toprakbilgi.com

Beğenileri gör

Verilen/alınan beğenileri gör


Beğendiğiniz iletiler

Sayfa: [1] 2 3 4
İleti bilgisi Beğeni sayısı
Simental Fleckvieh Dünya Sıralaması ve Boğaların Özellikleri Simental boğaların özellikleri ve sperma seçimi konusunda buradan yardımlaşabiliriz.
Eylül 04, 2016, 12:35:30
1
Yeni Başak 2110s Yeni piyasaya sunulan Başak 2110s Bursa Tarım Fuarında tanıtıldı.

Şu an sadece görselleri paylaşabiliyorum. İlerleyen zamanda teknik özelliklerini de paylaşacağım.

Teknik özelliklerin bir kısmı geldi :)

Perkins 4 silindir 4400 cc turbo intercooler

24 ileri 24 geri mekanik shuttle şanzıman

4500 kg hidrolik kaldırma kapasitesi

8 hidrolik valf çıkışı

Geri görüş kamerası

150 lt yakıt deposu

Hareketli gösterge paneli ve direksiyon.

Arka sağ çamurlukta hidrolik kontrol düğmesi

Hostes koltuğu

Şimdilik bu özellikleri öğrendim. İlerleryen zamanlarda daha ayrıntılı bilgilerle geleceğim. :)


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Ekim 12, 2016, 22:28:20
2
Başak 2060 D ile Hububat Ekim Hazırlığı 2016 Merhaba arkadaşlar,

Güz dönemi için toprak hazırlığına başladım. Tabi toprak hazırlığı yaparken fotoğraf ve videolar çektim.
Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

İlk videoda silajlık mısır yerini sürüyorum. Traktör genelde seri 1 ile çift sürdüm. 15 da yeri 4 - 4.5 saatte bitirdim. Dekarda 4 km yol da dahil 1,6 lt yaktı.


İkinci videoda ise eskiden kiraz bahçesi olan küçük parça bir yeri sürdüm. En son ne zaman sürüldüğünü bilmiyorum ama ara ara eski kökler çıktı. Bu tarla da ise genelde II'nin 2'si ile çift sürdüm.




Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz



Ekim 24, 2016, 20:48:54
1
Yeni Havza Bazlı Destekleme Modeli: Bir politika iflasının itirafı 14 Ekim Cuma 2016 tarihinde Başbakan Binali Yıldırım’ın Ödemiş Belediyesi Konferans Merkezi'nde Milli Tarım Projesi Lansmanıyla öğrendik yeni destekleme sistemini: Havza Bazlı Destekleme. Aslında, havza modeli yeni bir çalışma değil. Mehdi Eker’in Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı döneminde 2006’da başlayan ve 2009’da tamamlanan bir çalışmaydı. Model Türkiye’yi 30 havzaya bölmüş, hangi ürün hangi havzada daha verimli üretilecekse orada desteklenmesini öngörüyordu. O zaman bu model 2009’da açıklandı ancak uygulanmadı. Şimdi tekrardan gündemde, 1 Ocak 2017 itibariyle havza modelinin uygulanması öngörülüyor.

Sistemin özü şöyle: Türkiye illerin ilçeleri baz alınarak 941 havzaya bölünmüş ve her ilçede-havzada desteklenecek ürünler belirlenmiş, böylece destekler buna göre dağıtılacak. Buna bağlı olarak herkes “kafasına” göre değil, o bölgede hangi ürün yetişmeye uygunsa, bir nevi “planlamaya” göre üretecek. Kulağa hoş geliyor. Yalnız buradaki planlama bizim bildiğimiz “merkezi” bir planlama değil, piyasa mekanizmasının hakim olduğu bir düzenleme.

Bir şeyi dürüstçe söylemek gerekiyor: Başbakan Binali YILDIRIM’ın Ödemiş Belediyesi Konferans Merkezi'nde Milli Tarım Projesi Lansmanı'nda birçok şeyi doğru söylüyor. Çünkü bunlar sahada çiftçilerin birebir yaşadığı sorunlar. Aşağıya bununla ilgili başbakanın konuşmasında alıntılar ve altlarına da bunlarla ilgili açıklamalar yazacağım.

* "Piyasadaki fiyat dalgalanmaları en aza düşürülecek ve maksimum kazançlar esas alınacak."

