toprakbilgi.com

Gönderen Konu: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!  (Okunma sayısı 1900 defa)

Çevrimdışı Hermiyas

Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« : Ekim 25, 2016, 18:10:33 »
Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
Iğdır'da 28 yıl aradan sonra ilk kez pamuk yetiştirildi. Pamuk üreticisi Tekmen konu ile ilgili "Pamuk yetiştirilmesi yaygınlaştırılırsa Iğdır  göç veren değil göç alan bir il olma özelliğine sahip olacak" dedi.

24.10.2016-10:55

IĞDIR (AA) -

Sahip olduğu mikroklima iklimi dolayısıyla Iğdır'da, 28  yıl aradan sonra yetiştirilen pamuk çiftçinin umudu oldu.

Bölgede tek pamuk yetiştiriciliği yapılabilme özelliğini taşıyan ve en  son 1988 yılında pamuk ekilen Iğdır Ovası'nda, geçen yıl bir girişimcinin yaptığı  denemelerden olumlu sonuç alınmasının ardından bu yıl kentte pamuk ekilmesi  kararlaştırıldı.

Bir grup girişimci tarafından Iğdır Ovası'nda bin dönüm araziye ekilen  pamuktan beklenenin üzerinden verim alındı.

Pamuk yetiştiricilerinden Murat Karadeniz AA muhabirine yaptığı  açıklamada, geçtiğimiz yıl deneme amaçlı pamuk ektiğini, olumlu sonuç almasının  ardından daha geniş alanda pamuk yetiştiriciliğine başlama kararı aldığını  belirtti.

Iğdır ikliminin pamuk yetiştiriciliğine uygun ortam sağladığını ve  elde edilen pamuğun son derece kaliteli olduğunu belirten Karadeniz, şunları  söyledi:

"1980'li yılların sonundan bu tarafa Iğdır'da pamuk ekilmemişti. Biz  ektik, denedik ve gördük ki burada çok güzel pamuk yetişiyor. Bunun sonucunda biz  de bu yıl Aralık ilçesinde bulunan Tarım İşletme Genel Müdürlüğünün (TİGEM) bin  dönümlük arazisini kiraladık ve yaklaşık 28 yıl ekim yapılmayan yerde, ürünü  ekilmesi gereken tarihten 2 ay geç ekmemize rağmen olumlu sonuçlar aldık."

Pamuğun ekonomik kazanım anlamında diğer ürünlerden daha değerli  olduğunu, başka çiftçilerin de üretim yapmasıyla bölge ekonomisinin canlanacağını  ifade eden Karadeniz, çiftçinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Karadeniz,  "Burada çiftçilerin önü açılırsa Iğdır'da bu iş çok büyür. Bu anlamda üreticinin  kazanmasının yanı sıra, kurulacak fabrikalardan birçok insan ekmek yer ve burası  bir tekstil kentine döner. Iğdır'ın tarım alanında gerçek değerlerine ulaşmasını  istiyoruz. Bu Iğdır'a has bir özelliktir. Biz bu işe talibiz. Geçen yıl denedik  ve bu yılki verimden memnunuz. Önümüzdeki yıl 5 bin dönüm yer ekmeyi  düşünüyoruz." diye konuştu.

"Iğdır, tekstil kenti olacak"

Üreticilerden Salih Zeki de pamuk yetiştiriciliği sayesinde Iğdır'ın  sosyoekonomik yapısının değişeceğini dile getirdi. Pamuk yetiştiriciliğinin  batıya göçü de önleyeceğini düşündüğünü ifade eden Zeki, şöyle konuştu:

"Iğdır topraklarında yeni cins tohumlar denendi ve güzel sonuçlar  alındı. 2017 yılında daha geniş arazilerde ekim yapılacak. Pamuk ekimi  yaygınlaşacak. Biz dünyanın birçok yerinde bu işin öncülüğünü yaptık. Burada  yetiştiriciliği yaygın hale getirmeyi hedefliyoruz. Pamuk üretiminin Iğdır'da  yaygın hale gelmesi durumunda burada bizim de öncülüğünü yapacağımız çırçır  fabrikaları ve yan tesis olan, ayrıştırılan çekirdekten yağ üretimi, çıkan  küspeden yem üretimi ve iplik üretimi ile dokuma yapacak tesisler kurulacaktır.  Bu da buranın ekonomik anlamda kalkınması için önemli bir rol oynayacaktır. Iğdır  artık göç veren bir il değil, göç alan bir olma özelliğine sahip olacak. Bu 10  yıl içerisinde yapılacak bir plan çerçevesinde yürütülecek büyük bir projedir.  Ben Iğdır'ın ileride bir tekstil kenti olacağına bütün kalbimden inanıyorum."

