toprakbilgi.com

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - ydincbayram

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 9
1
Köy Kahvesi / Gulelim
« : Haziran 03, 2020, 20:39:20 »
Espri hayatin vazgecilmezi olmali
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

2
Köy Kahvesi / Tarimin 2020'deki durumu
« : Mayıs 29, 2020, 21:25:52 »
Aksam haberlerinde tarim sektorunun %3 buyudugu haberini gordugum icin konuyu sizlerle paylasmak istedim.
Buyume dendiginde ilk aklima gelen gelirin artmasidir.
Bugun 2000 ltlik cekilir atomizer fiyati sordum 34 bin dediler. Onceki yilin neredeyse iki kati.
Misir tohumlarini gecen yil 520 almistik bu yil 640 aldik.
Traktor fiyatlarindaki artis ise hepinizin malumu.
Yedek parca filtre yag lastik benzeri sarf malzemeleri de hakeza yukselmis.
Bu yilin ilk elektrik faturalari geldi gecen yildan %50 oraninda zamli gordugum kadari ile.
Gelirimizin arttigini inkar edemem ancak gelirdeki artis giderler ile kiyaslandiginda resmen gelirimiz erimis.
Gecen yil 50 krs a sozlesme yaptigimiz salcalik domatesi bu yil yine 50 krs a sozlesme yaptik. Bu tamamen kendi ayagina sikmak demek tabii.
Sanayideki buyume yuzde 12 gibi bir rakam. Sanayici urunlerine zam yapabiliyor. Tipki tarim makinalarinda oldugu gibi.
Ote yandan anlamadigim bir durum da su ; tarim makinalari fiyatina aldiris edilmeden tabiri caizse kapis kapis gidiyor. Tum tarim makinalari ureticileri siparislere yetisememekten sikayetci.
Bu durumun bir sebebi ithallerin asiri pahalanmasi ayrica yurtdisindaki imalatin sekteye ugramasi olabilir.
Diger sebebi ise bazilarinin iddia ettigi gibi ciftcinin alim gucunun yukselmesi degilde. Masraflari azaltmanin tek yolunun modern makinelesmeden gectiginin farkina varilmasi olabilir. Eskiden eski makinalarla yapilan tarimda bile kazaniliyorken gunumuzde en modern tarim yontemleri ile de olsa kazanclarin azalmasi olabilir.
Diger bir yandan azalan ciftci sayisi ile kalanlarin isledigi arazi miktarinin cogalmasi ve mevcut ekipmanlarin buyutulmesi gereginden duyulan ihtiyac.
Sozun ozu tarimda buyume yuzde 3 bile olsa o buyumede ekipman, ilac, sulama sistemi vb. sektorlerine aittir. Ciftcinin ve tarimin buyumesi ise olsa olsa sifir hatta eksidir yani kuculmedir diyebilirim.

4
Yarin ilac atmaya gidebilecek miyiz.

5
Çiftçi Objektifinden / Eriklerde durum guzel
« : Nisan 06, 2020, 13:52:30 »
Allah sonunu hayir etsin;

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

SM-M307FN cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


6
VİRÜS İNSANI, AÇLIK İNSANLIĞI ÖLDÜRÜR 

 

Ülkemizde Mart ve Nisan aylarının; özellikle sebze tohumu ve fidesi ile pamuk, ayçiçeği, mısır gibi ürünler için ekim, dikim, gübreleme ve ilaçlama zamanları olduğunu belirten Suiçmez,

 

 

" Üreticilerimiz, çiftçilerimiz ise bugün maalesef önlerini görememekte. Unutmayalım ki, bir aylık ekim sezonunu kaçırırsak, bir yıllık mahsulü kaybederiz.  Üretmezsek beslenemeyiz. Üretemezsek tüketemeyiz. Üretemezsek kıtlık ve açlık yaşarız." dedi.

