toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Toprak Satın Almak mı Kiralamak mı? Yem Satın Almak mı Kendimiz mi Üretmek?  (Okunma sayısı 4554 defa)

Çevrimdışı DeHLiZ

Son yıllarda tarım arazilerinin fiyatları hızla tırmanıyor, ancak çiftçinin kazancı benzer şekilde artmıyor. Çiftçi sadece kendi arazisini ekme yoluna gidiyor, ektiği ürüne göre traktör, ekipman alırken arazinin azlığından dolayı belki de makineler işinin hakkını yeterince veremiyor. Her işini kendi yapmak isteyen çiftçi, yılda belki de sadece bir defa kullanacağı bir ekipmanı zorunlu şartlardan dolayı alıyor, makine garajında yatıyor. Peki ne yapmalı?

Bugün artık birçok şirket, üretim makineleri ve fabrika haricinde yılda sadece belirli dönem yoğun kullandığı bazı hizmetleri satın alma yerine kiralama yolunu tercih ediyor. Hatta büyümekte olan şirketler, fabrika alanlarını da kiralama yoluna giderek, fabrikaya harcanacak parayla üretimin asıl taşı olan makineyi alıyor. Şirketler özellikle kendi kamyon veya tırları yerine lojistik şirketlerinden bu hizmetleri kiralıyorlar.

Örneğin bir gıda şirketi, her zaman taşıma yaptığı halde kamyon-tır alımını bırakarak, bir lojistik şirketi ile anlaşıp belirli dönemlerde az, belirli dönemlerde fazla olan ihtiyacını bu şekilde karşılıyor. Eğer kendi araçlarına sahip olsaydı, ya belli dönemlerde araç sayısı yetersiz gelecekti ya da belli dönemlerde araçları garajında yatacak ve şoförüne maaş ödemek zorunda kalacaktı. Şirket böyle yaparak asıl hem üretim ve gelir kalemi olan makineleşmeye yönelerek üretimini arttırıp birim maldaki masrafını, hem de araç alımındaki toplu para çıkışı, bakım ve vergi gibi kalemleri azaltarak bir başka kısıntıyı daha sağlayarak elde ettiği kârı arttırmış oluyor.

Peki bu çiftçilikte ne şekilde uygulanabilir? Yukarıda da belirttiğim üzere, çiftçinin toprağın pahalanmasından yana sıkıntısı büyük, çiftçinin üretim makinesi de aslında toprak, evet bu durumda toprağı bir makine gibi düşünebiliriz. Siz şimdi “Ama yukarıda şirketler üretim makinelerine yatırım yapıyordu dememiş miydin?” diyebilirsiniz haklı olarak. Ancak toprak, diğer makinelerden farklı olarak, alınması oldukça pahalı ve parasını uzun yıllarda çıkarabiliyor. Bu durumda sizler için üretimin asıl makinesi sizlersiniz, aldığınız traktör ve ekipmanlardır.

Tarla fiyatlarının dekar bazında 8000 TL olduğu, icarın ise 150 TL olduğu bir bölgede olduğumuzu düşünelim, kendimizin 350 dekar da yerimiz olsun, ancak elimizdeki ekipmanlar ve çalışan kişiler iş gücümüz 1000 hatta 1500 dekar yeri işleyebilir düzeyde. İşimiz toprakla, toprağın gelecekte değer kazanacağı doğru ama biz aynı zamanda bir ticaretçiyiz, aynı zamanda aile sahibiyiz ve bize sıcak para lazım, aldığımız tarlanın değeri artacak, satacağız para kazanacağız, ne zaman olacak bu? 1 dönüm tarla icarla kendi değerini 44 yılda çıkarıyor, tarlayı aldık, kendimiz işledik, bu süre 20 yıla düşer. Yani sizin nakit olarak verdiğiniz parayı, ancak taksitle 20 yılda çıkarabiliyorsunuz.

Peki o nakit paranın bir kısmını tarla kiralamaya, bir kısmını da ekipman almaya ayırırsak ne olur? Daha büyük bir ekipman alınabilir, tek seferde daha büyük bir alan işlenebilir, daha az masrafla daha çok iş yapılabilir. “Ama Türkiye şartlarında tek parça 1000 dekar yer bulamayız ki” diyebilirsiniz haklı olarak. Eee bundan sonrası da biraz da sizin tarla sahiplerini ikna becerinize kalıyor.

