toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Ekipmanlarda Bulunan Çoklu Bağlantı Delikleri ve İşlevleri...  (Okunma sayısı 589 defa)

Çevrimdışı sebazios




Resmin Orjinal Boyutu Icin Tiklayiniz

Yukarıdaki resimde görüleceği üzere, özellikle hidrolik hassasiyet ihtiyacı olan toprak işleme aletlerinde çoklu bağlantı delikleri bulunur.

Ekipmanı 3 nokta askı sistemine bağlarken tek bir delik yeterli iken, neden bir çok ekipmanda 3 delik vardır ve bu deliklerin işlevleri nelerdir?


1-) traktörün 'maksimum çekiş gücünü' ekipmana yansıtabilmesi ve 'hidrolik hassasiyetinin 'doğru çalışabilmesi' için, iş konumunda, yani ekipman toprakta çalışır iken, 3 nokta askı sisteminde bulunan hidrolik askı kollarının zemine 'paralel' durması gereklidir. Yani kollar ne arkaya eğimli olmalı, ne de öne. Düz olmalı.

Üstelik her iki kolun da düz olması gerekiyor. Pulluklarda sol taraftaki bağlantının aşağıda, sağdaki bağlantının yukarıda olmasının da sebebi budur. Böylece bir tekerleği çizide olduğu için sağa yatık halde bulunan traktörün her iki kolu da zemine paralel hale getirilmiş olur.

Yalnız tam burada bir teknik problem ortaya çıkar: traktörlerin yüksekliklerinin farklı olması. Yani traktörler standart değil. Ekipman standart şekilde tek delik ile üretildiğinde, yüksek traktörlerin hidrolik kolları sarkık dururken, alçak traktörlerin hidrolik kolları öne yatık halde kalıyorlar. Bu yüzden kollar düz durmuyor, hali ile çekiş ve hassasiyet sorunları yaşanıyor.

İşte bunun çözümünü de ekipman üreticileri bulmuşlar.

Nasıl?

Traktörün yüksekliğini değiştiremeyeceğimize göre, geriye tek seçenek kalıyor. Ekipmana, her biri yerden farklı yükseklikte olan birden çok bağlantı noktası yapmak.

Bu sayede, bir ekipmanın bağlantı noktası değiştirilerek kolların 'düz' bir pozisyonda çalışması sağlanabiliyor.

Bu noktada aklınıza şunu soru gelebilir:

Neden (tırmık, merdane, hafif tip merdanleli kültivator yada çayır biçme gibi) yüzer pozisyonda çalışan ekipmanlarda 'tek bir' bağlantı noktası var da, çeki gücü isteyen ekipmanlarda birden çok bağlantı noktası var?

Çünkü yüzer pozisyonda yapılan çalışmalarda, hidrolik hassasiyet gereksinimi bulunmaz. Yani kolların düz durmasına gerek yok.


2-) Traktörlerin çeki hassasiyeti nasıl çalışır?

Eski traktörleri çoğunluğunda hidrolik kol hassasiyeti 'direnç mili' denen ve hidrolik kolların bağlı olduğu uzun/yuvarlak bir mil vasıtası ile çalışıyordu. Yöntem basitti. Kollara olması gerekenden fazla yük bindiğinde, bu mil hafifçe esniyor ve iç kısımdaki bir mandalı hareket ettiriyordu. Mandal da kolları yukarı kaldırıyordu. Lakin bu yöntemin bazı dezavantajları ortaya çıktı. Bunlarda en önemlisi, direnç mili üzerinden çalışan hassasiyetin 'batma ve çıkmayı' değil, zorlanmayı algılamasıydı. Hali ile güç isteyen ağır işlemlerde hassasiyet neredeyse kayboluyordu. Ayrıca bu durum işçilik kalitesini düşünürken, hassasiyet refleksinin de düşmesine neden oluyordu. Doğal olarak zamanla terk edildi.