 

 

SU KAYNAKLARIMIZI KORUMAK VE TARIMSAL ÜRETİMİ ARTIRMAK ZORUNLULUK

 

Halen bakım çalışmaları yürütülen mevsimlik meyvelerin hasat zamanının  yaklaştığını ifade eden Suiçmez, "1 Mart Nevruz Bayramını kutladığımız bugünlerde, doğa ile birlikte Anadolu da uyandı. Meyvelerimiz çiçek açarken, meralarımız tüm biyoçeşitliliği ile hayvanlarımızı cezbederken, tohumlarımız ve fidelerimiz toprak ile buluşmayı beklerken, yurttaşlarımız Covid-19 salgını karşısında sağlığını koruma, yeterli ve dengeli beslenme telaşında. Çiftçilerimiz ise bir yandan sağlık tehdidiyle uğraşırken, bir yandan da geçimi için üretim telaşında.

 


Öncelikle, tüm dünyada ve ülkemizde yurttaş olarak alkışlarla destek verebildiğimiz özveriyle çalışan sağlık emekçilerini yürekten kutluyor, özlük hakları dahil tüm mesleki ve insani haklarına kavuşmalarını diliyoruz. Sağlığımızı korumanın tıbbi yöntemler dışındaki en önemli etkenlerinden ikisi, her insanın temiz ve sağlıklı su ile gıdaya ulaşma hakkıdır. Su ve gıda, günümüzde ve gelecekte dünyadaki en stratejik iki üründür. Bir yandan su kaynaklarımızı korurken, diğer yandan tarımsal üretimimizi artırmamız mutlak bir zorunluluktur.

 

Özellikle 1980’li yıllardan sonra uygulanan dış odaklara bağımlı, desteklerin kaldırılması ve azaltılmasına, dışalıma, özelleştirmelere dayalı tarım politikalarının ülkemizde kronikleşen tarım sektörü ve kırsal alan sorunlarını günümüzde de çözemediği ortadadır.  2006 yılında çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesindeki tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın milli gelirin 1’inden az olamayacağı hükmüne rağmen, verilen desteğin milli gelire oranı hiçbir yıl 0,6’nın üzerine çıkmamıştır." dedi.

 


20 YILDA 3,5 MİLYON HEKTAR İŞLENEBİLİR TARIM ARAZİSİ EKİLMİYOR

 

 

Baki Remzi Suiçmez yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Tarımsal ürünlerde net dışa bağımlı hale gelen ülkemizde, tarım sektörünün ekonomideki ağırlığı her geçen yıl azalmaktadır. Tarımın milli gelire ve istihdama katkısı azalırken, çiftçinin yıllardır devletten alacağı büyümekte, desteklenmeyen çiftçi faizli kredilere başvurmakta, borç batağında tarlasını satmaktadır. Tarımsal örgüt enflasyonunda aslında örgütsüz olan çiftçilerimiz üretimden çekilirken, son yirmi yılda 3,5 milyon hektar işlenebilir tarım arazisini ekmekten vazgeçti.

 

 

KAYITLI ÇİFTÇİ SAYISI DÜŞTÜ

 

 

 Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)`ye kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken günümüzde 2,1 milyona düştü, yaklaşık 700 bin çiftçi son derece yetersiz olan tarım desteğini bile almayı bıraktı. Gerek üretim alanlarının daralması, gerekse çiftçi sayısındaki düşüş, tarımda bir üretim sorunu olduğunu açıkça göstermektedir. Tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının, kırsal alan nüfusunun sürekli düştüğü bu süreçte, en büyük pay aracılara ve sözleşmeli tarımla çiftçiyi taşeronu olarak kullanan büyük şirketler ile ithalatçı firmalara gitmektedir. Tarımsal girdi fiyatları enflasyonun üstünde olurken, tarımsal ürünlerin tarladaki fiyatı enflasyonun altında, marketteki fiyatı enflasyonun üstünde kalmakta, üreten çiftçi para kazanamamakta, tüketiciler ise pahalı gıda tüketmektedir.

 

KORONAVİRÜS SALGINININ YIKICI ETKİLERİ OLACAK

 

Tarım sektörümüz yıllardır uygulanan yanlı ve yanlış tarım politikaları nedeniyle bu yapısal sorunlarını çözememiş iken, ülkemizi de yoğun olarak etkileyen koronavirüs salgınının sektöre yıkıcı etkilerinin olacağı açıktır. Bu süreçte; Covid-19 salgınının ülkemize en az zarar vermesi için, 18 Mart 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı”ndaki önlemler arasında tarım sektörüne yer verilmedi. 25 Mart 2020 tarihli ekonomik destek paketinde de tarım sektörü yer almadı.