Çevrimdışı Demir

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #1 : Ekim 25, 2016, 22:12:46 »
Önceden bizim Kozak Bölgesi, elmalarıyla ve kozak üzümü ile meşhurmuş. Elma zamanı kamyon kamyon elma pazarlara taşınırmış. Hatta, bu yakın çevrede elma piyasasının kontrolünü elde tutuyorlarmış. (Çiftçinin ürününde söz hakkı olduğu zamanlar) Üzümcüler desen fıçı fıçı şarap satıyorlarmış.

Ta ki, biri gelip çam fıstığı yetiştirin çok para kazanacaksınız diyene kadar... Ondan sonra bizim halkımız fıstık yetiştirmeye başlamış. Bu arada fıstık yetiştirirken aynı zamanda bağcılık ve elmacılık da devam ediyormuş. Ama elmacı ve bağcılar bakmışlar ki, Fıstık yetiştirmek çok kolay, tarlaya yılda bir defa giriyorsun o da hasat etmek için. Oysa kendileri yılın neresinden baksan 7 - 8 ayı bahçenin içinde alın teri döküyorlar. "Bu iş böyle olmaz." diyerek elma ağaçlarını ve bağları köklüyorlar. Fıstık işinde para olduğu için de doğal olarak fıstık işine giriyorlar.

  Fıstık işine girince bizim köylü çalışmayı unutuyor. Yılda bir defa fıstık hasat edip yıllık ihtiyaçlarından fazla kazancı ceplerine koyuyorlar. Modern evler, lüks arabaların sahibi oluyorlar. Şehirden ev almaklar falan moda oluyor.

   Gel zaman git zaman işler tersine dönmeye başlıyor. Fıstıkların verimi düşüyor. Hatta, toplamak için işçi parasını bile karşılamaya bile yetmiyor. Köylü mahvoluyor. Ellerindeki tarım arazileri 30 ile 50 yaşları arasında değişen çam ağaçlarıyla kaplı. İşleyecek arazi yok, hayvan yok. O zaman kıymetini anlıyorlar ellerindeki bağların ve elma bahçelerinin. Çok ah çekiyorlar biz ne yaptık diye. Elinde biraz birikimi olan hayvan alıyor ve çamların altında yaymaya başlıyorlar. En son çareyi ise o koca çam ağaçlarını kesip arazilerini tarım arazisi halie getiriyorlar. Kahvenin önünde saatlerce oturan amcalar zorla da olsa artık tarlaya gidiyorlar. Ne de olsa yılların getirdiği tembellik kanlarına işlemiş. Ama zaman ve doğa öğretiyor onlara tekrar çalışmayı.

   Tekrar elma bahçesi ya da bağ dikmek isteyenlere ise bizim burada olmaz onlar boşuna uğraşma diyorlar. Bilmiyorlar ki eskiden geçim kaynakları bağlar ve elma bahçeleriydi...


Not: Gerçektir ve alıntı değildir. :)

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #2 : Ekim 25, 2016, 22:17:25 »
Önceden bizim Kozak Bölgesi, elmalarıyla ve kozak üzümü ile meşhurmuş. Elma zamanı kamyon kamyon elma pazarlara taşınırmış. Hatta, bu yakın çevrede elma piyasasının kontrolünü elde tutuyorlarmış. (Çiftçinin ürününde söz hakkı olduğu zamanlar) Üzümcüler desen fıçı fıçı şarap satıyorlarmış.

Ta ki, biri gelip çam fıstığı yetiştirin çok para kazanacaksınız diyene kadar... Ondan sonra bizim halkımız fıstık yetiştirmeye başlamış. Bu arada fıstık yetiştirirken aynı zamanda bağcılık ve elmacılık da devam ediyormuş. Ama elmacı ve bağcılar bakmışlar ki, Fıstık yetiştirmek çok kolay, tarlaya yılda bir defa giriyorsun o da hasat etmek için. Oysa kendileri yılın neresinden baksan 7 - 8 ayı bahçenin içinde alın teri döküyorlar. "Bu iş böyle olmaz." diyerek elma ağaçlarını ve bağları köklüyorlar. Fıstık işinde para olduğu için de doğal olarak fıstık işine giriyorlar.

  Fıstık işine girince bizim köylü çalışmayı unutuyor. Yılda bir defa fıstık hasat edip yıllık ihtiyaçlarından fazla kazancı ceplerine koyuyorlar. Modern evler, lüks arabaların sahibi oluyorlar. Şehirden ev almaklar falan moda oluyor.