Ama piyasadaki fiyat dalgalanmalarının ana nedeni, tarım politikalarındaki liberalleşmedir. Çiftçi ürün fiyatlarında büyük şirketlere ve onların emrindeki tüccarlara terkedildi yıllardır. Bakın bir, iki örnekle somutlayalım. 2002 yılında 1 kg mısır ile 0,20 lt mazot alabilen çiftçi 2015 yılında 0,17 lt mazot alabildi. 2002 yılında 1 kg pamuk ile 0,73 lt mazot alabilen çiftçi 2015 yılında 0,33 lt mazot alabildi. Benzer durum birçok ürün geçerli. Yani şu an sorunun yaratıcıları yarattıkları bu sorundan şikayetçi oluyorlar.

* "Destekleme başvuruları basitleştiriliyor. Çiftçiler, bir yıl içerisinde bir kez başvuru yapacak. Çiftçiye ve hayvancılığa 13 milyar liradan fazla destek veriyor. Destek yok deniyor. Destekler 12 aya ayrılmış, hiçbir işe yaramıyor. Öyle olunca artık bu destekleri yılda iki defa vereceğiz. İlk destek ekim zamanı Nisan - Mayıs gibi, ikinci destek Eylül-Ekim'de hasat zamanı olacak."

Gerçekçi olalım, Türkiye’de verilen destekler cari olarak baktığımızda hiç de azımsanmayacak durumda ama bununla birlikte reel olarak azalıyor ve verilen destekler çoğunlukla, Türkiye tarımın asıl yapısını oluşturan küçük üreticilere değil de büyük çiftçilere gidiyor. Çünkü bürokrasi ve bürokrasideki harcanan para, kesintiler alınacak desteği anlamsızlaştırıyor küçük çiftçi için. Başbakan diyor ki “Destekler 12 aya ayrılmış, hiçbir işe yaramıyor.”   İyi de bunu 12 aya İsmet İNÖNÜ ayırmadı ki, 15 yıldır iktidarda siz varsınız sizin tarım bakanlarınızın eseri. Ekim ve hasat zamanı desteklerin verilmesi yerinde olur çünkü çiftçi en çok bu zamanlarda desteğe ihtiyaç duyuyor. Çünkü şimdiki sistemde, çiftçi desteği ancak 1 sene sonra alabiliyor. İşte yine görüldüğü gibi, şu an sorunun yaratıcıları yarattıkları bu sorundan şikayetçi oluyorlar.

* "Söz verdiğimiz gibi gübrede KDV’yi kaldırdık. Bu yüzde 18 ucuzlayacağı anlamına geldi. Tarım Bakanlığı bir çalışma daha yaptı. Şu anda gübre yüzde 23 ucuzladı. Böylece gübrede yüzde 25 indirim sağladık."

Doğru gübrede kısa vadede bir ucuzlama var ancak gübre piyasasını tekeller kontrol ettiği için gübre fiyatları yine uzun vadede hızlı bir oransal artış gösterecek.

* "Tarım yapılacak yere bina yapmak ihanettir. Böyle bir şey olur mu? En verimli topraklar binalarla dolup taşıyor. Tarla olmayan daha sağlam mevkilerde gelişmek yerine ovalarda büyümeye başlıyorlar."

İşte buna gülünür. Türkiye’nin tarım alanları 2 milyon 630 bin hektar, yani % 10 oranında, yani neredeyse bir Trakya Bölgesi kadar kimin zamanında daraldı? Kimin zamanında tarım arazilerinin vasfını değiştirmek için yasal düzenlemeler yapıldı? Toprak koruma kurulundan tarım arazilerinin tarım dışına çıkartılmasıyla ilgili kararlar nasıl geçti? Ve kimin zamanında zeytin arazileri maden çalışmaları için ortadan kaldırılmak isteniyor? Kimin zamanında inşaat sektörü aldı başını yürüdü? Kimin zamanında AVM’ler gözbebeği haline getirilip tarım arazilerin üzerine dikildi? İhanet mi dediniz? Güldürmeyin….. İşte yine görüldüğü gibi, şu an sorunun yaratıcıları yarattıkları bu sorundan şikayetçi oluyorlar.