 

FARK ÖDEMELERİ YENİ DESTEK ANLAMINA GELMİYOR

 

Tarım ve Orman Bakanı tarafından 19 Mart 2020 tarihinde açıklanan yakın dönem bitkisel üretim desteklemeleri kapsamında yer alan fark ödemeleri, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım desteklemelerinin son başvuru tarihlerinin uzatılmasına ilişkin açıklamalar olumlu olmakla birlikte üreticilerimizin sorunlarını çözmeye yeterli olmadı. 20 Mart 2020 tarihinde açıklanan 1 milyar 572 milyon 500 bin lira  TL tarımsal destek ödemesi ise, önceki yıllardan kalan ödemeleri kapsayıp, bu yılki üretim sezonu için gerekli olan acil işletme sermayesine yönelik yeni bir destek anlamına gelmemektedir.

 


ÜÇ YILLIK KREDİ LİMİTLERİ YENİ BİR ÖNLEM GİBİ SUNULUYOR

 

25 Mart 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ, 2 Ocak 2020 tarihli ve 2015 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan “T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar” kapsamında yayımlanmış olup, üç yıllık kullandırılacak kredi limitlerini Covid-19 önlemi gibi yeni bir önlem gibi sunmak çözüm değildir.

 

İçişleri ve Sağlık Bakanlıkların çıkardıkları bazı genelgeler, tarım sektörünü ve kırsal alanı etkilerken, yeni sorunlar oluşturmuştur. Tarım sektörü, stratejik bir sektördür. Üreticilerin bir kez üretimden koptuktan sonra tekrar tarımsal üretime dönmeleri oldukça zor, hatta olanaksızdır. Tarımda gelişmiş ülkeler desteklerini birkaç yıl öncesinden açıklayarak çiftçisini önceden yönlendiriyor. Koronavirüsün en yaygın olduğu bölge konumuna gelen Avrupa Birliği’nde tarımsal üretim ve gıda ihtiyacının karşılanması için ek destekler gündemde.

 

Ülkemizde Mart ve Nisan ayları; özellikle sebze tohumu ve fidesi ile pamuk, ayçiçeği, mısır gibi ürünler için ekim, dikim, gübreleme ve ilaçlama zamanları. Halen bakım çalışmaları yürütülen mevsimlik meyvelerin hasat zamanı yaklaşıyor. Üreticilerimiz, çiftçilerimiz ise bugün maalesef önlerini görememekte.

 

 

BİR AYLIK EKİM SEZONUNU KAÇIRIRSAK BİR YILLIK MAHSULÜ KAYBEDERİZ

 

 

Unutmayalım ki, bir aylık ekim sezonunu kaçırırsak, bir yıllık mahsulü kaybederiz. Üretmezsek beslenemeyiz. Üretemezsek tüketemeyiz. Üretemezsek kıtlık ve açlık yaşarız. Dışalım, normal zamanlarla birlikte, özellikle salgının dünyayı tehdit ettiği günümüzde de çözüm değil. Çözüm; çiftçilerimizin tarım ürünlerini üretebileceği olanakların güçlendirilmesi ve tüketicilerimizin de bu gıdalara uygun fiyatta sürdürülebilir bir şekilde ulaşmasının sağlanmasıdır.

 

ZMO'NUN ÖNERİLERİ:

 

 

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak; Basın Açıklamamızdan sonra yapılan son düzenlemelerle ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerilerimiz ve tarımsal politikalar konusunda yapılması gerekenlere ilişkin somut önerilerimiz şunlardır:

 

5488 sayılı Tarım Kanunu gereği, bütçeden tarıma ayrılan kaynak, 2021 yılı bütçesi ve sonraki yıllar için gayrisafi millî hâsılanın en az 1’i düzeyine yükseltilmelidir.


