlar Toprakbilgi  :)

Bugün itibariyle sürümlere başladım önümüzdeki 1 hafta sürüm haftası  çizel,rotovatör yoğun bir hafta olacak.

Burası bir tanıdığımın elma bahçesi yaklaşık 18 dekar önce çizel daha sonra biyogaz çıkması fermente gübre atılacak ve rotovatör çekilecek

Çizele iyi başlamıştım herşey yolundaydı :) Bahçe sahibi herhangi bir sıkıntı çıkmaz bildiğim kayada yok dert açacak dedi ve gitti

Fakat bahçenin bir yerinde 5-6 metre büyüklüğünde kaya parçası varmış yıllardır farkına varılmamış
Benle beraber farkına varıldı :)

Önce tek bir pim kesti gidip yenisini alıp taktım aynı yerden devam ettim hallice bir taş çıktı 1 metre yürümeden öndeki 3 bacağın pimi kestiren bir taşa denk geldim traktörden inip değiştireyim derken farkettimki pimi kesmekle kalmamış bacağı göveye bağlayan kavramayı da bükmüşüz :( :(

Nasıl bükülür pim kesilmiş derken aklıma yeni aldığım pimin çelik olmadığı demir olduğu geldi nitekim inceleyince pimin tek tarafının kırıldığını diğer tarafı kırılmayınca kasıp kavramayı büktüğünü anladım...

Yarın değiştireceğim...
Fabrikanın boşuna çelik pim kullanmadığını da anlamış oldum demir gibi eğilip bükülmüyor kırıp diğer aksamı koruyor...

Fotoğraflar;

İlk sıra

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

İlk pim kırılıyor ve macera başlıyor

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Pim değiştikten sonra yine aynı bacağa takılan pim
Çelik bulamayıp demir takmıştım takmaz olaydım :(

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Demir pimin takıldığı bacak yaklaştırıp bakarsanız kavrama kullanılmayacak kadar eğri

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Ön 3 bacak çalışmaz halde

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Bi video çektim bayır aşağı oldu biraz aldatıyor video
Vites 2-3 Bayır aşağı ve yukarı aynı viteste rahat gidiyor

Devamı gelecek
Buradan takip edebilirsiniz...

Kasım 27, 2016, 22:35:59
2
Ynt: TD75B Elma Bahçesi Sürümü...
3 bacak birden olunca 75 mi 95 mi diye dusundum bir an.
Guzel toprak cikarmissin cizelle gubrenin ustunede rotavatoru asildinmi sahane olacak.

SM-J200F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi



Arada gaza geliyor bizim evlat abi :D Debriyaja dokunasıya kalmadı :)
Aynen abi yağmur çamur yapmazsa gübreyi atıp bahara kadar paydos :)

30 adet al iyisinden traktörde takım çantasında bulunsun daima. Çizel ile giderken yanında. Ben hep öyle yapardım patlatma ile sürerken...

Demrede varda Demredekinin buraya faydası olmuyormuş :( :D

Öncelikle geçmiş olsun. Elmalar yarı bodur galiba. Üç yaş gibi görünüyorlar. Anlamadığım çizele neden ihtiyaç duyulduğu. 10 cm işleme yetmeli. Drenaj sıkıntıysa fidanlara bu kadar yakın gitmek risk. Saçak köklere zarar vermezmi.

Saolun.
Elmalar yarı bodur lakin 3 yaşında değil 7 yaşında :)
Çizel şundan dolayı bu bahçede düzenli sulama suyu yok 15 günde bir baraj suyu ile sulanıyor fakat arazi yapısından dolayı bu sıklık yeterli değil çizel kullanılıyor çünkü kışın yağışların suyu ulaşabildiği kadar derine ulaşsın ve yazın yararlanabildiğimiz kadar yararlanalım
Çizel kullanmamızın bir diğer nedeni de bahar geç donlarından korunmak kökler zarar gördüğü için bitkinin bir nebzede olsa geç uyanmasını sağlamak :)

Kasım 28, 2016, 20:59:31
1
Bir Garip Sürüm Şekli... Piyasa Sürümleri Başladı

Geçenlerde yaptığım bahçe sürümünden sonra sera sürümlerine başladım
Sürüm hayli zor oluyor
Zor oluyor çünkü:
Domates artıklarını ipleriyle beraber öğütüyoruz ipleri rotovatör topluyor sapları toprağa karıştırıyor

Vites olarak I-1 ile 23-24 gaz sürüm yapıyorum
PTO 750d/da

Dekara ortalama 3 litre yakıyor

Tabi Rotovatörü temizlemek Biraz Zor Oluyor :)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Gece Gündüz Durmak Yok :)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Ertesi Gün Sabah TD Beni Bekliyor :)

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Sabah İlk İş Kendi Serama Geçtim
Kendi Seramdaki Toprak Ağır Haliyle Traktörü Çok Zorluyor
Burda 4-4.5 LT Yaktım :/
Videoda Traktör Dipgaz...


Kendi Seramı Bugün Bitirebildim Dönüşte Akşama Kaldım
Hava Buzzz...
Kabinsiz Zor vesselam

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Ek Olarak Uygun Şartlarda Yapıldığında Aşağıdaki Videolarda Olduğu Gibi Rahat Bir Sürüm Oluyor




Aralık 02, 2016, 00:08:41
2