* "4 ayını doldurmuş tüm bakımları yapılmış olan danalar için 25 ilde 750 lira verilecek. Bu bölgelerde ağır yaparsanız da yarı parasını devlet verecek. Düve alımında yüzde 30'un devlet verecek. 22 ilde en az 500 baş kapasiteli damızlık teke koç üretimi için merkezler kurulacak. 8 vilayetimizde 250 kapasiteli damızlık manda üretim merkezleri kurulacak. Bu merkezlerin kurulacağı illerin tamamında ağır yapımına alınacak aletlerin maliyetinin yarısı devlet tarafından hibe edilecek. Büyükşehir sınırları içindeki hayvan barınaklarının ruhsat harcı alma işine son veriyoruz. Böylece yerli hayvancılıkta istediğimiz noktaya geleceğiz. Sadece üretmek yeterli değil, kaliteli olması gerekiyor."

Hayvancılık kimin zamanında bitirildi bu ülkede? İşte yine görüldüğü gibi, şu an sorunun yaratıcıları yarattıkları bu sorundan şikayetçi oluyorlar.

* "Süt fiyatları Ulusal Süt Konseyi'nin önerdiği fiyatın altına inmesi durumunda müdahale edilecek. Anlık süt kayıt sistemi kuruluyor. Piyasadaki fazla süt Konsey tarafından alınacak ve süt tozu yapımında kullanılacak."

Ulusal Süt Konseyi zaten her sene fiyat öneriyor. Ama süt tekellerinin önerilen fiyatları umursadığı yok. Ama tekellerin varlığı devam ediyor. Tekellerin de istediği oluyor. Tekellere de laf ettiğiniz yok. Varlık sebebiniz. İşte yine görüldüğü gibi, şu an sorunun yaratıcıları yarattıkları bu sorundan şikayetçi oluyorlar.

*** 

Dikkatinizi çekmiştir. Yapılan onca açıklamaya dair kooperatifleşmeye dair tek bir şey söylenmiyor. Tarım ihracatını şöyle böyle artırdık diye övünüyorsunuz da tarım ithalatını da bizim kadar arttıran olmadı diye neden övünmüyorsunuz? Bir de “Çiftçinin kullandığı mazotunun yarısı kendinden yarısı bizden” demişsiniz. Hani kaynak yoktu. Madem kaynak var, neden yüksek mazot fiyatıyla yıllarca çiftçinin boğazını sıktınız?

Aslında, Başbakan Binali Yıldırım’ın 14 Ekimde başlayan ve sonrasında devam eden açıklamalarının iki yönü var. Birincisi kendilerinin 15 yıldır uyguladığı tarım politikalarının iflas ettiğinin ve tarımın iflasın eşiğine getirildiğinin bizzat kendilerince itirafı ve kabulüdür. Buradaki iflasın temelinde piyasalaşma vardır. Piyasalaşmanın yarattığı sorunlar yine piyasa sistemi ile çözülmek isteniyor. Ancak yanlış yanlışla doğrulanmaz. Türkiye tarımındaki çöküş piyasa sistemi var oldukça devam edecek.

Peki, tarım neden birden gündeme geldi? Çünkü tarımda tasfiyenin sınırlarına dayanıldı. (Tasfiye o kadar hunharca yapıldı ki, kırın sosyolojik yapısı değişti hızla.)Tarımdan kopanları emecek sanayide bir atılım yok. Tüketime dayalı hizmet sektörü sıcak paranın güle oynaya geldiği dönemi mumla arayacak, o dönem çoktan kapandı. Sahi bu dolar, Euro, tek başına iktidara rağmen, neden hala 3 TL bandında dolanıp duruyor? Tarım ekonominin kötü gittiği dönemlerde bir sığınma limanı olur. Ancak bağımlılık ilişkileriyle de o liman da darmadağın edileli çok oldu.

Açıklamalarda, şöyle böyle olacak diyorlar. Orhan Veli’den alıntıyla bitirelim o zaman:

“Geç bunları anam babam geç!”


Burhan Özalp

24,10,2016

SoL Gazetesi

Ekim 24, 2016, 20:52:06
1
Ülkemizde Görülen Yabancı Otlar Sağlam bir arşiv yapmanın zamanı geldi.