2019 yılı destekleme ödemeleri tüm illerimiz için derhal ödenmeli, 2020 destekleme ödemeleri ise 2021 yılına sarkmadan ödenmelidir.


Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan üretici destekleme başvuru tarihleri, destekleme kapsamındaki diğer ürünler için de uygulanmalıdır.


Bitkisel ve hayvansal ürünlerin destekleme kapsamı genişletilmeli, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım destekleri sürdürülmeli, girdiler dahil ek ekonomik destek paketi açıklanmalıdır.


Çiftçilerin Ziraat Bankası, özel bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçları yapılandırılmalı, 2020 yılı için faiz alınmamalıdır. Borç ertelemesi, düşük faizli kredi yanında, çiftçi borçlarının silinmesi de gündeme gelmelidir.


Çiftçilerin BAĞKUR ve SSK borçları, 2020 yılı hasat sezonu sonuna ertelenmelidir.


Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileri tarım işletmelerini de kapsamalıdır.


TMO, buğday başta olmak üzere 2020 yılı için alım garantisi vermeli, piyasa spekülasyonlarına karşı üretim maliyetlerinin üzerinde alım fiyatı açıklamalıdır.


Üretim için gübre, tohum, ilaç, yem, mazot, elektrik gibi temel girdilerin maliyetleri düşürülmeli, tarımsal girdilere destek verilmeli, KDV indirimi dahil üreticiyi ve üretimi rahatlatıcı önlemler ivedilikle alınmalıdır.


Covid-19 salgını sürecinde tüm yurttaşlarımızın içme suyu ve çiftçilerimizin tarımsal su kullanım borçları ertelenmeli, mümkünse su hizmetleri ücretsiz verilmelidir.


İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile getirilen 65 yaş üstü insanlarımızın sokağa çıkma yasağı; özellikle Mart-Nisan aylarının bitkisel ürünler için ekim, dikim ve bakım dönemi olması, süt gibi hayvansal ürünlerin günlük olarak alıcılara teslimi gerçeği göz önüne alınarak, tarım nüfusunun yaşadığı yerlerde kontrollü olarak kaldırılmalıdır. ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere izin belgesi verilerek ekim, dikim, üretim bölgesinde seyahat etme ve üretim alanına ulaşma yasağı kaldırılmalıdır.

 


Bitki koruma, gübre, tohum, tarım alet ve makinası gibi girdileri satan Tarımsal Bayilere yönelik halk sağlığının korunması ve haksız rekabet ortamı oluşmaması için Tarım ve Orman Bakanlığı’nca ülke düzeyinde ortak uygulama başlatılmalı ve süreç sıkı bir şekilde denetlemelidir.

 

Üreticilerle kalabalık ortam oluşmasına izin verilmemesi ve bayiye gelen müşterilerle el sıkışma vb. temaslardan kaçınılmasına yönelik yayımlanan Genelge dışında, Bakanlığa ilettiğimiz ve yürürlüğe girmesini talep ettiğimiz diğer önerilerimiz şunlardır: Salgın sürecince bayilerin hafta sonları kapalı olması, hafta içi mesai saatlerinin temas mesafesi ve bulaşma riskini azaltma kurallarına uyularak 08.00-17.30 olarak düzenlemesi, bayilerde çalışan kişi sayısının azaltılması ve haftalık dönüşümlü çalışmaya geçilmesi, ortak uygulama için bu önlemlerin tüm illere Tarım ve Orman Bakanlığı resmi yazısıyla duyurulması, bayilik denetimlerinin artırılması, önlemlere uymayanlar ve kural ihlali yapan bayilere gerekli yaptırımların uygulanması.

 


Sağlık Bakanlığı’nca yürürlüğe konulan Biyosidal Ürünler Yönetmeliği değişikliği yeniden değerlendirilmeli, biyosidal ürün veya aktif maddelerin imalinden sorumlu olacak meslek grupları içerisinde eskiden olduğu gibi yine Ziraat Mühendisleri de olmalı, halk sağlığı açısından biyosidal uygulaması yeterli eğitim almamış her meslek grubuna açılmamalıdır.