Geçenlerde bir televizyon programında, yıllardır çeltik tarımı yapan 3 kardeşin işlerini büyüterek şirketleşip, yarısından fazlası icarla 20 bin dekar yer işledikleri, bir sonraki yıl bu rakamın 50 bin dekara çıkarıldığının hedeflendiğini izlemiştim. Ekipmanları var, traktörleri var, çalışanları ya dönemlik şoförler ya da sürekli şoförleri. Neden bu şekilde bir yol izlemelisiniz? Çünkü siz tarladan değil, tarlanın verdiği üründen para kazanıyorsunuz ve ne kadar ürün alabilirseniz o kadar fazla kazanabilirsiniz. Üstelik alacağınız tarlayı muhtemelen krediyle alacağınız için bir borç faizinden de kurtulmuş olursunuz. Birçok iş adamının ev dahi almayıp kirada oturup, ev alabileceği para ile iş yaparak çok daha fazla kazan elde ettiğini biliyoruzdur hepimiz.

Gelelim hayvancılık işletmelerine. Şimdilerde artık yavaş yavaş uzmanlaşma gerekliliğinden bahsedildiğini biliyoruz, yani işletme süt işletmesi ise sadece süte yoğunlaşacak, besi ise sadece besiye yoğunlaşacak ya da sadece etçi ırk buzağı temin edecek şekilde bir işletme olacak. Bu durumda işletmelerin ana gelir kaynakları hayvanlar oluyor, işletme sahibi tüm iş yoğunluğunu hayvanlar üzerine vermek zorunda.

Bugün Mercedes 1.5 dizel motorunu direkt olarak Renault’tan satın alıyor, sadece ufak tefek geliştirmeler ile o motorunu kendi araçlarında kullanıyor, nedenini bana bir mühendis arkadaşım şöyle anlatmıştı: “Mercedes büyük hacimli motorlar üretme konusunda iyi, ancak küçük hacimli motorlar konusunda Fransızlar bizden daha iyi, onlar bizden çok daha uzun zaman önce bunu yapmaya başlamışlardı, eğer biz küçük motor üretmeye yoğunlaşmak isteseydik, bu hem zaman hem de para kaybı olurdu, onu geliştirmeye ayıracağımız para ve zamanı kendi ürettiğimiz motorların geliştirmesinde kullanabiliriz”

Yine aynı şekilde, Sabri Ülker’in (Ülker bisküvilerinin kurucusu) fabrika müdürü vaktinde kendisine çikolata üretimlerini Godiva ile birlikte değil, kendilerinin yapmalarını gerektiğini önerdiğinde söylediği bir söz vardır, “Onlar çikolata yapmayı iyi biliyorlar, biz ise bisküvi. Eğer çikolata yapmaya çalışırsak bisküvi yapmayı unuturuz”.

Yine benzer şekilde Vehbi Koç’un “Ben yaptığım işlerin çoğunu hiç bilmedim, ama ben bu işleri kim en iyi şekilde yapar onu öğrendim ve onlarla beraber çalıştım” sözü de vardır.

Öyleyse biz hem hayvan bakmaya hem çiftçilik yapmaya çalışır, biraz ondan biraz bundan dersek sadece günü kurtarırız ve elbette her iki tarafı da öğrenmeye çalışırken iki tarafta yarı hızımızla öğrenmiş oluruz. Ayrıca, hayvan yemini kendimiz üreteceğiz diye alacağımız ekipman, çalıştıracağımız eleman, yine alacağımız tarla parası yerine hayvancılık için, eleman çalıştırıp, ekipman ve hayvan alabiliriz. Çünkü bizim ana gelir kalemimiz hayvanlar olmuş oluyor. Örneğin yem bitkileri üretimi için kullanacağınız traktör, yem vagonu için kullanacağınız traktörden daha büyük haliyle de daha pahalıdır, ekim dikim ekipmanları yerine yem karma makinesi, daha kaliteli sağım makinesi, gübre sıyırıcı gibi ekipmanlar alabilirsiniz. Hepsinden daha da önemlisi tüm vaktinizi hayvanlarınıza ayırabilir, onlarla daha çok ilgilenebilir, bu sayede de daha fazla hayvana sahip olabilirsiniz, çünkü diğer tarafla ilgilendiğinizde çiftlikte ilgilenebileceğiniz hayvan sayısı düşecektir.

