toprakbilgi.com

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - ydincbayram

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 8
1
25 donum misir tarlami meyve bahcesi yapmayi dusunuyorum.
1. Secenek 10 metre aralik ile klasik papaz ekip 7 ila 8 yil hic bir gelir elde etmemek. Arasina sebze ekmek. Sorun gec yetismesi.
2. Secenek 5 metre aralik ile bodur papaz ekip 4 yilda urun almak. Sorun bu yil icin fidan yok
3. Secenek 5 metre aralikla erkenci bodur kayasi ekmek (cinsi perfect) sorun yetistirmedigim bir urun.
4. Secenek 10 metre aralikla klasik papaz ekip bosluklari 5 metre aralikla kayasi doldurmak. Sorun bakimi ilaci hastaliklari benzer mi?
Sadece kayisi bahceside kurulabilir secenekler arasinda seftali de var ancak 2 yildir seftali sikintili.

2
Diğer / Bugdayda hangi ot ilacini onerirsiniz
« : Haziran 28, 2019, 21:20:32 »
GLEAN;
http://fmcturkey.com.tr/bitki-koruma-urunleri/glean174-75-df-1

AXIAL;
https://www.syngenta.com.tr/product/crop-protection/herbisit/axial-050-ec

ATTRIBUT;
https://www.tarim.bayer.com.tr/tr/products/products-a-z/attributsuper.php

KELT;
https://www.tarim.bayer.com.tr/tr/products/products-a-z/kelt-wg-85.php

Bu yil bugdayda ot ilaclari calismadi. Dolayisiyla verimde kaybim.oldu. Gelecek yil isi sansa birakmak istemiyorum. A grubu firmalarin urunlerini karsilastirmak istiyorum. Hangisini onerirsiniz?

4
Toprak İşleme Ekipmanları / Cok buyuk kesek cikartmislar
« : Mayıs 30, 2019, 16:37:38 »


Makine cok guzel de anlamadigim bu capta kesekleri nasil cikartabildiniz topraktan. Tasimayla mi getirdiniz mubarek

SM-M205F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


5
Yağlık Bitkiler & Endüstri Bitkileri / Bugdayi suladim
« : Mayıs 06, 2019, 22:17:53 »
Tohumluk olarak ektigim pioneer anapi cinsi bugdayi suladim. Tablo guzel bence.
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

SM-M205F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


6
Dünyada Tarım / Hollanda tarim politikasi
« : Mayıs 03, 2019, 11:35:53 »
HOLLANDA TARIM POLİTİKASI

Gelin, bakın bakalım Hollanda nasıl dünya tarım devi olmuş?

Diyelim…
Türkiye'de lale yetiştireceksiniz, ne yaparsınız?
Arazi alıp, gidip dikersiniz.
Size kimse yardımcı olmaz mı?
Belki dayı oğlu- teyze kızı filan.
Yol gösteren birileri olmaz mı?
Yaşıyorsa dede-amca filan…
Hollanda'da bu iş nasıl oluyor? Yazayım…
Araziyi aldınız. Öyle kafanıza göre “şunu dikeceğim” demekle olmuyor.
Önce tarım arazinizin kayıtlı olduğu kooperatife gidiyorsunuz!
“Ne kooperatifi? Nerde serbest piyasa” filan deme, o seni kandırmak için söyleniyor.
“Hollanda gibi kapitalist ülkede kooperatif olur mu” diye hiç sorma. Menderes döneminde söylenmeye başlandığı gibi kooperatifi “gomonist örgüt” sanma! Neyse.
Dönelim Hollanda'ya…
Kooperatif yetkilisi sana “arazinizde şu ürünleri yetiştireceksiniz” diye bir-iki alternatif sunacak. “Olur mu? Geçen yıl hıyarın kilosu kaç liradan satıldı, ben hıyar ekeceğim” filan deme, dinlemezler.
Bir ürünü seç! Ben ayrıca “ek olarak şunları da dikeyim” filan deme, izin yok.
Tek ürünü seçtin…
Yetkili ürün maliyetlerini/giderlerini hesaplıyor. İstiyor ki, hasat sonunda başına ne geleceğini bil! Tahmini bilançoyu aldın. Bu arada, paran yeterli değilse borç veriyorlar.
Dur nereye gidiyorsun? Gitme. Yetkili seni kooperatifin tarım mühendisine yönlendirecek!
Bir gün sonra…
Mühendis ve kooperatifin teknik elemanlarıyla arazini teftişe gidiyorsun. Mühendis yetiştireceğin ürün hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunu ölçüyor. Yeterli değilsen sana yardımcı oluyor.
Bu arada ürünle makine parkındaki araçlarını bildirmek zorundasın. Eksik aracın varsa tamamlıyorlar.
Bitmedi…