   Gel zaman git zaman işler tersine dönmeye başlıyor. Fıstıkların verimi düşüyor. Hatta, toplamak için işçi parasını bile karşılamaya bile yetmiyor. Köylü mahvoluyor. Ellerindeki tarım arazileri 30 ile 50 yaşları arasında değişen çam ağaçlarıyla kaplı. İşleyecek arazi yok, hayvan yok. O zaman kıymetini anlıyorlar ellerindeki bağların ve elma bahçelerinin. Çok ah çekiyorlar biz ne yaptık diye. Elinde biraz birikimi olan hayvan alıyor ve çamların altında yaymaya başlıyorlar. En son çareyi ise o koca çam ağaçlarını kesip arazilerini tarım arazisi halie getiriyorlar. Kahvenin önünde saatlerce oturan amcalar zorla da olsa artık tarlaya gidiyorlar. Ne de olsa yılların getirdiği tembellik kanlarına işlemiş. Ama zaman ve doğa öğretiyor onlara tekrar çalışmayı.

   Tekrar elma bahçesi ya da bağ dikmek isteyenlere ise bizim burada olmaz onlar boşuna uğraşma diyorlar. Bilmiyorlar ki eskiden geçim kaynakları bağlar ve elma bahçeleriydi...


Not: Gerçektir ve alıntı değildir. :)

Ali verim düşüşünün nedeni nedir? Neden düştüğüne bakılmış mı?

Çevrimdışı Demir

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #3 : Ekim 25, 2016, 22:20:40 »
Ali verim düşüşünün nedeni nedir? Neden düştüğüne bakılmış mı?

Abi açıkçası çok ilgilendiklerini söyleyemem. Ama birkaç araştırma yapıldı. En büyük nedeni hava kirliliği. Bizim bu bölgede müthiş miktarda taş ocağı var. Güney ve kuzeyde ise madenler var. Küresel ısınma iklim değişikliği de sebep oluyor. Yani kısacası yoğun sanayileşme bizi vurdu.

Çevrimdışı DeHLiZ

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #4 : Ekim 25, 2016, 22:25:41 »
Abi açıkçası çok ilgilendiklerini söyleyemem. Ama birkaç araştırma yapıldı. En büyük nedeni hava kirliliği. Bizim bu bölgede müthiş miktarda taş ocağı var. Güney ve kuzeyde ise madenler var. Küresel ısınma iklim değişikliği de sebep oluyor. Yani kısacası yoğun sanayileşme bizi vurdu.

O her yeri vuruyor maalesef, yanlış sanayileşme, hava kirliliği vs. Taş yeriz artık biz de :D

Çevrimdışı FatihEFE

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #5 : Ekim 25, 2016, 22:33:10 »
Ali çok güzel bir tespit yapmissin ama sunu ekleyeyim. o yillar evvel soktukleri elma bahceleri bolgeye adaptosyonunu tamamlamis kendi icinde yillar boyu farklilasmis bir tur olabilir ve siz bu turu kaybetmis olabilirsiniz. Bu durumda olmaz burda elma diyenler malesef artik hakli olabilirler.

Çevrimdışı Demir

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #6 : Ekim 25, 2016, 22:38:23 »
Ali çok güzel bir tespit yapmissin ama sunu ekleyeyim. o yillar evvel soktukleri elma bahceleri bolgeye adaptosyonunu tamamlamis kendi icinde yillar boyu farklilasmis bir tur olabilir ve siz bu turu kaybetmis olabilirsiniz. Bu durumda olmaz burda elma diyenler malesef artik hakli olabilirler.
Sence bunu biliyorlar mı? Biz biliyor  muyuz? Hayır o zaman denemek gerek. :)

Çevrimdışı sebazios

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #7 : Ekim 27, 2016, 01:08:51 »
Murat Abi bu proje daha önce sözü geçen proje mi?


Çevrimdışı Hermiyas

Ynt: Iğdır'da 28 yıl sonra bir ilk!
« Yanıtla #8 : Ekim 27, 2016, 13:36:45 »
Murat Abi bu proje daha önce sözü geçen proje mi?

Evet Yılmaz fotoğrafdaki Abi arkadaşımın babası tanışırız...

Kendileri Türkiye'deki Tek Çırcır Fabrikası kurulumu yapan firma, ülkemizde Pamuk ekimini artırmaya yönelik çalışmalar yapıyorlar.

İnşallah başarılı olacaklar...

Pamukta çok ciddi sıkıntılarımız var, ülkemizde yetiştirme konusunda çiftçi işciliği we emeği zahmeti bol diye bırakıyor ekimi...