Gıda egemenliği, gıda güvenliği ve gıda güvencesi ülke gündemindeki yerini almalı, olumlu resmi açıklamalara karşın, merdiven altı üretim, stokçuluk ve fahiş fiyatlar boyutu dahil uygulamalar doğru, etkin ve hızlı şekilde denetlenmelidir.


Yaş sebze ve meyve pazarları ile Hallerde aracılık sistemi devreden çıkarılmalı, ürün sunumunda hijyenden ödün verilmemeli, etkin denetimler yapılmalıdır.


Tarımsal ürünlerin dışalımında uygulanan koruyucu tedbirler, özellikle salgının yaygın olarak görüldüğü Çin, İran, AB, ABD gibi ülkelerden gelen ürünler için yeniden gözden geçirilmeli, salgını sınırlarımızda engelleyecek şekilde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.


Tarımsal üretimde önemli bir işgücü konumunda bulunan geçici, gezici ve mevsimlik tarım işçilerin karşılaşacağı sorunlara yönelik kalıcı çözüm önerileri geliştirilmeli, şehirlerarası nakil ve barınma koşulları dahil üretim sezonu öncesi gerekli önlemler ivedilikle yürürlüğe konulmalıdır.


Dezavantajlı kesim olan kırsal alanlarda yaşayan insanlarımıza yönelik olarak ek uyarıların yapılması ve yaygınlaştırılması, gezici sağlık ekipleriyle kırsaldaki özellikle 65 yaş üzerindeki yurttaşlarımızın sağlık taramasından geçirilmesi salgının yıkıcı etkilerinin önlenmesi açısından gereklidir.

 


Öncelikle tarımsal ilaç, gübre, tohum olmak üzere yerli girdi üretimine ve ıslah çalışmalarına yönelik gerekli ar-ge çalışmaları hızlandırılmalı ve süreç koşulsuz desteklenmelidir.

 


İklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli senaryoları dikkate alınarak mevcut tarım alanlarında kuraklığa dayanıklı bitki tür ve çeşitlerinin geliştirilmesi, ekim teknikleri ve toprak kullanım yönetimine yönelik araştırma çalışmalarına daha fazla kaynak ayırarak devam edilmelidir.

 


Su havzaları ve su kaynakları korunmalı, bilinçsiz su tüketiminin önüne geçilmeli, atık sular arıtılarak yeniden kullanılabilir hale getirilmeli, doğal yaşamı tehdit eden HES’ler durdurulmalı, su ticarileştirilerek bir rant aracı haline getirilmemelidir.


Büyük Ova Koruma Alanları dahil verimli tarım alanları korunmalı ve amacı dışında kullanılmamalı, mevcut Toprak Koruma Kurullarının amaç dışı kullanıma aracılık eden yapısı değiştirilmelidir.

 


Gıda arzının sürekliliği, verim ve üretici gelirinin artması için sulamaya uygun tarım alanları bütçeden yeterli kaynak ayrılarak ivedilikle sulu tarıma açılmalı, su tasarrufu sağlayan basınçlı/kontrollü sulama yöntemleri uygulanmalı, sulanan alanlarda eşgüdümlü olarak arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri tamamlanmalıdır.

 


Tarımsal üretimde çok sayıda, işlevsiz, benzer görevleri yürütmeye çalışan örgütlenme modelleri yerine, Kooperatifçilik modeli güçlendirilmeli, Birlik ile Kooperatiflerin görev alanı net olarak tanımlanmalıdır. Teşvikler örgütlülüğü desteklemeli, üretim planlamasında da önemli rol üstlenmesi gereken kooperatiflerin pazarlama işlevinin geliştirilmesi yoluyla aracılığın kaldırılması ya da en az düzeye indirilmesi sağlanmalıdır.

 


Hayvancılığın gelişmesi sağlanarak, üreticinin gelir artışı yanında, vatandaşın sağlıklı et, süt ve süt ürünleri tüketmesi için kalıcı özel önlemler alınmalıdır.