Kofti değil
Sonunda…
Ekim için program yapılıyor. Çalışma başlıyor.
Yine tek başına değilsin. Öncelikle kullanacağın ilaçlar, gübreler, sular ve yapacağın kesim ve kontroller kooperatif yetkilileri tarafından sana bildiriliyor.
Tüm kurallara uydun. Geldi hasat zamanı. “Tek başınayım” diye düşünme. Kooperatif hasat zamanı personel desteği veriyor.
Ürünü topladın kooperatifin öncülüğünde kiralık depoya kaldırıyorsun. Bekleyeceksin. Godot'u değil, eksperleri! Taban fiyatı o belirleyecek. Yine “serbest piyasa” lafına başlama! Korkma Türkiye'de olduğu gibi seni küresel şirketlerin inisiyatifine bırakmıyorlar. Bunlar yeminli eksper! Yemini kofti değil. Ne üretici olarak senden, ne de alıcılardan etkileniyor. Taban fiyat belirlendikten sonra ürün, kooperatif tarafından açık arttırmayla satılıyor. Tabii senin onayın şart. Satış belgesine imzanı atıyorsun.
En sonunda… Kooperatif, hizmet faturaları düşüldükten sonra paranı ödüyor.
İlk yılı geçirdin…
Şimdi hedefin “A sınıfı” ya da “Yeşil” üretici sertifikasını almak olacak.
Bunun için kaliteli ürün yetiştirmen şart. Sertifikayı aldığın anda devlet desteklerine hak kazanıyorsun!
Hollanda'yı görünce “bu kooperatif anlayışı bizde niye yok” deme!
Avrupa'da modern kooperatifçiliğin kurucusu bilinen İngiliz Michael Sandown, 19'uncu yüzyılın başında Kayseri, Sivas, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir'de incelemeler yapıp esnaf dayanışma teşkilatı “Ahilik”ten etkilendi. Gidip ülkesine kooperatif kurdu!
Bizde ne oldu; Osmanlı 1838 İngiliz Ticaret Anlaşması'yla Ahilik'i öldürttüler. Yetmedi.
İlk tarım kredi kooperatifi sayılan “Memleket Sandıkları” kurucusu Mithat Paşa'yı boğdurttular. Yetmedi, Ulu hakan Abdülhamidi devirmeye kalktı iddaası ile Mithatpaşa nın her izini silmeye kalktılar. Yetmedi, Atatürk ve İnönünün desteklediği kooperatifleşmeyi goministlik diye 60 yıldır adeta önüne taş koydular.
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

SM-M205F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


7


Zeytin ağacı ile incir ağaçları aynı dönemde meyve verir. Bu dönem zeytin sineğinin üremeye başladığı zamanlardır. Zeytin sineğinin, zeytin ağaçları ve zeytin meyvesine zarar vereceği dönemlerde, iyice olgunlaşan incir ağaçlarının meyveleri bal dökmeye başlar. İncirin balı, zeytin sineğine cazip gelir ve zeytin yerine incir meyvesini tercih eder. Zeytinliklerdeki incir ağaçları tıpkı bir paratoner gibi zeytin sineklerini üzerine çeker. İncir balını yiyen zeytin sinekleri bir süre sonra zehirlenerek ölür. Mübadele öncesinde Anadolu’nun Ege kıyılarında yaşayan Yunanlıların her zeytin tarlasına 3-4 adet incir ağacı dikmiş olmasının sebebi de budur. Oysa bizim özellikle yeni nesil zeytin üreticilerimizin bir çoğu bu gerçeği bilmedikleri için, zeytin bahçelerindeki yüzlerce incir ağacını sinek topluyor diye kesmişler ve odun yapmışlardır.