Günümüzdeki traktörlerin ise neredeyse tamamında, hassasiyet mekanizması tepe kolundan sağlanır.

Nasıl sağlandığına gelmeden önce, tepe koluna ve işlevine biraz değinelim.

Tepe kolunun bulunma sebebi, herkesin sandığının eksine teknik nedenler değil, can güvenliğidir.

Traktörün ilk kullanıldığı dönemlerde, tüm aletler 'çekili' olarak tasarlanıyordu. 1950 öncesi traktörlerde hidrolik kolların olmama nedeni de budur. Pulluk dahil tüm ekipmanlar, traktörün çeki okuna bağlanıyor ve çeşitli mekanizmalar ile yönlendiriliyordu.

Teorik olarak her şey iyiydi ama pratikte ciddi bir sorun ortaya çıktı: 'Taş'

Öküz ve atlarla çekilen ekipmanlar taşa çarptığında, hayvanların fiziki gücü sınırlı olduğundan ciddi bir sorun meydana gelmiyordu. Lakin traktör tarafından çekilen bir ekipman taşa takıldığında, traktör gitmeye devam ediyor, traktörün yüksek gücü dolayısı ile ekipmanın arka kısmı havaya kalkıyor, hatta ekipman öne doğru takla atıyordu. Bu nedenle pulluğun o esnada hiç bir şeyden haberi olmayan operatörün üzerine düşerek ölümcül kazaların ortaya çıkmasını sağlıyordu.

Yüzlerce traktör operatörü bu nedenle feci şekilde can verdi. Özellikle pulluklar, bir engele denk geldiği an ters dönüp operatörün kafasını dağıtıyordu..

İşte tepe kolunun ilk bulunma nedeni bu kazaları önlemekti. Tepe kolu ekipmanı tutarak havaya kalkmasını, hali ile öne doğru takla atmasını önlüyor, bu sayede korkunç bir kazanın önüne geçiyordu. Basit ve etkili.

Not: bu sebepten dolayı modern tarımdaki en büyük icat olarak geçer tepe kolu. Çünkü bulunmasaydı, günümüzdeki hidrolik kol sistemine geçilemezdi.

Tepe kolunun bulunma sebebinden de anlaşılacağı üzere, bir ekipman fazla battığında yada bir engele denk geldiğinde toprağa batan alt kısmı geride kalırken üst kısmı ileriye gider ve tepe koluna dayanır.

Tepe kolundan sağlanan hassasiyet sistemlerinin de mantığı bunun üzerine kuruludur. Eğer bir traktörün hidrolik kolları 'düz ise' ekipman olması gerektiğinden fazla battığında yada bir engele denk geldiğinde, ekipmanın üst kısmı bağlı olduğu tepe kolunu iter ve itilen tepe kolu, hidrolik kolları yukarı kaldırır. Böylece ekipman yükselerek engelden kurtulur.

Özetlersek:

Ekipmanın alt bağlantı delikleri, kolların düz biçimde çalışabilmesine imkan vermek için farklı yüksekliklerde ve birden çok sayıda üretilir.

Tepe kolu bağlantı delikleri ise, hassasiyet gerektiren işler yapılırken (daha çok hareket eden) üst, gerektirmeden işler yapılırken ise (daha az hareket eden) alt deliğe takılır.

Not 2: Kubota ' larda 'hassasiyet zayıf' iddiasının kaynağı da yukarıdaki durumdur. Traktör, klasik traktörlerden yüksek olduğu için uygun bağlantı deliğine bağlanması gerekir. Bunu bilmeyen bir çiftçi de en klasik açıklamayı yapar: 'bunların hassasiyeti zayıf'...

Çevrimdışı Şuayip Bahçevan

Faydalı bilgiler için teşekkürler Yılmaz.

Çevrimdışı Beckham_711

Güzel anlatım, teşekkürler

Çevrimdışı Demir

Çok faydalı bir konu olmuş.