Öncelikle söyleyim, bu ilk adım için kaynak BASF'ın bayi ve saha elemanları için yayınlamış olduğu bir yabancı ot kataloğu. Kendi ürettiğimiz içerikleri de bu başlık altında ekleme yaparak büyütürüz.

Her mesajda bir ot tanıtımı yapacak şekilde başlayalım.

Ekim 27, 2016, 18:47:06
1
Ynt: Açık Alanda Solarizasyon Uygulaması... Guzel paylasim olmus Kubilay. Zeytinde verticillium solgunlugu mucadelesinde de solarizasyon etkili bir silah. Lakin solarizasyondan sonra mumkun oldugunca toprak islemeden kacinilmali hatta derin isleme hic yapilmamalidir. aksi takdirde hastalik daha siddetli olarak nuksedermis
Ekim 28, 2016, 22:57:50
1
Cumhuriyet'imizin 93. Yılı Kutlu Olsun! Cumhuriyet demek, ülkenin en ücra köşesinden çıkan birinin bile Cumhurbaşkanı-Başbakan-Bakan olabilmesi demektir.

Kimsenin kulu, kölesi olmadan özgür bireyler olarak geçirdiğimiz 93 yıl kutlu olsun.

Bize böyle bir armağanı layık gören Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü yine bugün de sevgi, saygı ve minnetle özlüyor ve anıyoruz.

Ekim 29, 2016, 13:08:43
1
Macar Fiğ Yetiştiriciliği    MACAR FİĞİ YETİŞTİRİCİLİĞİ
  (Vicia pannonica )

   Macar Fiği tek yıllık baklagil yem bitkisidir. Macar fiği yeşil ot, kuru ot, silaj ve dane olarak değerlendirilebilen iyi bir yem bitkisidir. Soğuğa ve kurağa dayanıklıdır. Fakat kuraklık arttıkça verimde kayıplarda artmaktadır. Macar fiği çiçekleri beyaz adi fiğin çiçekleri ise mor renklidir. Ayrıca toprağı azotça zenginleştirdiği için, kendisinden sonra ekilen ürünün verimini artırmaktadır. İyi bir münavebe bitkisi olması yanında erozyon kontrolünde oldukça önemlidir. Hasadından sonra toprağa bıraktığı azot ve köklerin toprakta organik madde olarak kalması kendisinden sonra ekilecek ürünler için oldukça önem arz etmektedir. Yurdumuzda yetişen soğuğa ve kurağa dayanıklı fiğ türlerinden birisidir. Özellikle Geçit Bölgeleri ve İç Anadolu’nun kıraç koşullarında sonbaharda ekilen Macar fiği kıştan zarar görmemektedir. Macar fiği yarı dik veya dik olarak yetişir. Bu özelliğinden dolayı yardımcı bitkiye ihtiyaç duymamaktadır. Bitki 60–70 cm boylanır. Macar fiği tüylü olduğu için gri görünür. Toprak bakımından pek seçici olmaması ve kurağa dayanıklı olması, en kötü şartlarda bile iyi ot vermesi bitkinin önemini arttırmaktadır.

   Macar Fiği Tarımında Toprak Hazırlığı:

   Tahıl üretimi yapılan alanlarda Macar fiği iyi yetişir. Buğdaydan sonra ekimi yapılacaksa buğday hasadından sonra tarlamız gölge tavında iken sürülerek bitki sap ve artıkları toprağa karıştırılmalıdır. Ekimden önce kazayağı-tırmık kombinasyonu ile ekim yatağı hazırlanmalı ve toprağın fazla un ufak olmamasına dikkat edilmelidir.

   Macar Fiği Tarımında Ekim zamanı ve şekli:

   İklim koşulları etkili olmakla birlikte Ekim ayı başından Kasım sonuna kadar ekim işlemi yapılabilir. Tohumların 4-6 cm. derinliğe düşmesi yeterlidir. Ekimde Buğday, Arpa ve Yulaf gibi tahıllarla karıştırılarak ekilmesine dikkat edilmelidir. Karışım yapılmadığı durumlarda yatay gelişme özelliği gösteren fiğ bitkisinde alttaki nem miktarı arttığı durumlarda alt dal ve yapraklarda sararıp dökülme  ve çürüme meydana gelebilir. Tahıllarla yapılan karışım oranında 1/3 veya ¼ oranlarında tahıl ile homojen bir karışım sağlanmalıdır. Mibzerle ekimde dekara 10-12 kg. Macar Fiği Tohumu ve 4-5 kg. tahıl (Yulaf-Buğday veya Arpa) kullanılması yeterlidir. Ekim işlemi hububat ekimi yapılan mibzerlerle rahatlıkla yapılabilir.  Tahıl ile karışık ekilen Macar fiği daha dik büyür ve ot kalitesi ve verimi de fazla olur. Ekimde sertifikalı tohumluğun tercih edilmesi durumunda karışık tohum olasılığının önüne geçilerek çimlenme gücü yüksek bir tohumla ekim işlemimizi yapmış oluruz.

   Macar Fiği Tarımında Gübreleme:

   Macar fiği havadaki serbest azotu köklerinde azot yumrucukları halinde biriktirdiği için azotlu gübreye fazla ihtiyaç duymazlar. Ekimle birlikte 2 kg/da saf azot ( N ) ve 6 kg/da saf fosfor (P2O5) verilmesi yeterli olur. Fakat gübrelemede esas olarak uyulması gereken iyi bir toprak tahlili sonucu tespit edilen değerlere göre oluşan gübreleme değerleridir.

   Macar Fiği Tarımında Hasat Zamanı ve Verim:

   Fiğlerde ot için hasat çiçeklenme başlangıç döneminde özellikle çiçeklerin %20 – %25 açtıkları zaman ve karıştırılarak ekilen tahıllarında süt olum döneminde olmasına özen gösterilmelidir. Biçim zamanını geciktirdiğimizde kuru ot miktarı artmasına rağmen kalite düşmektedir. Kurak bölgelerde sulamanın yapılması verimi önemli ölçüde artırmaktadır. Orta Anadolu şartlarında Macar fiğinin hasadından sonra ikinci ürün olarak Kuru Fasulye ve Silajlık Mısır da yetiştirilebileceği göz ardı edilmemelidir. Macar Fiği + Silajlık Mısır yetiştirilerek bir üretim döneminde iki farklı yem bitkisi üretilerek hayvancılık işletmelerinin yem ihtiyaçlarının önemli ölçüde karşılanabileceği unutulmamalıdır. Dekardan ortalama olarak 2000-3000 kg/da yeşil ot ve 750-1000 kg. kuru ot alınabilir. Biçim yapıldıktan sonra tırmık ile karıştırılarak havalanması sağlanmalı yanma ve çürüme olasılığına karşı dikkatli olunmalıdır.

Kasım 08, 2016, 21:45:09
1
Bazı Borçlar Vardır, Ödeyemezsin. Koç holdingin 10 Kasım Atatürk'ün önlüm yıl dönümü için hazırladığı kısa film. Ata'mızı saygı ve özlemle anıyoruz.


Kasım 09, 2016, 23:47:44
1
Tarımsal İşletmelerde Kriz Yönetimi    Tarımsal işletmelerde kriz yönetimi
 
   Ekonominin 2015'teki belirsizliğini 2016'ya taşıması birçok sektörde olduğu gibi tarım ve gıda sektörü açısından da ciddi riskler ve bilinmezlikler yaratıyor.

   Geleceğe yönelik kendi içinde fırsatlar barındıran sektörde bu aralar daha çok tehditler ön plana çıkıyor.

   Mevcut konjonktürde üretimden başlayarak tüketim ve ihracata kadar olan zincirin her halkasında atılacak adımların çok iyi hesaplanması gerekiyor.

   Peki Türkiye'de çiftçiler tarımın finansman tarafına ne kadar hakim? Ya da soruyu şöyle soralım: Türkiye'de tarımsal okuryazarlık ne durumda?

   Bu soruların cevabını Bloomberg HT'de yayınlanan Tarım-Analiz programına konuk olan Finansbank Tarım Bankacılığı Bölüm Müdürü Hakan Çağlar verdi.

   Tarımsal işletmelerde üretimin verimliliği ve sürdürülebilir olmasında finansman koşullarının rolü ve yönetimi oldukça önemli.