8
Köy Kahvesi / Mazot gubre prim desteklerinden haber yok mu?
« : Şubat 17, 2019, 10:39:02 »
Bu ara verilse iyi olacak paralar suyunu cekti zira

9
Haberler / Guzel espri
« : Şubat 05, 2019, 21:11:09 »
Turkiyede ciftciligi ozet gecmis
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

SM-J400F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


10
Çiftçiler, özellikle son on altı yıldır bir yandan düşen ürün fiyatları, öte yandan da artan girdi fiyatlarından oluşan bir makas arasında eziliyor

30/12/2018


Türkiye, tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya. Bu krizin temel nedeni 1980’li yıllardan bu yana uluslararası sermayenin güdümünde kesintisiz olarak uygulanan özelleştirmeye, piyasalaştırmaya ve kuralsızlaştırmaya dayalı neoliberal politikalardır.
TÜİK, Temmuz-Eylül döneminde (üçüncü çeyrekte) gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 1,6 oranında büyüdüğünü açıkladı. Dövizdeki aşırı yükselmeyle başlayan kriz kısa sürede reel sektörü derinden etkiledi. Ekonominin üretken sektörleri küçülme veya sıfır büyüme rotasına girdi. Tarım yüzde 1, sanayi yüzde 0,3 büyürken; inşaat yüzde 5,3 daralma gösterdi.

VERİLER TUTARLI DEĞİL

Milli gelirdeki yüzde 6 payı olan tarımın büyüme bakımından olumlu bir seyir göstermediği biliniyor. Tarımsal arz eksikliği, gıda enflasyonunun da en önemli belirleyicisidir. Buna karşılık TÜİK’e göre, tarım ilk çeyrekte yüzde 5,6 büyümüş, ikinci çeyrekte ise yüzde 2,8 küçülmüştü. TÜİK, tarımın üçüncü çeyrekte yüzde 1 büyüdüğünü bildirdi. Böylelikle ilk 3 çeyrek büyümesi yüzde 0,7 olarak gerçekleşti.
Bu veri, TÜİK’in tarımsal üretim verileriyle tutarlı değil. TÜİK’in tarıma ilişkin üretim tahmini artış değil, düşüşü işaret ediyor. TÜİK bu yılki üretimin tahıl ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 4,2, sebzelerde yüzde 3, meyvelerde yüzde 1,7 gerileyeceği tahmininde bulundu. TÜİK, bir yanda GSYH kapsamında büyüme, öte yanda üretimde azalma tahminini nasıl açıklayacaktır? Korkut Boratav hocanın vurguladığı gibi, çiftçinin eline geçen göreli fiyatlar (iç ticaret hadleri), üretimdeki düşmeyi fazlasıyla telafi edecek oranda sıçramış mıdır?

TARIM YOKSULLAŞIYOR

Tarıma verilen desteklerin yetersizliği ve döviz fiyatlarının büyük tahribatı ile çiftçi gelirleri, sanayi karşısında hızla eridi. Bu yolla tarımdan sanayiye kaynak transferi yapıldı. 2018 yılı Ocak ayında tarım-sanayi fiyatları arasında 2 puanlık fark, Kasım ayında 24 puana çıktı. Çiftçi enflasyona ezilince, üretimden uzaklaşıyor, tarım çöküyor.


ARTAN GİRDİ FİYATLARI ÇİFTÇİYİ EZİYOR

Çiftçiler, özellikle son on altı yıldır bir yandan düşen ürün fiyatları, öte yandan da artan girdi fiyatlarından oluşan bir makas arasında eziliyor. Son bir yılda buğday üreticisinin eline geçen fiyat yüzde 12 artarken, mazot fiyatı yüzde 27, üre gübresinin fiyatı yüzde 64, DAP gübresinin fiyatı yüzde 91 oranında arttı.
Kasım 2017- Ekim 2018 arası 12 ayda buğday fiyatlarına göre gübre (DAP) fiyatları yüzde 71, mazot fiyatları ise yüzde 13 fazla arttı. Buğday üreticisi Kasım 2017’de 1 ton buğday satarak yaklaşık 582 kg gübre alırken, 12 ay sonra 1 ton buğday satarak ancak 341 kg gübre alabilmiştir.
Özellikle gübre ve diğer girdilerdeki fiyat artışı nedeniyle tüketimin gerilediği, gübre satışlarının üçte bir oranında azaldığı, buğdayda 2019 yılında önemli bir üretim düşüşü yaşanacağı ifade edilmektedir.