 

Beyaz et ve yumurta sektörü salgın boyunca desteklenmelidir. Kırmızı et sorununun giderilmesi için dönemsel olarak açılan tarife kontenjanlarıyla dışalım yolu tercih edilmemeli, devlet üretim çiftlikleri yoluyla üreticiye teknik destek sağlanmalı, yem, ilaç, aşı desteği verilmeli, meraların amaç dışı kullanımı önlenmelidir.

 

Endüstriyel hayvancılık çok boyutlu değerlendirilmeli, agroekolojik hayvancılığa geçiş özendirilmelidir.

 


Örtü altı tarım, seracılık özellikle salgın dönemi ve doğal afetlerde desteklenmelidir.

 


Tarımsal Yayım ve Danışmanlık hizmetleri yaygın ve etkin olarak hızlı bir şekilde verilmelidir.

 


Ülkeyi yönetenlerin özellikle bu dönemde dışlayıcı değil, tarım ve gıda sektörünün tüm bileşenlerini sürece katarak bilimsel önlemlerle krizi yönetmeleri gerekmektedir.

 


Şu an işlevsiz ve dağınık olan kamu yönetimi yerine tarım, toprak ve su yönetiminde etkin bir kamu yönetimi kurulmalı, merkezi yönetim görev ve yetkilerine sahip çıkmalı, uzman kurumlar kapatılmamalı veya işlevsizleştirilmemelidir. DSİ Genel Müdürlüğü güçlendirilmeli, en ücra noktalara hizmet verecek şekilde Toprak Su Genel Müdürlüğü yeniden kurulmalıdır.

 


Kamu hizmetinin yeterli ve etkin verilebilmesi amacıyla acilen Ziraat Mühendisleri için kamuda yeterince kadro açılmalı ve atanamayan mühendisler güvenceli çalışma koşullarında işe başlamalıdır.
 

Ülkemizin en büyük gücü her türlü olumsuzluğa karşın hâlâ tarımsal üretim potansiyelimizdir.

 

Son tarım sayımının 2001 yılında yapıldığı ülkemizde, tarım arazilerini korumayan, girdi maliyetlerini düşürmeyen, gerekli ve yeterli ürün desteklerini içermeyen ve sadece dışalıma dayalı politika ve uygulamalarla, tarım ve gıda sektöründe ülke ve halkımız yararına belirlenen ve istenilen hedeflere ulaşılması mümkün değildir.

 

Covid-19 salgınından ders çıkararak, ülkemizde bir an önce “kamucu tarım politikası” değişikliğine gidilmelidir.

 

Söylemler dışında somut olarak, tarım arazilerimizi koruyacak şekilde ülke düzeyinde arazi kullanım planlaması yapılmalı; korunan tarım arazilerimizde üretim miktarı artışı, ürün çeşitliliği ve üretim sürekliliğini sağlayan tarımsal üretim planlamasına geçilmeli; tarımsal ürün dışalımının kısıtlanmalı, girdi maliyetleri düşürülerek ürün desteklerinin artırılmasına yönelik çalışmalara derhal başlanmalıdır.

 

Tarımsal desteklemelere kaynak yok dayatmasına ve aldatmacasına karşı, faiz ve vergi oranları düzenlemesi yanında, halkımızın öncelikli ihtiyaçları yerine sermaye kesimlerine rant aktarmayı amaçlayan ve bugün ihaleye çıkması beklenen Kanal İstanbul gibi çılgın projeler durdurularak, kamu kaynakları, üretimi artırmaya ve toplum yararına kullanılabilir.

 

Unutmayalım, boş rafları gıda maddeleri ile doldurmanın tek yolu, her koşulda tarımsal üretime devam etmektir.

 

Her koşulda üretmeye devam etmek, üretimi ve üretenleri desteklemek hepimizin temel amacımız olmalıdır.

 

Tarımın ve gıdanın önemini daha iyi anlamamız, anlatmamız ve buna uygun şekilde üretim politikaları geliştirmemiz, üreticiden tüketiciye kadar hepimizin sorumluluğudur.

 

Yaşadığımız ekonomik, siyasal, yönetim ve de sağlık krizi ortamında tarım sektörümüzün tüm bileşenlerinin ortak mücadele etmesi bir zorunluluktur.