Gelelim yem yetiştirme kısmına, bu durumda siz hayvanlarla ilgilenirken oluşabilecek zararları tarlaya yoğunlaşamadığınız için erkenden göremeyebilirsiniz, tarlayla yeterince ilgilenemeyebilirsiniz, kendi yemimi de kendim yetiştiririm derken ya daha az kaliteli bir yem yetiştirirsiniz ya da bir hastalığa erken müdahale edilemediği için tüm yem bitkilerinizi kaybedebilirsiniz. Oysa yem bitkisi yetiştirme konusunda artık uzmanlaşmak bir çiftçi ile çalışırsanız, birlikte fikir alışverişinde bulunarak hayvanlarınız için en yararlı yemi yetiştirebilirsiniz. Piyasada araştırarak kaliteli ve ucuz yemi temin edebilirsiniz.  Üstelik böylece, bir başka iş kolunun da bu pazardan yararlanmasını sağlar, onlara destek olmuş olursunuz.

Unutmayın, gelişen ve büyüyen Dünya’da, bilgi hala en değerli hazine, bilginin arttırılması için uzmanlaşmak da şart, ama ondan önce paylaşmak şart.

Saygılarımla

Çevrimdışı İsmail Pelit

Güzel bir yazı olmuş katılıyorum. Bu tarla satın alma işi bana hep mantıksız gelmiştir. 150 tl icar verip kullanmak varken niye dekarına 8000 tl veresinki? O parayı 20-30 senede anca çıkarır ne kazanıyoruzki?

Çevrimdışı Demir

Bazı şeyleri kiralamak mantıklı buna katılıyorum. Ancak yem bitkisi konusunda farklı düşünüyorum. Örneğin geçen sezon kendim için yeşil olarak biçtiğim ekinlerin balyasını kötü bir yıl geçirmiş olmasına rağmen 7 liraya mal ettim. Ancak ben bunu satın almaya kalksaydım 13 liraya alacaktım. Neredeyse yarı yarıya karım var. Zaman konusunda ise katılıyorun. Ekim dikim işinden harcanan zaman hayvanlara ayrılabilir. Ama kış gelince yandım anam saman getirin demekten ekmek daha mantıklı. :)

Çevrimdışı DeHLiZ

Bazı şeyleri kiralamak mantıklı buna katılıyorum. Ancak yem bitkisi konusunda farklı düşünüyorum. Örneğin geçen sezon kendim için yeşil olarak biçtiğim ekinlerin balyasını kötü bir yıl geçirmiş olmasına rağmen 7 liraya mal ettim. Ancak ben bunu satın almaya kalksaydım 13 liraya alacaktım. Neredeyse yarı yarıya karım var. Zaman konusunda ise katılıyorun. Ekim dikim işinden harcanan zaman hayvanlara ayrılabilir. Ama kış gelince yandım anam saman getirin demekten ekmek daha mantıklı. :)

Evet Ali kışın yem biter, az almışsak yemi sıkıntı oluşturacaktır. Bu da maalesef bizim her iş alanında yaptığımız "Yumurta-kapı" mantığından kaynaklı, malı her zaman en ucuz olduğu dönemde, hesabımızı bilerek, planlama ile toplu alıp depolamakla ucuza mal etmiş oluruz. Özellikle kışın yem bitkisi bulmak büyük sıkıntı, depolamayı yapan malı biçim zamanına göre %50'ye varan farkla satıyor, yemi biten çiftçi bunu sıkışarak mecburen alıyor, az az alayım bittikçe yerine koyarım demek yanlış.