ÇİFTÇİ KREDİ KULLANAMIYOR

Ekonominin durgunluğa girdiği Temmuz ve sonrasında tarımsal kredi kullanımı da sert bir fren yaptı. Tarımsal krediler Temmuzdan Ekim sonuna kadar 100 milyar TL dolayında sabitlendi, hatta yükselen enflasyon dikkate alındığında reel olarak geriledi.
Çiftçiyi tarımsal kredi kullanımından uzak tutan, döviz ve faiz piyasalarındaki türbülanstır. Dövizin hızlı tırmanışı karşısında Eylül ayında Merkez Bankası’nın TL gösterge faizini 6 puan artırması ile, kredi faizleri de hızla artmış ve bu belirsiz ortamda hem bankalar kredi açmaktan kaçınmışlar hem de çiftçi kredi kullanmaya yanaşmamıştır. Çiftçinin kredi kullanımından uzak durması, beraberinde tarımsal üretim ve yatırımın da durması, giderek gerilemesi anlamına gelmektedir.

TARIM MAKİNALARI SEKTÖRÜ KRİZDE

Çiftçinin ürününün para etmemesine karşılık tarım girdilerindeki yüksek fiyat artışları nedeniyle tüketimin azalması, tarım alet ve makinaları sektöründe büyük daralmaya yol açtı. Çiftçinin üretimden çekilmesi veya girdi satın alamaması traktör satışlarını durma noktasına gelmiştir.
2018 yılının ilk 11 ayında 45 bin 828 adet traktör üretilmiş, üretim miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32’lik bir azalma olmuştur. 2018 yılının ilk 10 ayında 40.892 adet traktörün trafik tescili yapılmış, tescil edilen traktör sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 oranında azalmıştır.

ÇİFTÇİ TARIMI TERK EDİYOR

Çiftçi yeterince desteklenmiyor, kredi alamıyor, tarım girdilerinin fiyatları fahiş oranlarda artıyor. Buna karşılık çiftçinin ürünü para etmiyor. Bu durumda çiftçiye tarımı, toprağını terk etmekten başka bir çıkar yol kalmamaktadır. Nitekim mevsim etkilerinden arındırılmış tarımsal istihdam 2017 Eylül’den bu yılın Eylül ayına 263 bin azalmış görünmektedir.

TARIMDA İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR

Türkiye üretim yerine ithalatı teşvik eden politikalarla tarım dış ticaretinde net ithalatçı konuma getirilmiştir. Son 16 yılda toplam 205 milyar dolarlık tarımsal hammadde ve gıda ürünü ithalatı yapılmıştır. Tarımsal üretim nüfusla aynı oranda artmadığı için dışa bağımlılık artmaktadır.
Tarımsal dış ticaret 2018 Ocak-Ekim döneminde yaklaşık 1 milyar dolar açık verdi. Öte yandan 2018 yılının aynı döneminde ithal edilen canlı hayvan miktarı 1,6 milyon başa ulaşmış olup karşılığında 1,5 milyar dolar ödendi.

KRİZİN BEDELİNİ EMEKÇİLER ÖDEMEMELİDİR

Sermayenin her krizi, eğer emekçiler örgütlü bir şekilde itiraz etmezlerse, sermayeye emekçilerin sırtından daha fazla kaynak transferine yol açmakta; emekçiler neden olmadıkları krizin bedelini daha çok çalışıp daha az kazanarak ödemek zorunda kalmaktadırlar. Tarım emekçilerinin bu krizin bedelini ödememeleri için yapılabilecekler şöyle özetlenebilir:
2018’de 14,5 milyar lira olan tarım destekleri 2019 yılı için 16,1 milyar lira (GSYH’nin yüzde 0,36’sı) olarak açıklanmıştır. Bu miktar Tarım Kanunu’nun 21. maddesi hükmüne göre, milli gelirin en az yüzde 1’i seviyesine çıkarılmalıdır.
Tarım destekleri çiftçinin eline geçen fiyatlara müdahale eder hale getirilmelidir.
Hayvancılıkta destekler büyük (endüstriyel) işletmelerin kurulmasına değil, şartları uygun olan küçük ve orta ölçekli işletmelere yönlendirilmelidir
Tarımın en önemli sorunu yüksek girdi fiyatlarıdır. Öncelikle mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı; diğer girdilerdeki vergi yükü azaltılmalıdır.
Tarım arazileri ve meraların amaç dışı kullanımına izin verilmemeli; bu alanlar hiçbir gerekçe ile yapılaşmaya açılmamalıdır.
Çiftçi tarafından boş bırakılan tarlalar yeniden üretime kazandırılmalıdır.
Çiftçilerin demokratik temelde, kendi çıkarlarını koruyacak şekilde örgütlenmeleri teşvik edilmeli, desteklenmelidir.
Çözüm, “terbiye edici” ithalat politikalarında değil, üretim maliyetlerinin düşürülmesinde, destekleme politikalarında, üretim planlamasında aranmalıdır.