Çiftçilerimizin, üreticilerimizin, tüketicilerimizin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için, bilimle tarımsal üretimi buluşturabilmek için, ülke olarak kendimize yetebilmemiz için, gıda güvenliği ve gıda güvencesi için, gecikmeden, derhal, yerli üretime ve istihdama dayalı bir seferberlik başlatma zamanıdır.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası olarak; ülkemizde derhal “Tarımsal Üretim Seferberliği” ilan edilmesini talep ediyoruz.

 

“Tarımsal Üretim Seferberliği”nin sağlıklı işletilebilmesi, çok boyutlu çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde Kamu, Üniversite, Meslek Odaları, Meslek Kuruluşları, ilgili Özel Sektör ve STK’ların temsil edildiği “Koronavirüs Tarım Bilim Kurulu” kurulmalıdır.

 

Virüs insanı, açlık insanlığı öldürür.

 

Pazarlarda, marketlerde, manavlarda hızla tükettiğimiz ve hatta stoklamaya çalıştığımız gıda maddelerini tüm zorluk ve risklere karşın fedakârca üreten çiftçilerimize hak ettikleri değeri verelim, koruyalım, destekleyelim.

 

Tarımsal üretimimizi planlı bir şekilde artıralım, yeterli ve dengeli beslenelim.

 

TMMOB ZMO olarak, halen üretmek için direnen çiftçilerimiz ile birlikte, her koşulda üretimi ve verimliliği artırmak için üretim alanlarında her türlü riski alarak kamuda ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz."



7
Köy Kahvesi / Bugdaydaki azim takdire sayan
« : Mart 13, 2020, 11:09:56 »
Catinin olugunda gelisimini surduruyor. Oraya nasil ulastigi ise belirsiz..
Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

8
Köy Kahvesi / Yurtta sulh cihanda sulh
« : Şubat 23, 2020, 22:50:10 »
Yurtta sulh cihanda sulh sozu; bosuna soylenmis bir soz degildir. Bunu idrak etmek icin illaki savasmak gerekmez.

Allah yardimcimiz olsun akil fikir versin devletimize ve milletimize..

9
Fuarlar ve Organizasyonlar / Izmir fuarina katilacak var mi
« : Şubat 05, 2020, 17:58:47 »
Hangi gun ya da gunler orada olacaksiniz?

10
Toprak İşleme Ekipmanları / Kok parcalama makineleri
« : Şubat 01, 2020, 14:27:30 »
Gunumuzde kepce ile agac kokleme ve bu kokleri tasima derdine son veren ekipmanlarin Turkiye'de de uretilmesi buyuk bir kazanimdir.






SM-G610F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


12
Haberler / 2020 yili misir tohum fiyatlari
« : Ocak 22, 2020, 20:06:09 »
Dekalp firmasi;
6630 icin 650 TL
6980 icin 750 TL fiyat belirlemis.
Diger firmalarda fiyatlar henuz belli degil?

13

Libyaya asker gondermemiz ile irana karsi yapilan suikastin neredeyse ayni anda olmasinin tesaduf olmadigini dusunuyorum.
Esasinda oyun ulkemiz uzerimize kuruldu. İnsallah krizi iyi yonetebiliriz.
Ciftciler olarak hesabimizi iyi yapalim. Cunku politik gelismelerden doviz kurundaki dalgalanmalardan en cok etkilenen kesim maalesef bizleriz.

14
Köy Kahvesi / 2020 sezonu yol haritamiz
« : Ocak 04, 2020, 20:58:57 »
Tum uye arkadaslarimin konuya katkilarini bekliyoruz;
Bugday yerlerinden %25 lik bolumu arpaya ayirdim.
Misir yerlerinden %40 lik bolumu domatese ayirdim.
Ayrica misir yerlerinden 25 dekar ayirip meyve bahcesi (erik) diktim.
3 yil ust uste ayni urune destek verilmemesinden kaynaklanan kaybim yaklasik 20 bin TL.
Acikcasi bu uygulamayi cok iyi niyetli bulmuyorum. Urun para etti de biz mi dikmedik. 2 yildir destek olmamasina ragmen domates ekimini arttirdim. Kuru uzumde desteklemeye ihtiyac duymayan bir urun haline geldi son 2 yildir. Kisaca destekleri kisitlayacaginiza urune gereken degerini verin desteklemelerin tumunu de kaldirin gitsin hepside size kalsin boylelikle.
Dipnot: Gelismeler yanilmiyorsan onumuzdeki sezon erken secimi cagiristiriyor, gozunuzu karatin ekin bicin onumuzdeki sezon para kazanmamiz muhtemel gorunuyor.