Bir de Ali, her zaman diyoruz ki biz maliyetlerimizi hesaplarken, yemin bize maliyetinden hesaplamayalım. Çünkü biz onu hayvana yedirmek yerine satsak ne kazanırız onu da bilmek gerekiyor çünkü ona da bir iş gücü harcamışızdır. Öyleyse bu durumda direkt malı almak bize daha az risk verecektir. Tabi burada, şöyle bir şey de var. Tarlan varsa elbette ki bunu değerlendireceksin :) Yukarıda yazdığım durum elinde tarlan yoksa, yeni tarla almak, ekipman almak yerine izlenecek yoldur, eğer elinde tarlan varsa, ekipmanın varsa onları satacak değilsin ya :)

Çevrimdışı Vatansever

Toprak satin alma konusunda sizinle hemfikirim ancak yem konusunda ayni düşümüyoruz. Çünkü hayvancilikta en önemli maliyet yem. Ve biz ana giderimizi en ucuza mal etmek zorundayiz. Tabi yem üretecegim diye traktor, ekipman, arazi temin etme isine gidersek cok büyük maliyetlerle karşilasiriz. Elimizde imkan varsa kendi yemimizi kendimiz yapmaliyiz diye düşünüyorum.

Birde tarımın kar egrisi hergeçen yil eksi yöne giderken, tarim arazilerinin fiyatlarinin artmasi sorunu var. Tarimla alakasi olmayan koca koca sirketlerin şuan tarim arazileri aliyor olmasinida ayrica değerlendirmek gerekir.

Çevrimdışı sadesoda

Kira işi buyuk dert.  Kendi arazin gibi kullanmiyor masraf yapmıyorsun . Çünkü sezonluk anlaşmalar senelik bile değil.

Basitinden biz 23 dk yere 17 kamyon  gübre çektik . Bir sefer 1 saat sürüyor.  Bunu masrafıni hangi kiracı yapar bi daha ki sene elinden gidecek araziye  .

Tarlayi satın almak yükselen fiyatlara cazip olmaktan çıkıyor bazen de sacma oluyor. Burada puruz  kiraciligin kısa sürmesi.   Kısa dönemli olması büyük sorun




Çevrimdışı Demir

Kira işi buyuk dert.  Kendi arazin gibi kullanmiyor masraf yapmıyorsun . Çünkü sezonluk anlaşmalar senelik bile değil.

Basitinden biz 23 dk yere 17 kamyon  gübre çektik . Bir sefer 1 saat sürüyor.  Bunu masrafıni hangi kiracı yapar bi daha ki sene elinden gidecek araziye  .

Tarlayi satın almak yükselen fiyatlara cazip olmaktan çıkıyor bazen de sacma oluyor. Burada puruz  kiraciligin kısa sürmesi.   Kısa dönemli olması büyük sorun

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Emre burada eğer tarlaya gübre atarsak, çitle çevirirsek, tarlayı tarıma uygun hale getirirsek veya tarlaya su getirirsek bunları kiradan düşüyoruz. Böyle bir çözüm getirilebilir.

Çevrimdışı sadesoda

Emre burada eğer tarlaya gübre atarsak, çitle çevirirsek, tarlayı tarıma uygun hale getirirsek veya tarlaya su getirirsek bunları kiradan düşüyoruz. Böyle bir çözüm getirilebilir.

ASUS_Z00VD cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Ali destekleme işleri nasıl sizde.  Mesela burada adam diyor ki benim olacak bunlar




Çevrimdışı DuSTeRo

Harika  ötesi bir tanı ve müthiş bir yazı olmuş tebrik ederim Gürsel abi ancak bukadar net özetlenebilirdi.

Çevrimdışı Demir

Ali destekleme işleri nasıl sizde.  Mesela burada adam diyor ki benim olacak bunlar

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Destekleme kişiden kişiye değişiyor. Kimi kendi alıyor kimi de kiracıya veriyor.




Çevrimdışı Kubilay

Gürsel abi eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

Ayrıca artık sera kurulacak arazilerinde ortalama 10 yıllık bir sözleşmeyle kiralandığını araziye harcanacak paranın üzerine yapılacak yatırıma aktarıldığını belirtmek isterim.
Bilhassa Antalya gibi arazi fiyatlarının pahalı olduğu yerlerde arazi satın alınıp borca girmek oldukça riskli kiralama çok daha mantıklı ve maliyetsiz oluyor.