   Türkiye'de tarım sektörünün temelinde 4 yapısal sorun bulunduğuna dikkat çeken Çağlar, bunları, ölçek ekonomisi, verimsiz işgücü kullanımı, pazar entegrasyonu ve uygun zaman ve şartlarda sermayeye ulaşım sıkıntısı olarak sıralıyor.

   Çağlar'a göre bununla beraber sermayeye ulaşsanız dahi üretimi gerçekleştirdikten sonra verimliliği ve kârlılığı devam ettirmenin yolu işletmenizin hesabını doğru tutmaktan ve yürütmekten geçiyor.

   Verimliliğin sadece finansmana ulaşmakla alakalı bir şey olmadığına dikkat çeken Hakan Çağlar, işletmenin sürdürülebilir olması için işletmeye giren para kadar işletmede tutulan paranın da önemine vurgu yapıyor.

   “ÇİFTÇİ NASIL BORÇLANACAĞINI BİLMİYOR”

   Tarımsal işletme sahiplerinin temel ihtiyacının bir banka ile ilişkiye girerken nelere dikkat edeceğini bilmesinden geçtiğini kaydeden Çağlar, kredi ilişkisinden tutun da tasarrufa hatta katma değerin artırılması noktasına kadar tarımın finansmanının doğru yönetilmesinin kritik önemine değiniyor.

   Tarımsal üretimde risklerin her geçen gün çeşitlendiğine hepimiz canlı şahit oluyoruz. Sonuçta tarım sektörü üstü açık bir fabrika olarak niteleniyor. Yaşanan toprak kaybı ve doğal kaynakların tahribatı, iklim değişikliği, belirsiz politikalar ve yanlış uygulamaların yanına bir de finansal riskleri ekleyin.

   Bu noktada tarımsal okuryazarlık konusunda çiftçilere seminerler verdiklerini anlatan Çağlar, çiftçilerin bankalara geldiklerinde karşılaştıkları en önemli sorunların başında nasıl borçlanacaklarını bilememelerini gösteriyor.

   Çağlar, “Çiftçiler için önemli olan o an ihtiyaçlarını giderebilmek. Dolayısıyla finansmanın maliyeti konusunda çok sorgulayıcı olmayabiliyorlar. İşletme defteri çok önemli problemler de yaratabilir. Giren para ile çıkan para arasında dengesizlik varsa bu bir kâr sorunu demektir. Kâr sorunu varsa işletmenin devamlılığı ile ilgili problemler artık açığa çıkıyor olabilir” uyarılarında bulunuyor.

   Hakan Çağlar, bu noktada çiftçilerin bankalardan danışmanlık konusunda da taleplerinin biraz daha yüksek olması gerektiğini belirterek şu örneği veriyor: “Üreticilere yapmak istedikleri yatırımın doğruluğu ya da eksikliği noktasında da danışmanlık hizmeti vermeye çalışıyoruz. Narenciye üretimi yapan bir çiftçi işletmesini büyütmek için yanındaki bahçeyi de satın almak için finansmana ihtiyaç duyabilir ve bankaya başvurabilir. Biz önce şunu sorguluyoruz: Gerçek anlamda ihtiyacın o bahçeyi almak mı yoksa mevcut üretimini daha nitelikle hale getirebilmek için başka bir yatırım mı? Bu bir soğuk hava deposu yatırımı olabilir. Çiftçinin mevcut üretimini soğuk hava deposunda belirli bir süre tuttuktan sonra piyasaya veriyor olması eldeki ürünün zamanlama açısından parasal değerini de artıracak. Biz bunu da önererek bir nevi danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Üretici sadece finansman açısından değil yaptığı işin, yatırımın doğruluğu noktasında da bankalardan talepkar olmalı.”

   'TARIMDA PAZAR ENTEGRASYONU SORUNLU'

   Türkiye'de tarım sektörünün yapısal sorunlarından birisi de pazar entegrasyonu yani üretilen malın doğru zamanda doğru fiyata satılamaması.

   Üreticilerin pazar entegrasyonu sorununu ancak kooperatifleşme ile çözebileceğini kaydeden Hakan Çağlar, tarım sektörünün dış ticarette yaşanılan sorunları iç piyasada yönetebilecek bir takım argumanları önceden oluşturma kabiliyetine kavuşması gerektiğini söylüyor.