11
Haberler / Tarim bagkur primi
« : Ocak 01, 2019, 23:02:14 »
654 TL olmus. Bu yil yorum yapmiycam.

12
Haberler / Basarili tarim.politikasi sayesinde
« : Aralık 28, 2018, 17:53:57 »
artarken… Tahıl üretimi yüzde 5.8, sebze 2.8 düştü

28/12/2018 11:43


http://www.diken.com.tr/turkiyede-nufus-hizla-artarken-tahil-uretimi-yuzde-5-8-sebze-2-8-dustu/

Sonucta ne oldu dersiniz?
Ithalat cogaldi cari acik artti issizlik artti buna karsilik koltuklarindakilerin rahati ve ranti artti. Ciftcinin emekleri bosa gitti.
Hala bunu basari olarak nitelendiren varsa kor gozune...

13
Yem Bitkileri / 2018 yili bugday ekimi
« : Aralık 23, 2018, 15:46:32 »
Bu yil gec kalmakla birlikte nihayet ekime basladik. 27 kg tohum 22kg 15x15x15 gubresi ile ekim yapmaktayim. Bugdayin cinsi pioneer anapo.


16
Diğer / Ekipman agir gelmis
« : Aralık 07, 2018, 19:18:40 »

17
Haberler / Gida enflasyonunun artmasindaki temel sebep nedir?
« : Aralık 04, 2018, 17:01:22 »
Burada cesitli gorusler var.
Bizler ciftci olarak maliyetlerimizi dusuremiyor muyuz?
Ya da aracilar cok para mi kazaniyor?
Ya da gercekten girdi fiyatlari gercekten cok yuksek mi?
Veya halkimizin alim gucu cok mu dusuk?
Topraklarimiz ya da tarim yontemlerimiz verimlilikten uzak mi?

19
Köy Kahvesi / Bu kadar acizmi bu traktor
« : Kasım 28, 2018, 22:23:59 »


Bir yerlerde bir terslik var sanki?
Ekimden once 1 kat tirmik cekilmesi gerekiyordu. Sonuc boyle olmayabilirdi.

20
Haberler / Yeni hal yasasi sorunlari bitirecek mi acaba?
« : Kasım 19, 2018, 14:43:30 »
Hükümetten yeni hal yasası

Enflasyon rakamlarının beklentileri aşmasının ardından harekete geçen hükümetin sebze meyve hallerinde yeni düzenlemeler yapmak için düzenlediği yasa tasarısı hazır.