15
Haberler / Bagkur priminde artis %20
« : Ocak 03, 2020, 12:16:11 »
2019 aylik bagkur prim tutari 654 TL iken, 2020 aylik bagkur prim tutari 781 TL olarak belirlendi.
Her zamanki gibi prim artis orani maas artis oranindan fazla olarak gerceklesti. Sahipsiz olan ciftcinin ezilmesinde halen bir sakinca yok demek ki.

SM-M307FN cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


16
Köy Kahvesi / 2019 yili bugday ekim hazirligi
« : Aralık 27, 2019, 16:40:15 »
Goruntuler arkadasima ait






17
Çiftçi Objektifinden / 2019 yili bugday ekimi
« : Aralık 19, 2019, 18:57:28 »
2019 yili bugday ekimini nasipse yarin tamamliyoruz. 20 kg DAP, 25 kg pioneer anapo tohum kullandik.
Bu yildan bize kalan animizda soyle;

Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

18
Köy Kahvesi / Neden capraz gidiyor sebebi ve cozumu nelerdir?
« : Kasım 16, 2019, 20:16:22 »

19
Köy Kahvesi / Kamyona pulluk cektirmek
« : Kasım 14, 2019, 19:53:02 »


Mantikli gibi gorunse de fazladan zaman ve yakit kaybi uygulanabilirligini zorlastiriyor.

20
Köy Kahvesi / Anlamli fotograflar
« : Ekim 14, 2019, 21:07:32 »

22
Köy Kahvesi / Tarimda inovasyon
« : Ekim 07, 2019, 18:30:50 »
Hollanda Buyukelçisine  programda soruldu;
Hollanda nasil mukemmel tarim ulkesi oldu ?
Hollanda Buyukelcisi de ..inovasyon ..diye cevapladi..
Burada devletin uretilen herseyi denetleyip ciftcisini bilgilendirmesi ve uretimi kontrol ederek ciftciyi, saticiyi ve tuketiciyi hep birlikte kazandiran bir uygulamayla basari sagladiklarini anlatmisti.
Bizde ise Devlet ciftciye ne ekersen ek bana ne diyor, zavalli ciftci umutla ekip topluyor ama sonuc cogunlukla husran oluyor.

SM-M205F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


23
Köy Kahvesi / Elektrik zammi ve enflasyonu dusurme cabalari
« : Ekim 01, 2019, 14:24:01 »
Dun elektrige yapilan fahis zam enflasyonu ciddi anlamda etkileyecek tabii hesaplamaya dahil ederlerse.
Ekonomik programlarda enflasyonu dusurmeyi amacliyoruz deniyor. Enflasyonun dususunu faiz indirimleri ile saglamaya calisiyorlar. Yerinde bir hareket fakat faiz ile birlikte dusurmeye calistigin enflasyonu yaptigin anormal zamlarla nasil dusureceksin. Enflasyonu dusuremedigin gibi issizligi de azaltamiyorsun. Cunku yaptiklarin bunu saglamak yerine bilakis tetikliyor. Elektrik ve dogalgaz zammi yuzunden kapanacak isletmeler ıssizligi tetikleyecek. Enflasyon zaten aldi basini gidiyor. Bakalim program basarili olacak mi?

24
Köy Kahvesi / Makrobat Ise yarar mi bilinmez
« : Eylül 09, 2019, 13:58:15 »
Enteresan oldugu kesin;




25
Dünyada Tarım / Avrupali ciftciler neden intihar ediyor
« : Ağustos 28, 2019, 22:52:26 »


Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 9