   Çağlar'ın burada dikkat çektiği bir diğer konu ise katma değerli üretim modelini de göz önüne alarak dünya standartlarında üretim yapabilen işletme sayısının çoğaltılması.

   Bir finansçı gözüyle Hakan Çağlar'ın tarım sektörüne yönelik tespitlerini sizinle paylaşmak istedik.

   TARIMSAL OKURYAZARLIK

   Finansbank'ın Güneydoğu Avrupa için Avrupa Fonu (EFSE) ve Frankfurt Okulu ile çiftçilere yönelik tarım sektörüne yönelik finansal okuryazarlık programı da dikkat çekici.

   Bugüne kadar farklı illerde çiftçilere 'tarımsal işletme dersleri' verilen eğitim projesinde, çiftçilerle finansal bilgilerin yanı sıra sulama teknolojileri, kuraklık riski, hayvancılık gibi tarım başlıklarında güncel bilgiler de paylaşılıyor.

   Eğitimde uzmanlar çiftçiler için şu sorulara cevap arıyor:

   * Tarımsal gelir ve giderler nasıl kontrol altına alınır?

   * Gelir gider hesabı yapmanın faydaları neler?

   * Günümüzde çiftçiler nasıl finansal kontrol yapıyorlar? Yaptıkları hatalar neler? Nasıl düzeltebilirler?

   * Yıllık bütçe nasıl yapılır? Bütçeye esas gelir ve giderler neler?

   * Girdi temin ederken nelere dikkat edilmeli? Girdi maliyetlerini düşürmek için alınabilecek önlemler neler?

   * Finansal ihtiyaçlar nasıl belirlenir? Hangi kaynaklardan sağlanabilir?

   * Faiz hesabı nasıl yapılır? Kredi alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar neler
 
   * Tarımsal nakit yönetimi nedir?

   * Tarımsal işletmelerde kriz yönetimi nasıl olmalı?

    Finansbank'ın bu projesini önemsiyoruz.

   Üreticiyi bilgilendirecek ve yol gösterecek buna benzer projelerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve üniversite işbirliği ile de yapılması verimlilik ve kârlılık anlamında üreticilere ciddi katkı sağlayacaktır.

   Bilginin en büyük güç olduğu günümüzde bunu tarım sektörüne de sağlamamız gerekmez mi?

İrfan Donat

Kasım 10, 2016, 23:58:31
1
Seracılarda Rusya umudu Yeni sezon ürünlerini piyasaya sunmaya hazırlanan seracılar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki görüşme sayesinde oluşan olumlu havayla olumlu bir yıl geçireceklerine inanıyor.

Rusya ile geçen yıl yaşanan uçak krizi nedeniyle sıkıntılar yaşayan ve yeni sezon ürünlerini piyasaya sunmaya hazırlanan Türkiye'deki sera üreticileri, son dönemde iki ülke arasındaki olumlu hava sayesinde sezonu umutlu açtı.

Özellikle topraksız tarım kültürüyle çiftçilik yapan ve yeni sezon ürünlerini piyasaya sunmaya hazırlanan seracılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşme sayesinde oluşan olumlu havayla olumlu bir yıl geçireceklerine inanıyor.

Türkiye Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (Sera-Bir) Başkanı Müslüm Yanmaz, Erdoğan-Putin görüşmesinin ardından iki ülke arasında ticaretin yeniden gelişmeye başladığını söyledi.

Görüşmelerde, narenciye ve turunçgillerin bir kısmında 1 Ocak itibarıyla ambargonun kalktığına dair anlaşmanın kabul edildiğini anımsatan Yanmaz, sera ürünlerine yönelik ambargonun ise devam ettiğini belirtti.

Yanmaz, bu konuyla ilgili kısa süre önce Mersin'de ilgili sektör temsilcileri ve yetkililerle toplantı gerçekleştirildiğini dile getirerek, bu anlamda özellikle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Faruk Çelik'in büyük çabaları olduğunu kaydetti.