19 Kasım 2018 Pazartesi 08:52

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, yaş meyve ve sebze ticaretinin düzenlenmesinde köklü değişiklikler öngören Hal Yasası taslağı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sunuldu. Oktay’ın sektörün görüşünün alınması talimatı üzerine aynı taslak Türkiye Halciler Federasyonu yöneticilerine sunum olarak aktarıldı. Bu hafta Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın halcilerle görüşmesinden sonra taslağa son şeklinin verilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderilmesi bekleniyor.
Dünya gazetesinden Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre taslakta öne çıkan düzenlemeler şöyle:
1- Ülke genelindeki 175 sebze ve meyve hal sayısı 30’a indirilecek,
2- Sebze ve meyve hallerinin kurulması, yönetimi, işletilmesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği koordinasyonunda her bölgedeki yerel yönetim ve ilgili kurumlara verilecek,
3-Hal komisyonculuğu kesin olarak kaldırılacak ve komisyoncular tüccar olarak faaliyetlerine devam edebilecek,
4- Ürün tasnifi, standartlaşma ve bölgesel ürünlerin markalaşmasını sağlayacak altyapı kurulacak,
5-Üretim bölgelerinde ihtiyaca uygun olarak ürün toplama merkezleri kurulacak.
6- Ürün fiyatını üreticiler ve üretici birlikleri belirleyecek.
Antalya Ticaret Borsası’nda düzenlenen ve seracılıkta yeni sezon öncesi sektördeki tüm kesimlerin temsil edildiği toplantıda Borsa Başkanı Ali Çandır, Hal Yasası ile ilgili düzenlemenin temel amacının gıda enflasyonunu düşürmek olduğunu söyledi.
Sezon öncesi sektördeki tüm tarafları aynı masada buluşturarak çözüm odaklı bir çalışma başlattıklarını vurgulayan Çandır, şöyle konuştu:
“Üretimden tüketiciye kadar olan halkanın tüm zincirinde yer alanları bir araya getirdik. Hal Yasası öne çıktı. Fakat burada temel amaç gıda enflasyonunu düşürmek. Bunun için üretim maliyetlerinin düşürülmesi, üründe belli bir standardın sağlanması, üretimin devam etmesi için altyapının güçlendirilmesi gerekiyor.”


21
Köy Kahvesi / Surat motoru meraklilari bu tarafa
« : Kasım 01, 2018, 23:04:52 »

22
Besi Hayvancılığı / Saman besi de zarali midir?
« : Ekim 24, 2018, 22:24:49 »


Videodaki islem guzel. Bana kalirsa cekili mibzer ile ekim yapar gibi donerek bicse isi kolaylasir gibi geldi bana.
Asil dikkat cekmek istedigim konu ise videoya ait yorumlarda bahsedildigi gibi samani beside kullanmak gercekten fayda yerine zarar veriyor mu besi hayvanlarina.
Tabii bu sartlarda ekonomik olmak zorundayiz saman bir nevi ekonomik zorunluluk olarak karsimiza cikmiyor mu?

23
Haberler / Ciftcinin emegi heba oluyor
« : Ekim 13, 2018, 16:19:15 »
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yılın (2016) sonu itibarıyla Türkiye'de ekilen ve dikilen tarım alanı 23 milyon 763 bin hektar, çayır ve mera arazileriyle toplam tarım alanı da 38 milyon 380 bin hektar olarak belirlendi.

2006 yılıyla kıyaslandığında 10 yılda toplam tarım alanının yüzde 5,22 (2 milyon 113 bin hektar) azaldığı tespit edildi. Dünya Bankası verilerine göre yüzölçümü Türkiye'nin kaybettiği tarım alanlarından daha küçük 87 ülke mevcut. Bu ülkeler arasında Lübnan, Kuveyt, Senegal gibi ülkeler de bulunuyor.

Yukarıdaki verilerden anlaşılacağı üzere, tarımda (yani gıda üretiminde) süreklilik arz eden bir azalma var. Pazara daha az ürün geliyor.
Bu durum arazilerin icarlama ve satin alma fiyatlarini yukari cekiyor. Ciftcilik yapmayan icin kazancli bir durum. Tarla sahibi olup da ciftcilik yapmayanlsr bu isten memnun.

24
Yem Bitkileri / Antonio carraro'da is var
« : Ekim 03, 2018, 22:29:09 »
Sikmali yoncada guzel is cikartmis


25
Köy Kahvesi / Buğday Üretimi ve İthalatı
« : Ekim 01, 2018, 23:49:38 »
Asagida bugday uretimi hakkinda bilgi sahibi olmadigini dusundugum bir yazarin yazisini paylasiyorum. Amac ulkemizde tarima bakis acisini vurgulamaktir.
Madem ki bugday uretimimiz artiyorsa ekmek fiyatlari neden yukseliyor. Ankarada 1.5 tl ye yukselen ekmek fiyati icin tum kurumlar harekete gecerek zammi engellemeye calisiyor.
Ekim alani her gecen yil azalan bugday uretimi icin bu yil primin yuzde yuz yukseltilmesi acilen bugdaya ihtiyac duydugumuzu bas bas bagirmiyor mu?
Madem uretimimiz artiyorsa ekmek fiyati nicin yukseliyor.
Yazinin sonunda bahsettiginiz cahiller ile degil de ciftciler ile konusmayi deneyin bu konulari lutfen.