Ayrıca kendi sera üretimimin büyük kısmı kiralanmış seralar üzerinde devam ediyor.Kendi arazimin yaklaşık 2 katı kira arazi üzerinde üretim yapıyorum

Çevrimdışı sebazios

Başlıktaki konuları bölüp konuşsak daha iyi olur aslında. İkisi de ayrıca tartışmaya değer konular.

Çevrimdışı DeHLiZ

Değerli yorumlarınız için herkese teşekkürler.

Kira işi buyuk dert.  Kendi arazin gibi kullanmiyor masraf yapmıyorsun . Çünkü sezonluk anlaşmalar senelik bile değil.

Basitinden biz 23 dk yere 17 kamyon  gübre çektik . Bir sefer 1 saat sürüyor.  Bunu masrafıni hangi kiracı yapar bi daha ki sene elinden gidecek araziye  .

Tarlayi satın almak yükselen fiyatlara cazip olmaktan çıkıyor bazen de sacma oluyor. Burada puruz  kiraciligin kısa sürmesi.   Kısa dönemli olması büyük sorun


Emre, bahsettiğim tarla sahibini iknaya kiranın süresi de giriyor :) En az 5 yıllık olması gerekir bana göre, planlama da buna göre yapılır, hani deriz ya "elin oğlu 50 yıllık planını yapıyor biz daha bugünü bilmiyoruz" diye. Onun gibi işte.

Gürsel abi eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

Ayrıca artık sera kurulacak arazilerinde ortalama 10 yıllık bir sözleşmeyle kiralandığını araziye harcanacak paranın üzerine yapılacak yatırıma aktarıldığını belirtmek isterim.
Bilhassa Antalya gibi arazi fiyatlarının pahalı olduğu yerlerde arazi satın alınıp borca girmek oldukça riskli kiralama çok daha mantıklı ve maliyetsiz oluyor.

Ayrıca kendi sera üretimimin büyük kısmı kiralanmış seralar üzerinde devam ediyor.Kendi arazimin yaklaşık 2 katı kira arazi üzerinde üretim yapıyorum

"Kendi arazinin 2 katı kira arazi üzerinde üretim" bak burası gerçekten çok önemli, satın alınacak parayla daha çok arazi kiralayıp daha iyi kazanabiliyor işte insan :)


Başlıktaki konuları bölüp konuşsak daha iyi olur aslında. İkisi de ayrıca tartışmaya değer konular.

Yılmaz bunu düşündüm fakat bir kararsızlığa düştüm :) İlerleyen zamanda gelen tepkilere göre insanlardan fikir alıp hep beraber karar alırız diyerek buraya açtım :)



Çevrimdışı Kubilay

Değerli yorumlarınız için herkese teşekkürler..

"Kendi arazinin 2 katı kira arazi üzerinde üretim" bak burası gerçekten çok önemli, satın alınacak parayla daha çok arazi kiralayıp daha iyi kazanabiliyor işte insan :)





Dipnot:
1 dekar boş tarla parasına 10 dekar sera kiralanabiliyor.

Çevrimdışı YAVUZ_13

üretimin devamı ve insanların aç kalmaması açısından
çiftçiler için konuşmak gerekirse
satın alınan arazinin fiyatı 20 yılda amorti oluyorsa satın almak mantıklı fakat verilen para 30-40-50 yıl gibi sürelerde amorti olacaksa kiralamak mantıklı
fakat kira bedelleride çok yüksekse yani arazinin 1 yıllık kira bedeli 1 yıllık net gelirinden fazlaysa o araziye hiç bulaşmamak daha mantıklı

örneklerle açıklamak gerekirse
icarın dekarı 250 tl  ise ve bu araziden dekara net 250 tl kazanamıyorsak 100-150-200 tl gibi rakamlar kazanıyorsak bu zararına çalışmaktır
 aynı arazinin sahibi güncel rakamlar üzerinden konuşacak olursak yani 250 tl lik icar fiyatı üzerinden konuşacak olursak 20 yılda dekara 5 bin kazanır yani ona göre bu tarlanin dekarı enaz 5bin lira dır
fakat aynı araziyi icar tutan çiftçi dekara misal net 200 lira kazanıyorsa ona görede bu arazinin dekar fiyatı 4 binlira dır

satın almak mı kiralamak mı durumunu ben şahsen bu açıdan degerlendirip karar veriyorum