Çalışmalar sonucunda en geç 1 Ocak 2017'de bu sorunun ortadan kalkacağına inandıklarını anlatan Yanmaz, "Hem sektördeki oyuncular hem de Bakanlık nezdinde çalışmalar devam ediyor. 15 Aralık gibi son görüşmeler yapılacak, zaten bizim özellikle topraksız tarım kültürüyle yetiştirilen ürünlerimiz bugünlerde çıkmaya başladı. Öyle tahmin ediyorum ki 15 Aralık gibi ya da en geç 1 Ocak gibi Rus kapısının açılacağına ve yaş meyve-sebzeyle ilgili ambargonun kalkacağına dair kanaatlerimiz oluştu." dedi.

Müslüm Yanmaz, söz konusu ambargonun hem Türkiye'ye hem de Rusya'ya büyük zararları olduğunu ifade ederek, üreticilerin de bu sorunun çözülmesini beklediğini dile getirdi.

Kasım 17, 2016, 22:29:22
1
Zeytinlikte Atomizer Kurtarma Bu yıl ilaçlama yaparken Muhterem dayı atomizeri devirmiş.
Telefonda zeytinlikte devrilmiş diye naklettiler alelacele gittik ama tehlikeli bir durum yokmuş Allahtan. Sadece atomizer yan yatmış üstelik zeytinliğin en düz yerinde kendiside şaşkın nasıl devrildi bu diye hayret ediyodu. bizde düzelttik o sırada bi kaç fotoğraf ve kısa bir video çekti kardeşim. iyi seyirler.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


resim upload


Kasım 21, 2016, 20:11:39
1
New Holland TD4.65B Ünlü 2-16 dönerli pulluk ile anızlarda Bu yaz anız yerlerini 2li 16 numara ünlü pullukla sürdüm bu benim ilk dönerli pulluk tecrübemdi. o yüzden bir vitesde düşük giderek pulluğun ayarını yaptım sonrada biraz video çektik. takdir sizlerin becebilmişmiyiz bu işi.




Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Kasım 21, 2016, 20:56:54
1
Ynt: Antalya'lı Üreticiler Eylemdeydi Antalyali kardeslerimizi orgutlenme basarilarindan dolayi tebrik ediyorum. Umarim seslerini duyurup sonuc alabilirler. Turk ciftcisi orgutlenme konusunda malesef gelismis ulkelerin cok gerisinde ancak her kucuk adim bizi daha iyiye yaklastiracak...
Kasım 21, 2016, 21:37:24
1
Ynt: Antalya'lı Üreticiler Eylemdeydi İnşallah emeklerinin karşılığını alabilecekleri fiyatları alabilirler.
Öte yandan habercilik kabiliyetinde gözlerden kaçmadı Kubilay :D

Kasım 21, 2016, 21:43:03
1
Ynt: Antalya'lı Üreticiler Eylemdeydi Kubilay orda miydin birader. Eylem ise yarar umarim. Bir tanede akpli vekil olsaydi oralarda keske.
Kasım 21, 2016, 21:50:55
1
Koyun ve Keçilerde Yıllık Aşılama Programı Koyun ve keçi yetiştiriciliği ile ilgili çok aranan bir bilgi. Yıllık aşılama takvimi. Bu aşılama takvimini uygulayarak koyun ve keçilerinizin hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlayabilirsiniz.


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz


Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz



Kasım 21, 2016, 23:36:42
1
Antalya'lı Üreticiler Eylemdeydi Bu akşam izledim ve hem üzüldüm, hem de gurur duydum. Bu memlekette hakkını arayan, derdini anlatan ve en önemlisi sesini yetkili yerlere duyurabilen çok az çiftçi var.

Antalya çiftçisini tebrik ediyorum.

Kasım 22, 2016, 20:17:55
1
Mikro granul gübreler Ancak olaya yalnızca mikro granül olarak değil de tertibat olarak bakarsanız iş değişiyor.

Yani mikro-gübre, kristal ve toz formundaki bir (ya da birden çok) maddeleri eşit ve düşük miktarda verebilen bir tertibatı faydası mutlaka olur.

Örneğin toprağınız yüksek ph'lı. Ekim sırasında tohum yatağına verilecek sülfat içerikli bir kristal gübre (örneğin magnezyum sülfat) ile tohum yatağının pH'ını düşürmek mümkün olurdu. Bu sayede en azından çimlenme gerçekleşene kadar bitki, Yüksel pH'tan kaynaklanan olumsuzluklardan korunmuş olur.

Kasım 22, 2016, 20:24:05
1