Türkiyenin gidişatı hakkında dertleniyormuş pozları veren akademisyenlerin, gazetecilerin, şarkıcı/oyuncu gibi ünlülerin, TV yorumcularının ve sosyal medya fenomeni denilen günü birlik şöhretlilerin her fırsatta dillendirdikleri iki eleştiri vardır. Saman ithal ediyoruz, nerden nereye derler ve arkasından eklerler Bir zamanların tahıl ambarı Türkiye buğday ithal ediyor Fox TVnin sabah haberleri ve Akşam Haber bültenlerinde sunucuların kullandığı kurumsal bir slogan olan samanı bile ithal ediyoruz cümlesi doğru mu? Bunu dillendirenler gerçekten bilmedikleri için üzülüp dertlenen saflar mı yoksa başka dertleri mi var?

TÜRKİYE BUĞDAY ÜRETMİYOR MU?

Türkiye 2016 yılında tarlalarında 20 Milyon Ton buğday üretmiş. 2017 yılında ise bu rakam 21.5 Milyon Tona yükselmiş. TMO bu miktarın 2018 yılı bitince 24 milyona yaklaşmasını bekliyor. Birinci hatalı bilgiyi düzelterek başlayım Türkiye kendi ihtiyacından bile fazla Buğdayı üretiyor ve üretim azalmıyor giderek artıyor.

TÜRKİYE BUĞDAY İTHAL EDİYOR MU?

Türkiye 2017 yılı itibariyle 24 milyon ton Buğday ithal etmiş. 2018 yılı bitmeden önce daha da fazla ithal etmesi bekleniyor. Hem veriyoruz hemde Kazakistan ve Rusya başta olmak üzere onlara ülkeden buğday ithal ediyoruz. Ne yapıyoruz bu kadar buğdayı?

YILDA 50 MİLYON TON BUĞDAYI NE YAPIYORUZ?

Türkiye hem kendi ürettiği hem de ithal ettiği buğdayı alıp, işleyip dünyanın önemli ülkelerine un ihracatı yapıyor. Buna gelişen SİLO ağı da dahil olunca ürünlerdeki kayıplar azalarak ihracat giderek artıyor. Uluslararası Tahıl Bilimi ve Teknolojisi (ICC) Başkanı Prof. Dr. Hamit Köksel, "Türkiye, buğdayı ithal ediyor fakat ondan daha fazla un ihracatı yapıyor. 5 yılda un ihraç edilen ülke sayısı 160'a çıktı. Yani Türkiye dünya nüfusunun yüzde 90'ına un ihraç etti" dedi. Dünyanın en büyük un ve diğer buğday ürünleri ihracatçısı bir ülkeyiz. Evet ithal ediyoruz çünkü ihracat çok ciddi oranda. Dışarıdan buğday alıyoruz ama aldığımız buğdaydan daha fazla un ihraç ediyoruz. Yerli üretim kendi doğal seyrinde artıp ihtiyaca yetişene kadar ithal etmeye devam edeceğiz.

SAMAN BİLE ÜRETEMİYOR MUYUZ?

Tarım üretim planlama ve iklim değişikliği takvime uyum geçisinde kısa bir süreliğine oluşan bir boşluğu tamamlamak için iki kere saman ithal etmişiz evet. Sadece iki kere. Birinci parti de 5 bin ton, ikinci parti de 9 bin ton saman ithal edilmiş. Ton başına 40 dolardan toplam 560 bin dolar. Bitti hepsi bu kadar. Neden olmuş peki bu boşluk. Hani, Buğday üretemiyoruz diyorlardı ya, işte üretmiyor dedikleri çiftçiler kısa saplı buğdaya yönelmişler ki daha fazla ürün elde etsinler günkü ihracata yetişemiyorlar. Buna ek olarak biçerdöverler daha verimli mahsül toplamak için yüksek verim üzerine modern teknolojiye geçince saplar daha kısa kesilerek tarlarlarda bırakılmaya başlanmış.

İşte bu hayırlı ve bereketli gelişmeler sebebiyle bir kereye mahsus kısa bir geçiş dönemi yaşanmış. Bu takdir edilmesi gereken bir durum olduğu halde niye böyle davranıyorlar dersiniz?

Türkiyeye dertlenen iyi niyetli ama bilmediği konuda konuşlan cahiller mi bunlar yoksa dertleri mi başka?

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 8