Çevrimdışı DeHLiZ

üretimin devamı ve insanların aç kalmaması açısından
çiftçiler için konuşmak gerekirse
satın alınan arazinin fiyatı 20 yılda amorti oluyorsa satın almak mantıklı fakat verilen para 30-40-50 yıl gibi sürelerde amorti olacaksa kiralamak mantıklı
fakat kira bedelleride çok yüksekse yani arazinin 1 yıllık kira bedeli 1 yıllık net gelirinden fazlaysa o araziye hiç bulaşmamak daha mantıklı

örneklerle açıklamak gerekirse
icarın dekarı 250 tl  ise ve bu araziden dekara net 250 tl kazanamıyorsak 100-150-200 tl gibi rakamlar kazanıyorsak bu zararına çalışmaktır
 aynı arazinin sahibi güncel rakamlar üzerinden konuşacak olursak yani 250 tl lik icar fiyatı üzerinden konuşacak olursak 20 yılda dekara 5 bin kazanır yani ona göre bu tarlanin dekarı enaz 5bin lira dır
fakat aynı araziyi icar tutan çiftçi dekara misal net 200 lira kazanıyorsa ona görede bu arazinin dekar fiyatı 4 binlira dır

satın almak mı kiralamak mı durumunu ben şahsen bu açıdan degerlendirip karar veriyorum

Elbette işin böyle bir boyutu da var, bunu atlamışız :) Kimi yerlerde icar için hakkından çok daha fazlasını istiyorlar. Bu da kazandırmıyor haliyle, çok haklısın :)

Çevrimdışı ydincbayram

Uzun vadeli kiralamalar seklinde olursa avantajli olacaktir. Ancak bu yil tuttugun yeri onumuzdeki yil biri gelip biraz fazla icar verip tutabiliyor ya da yeri adam ediyorsun yer satilabiliyor. Bu yuzden kazancin belli bir kismi yatirima harcanmali.
Bir de yer sahiplerinde ciftcilerin her yil duzenli olarak kazanc sagladigi gibi yanlis bir kani mevcut. Bu da isleri biraz karmasiklastiriyor.

SM-J200F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Çevrimdışı FEHİM

bence konu ince elenip sık dokunulmalı arazi bedeli 20 yıl veya 30 yılda da çıkarılacak olsa da bence satın alınmalı çünkü uzun süreli kiralama hariç arazi kiralandığında çıkan kiracının araziye attığı  ilaç daha sonraki yıllarda ekilen bitkiyi etkiliyor hatta hiç ürün alınamama gibi sorunlar dahil bir çok  sorun yaşanıyor. örneğin çeltik ekimin de kullanılan ilaçlar hele ki çeltikte ilk seferde ot ile mücadele de başarı sağlanamadığında ikinci ilaçlama hatta üçüncü ilaçlamadan sonra ertesi yıllar dahil araziyi boş bıraksanız dahil ürün alınamama riski var.  bir örnekte buğday dan vermek isterim. buğday ekildikten sonra kasımda atılan toz şeklinde ot ilaçları var biraz gramını fazla kaçırınca ertesi yıl ekilen bitkiyi de etkiliyor. sonraki kiracılığın riski çok yüksek.
       biz işi farklı şekilde yapıyoruz. şöyle iki arkadaşız traktörlerimizin güçleri yakın yakına yani birbirimizin ekipmanlarını kullanıyoruz. ekipman alacağımız zaman birimiz bir ekipman diğerimiz başka bir ekipman alıp ekipman çeşidimizi arttırıyoruz. ben onun arazilerinin gübre , ilaç atma işlerini oda benim ekim işlerimi yapıyor. birbirimizin yerlerini bildiğimiz için o benim işimi yaparken ben başka işe bakabiliyorum. tabi ki herkesin kazancı kendine imkan ve yer buldukça ufakta olsa yer almaya çalışıyoruz.
     yem ve hayvancılığa yorum yapamam bilgim dışında.   

Çevrimdışı DeHLiZ

bence konu ince elenip sık dokunulmalı arazi bedeli 20 yıl veya 30 yılda da çıkarılacak olsa da bence satın alınmalı çünkü uzun süreli kiralama hariç arazi kiralandığında çıkan kiracının araziye attığı  ilaç daha sonraki yıllarda ekilen bitkiyi etkiliyor hatta hiç ürün alınamama gibi sorunlar dahil bir çok  sorun yaşanıyor. örneğin çeltik ekimin de kullanılan ilaçlar hele ki çeltikte ilk seferde ot ile mücadele de başarı sağlanamadığında ikinci ilaçlama hatta üçüncü ilaçlamadan sonra ertesi yıllar dahil araziyi boş bıraksanız dahil ürün alınamama riski var.  bir örnekte buğday dan vermek isterim. buğday ekildikten sonra kasımda atılan toz şeklinde ot ilaçları var biraz gramını fazla kaçırınca ertesi yıl ekilen bitkiyi de etkiliyor. sonraki kiracılığın riski çok yüksek.
       biz işi farklı şekilde yapıyoruz. şöyle iki arkadaşız traktörlerimizin güçleri yakın yakına yani birbirimizin ekipmanlarını kullanıyoruz. ekipman alacağımız zaman birimiz bir ekipman diğerimiz başka bir ekipman alıp ekipman çeşidimizi arttırıyoruz. ben onun arazilerinin gübre , ilaç atma işlerini oda benim ekim işlerimi yapıyor. birbirimizin yerlerini bildiğimiz için o benim işimi yaparken ben başka işe bakabiliyorum. tabi ki herkesin kazancı kendine imkan ve yer buldukça ufakta olsa yer almaya çalışıyoruz.
     yem ve hayvancılığa yorum yapamam bilgim dışında.   

Fehim Ağabey siz kendi içinizde bir kooperatif kurmuşsunuz :) mantıklı bir yaklaşım sizinki de :) birlikten güç doğurmuşsunuz :)

Çevrimdışı Demir

bence konu ince elenip sık dokunulmalı arazi bedeli 20 yıl veya 30 yılda da çıkarılacak olsa da bence satın alınmalı çünkü uzun süreli kiralama hariç arazi kiralandığında çıkan kiracının araziye attığı  ilaç daha sonraki yıllarda ekilen bitkiyi etkiliyor hatta hiç ürün alınamama gibi sorunlar dahil bir çok  sorun yaşanıyor. örneğin çeltik ekimin de kullanılan ilaçlar hele ki çeltikte ilk seferde ot ile mücadele de başarı sağlanamadığında ikinci ilaçlama hatta üçüncü ilaçlamadan sonra ertesi yıllar dahil araziyi boş bıraksanız dahil ürün alınamama riski var.  bir örnekte buğday dan vermek isterim. buğday ekildikten sonra kasımda atılan toz şeklinde ot ilaçları var biraz gramını fazla kaçırınca ertesi yıl ekilen bitkiyi de etkiliyor. sonraki kiracılığın riski çok yüksek.
       biz işi farklı şekilde yapıyoruz. şöyle iki arkadaşız traktörlerimizin güçleri yakın yakına yani birbirimizin ekipmanlarını kullanıyoruz. ekipman alacağımız zaman birimiz bir ekipman diğerimiz başka bir ekipman alıp ekipman çeşidimizi arttırıyoruz. ben onun arazilerinin gübre , ilaç atma işlerini oda benim ekim işlerimi yapıyor. birbirimizin yerlerini bildiğimiz için o benim işimi yaparken ben başka işe bakabiliyorum. tabi ki herkesin kazancı kendine imkan ve yer buldukça ufakta olsa yer almaya çalışıyoruz.
     yem ve hayvancılığa yorum yapamam bilgim dışında.
Komşunu ve seni tebrik ederim Fehim Abi. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz ama uymuyor komşular. Ya birlikte almak ya da komşuda olmayanı almak gerek sizin yaptığınız gibi.

Çevrimdışı FEHİM

Komşunu ve seni tebrik ederim Fehim Abi. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz ama uymuyor komşular. Ya birlikte almak ya da komşuda olmayanı almak gerek sizin yaptığınız gibi.

buna benzer bir çalışma ve yardımlaşma sistemi oluşturmaya bakın çünkü teknolojiye zaten yetişemiyoruz her şeyi almaya kalkarsak hiç yetişemeyiz silinip gideriz.